21:29 20 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani

    'Suudi Arabistan, İran yanlısı bir Türkiye ile karşı karşıya kalacak'

    © AA / Kayhan Özer
    Ortadoğu
    URL'yi kısaltın
    0 164

    Bangladeşli Ortadoğu uzmanı Halid ibn Muneer, Ortadoğu'daki öngörülemez jeopolitik durumun Suudi Arabistan'ın kendisini Türkiye-İran ekseni karşısında konumlandırmasına neden olacağını savundu.

    Asian Times için ele aldığı kalemde Araplar ve Türkler arasındaki cepheleşmenin Riyad ve Ankara arasında hiçbir zaman sorunsuz bir yakınlaşmaya imkan sunmadığını belirten Muneer, Katar krizinin Riyad'daki Vahhabi cephesiyle Ankara'daki Selefi Müslüman Kardeşler yaklaşımını bir kez daha karşı karşıya getirdiğini yazdı.

    'TÜRKİYE'NİN OSMANLI HAYALİ RİYAD'A KARŞI DOĞRUDAN BİR MEYDAN OKUMA'

    Vahhabiliğin ve Selefiliğin her zaman birbirine üstünlük sağlama ve küresel çapta İslam'ın öncü gücü olarak konumlanma çabası içinde olduğunu anımsatan Muneer, Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğu'nu yeniden kurma hayalinin de Suudilerin bölgede hegemonya kurma girişimlerine karşı doğrudan bir meydan okuma olduğunun altını çizdi.

    'KÜRT MESELESİ ANKARA VE TAHRAN'I ORTAK NOKTADA BULUŞTURABİLİR'

    Söz konusu denklemde İran'ın Şiilik mezhebi odaklı olmasına da dikkat çeken Muneer'e göre Kürt meselesi, Türkiye ile Şii İran'ı ortak noktada buluşturma potansiyeline sahip.

    Türkiye ve İran Kürtleri düşman ve egemenlik tehdidi olarak görürken Suudi Arabistan'ın Kürtlere Ortadoğu'daki Arap olmayan halklar üzerinde nüfuz kurma konusunda temel araç olarak yaklaştığını kaydeden Muneer, büyük oranda Sünniliği benimseyen Kürtlerin Türkiye ve İran'la belirgin bir ihtilaf içinde olduğunun altını çizdi.

    Bu çerçevede Suriye'deki Kürt blokunun rolüne değinen Muneer yazısına şöyle devam etti: "PYD tarafından desteklenen bir Suriyeli Kürt blokunun bu ülkede önemli bir aktör olarak ortaya çıkması, Türkiye'yi Ortadoğu politikasını gözden geçirmeye zorladı. İran da Suriye ve Irak'taki Kürt varlığını kaygıyla izliyor. Zira bu, İranlı Kürtlerin yeniden ayaklanma arzusunu aşılayacak. Tahran, daha şimdiden Riyad'ı ateşi körüklemekle suçladı."

    'TÜRKİYE VE İRAN, KÜRTLERİ KONTROL ALTINDA TUTMAK ZORUNDA'

    Muneer, yazısının son bölümünde Suudilerin Türkiye ve İran'dan neler bekleyebileceği sorusuna yanıt aradı. "Ankara ile Tahran arasında artan işbirliği, iki ülke arasında Suriye'de yapılan işbirliği sayesinde mümkün oldu. Bölgesel entegrasyonun ortak çıkarlara hizmet ettiğini anlayan iki ülke, tehditlerle mücadele için askeri istihbarat değişimi de yapıyor" diye devam eden Muneer, yazısını şöyle noktaladı: "Kürtleri kontrol altında tutmak Türkiye ve İran için toprak bütünlüklerinin korunması açısından zorunlu. İran, Şiiler üzerindeki hakimiyetini sürdürmek için Türkiye'nin Sünni dünyasındaki liderliğini Suudi Arabistan'a rağmen kabul edecek. İran, radikal olarak öngörülemez bir Suudi Arabistan yerine Kürtlere karşı olumsuz bakış açısına sahip, daha dostane bir Ortadoğu'yu tercih edecek. Bu açıdan bakıldığında, bölgedeki Kürt yükselişini engellemek adına müşterek bir Türkiye-İran hareketi ihtimal dışı bırakılamaz. Dolayısıyla Riyad, gelecekte İran yanlısı bir Türkiye ile karşı karşıya kalacaktır."

    İlgili konular:

    Putin, Erdoğan ve Ruhani: Suriye’nin toprak bütünlüğüne bağlıyız
    Uşakov: Putin, Erdoğan ve Ruhani, Suriye'de anayasa reformunu teşvik edecek tedbirleri masaya yatıracak
    Lavrov: Putin, Erdoğan ve Ruhani, Astana anlaşmalarının uygulanışını ele alacak
    Etiketler:
    Türkiye-Suudi Arabistan İlişkileri, Türkiye-İran İlişkileri, Halid ibn Muneer, Suudi Arabistan, İran, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın