21:38 17 Şubat 2020
Canlı Yayın
    Ortadoğu
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 511
    Abone ol

    Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında güvenlik ve askeri işbirliği ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtıraları imzalandıktan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trablus’tan askeri yardım çağrısı gelirse Türk askerinin bölgeye gönderilebileceğini belirtti.

    Ankara’yı bu tür açıklamalarda bulunmaya iten nedir? Bölgedeki realiteler göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesi ne kadar mümkün? Ankara’nın bu adımı bölgede ne gibi sonuçları doğurur?

    Bu konuda Sputnik’e konuşan Dış Politika Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası Programlar Başkanı, Emekli Büyükelçi Oktay Aksoy, şu değerlendirmelerde bulundu.

    Burada aslında “mümkün” ile “yapılması gereken”i ayırmak lazım. Belki Cumhurbaşkanı’nın söylemek istediği de bu. Yani Libya ile yapılan anlaşmalar vasıtasıyla bu tür yardımlarda bulunma imkanı ortaya çıkmış olabilir. Ama bu demek değil ki Türkiye, her yakın ilişkide bulunduğu ve himayeye ihtiyaç duyan dostlarına asker gönderip müdahalede bulunmaya kalksın. Bence bu, Türkiye’nin gücünün ötesinde bir hayal.

    Ama anlaşma olabilir. Anlaşmada Türkiye’ye buna benzer imkanlar sağlanıyor. Talepte bulunulursa bunlar belki tekrar gözden geçirilir. Ama şu anda böyle bir şeyin gerçekleşeceğini düşünmüyorum.

    Belki de Cumhurbaşkanı, Libya ile anlaşmalara Yunanistan’ın milliyetçi bir karşılık verme hevesine kapılması sonucu böyle bir şeyi söyleme ihtiyacı duymuş olabilir. Daha ziyade onun sebebi bu gibi geliyor bana. Çünkü Türkiye’yi rahatsız eden şey oydu. Yunanistan’ın ve Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Akdeniz’de bu kadar kıyısı olan Türkiye gibi bir ülkenin deniz üzerindeki haklarını çok dar bir alana sığdırmaya çalışma hevesleri bu gibi düşüncelerin ortaya atılmasına neden oluyor olabilir. Dolayısıyla Türkiye’nin, Libya’ya asker gönderme imkanı var, ama bunun yapılması doğru olmadığını düşünüyorum.

    Yunanistan ve Kıbrıs, Türkiye’nin bu son hamleleri nedeniyle fazla heyecanlı. Avrupa Birliği, onları sakinleştirmek için bazı adımlar atabilir. Ama Avrupa Birliği Bakanlarının yaptığı toplantılarda gördüğümüz gibi AB ükeleri çok böyle ateşe körükle gitmek hevesinde değiller. Tabi gerek Kıbrıs Rum Yönetimi gerek Yunanistan, Avrupa Birliği üyesi olarak bir dayanışma bekliyorlardır. Ama diğer AB ülkeleri ateşe körükle gitmeyecekler diye tahmin ediyorum. Benzer şekilde Kıbrıs’ta Türk tarafıyla Rum tarafı arasında yeni bir görüşme sürecini başlatma girişimleri var. Bu konuda bir ilerleme sağlanırsa bölgede gerilimin azalacağı düşünülebilir. Dolayısıyla durumun daha ciddi bir hal alacağını zannetmiyorum. Bunun bölgedeki hiçbir ülkeye de bir yararı olmaz. Bu nevi tartışmaların biraz daha sakin bir ortamda yapılması daha iyi olur. Onun için de iki tarafın biraz daha aklı selim hareket etmeleri gerekir.

    İlgili konular:

    Libya: Yunanistan'ın büyükelçimizi sınır dışı etme kararı diplomatik eşkıyalık
    Libya, Türkiye ile imzalanan mutabakatların yürürlüğe girdiğini açıkladı
    Yunanistan: Türkiye'nin deniz yetki alanlarını sınırlandırma girişimi yasa dışı
    İtalyan Dışişleri Bakanı Di Maio'dan 'Türkiye'nin AB üyelik süreci'ne ilişkin açıklama
    Yunanistan Dışişleri Bakanı'ndan AB'ye çağrı: Türkiye - Libya anlaşmasına yaptırım uygulansın
    Etiketler:
    Kıbrıs, Yunanistan, Türkiye, Libya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın