22:29 19 Ocak 2021
Canlı Yayın
    Ortadoğu
    URL'yi kısaltın
    0 2014
    Abone ol

    İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, "Erdoğan'ın, İran'ın toprak bütünlüğüne ya da halkına hakaret kastı taşımasını uzak bir ihtimal olarak görüyorum" ifadelerini kullandı.

    İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, başkent Tahran'da yerli ve yabancı gazetecilerin bulunduğu basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakü'de okuduğu şiirle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 

    Bir gazetecinin Erdoğan'ın okuduğu şiire ilişkin sorusu üzerine Ruhani, İran- Türkiye ilişkilerinin çok önemli olduğunu ve siyasi, ekonomik, bölgesel konular ile Astana sürecinde birlikte çalıştıklarını söyledi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif ile yaptığı telefon görüşmesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında İran'ı ima dahi etmediğine dikkati çekmesinin kendisi için önemli olduğunu dile getiren Ruhani, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Türkiye'nin Tahran Büyükelçisinin de aynı noktaya vurgu yaptığı hatırlattı. 

    'Türk makamları açık bir şekilde Erdoğan'ın bir kastı olmadığını bildirdi'

    Söz konusu şiirin birçok yönü olduğunu ve bağlamına göre farklı anlamlar taşıdığını belirten Ruhani, "Bu şiiri İran'dan okursanız bir manaya gelir, İran dışında okursanız başka bir anlam taşır. Hakikat şudur ki Türk makamları açık bir şekilde Erdoğan'ın bir kastı olmadığını bildirdi. Erdoğan aynı konuşmada bölgesel meselelerle ilgili Türkiye, İran, Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan'ın birlikte çok yönlü çalışma yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasının öncesi ve sonrasına da dikkat etmeliyiz" değerlendirmesinde bulundu. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 7 yıllık bir geçmişi olduğuna ve pek çok defa görüştüklerine işaret eden Ruhani, şöyle devam etti:

    "Erdoğan'ın İran'ın toprak bütünlüğüne ya da halkına hakaret kastı taşımasını uzak bir ihtimal olarak görüyorum. Türkiye makamları bize resmi olarak kesinlikle böyle bir kastı olmadığını bildirdi. Türkiye makamları Erdoğan'ın Azerbaycan halkının topraklarının işgalden kurtarılması nedeniyle mutlu olduğunu söylemek istediğini aktardı. Okuduğu şiir de çok yönlüdür."

    'Yapılan açıklamalar ile bu konuyu geride bırakabileceğimizi düşünüyorum'

    Erdoğan'ın konuşmalarında Sadi, Hafız ve Mevlana'dan pek çok şiir okuduğuna dikkati çeken Ruhani, "Yapılan açıklamalar ile bu konuyu geride bırakabileceğimizi düşünüyorum. Ama gösterilen hassasiyet de önemlidir. Tüm dünya bilmelidir ki bir milimetrelik toprağımız bile çok önemlidir. Tüm konuşmalarda ve açıklamalarda bu hassasiyete daha fazla özen gösterilmelidir. Bir cümleye karşı gösterilen hassasiyet halkımızın hakkıdır. Toprak bütünlüğü önemli olduğu için bu konuda görüşlerini dile getirmeleri doğaldır. İtiraz edenlerin de vatanseverliklerini ve hassasiyetlerini gösterme hakları vardır" ifadelerini kullandı. 

    ‘Biden 2017 şartlarına dönerse biz de döneriz’

    Öte yandan, ABD Başkanı  Donald Trump'ın İran'a uyguladığı ekonomik savaşın başarısız olduğunu savunan Ruhani, "Bütün dünya ABD'ye nükleer anlaşmaya dönmesi için baskı yapıyor. İran hükümeti, nükleer anlaşmanın yok olmasına izin vermedi. Trump'ın amacı onu yok etmekti. Biz canlı kalması için çabaladık. Müzakerelerin eksiksiz olduğunu iddia etmiyoruz fakat bu tarihi bir anlaşmadır. Hem İran hem de bölge için tarihi" ifadelerini kullandı. 

    'Bazıları yaptırımların daha ileri bir tarihte kalkmasını istiyor'

    İran Meclisi'nin çıkardığı uranyumun zenginleştirilmesi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin nükleer tesislerdeki denetimlerinin sınırlandırılmasıyla ilgili yasayı ülke için faydalı görmediklerini yineleyen Ruhani, şöyle konuştu:

    "Yasayı kendi anladığımız şekilde uygulayacağız. Bazıları yaptırımların daha ileri bir tarihte kalkmasını istiyor, hükümet buna izin vermeyecek ve bunun karşısında duracak. Yaptırım sona ermelidir ve ABD taahhütlerine dönmelidir. Savaş meydanındayız ve diğer kurumlar da bu sahada komutan olan hükümete destek vermeli. Meclis de yaptırımların kalkmasını hedefliyor. O yasanın bununla uyumlu olup olmadığı ayrı bir meseledir."
    'Yaptırımlar kalkmasa da 2 milyon 300 bin varil petrol ve doğal gaz kondensantı satacağız'

    Gelecek yıl günlük 2 milyon 300 bin varil petrol ve doğal gaz kondensatı üretimi ve satışı öngördüklerini aktaran Ruhani, "Petrol Bakanlığı 2 milyon 300 bin varil petrol ve doğal gaz kondensantı üretip satmaya gücümüz var diyor. Bunun hepsini dışarıda satması gerekmiyor, bazısını içeride de satabilir. Yaptırımlar kalksa da kalkmasa da 2 milyon 300 bin varil petrol ve doğal gaz kondensantı satacağız. Bunu nükleer anlaşmaya dayanarak söylemiyoruz" diye konuştu. 

    Bütçenin, kendisinden sonraki hükümeti zor duruma düşürecek şekilde hazırlandığı eleştirilerine de cevap veren Ruhani, "Bu bütçeyi 6 ay biz uygulayacağız. Benim için ülke önemlidir, bu hükümet ya da sonraki hükümet değil.  Yaptırımlar kalkarsa petrol ihracatı 2 milyon 300 bin değil 2 milyon 900 bin varil olacaktır" dedi. 

    'ABD'nin yeni hükümetinde şartların değişeceğine inanıyoruz'

    Hükümetin öncelikli hedefinin yaptırımların kalkması olduğunu ve fırsat olursa bunu bir saat dahi geciktirmeyeceklerini dile getiren Ruhani, Biden ile görüşme konusunda ise şunları kaydetti:

     "ABD nükleer anlaşmaya döner, geçmişteki yanlışlarını telafi eder ve Biden 2017 şartlarına dönerse biz de döneriz. ABD'nin yeni hükümetinde şartların değişeceğine inanıyoruz. Batılı, Avrupalı ve komşu ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. 5+1, 2017'ye dönmeye hazırsa biz de hazırız ve bu kısa sürede gerçekleşebilir." 

    Biden'dan nükleer anlaşmaya dönmesi halinde güçlü bir anlaşma yapılması yönünde bir açıklama duymadığını ve bu iddiaların Trump'a ait olduğunu ifade eden Ruhani, şöyle devam etti:

    "Nükleer anlaşmanın yeniden müzakere edilmesi mümkün değil. Mevcut nükleer anlaşmanın tamamı ya uygulanır ya uygulanmaz. Nükleer anlaşmada tüm bu konuları görüştük. Füze programının nükleer anlaşmayla alakası yok. Müzakere sürecine füze programı ve bölgesel meseleler dahil edilmek istendi ancak bunu kabul etmedik. Nükleer anlaşma yeniden müzakere edilemez." 

    'Siyonist rejimin hedefi bugünlerde bir savaş çıkarmaktı'

    İranlı nükleer bilimci Muhsin Fahrizade suikastının Trump hükümetini son günlerinde bölgeyi savaşa çekmeyi hedefleyenlerin işi olduğunu iddia eden Ruhani, "Siyonist rejimin hedefi bugünlerde bir savaş çıkarmaktı. Uygun zaman ve yerde Fahrizade'nin intikamını alacağız ancak bölgenin istikrarı da bizim için önemli" diye konuştu. 

    Avrupa Birliği (AB), Almanya ve Fransa'nın İran'da rejim muhalifi Amednews haber sitesinin editörü Ruhullah Zem hakkında verilen idam cezasının infaz edilmesini kınamasına ilişkin ise Ruhani, "İran'da Yargı Erki bağımsızdır. Verilen bir hükmün bazılarının hoşuna gitmesi bazılarının ise hoşuna gitmemesi önemli değildir. Bu ülkede idam cezasının olması ve uygulanması Sayın Zem için iyi olmayabilir. Bu ülkeler öyle bir tepki veriyor ve hassasiyet gösteriyor ki bu kişinin onların çıkarı için çalıştığı sonucu çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu. 

    Ruhani ayrıca şunları kaydetti:

    "Avrupalılar bazı konularda hassasiyet gösteriyor biz de başka konularda. Biz de hassasiyetimizle ilgili açıklama yapıyoruz onlar da. Hepimiz sahip olduğumuz hukuka göre ilişkilerimizde görüş belirtmeliyiz. İdam, mahkeme kararı olmadan uygulanmadı. Biz kanunlarımıza göre hareket ediyoruz. Bunun İran ile Avrupa ilişkilerine zarar vereceğini düşünmüyorum." 

     

    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın