20:51 20 Mayıs 2019
Canlı Yayın
    Oyuna Devam

    'Trump deli mayın, bizim için Clinton'ın gelmesi daha iyi olurdu'

    Oyuna Devam
    URL'yi kısaltın
    Enver Aysever
    0 13

    RS FM'in konuğu olarak ABD seçim sonuçlarının dünya ekonomisine etkilerini değerlendiren ekonomist Yeşilada, insanların ellerinde tuttukları az miktarlarda paralar için de uyarılarını yaptı.

    RS FM'de yayınlanan 'Oyuna Devam' programında Enver Aysever'in ekonomiye dair sorularını yanıtlayan ekonomist Atilla Yeşilada Türkiye ekonomisinin AKP tarafından iyi yönetilmediğini söyleyerek, "Türkiye'de üretim yok, kaynak yok. Dolayısıyla bütün bu oyunlar sadece makyajı değiştirir ama altındaki yapıyı değiştirmez" dedi.

    "Türkiye için (ABD başkanı seçilen Donald) Trump'la (Demokrat aday Hillary Clinton) arasında fark var mıydı" sorusuna yanıt veren Atilla Yeşilada, "Türkiye'de herkes aksini düşünüyor ama bizim için Clinton'ın gelmesi daha iyi olurdu. Trump tam anlamıyla bir deli mayın. Türkiye'de Trump'ın gelmesiyle şöyle şeyler, böyle şeyler olacak diyenler niyet okuyor" dedi.

    ​"Sıcak para konusu Türkiye açısından acıdır. Hakikaten Türk lirasının değeri ABD'deki bir avuç burnu sivilceli Londralı elemana bağlı. Bu adamlar şu veya bu sebepten gelişmekte olan ülkelerden çekildiklerinde ayaza kalınıyor" diyen Yeşilada, "Bu 2015'te oldu, Türk lirası dolara karşı yüzde 25 değer kaybetti. İkincisi AKP ekonomiyi çok iyi yönetmiyor. Dünyada o kadar çok para var ki, yatırımcılar yalnız Türkiye gibi kötü yönetilen bir ülke değil Güney Afrika gibi, Brezilya, Filipinler gibi batmış ülkelerde de işlem yapıyorlar. Dolayısıyla burada övünülecek bir şey yok yani. Nesi iyi yönetiliyor ülkenin?" diye sordu.

    ‘İNEK 20 KİLO GÜBREYE 250 GRAM SÜT VERİYOR'

    Türkiye'nin yüzde 3 büyüme karşılığında milli gelirin yüzde 5'i kadar cari açık, yüzde 8 enflasyon ürettiğini söyleyen Yeşilada, "İnek 250 gram süt veriyor, 20 kilo gübresi var. Bu ineği keserim ben. Bizim inek de sağlığını giderek kaybediyor. Bunu baştan beri anlatmaya çalıştım. Büyümeyi teşvik eden, devamlı bütçe harcamalarının arttırılması, para politikasının gereksiz ölçüde gevşek tutulması ve hükümetin özel sektör üzerinde giderek artan baskısı… Bu yalnızca bankalar değil ki, hemen her şeyi hükümet yönlendiriyor artık. Mesela bugün telekom sektöründe hükümet hakim, bunu bilmeyen var mı?" ifadelerini kullandı.

    Türkiye'de ekonominin ‘bir cepten alıp ötekine koymak" şeklinde yürütüldüğüne değinen Yeşilada, "Birinden alıp ötekine veriyoruz. Üretim yok, kaynak yok. Dolayısıyla bütün bu oyunlar sadece makyajı değiştirir ama altındaki yapıyı değiştirmez. Çok basit bir gerçek var; sizin tasarruf oranınız 13, siz bir yandan halkı tüketime bir yandan da tasarrufa teşvik ediyorsunuz. Öte yandan da şirketlere yatırım yapmalarını söylüyorsunuz, bu nasıl olacak? En basit aritmetik hesabı yapabilen bir insan bu kadar düşük bir tasarruf oranıyla bunların üçünün birlikte yapılamayacağını anlar. Bunu görmek için ekonomist olmaya da gerek yok" dedi.

    ‘PARAYI KORUMAK İÇİN' UYARILAR

    Böyle bir dönemde insanların elde bulundurdukları sınırlı paralarını nasıl koruyabileceklerine dair görüşlerini de paylaşan Yeşilada, şöyle konuştu:

    "Öncelikle gereksiz harcamaları kesmek lazım. Şu an krediye girilecek bir dönem değil. Büyük belirsizlikler yaşıyoruz. Tabii bizim de tahammül gücümüz sınırlı. Her şey iyiye de gidebilir, kimseyi öyle bir karamsarlığa boğmak istemiyorum. Sonuçta yarın güneş doğacaktır elbette ama en azından güneşi gördüğümüz o ana kadar gereksiz harcamalardan kaçınmak, borca girmekten uzak durmak lazım. Açıkçası ben küçük yatırımcılar için ‘TL'den çıkayım, dolar alayım' gibi şeyleri tavsiye etmiyorum. Bu oyundan kazanmak imkansız. Dünyayı takip edemezler, ben bile edemiyorum. TL'de kalın, birleşik faizin etkilerinden yararlanın. Birikimlerinizi bölüp bunun 3'te 1'ini dolarda tutun. Genç çiftler için bireysel emeklilik bence en iyi çare. Bu konuda epey şikayetler var ama doğru değil. Biraz araştırılırsa paranızın hakkını size teslim eden kurumlar da var. Ya öyle komik ve riskli bir dünyada yaşıyoruz ki profesyoneller bile para kazanamıyor. Bir örnek vereyim. Dünyada iki türlü yatırım var. Biri büyük fon yöneticilerine büyük komisyonlar ödüyorsun, onlar paranı yönetiyor. Bir de çok basit bir yöntem var, endeksleme. SMP 500 endeksinin aynısını alıyor fon. Bu fon yöneticileri o kadar büyük hatalar yaptılar ki artık paralarının tamamı bu endeks fonlarına giriyor. Dünya da bu insanlardan umudunu kesmeye başladı. Çünkü riskli, ne olacağını bilmiyoruz. Salı sabahı herkes Clinton kazanacak diye alım yapıyordu. Salı akşamı Trump kazanınca dünya batacak denildi, bu sefer piyasalar yeniden ralli yapmaya başladı. Korkunç bir öngörülemezlik."

    'ABD İÇİN YIKICI AMA…'

    Trump'ın kazanmasının ABD açısından anlamını da değerlendiren Yeşilada, Trump'ın iki şey vaad ettiğini söyledi. Yeşilada, "Bunlardan bir tanesi Müslümanlar dahil Amerika'yı göçmenlerden temizlemek, Çin ve Meksika gibi ülkelere gümrük vergileri uygulamak. Bunlar ABD için yıkıcı kararlardır ama uzun vadede gerçekleşir. Kısa vadede çok daha basit, Cumhuriyetçilerin her zaman denediği yöntem düşünülüyor; o da vergilerin düşürülmesi. Şirket vergileri yüzde 35'ten 15'e düşecek falan. Kısa vadede yararlı olur. Şirketler daha çok yatırım yaparlar, kişiler daha fazla harcar ve Amerikan ekonomisi de hızlanır" diye konuştu.

    Etiketler:
    Atilla Yeşilada, Donald Trump, Hillary Clinton, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın