15:11 22 Ocak 2018
Ankara+ 8°C
İstanbul+ 7°C
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Antalya, Amasya, Ankara, Bolu, Gaziantep, İstanbul, Kahramanmaraş, Muğla, Niğde, Sakarya ve Şanlıurfa'dan gelen muhtarlarla bir araya geldi.

    Erdoğan: Yok neymiş, basın hürriyetiymiş

    © AA/ Kayhan Özer
    Politika
    URL'yi kısaltın
    0 86

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Burdur'da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada Zaman gazetesine kayyum atanmasının yanı sıra Anayasa Mahkemesi'nin Can Dündar ve Erdem Gül kararına değindi.

    Erdoğan, Zaman gazetesine kayyum atanmasıyla ilgili olarak, "Bunlar sahtekar, bunlar cambaz. İşte buyurun bak çıkıyor bütün hileler ortaya. Yok neymiş, basın hürriyetiymiş. Düşünebiliyor musunuz gazeteleri var, suçüstü yakalanıyorlar. Emniyet görevlileri oraya girecek, toplamışlar oraya başı açık, başı örtülü tüm kardeşlerimizi, orada polisin önüne onlarla bariyer oluşturuyorlar. O başörtülü kardeşlerimizi bunlar var ya Güneydoğu'da PKK'lılarla da sırt sırta seçimlerde bir araya getirdiler" dedi.

    ‘NE MAKİNE KALMIŞ NE BİLGİSAYAR'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazetelerin önüne geldiler, girdi oraya emniyet. İçeride ne makine kalmış ne bilgisayar. Hepsini götürmüşler. Niye, devletin bütün kurumlarına sızmışlar. Ne yaparsanız yapın kaçamayacaksınız. Ne dedim, bunların inine gireceğiz. Girdik mi, girmeye devam ediyor muyuz?" dedi.

    ‘ANAYASA MAHKEMESİ MİLLETİN ALEYHİNE KARA ALMAKTAN ÇEKİNMEMİŞTİR'

    Erdoğan, "Anayasa Mahkemesi bu ülkede devletin ve milletin hakları, menfaatleri, çıkarları konusunda en fazla hassas olması gereken kurumların başında geliyor. Ama bu kurum, üstelik de Başkanının da içinde yer aldığı bir kısım üyeleri eliyle son dönemde Türkiye'ye yönelik en büyük saldırılardan birinin somut örneği olan bir konuda ülkesinin ve milletinin aleyhine karar almaktan çekinmemiştir" diye konuştu.

    ‘GERÇEKTEN ÇOK ÜZÜLDÜM'

    Erdoğan, Anayasa Mahkemesinin Dündar ve Gül hakkındaki ihlal kararıyla ilgili olarak da şu ifadeleri kullandı:

    "Sayın Başkan bana daha önceleri bizzat kendisi söylemiştir, 'gerekçeyi hazırlamadan asla karar açıklamayız' diye. Ama ne yazık ki şimdi ben bu olayı yaşayınca gerçekten çok üzüldüm ve buradan söylüyorum, çok kırgınım. Niye, o makamda olana dürüstlük yaraşır da onun için. Bana bunu söylediler. Çünkü önceki başkanı gerekçe hazırlanmadan alelacele açıklanan kararlarda eleştiren bu arkadaşımız, bu defa alelacele böyle bir kararı açıklama konumuna gelmiştir."

    ‘İLK DERECE MAHKEME KARARINA DİRENEBİLİRDİ'

    "İlk derece mahkeme ne demiş, casusluktan bunu tutuklamış. Siz ne diyorsunuz; 'hayır burada böyle bir şey yok.' Oraya iade ediyorsunuz. Fakat daha önce casusluktan tutuklanmayı isteyen mahkemenin de verdiği kararı anlamıyorum. Halbuki ilk derece mahkeme de kararında direnebilirdi. Diren bakalım. O zaman Anayasa Mahkemesi ne yapacak, bir de onu görelim. Bence o verdiği kararda direnmiş olsaydı inanıyorum ki dengeler çok daha farklı gelişecekti."

    ‘MUHTAR NE DİYOR ÖNEMLİ OLAN O'

    Erdoğan, "Muhtarları neden Külliye'ye çağırıyor?" eleştirisine yanıt verdi. Erdoğan, "Muhtar kim, cumhur. Muhtarsız cumhur olur mu? 450 muhtarla salı günü yine bir araya geleceğim. Her ay 1600- 1700 muhtarımızı Türkiye'nin farklı bölgelerinden davet ediyorum. Şu parti, bu parti yok, muhtar var. Muhtarlar halka en yakın demokratik organdır. Beraber yürüyeceğiz. Kim ne demiş hiç ilgilendirmiyor. Muhtar ne diyor, önemli olan o" dedi.

    ‘AKILLI OL, SİZE BU İŞİ DAR EDERİZ' DEDİK'

    Doğu ve Güneydoğdu'daki operasyonları hatırlatan Erdoğan, "Tek millet, tüm etnik unsurlarıyla, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Çerkes'iyle, Gürcü'süyle, Laz'ıyla, Roman'ıyla, velhasıl tek millet. İki, tek bayrak. Bayrağımızın dışında bir bayrak asla kabul etmiyoruz. Karşımıza paçavralarla çıkanlara gerekli cevabı bu milletimiz askeriyle, polisiyle, korucusuyla verdi, veriyor. Tek vatan, 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Bu vatanı bölmek, parçalanmak isteyenlere şu anda yapılan operasyonları izliyoruz değil mi? Gerekli cevabı veriyor muyuz? Ne dedik taa çözüm sürecinden önce. 'Bak akıllı ol, yanlış yapmayın, eğer yanlış yapacak olursanız size bu işi dar ederiz.' Şu anda sabır sabır ne yaptılar, benim Kürt kardeşlerimi sokağa döktüler. Bir tane eş başkan çıkmış, ne diyor, 'dökülün sokağa' ve 52 tane orada vatandaşımız öldü. Ölen Kürt, öldüren Kürt. Hani sen Kürtlerin temsilcisiydin, ya nasıl temsilcilik bu, yalan" dedi.

    'BU VATANDA OPERASYON YAPAMAZSINIZ'

    ‘Bunların Kürt kardeşlerinin kanını emdiğini, onları sömürdüğünü, sokağa döktüğünü ve bu ülkeyi kendi içinde adeta birbirine düşman ettiğini' söyleyen Erdoğan, "Çözüm sürecine saygı duymadılar, ne dedim 'Artık çözüm süreci buzluğa konmuştur.' Adımlar atıldı mı, yiğidin de kârı değil. Ama bu vatan toprakları unutmayın şüheda kanıyla yoğrulmuştur. Olay bu. Tek vatan, bu vatanda operasyon yapamazsınız. Yapmaya gayret edenler de bedelini şimdi ödüyorlar. O şehitlik makamı ki peygamberlik makamından sonra en yüce makam ve şehit analarına milletçe sabır diliyoruz. Rabbim onları da evlatlarıyla, evli olanları eşleriyle, çocuklarıyla inşallah cennetül firdevs'te beraber etsin" dedi.

    '8 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ, ELLERİ DERT GÖRMESİN'

    "Ne PKK, ne PYD, ne YPG bunlar hep aynı, birbirinden farkı yok" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

    "Ne dediler, 'Sur temizlendi', arkadaşlarıma dedim 'Aman ha rehavete kapılmayın, temizlik memizlik hâlâ devam etmeli' ve ertesi gün bodrumdan 8 terörist çıktı. Ama onları da etkisiz hale getirdiler. Elleri dert görmesin. Dünya şöyle diyor, dünya böyle diyor. Dünya ne derse desin Allah ne diyor bizim için aslolan odur. Çünkü biz şuna inanıyoruz; zulüm ile abad olunmaz, alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste, biz mazlumların sesi olacağız dedik. Ve biz mazlumlar adına koşacağız, konuşacağız dedik. Onun için tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, yani bizim rabiamız bu."

    ‘YENİ BİR GÜNEYDOĞU İNŞA EDİLECEK'

    Birilerinin Güneydoğu'da, Diyarbakır'da, Hakkari'de, Mardin'de Şırnak'ta buralardaki operasyonlar sebebiyle sürekli istismarda bulunduğunu, 'Bak evleriniz yıkıldı, yıkılıyor' dediğinden bahseden Erdoğan, "Buradan sesleniyorum. Osmanlı İnebahtı'da bir yenilgi yaşamıştı. Kılıç Ali Paşa komutasında o yenilgiyi yaşadığında komutan üzgündü, süzgündü, fakat Sokullu oradan gürledi. Ne dedi? 'Paşa paşa sen bu devleti ne sanırsın. O yelkenlerin direklerini gümüşten, bütün yelkenlerini de atlastan yapmak suretiyle yolumuza devam ederiz.' İnşallah Güneydoğu'daki bütün buralarda hükümetimiz bütün bakan ve memurlarını görevlendirdi. O direkleri gümüşten, yelkenleri de atlastan nasıl ecdad yapmışsa şimdi orada da bütün plan ve projeler yapılıyor. Alt-üst yapısıyla inşallah o yıkımların olduğu yerler çok daha modern şekilde ve kentsel mimariye uygun olmak şartıyla, çok kısa bir zamanda, bir kısmı bir yıl dolmadan, bir kısmı da bir yıl içinde veya biraz geçtikten sonra bu dört vilayetimizde de çevre ve gerekli düzenlemeler yapılacaktır. İnşallah o leş kargalarına cevap yeni düzenle birlikte verilecektir. Yeni bir Güneydoğu inşa edilecektir hiç şüpheniz olmasın" dedi.

    İlgili konular:

    ‘Obama’ya göre Erdoğan başarısız ve otoriter’
    'Pentagon: Erdoğan’la IŞİD’i yenemeyiz'
    'Biden: Erdoğan, İsrail'le en kısa zamanda anlaşmak istiyor'
    'Emine Erdoğan, Saray'ın bir kısmını harem yapabilir'
    'Erdoğan'a basketbolcu başdanışman geliyor'
    Erdoğan: AYM yerindelik denetimi yapamaz
    ‘ABD, Rusya’ya karşı Erdoğan’ı bile desteklemeye hazır’
    AP’de Türkiye tartışması: Avrupa’nın anahtarı Sultan Erdoğan’a teslim ediliyor
    Etiketler:
    Zaman gazetesi, Anayasa Mahkemesi, Recep Tayyip Erdoğan, Burdur
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın