17:57 24 Haziran 2018
Canlı Yayın
    HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş

    Bahçeli'nin, 'Baş üstünde baş koymayın' sözlerine Demirtaş'tan yanıt

    © AA / Okan Özer
    Politika
    URL'yi kısaltın
    0 32

    HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Nusaybin'de taş üstünde taş baş üstünde baş koymayın" sözlerine, "Zaten orada beyefendinin çağrısına uygun şeyler yapılmıyor mu? İçin rahat etsin, yeterince kan dökülüyor. İnsandan yana olanların içi ise hiç rahat değil" şeklinde yanıt verdi.

    Beşar Esad
    © Sputnik / Valeriy Melnikov
    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında konuştu. Suriye'de savaş ilk başladığında ne söyledilerse, aynı nokta olduklarını belirten Demirtaş, şöyle devam etti: "Haklı olduğumuz her geçen gün ortaya çıkıyor. AKP hükümeti, stajyer Başbakan, o zaman Dışişleri Bakanıydı, 3 ay içinde Şam'ın düşeceği hayali kuruyorlardı. AKP yetkilileri hızını alamamış, ‘İki gün sonra Emevi Camisinde namaz kılacağız' diyorlardı."

    "AKP, Şam'daki Şii Baas iktidarından mezhebi nedeniyle rahatsızlık duyuyordu. Katliamlarından dolayı rahatsızlık duyduğunu, duymamıştık" diyen Demirtaş, "Suriye'de iç savaş başladı, Şam rejimi yıkılacaksa, mezhep ve ideolojik açıdan AKP'ye yakın iktidar oluşacak diye baktılar. Mısır'da, Libya'da AKP'ye yakın ideolojide iktidarlar oluşursa, Saray'daki şahıs İslamı dünyasına hilafet olacaktı" ifadelerini kullandı.

    ‘HALİFE OLMAK İSTEYEBİLİR'

    "Bir partinin hükümetin hedefleri olabilir. Halife de olmak isteyebilir, bunu ifade edebilir. Benim siyasi projelerim şunlardır, ajandamızda şunlar şunlar var diyebilir. Halka topluma bu şekilde ifade eder. Halk bunu uygun görüyorsa destekleyebilir. Aleni programla hayata geçirmek itiyorsa, meşru olarak yapabilir" diyen Demirtaş şöyle konuştu:

    ‘ŞAM REJİMİ DEVRİLMİYOR'

    Çirkin oyunlarla, rant, talan düzeni üzerine kurulmuş, rüşvet, soygun, hırsızlık ve katliam üzerine inşa edilmiş bir sistemle, bunlara haklı diyemezdik. Şam hayalleri bununla ilgiliydi. 2 ay geçti, 3 ay geçti, 6 ay geçti, Şam rejimi devrilmiyor.

    Diğer emperyalist güçler de Şam'la ilgili doğrudan müdahale kararı almıyorlardı. "Suriye'ye asker göndermeyeceğiz' demeye başladılar. Davutoğlu-Erdoğan ikilisi ‘Madem Şam devrilmiyor, diğer güçler asker göndermiyor' dedi, ‘Biz bir şeyler yapmak istiyoruz' dediler, IŞİD'i, El Nusra'yı, Ahrar'u Şam'ı desteklediler.

    Ne zamanki bunlar bu barbar grupları desteklemeye başladılar, TIR'larla silah gönderip, Hatay'da, Antep'te, İstanbul'da eğitim toplantıları almaya başlayınca, ceplerine para doldurup Suriye fatihi olarak oraya gönderince, göçler başladı.

    Girdikleri her yerde, İslam adına insanları yok etmeye başladılar. Yüzbinlerce insan bu tarafa, milyonlarca insan Ürdün'e göç etmeye başladı.

    ‘DAVUTOĞLU, BİZZAT TERÖRÜ ÖRGÜTLEDİ'

    Yeni Osmanlıcılık hatalı politikalardı. Bu kadar göç olmayabilirdi. Davutoğlu, bizzat terörü örgütledi. Cumhuriyet Gazetesi Genel yayın yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün yargılandığı dava budur. Yüzlerce ağır silah bu gruplara teslim edildi.

    Suriye'de demografik değişiklik yapılacak, Nusracılar yerleşecek, Musul Konsolosluğunu biliyoruz. Aylarca IŞİD elemanlarıyla neyin pazarlığı yapıldı. CHP milletvekili hâlâ anlatmadı. ‘Terörle müzakere olmayacak' diyorsunuz, en barbarlarıyla yaptınız Musul'da. Araları bu kadar iyiydi.

    Kadın vekillerimizin AKP için verdiği gensoru karşısındaki tutumlarını izlemişsinizdir. Aileden sorumlu kadın bakan, ‘çıkıp bu vakfı karalayamazsınız' demekle yetindi. Çocuklara değil vakfa sahip çıkmak kutsal geldi. ‘bir keredir, vakfı yıpratamazsınız', ‘Sizin amacınız AKP'yi Sarayı yıpratmak' deyip, aileleri, çocukları değil, Saray'a biat etmenin antrenmanı yaptılar.

    ‘AKP VE MHP GRUP TOPLANTILARI BİRLİKTE GERÇEKLEŞSİN'

    Çakma milliyetçi Çin malı partinin desteğiyle gensoru reddedildi. 7 Haziran'dan beri ‘AKP'nin kuyruğu' diyordum, düzeltiyorum. AKP'den daha AKP'li olmuştur. Salı günü iki AKP grup toplantısı yapıyor. Emeğe de zamana da yazık. AKP ve MHP grup toplantıları birlikte gerçekleşsin. Davutoğlu konuşurken Bahçeli yanında dursun, ikisi birden toplantı yapsın.

    ‘KATLİAM ÇAĞRISI YAPTI'

    Bunlar savaş konusunda işbirliği yapıyor. Çin malı çakma milliyetçi koltuğunu kaybetme kaygısıyla ‘Nusaybin'de taş üstünde taş koymayın' diyor. Buradan katliam çağrısı yaptı. Zaten orada beyefendinin çağrısına uygun şeyler yapılmıyor mu? Yapılıyor. Taş üstüne taş konmuyor, kan istiyorsanız, kan gördükçe kendilerinin yanaklarına can geldiğini sanıyor. İçin rahat etsin, yeterince kan dökülüyor. İnsandan yana olanların içi ise hiç rahat değil.

    Defalarca ifade ettik. Bu vücutta baş gitse bile bedenimiz yine sizin önünüzde diz çökmez, merak etmeyin. Katliamın, alçaklığın tarihini yazmış olanlar, bizi tehdit ederek, halkı tehdit ederek, katliamla korkutarak bir kez daha iktidarlarını güncelleyemeyecek. Tarih tekerrür etmeyecek. Maraş'ta, Çorum'da, Sivas'ta yaptıklarınızı bir daha yapamayacaksınız. Dersim'deki, Sason'daki gibi yapamayacaksınız. Geçti o günler.

    Bu tür tehditler sizleri yıldırmasın. Nereye gideceğini bilinmeyen söylemler karşısında yılgınlığa düşmeyin. Memleket, Ortadoğu kan gölüne döndü. İktidardaki kafa aynı olunca, ülkenin geldiği durum bu oluyor. İnsani, ahlaki noktada durmaya devam edeceğiz.

    İlgili konular:

    Demirtaş: Barikatı kazdıran HDP değil
    Demirtaş'tan Kılıçdaroğlu'na eleştiri: Hep birlikte HDP'ye saldırıyorlar
    Demirtaş: Halkımız asla ve ama asla diz çökmeyecektir
    Demirtaş: 400 sivil yaşamını yitirdi, savaş Kürt şehirlerini kasıp kavuruyor
    Selahattin Demirtaş vasiyetini açıkladı
    Demirtaş: Niye senin ismin Başbakan, ülkeyi Genelkurmay Başkanı yönetsin
    Demirtaş'ın 'Rusya fezlekesi' Adalet Bakanlığı'nda
    Demirtaş: Dokunulmazlığımızı siz kaldırmayın, biz istifa edelim
    Demirtaş: Ne yapacağız, tebrik mi edeceğiz?
    Demirtaş’tan muhalefete çağrı
    Etiketler:
    El Nusra, MHP, IŞİD, HDP, AK Parti, Devlet Bahçeli, Ahmet Davutoğlu, Selahattin Demirtaş, Nusaybin, Şam
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın