15:20 14 Kasım 2019
Canlı Yayın
    ABD Büyükelçisi John Bass

    ABD Büyükelçisi Bass: Rakka ve Musul'a operasyonda belirgin bir TSK varlığı olmaz

    © AA / Murat Kula
    Politika
    URL'yi kısaltın
    0 01
    Abone ol

    ABD Ankara Büyükelçisi John Bass, Türkiye'nin Suriye'deki operasyonunun Rakka ve Musul'a genişleyeceği iddialarıyla ilgili açıklama yaptı. Bass, "Musul'da yapılacak bir operasyonun tutarlı olması gerektiğine inanıyorum ve belirgin bir Türk askeri varlığı olmasını beklemiyorum" dedi.

    T24'te yer alan habere göre, İstanbul'da bir grup gazeteciyle bir araya gelen Bass, Türkiye'nin Suriye'deki Fırat Kalkanı operasyonunun Rakka ve Musul'a kadar genişleyeceğine yönelik iddialara ilişkin, "Irak yönetimi, ülkedeki sorunlarla Iraklıların ilgilenmesi gerektiğini, IŞİD'in kontrol ettiği bölgelerden Iraklıların çıkarması gerektiğini açıkladı. ABD ve diğer koalisyon ülkelerinden eğitim ve lojistik desteği alıyorlar. Musul'da yapılacak bir operasyonun tutarlı olması gerektiğine inanıyorum ve belirgin bir Türk askeri varlığı olmasını beklemiyorum" diye konuştu.

    'OPERASYON OLACAĞINI ÖNGÖRMÜYORUM'

    Bass, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Çin'deki G20 zirvesinde ABD Başkanı Barack Obama'yla yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada "Obama, özellikle Rakka konusunda beraber bir şeyler yapmak istiyor. Biz de, ‘Askerlerimiz bir araya gelsinler, ne gerekiyorsa bu yapılır' dedik. Burada ABD'nin tavrı belirleyici olacak. Ancak, biz artık bölgede var olduğumuzu göstermek durumundayız" sözlerinin ardından gündeme gelen 'Rakka ve Musul'da operasyon' tartışmalarına ilişkin, "Benzer bir şekilde Rakka'da da Türk ve ABD askerinin karada geniş katkısının olduğu bir operasyon olacağını öngörmüyorum. Bu önemli çünkü hepimizin ortak arzusu IŞİD ve Nusra gibi grupların yeni radikalleri silah altına almasını önlemek. IŞİD'in daha fazla adam toplamak için yabancı askerlerin ülkeye gelmesini istediğini gördük. Bu çözüme katkı sağlamaz" dedi.

    Bass, Rusya ve Türkiye ilişkilerinin iyileştirilmesine ilişkin açıklamasında, Rusya'nın Türkiye'nin komşusu olduğunu ve bu sebeple de ilişkilerinin geliştirilmesinin ve iyileştirilmesinin kendileri için anlaşılabilir olduğunu belirterek şöyle konuştu:

    'TÜRKİYE'NİN RUSYA DAHİL TÜM KOMŞULARIYLA İLİŞKİLERİNİ YENİDEN KURMASI BİZİM İÇN ANLAŞILABİLİR'

    "Türkiye coğrafi olarak üç bölgeyle komşu. Doğu ile batının büyüleyici bir karışımı. Bu üç bölgeden komşularıyla ilişkisinin olması doğal. Ve Rusya dahil tüm komşularıyla ilişkilerini yeniden kurması bizim için anlaşılabilir. Ekonomi ve ticarette yenilenen işbirliğine farklı bir anlam yükleyecek değilim. Hala açıkça bazı fikir ayrılıkları var Türkiye ve Rusya arasında. Örneğin Suriye'deki çatışmanın en iyi nasıl bitirileceği ve sınırlar gibi konular.

    Gerek hükümetler, gerekse arkadaşlar arasındaki ilişkilerde inişler ve çıkışlar olacaktır. Bazen insanlar farklı şekilde konuşabilir, birbirini anlayamayabilir. Bu stres ve travma yaşanan durumlarda daha sık yaşanır. Biz de böyle bir dönemdeyiz. Türk hükümeti ve halkı ABD ve NATO'daki müttefikleri tarafından yanlış anlaşıldığını düşünüyor. Geçtiğimiz dönemde ABD ve AB hükümetleri bu sorunun üzerine eğildi."

    'BU DESTEK VERMEMEK YA DA POLİTİK BİR MESAJ OLARAK ALGILANMAMALI'

    ABD hava güçlerinin Suriye'deki Türk askerlerinin yardım çağrısına yanıt vermediği iddiasıyla ilgili olarak, Bass, "Türk ordusu destek istediğinde uçaklar Irak ya da doğu Suriye'de başka bir operasyon yürütüyordu ve bu acil yardım çağrısına karşılık gelmedi. Ama bu destek vermemek ya da politik bir mesaj olarak algılanmamalı" ifadelerini kullandı.

    GÜLEN'İN İADESİ KONUSU: BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE DAVALAR HAKKINDA AZ ŞEY SÖYLEMEK SÜRECİN CİDDİYETİNİ GÖSTERİR

    John Bass, Fethullah Gülen'in iadesi tarışmalarıyla ilgili olarak "Bizim hukuk kültürümüzde potansiyel ya da yürüyen davalar hakkında daha az şey söylemek sürecin ciddiliğini gösterir. Tersini değil. Ve bu bizim üzerinde çalıştığımız bu toplumdaki herkesin, politikacıların, gazetecilerin ya da vatandaşların daha iyi anlamasını istiyoruz" diye konuştu. Bass, "Başkan Obama ve Başkan Yardımcısı Biden Türk hükümetine sorumluların adalet karşısına çıkarılması için çalışıyor ve bu meselenin bir sonraki yönetime kalacağını bekliyorum" görüşünü dile getirdi. Büyükelçi Bass'ın diğer açıklamaları ise şöyle:

    'TÜRKİYE İÇİN VE İKİLİ İLİŞKİLER İÇİN ZORLAYICI BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ'

    "Türkiye için de, ikili ilişkiler için de zorlayıcı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye, PKK'nin terör saldırıları ve darbe girişimi nedeniyle istikrarsızlık içinde. Ama bence önemli olan bu sorunlu manzara karşısında ilerlemeyi görmek. Geçtiğimiz 3 ila 6 ay içinde gördüğümüz en önemli gelişme IŞİD'in artık Türkiye sınırında var olmaması. Geçiş noktalarına erişiminin olmaması. Son 2 yıldır Suriye'nin coğrafyasını kendi çıkarları için kullanıyorlardı. Ve kaçakçılık ağlarını kullanarak yabancı savaşçıları Türkiye'ye ve Avrupa'ya gönderiyorlardı. Silah ve mal ihtiyaçlarını karşılıyorlardı. Bizim açımızdan bu IŞİD'i baskı altına almak ve yenmek açısından gerekli bir şeydi.

    'DARBE GİRİŞİMİ SONRASI ZORLU ZAMANLARDA TÜRK HÜKÜMETİNİ DESTEKLİYORUZ'

    Darbe sonrası zorlu zamanlarda, Türk hükümetini destekliyoruz, bu komploda sorumluların adalet karşısına çıkmasında destekliyoruz. Hukuk uzmanlarıyla Türk hükümetine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Türkiye halkına yardım etmeyi önemli bir hedef olarak görüyoruz. Ancak hukuki kültürlerimiz arasındaki bazı belirgin farklılıklar nedeniyle ABD hükümeti olarak, hukuki süreci negatif etkilememek adına bu konu hakkında biz bu konu hakkında çok fazla konuşamıyoruz, Gülen ya da darbede rolü olan herhangi bir kişiyle ilgili olarak. Bizim hukuk kültürümüzde potansiyel ya da yürüyen davalar hakkında daha az şey söylemek sürecin ciddiliğini gösterir. Tersini değil. Ve bu bizim üzerinde çalıştığımız bu toplumdaki herkesin, politikacıların, gazetecilerin ya da vatandaşların daha iyi anlamasını istiyoruz.

    'YAŞANAN TRAVMANIN BÜYÜKLÜĞÜNÜ ANLAYIŞLA KARŞILIYORUZ'

    Hükümetin aldığı önlemleri hep birlikte izliyoruz. Açık ki bazı önlemler pahalıya mal olabiliyor, toplumda etkilediği kişi sayısına bakacak olursak, Türk hükümetinden Gülen hareketinin takipçilerine bakıldığında rakamların orantılı bulmamız gerektiğini duyuyoruz. Ama aynı zamanda bazı değerlendirmeleri yapmakta zorlanıyoruz. Çünkü açık bir kriter göremiyoruz ya da hükümetin bu kişileri belirlemek için kullandığı kriterlerin yeterince açık bulmuyoruz. Bizim için hükümetin aldığı önlemler orantılı mı, makul mü, değerlendirmekte zorlanıyoruz. İlgiyle izlemeye ve daha iyi anlamak için hükümetle görüşmeye devam ediyoruz. Yaşanan travmanın büyüklüğünü anlayışla karşılıyoruz. 11 Eylül sonrasında yaşadıklarımızı düşünerek, doğruca sonuca varmıyoruz.

    Hükümet bu önlemleri alacak, davalar olacak ve sonuç olarak toplumdaki herkes adaletin sağlandığına ikna olmalı. Süreç anayasayla ve Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleriyle uyumu olmalı. Sayın Çavuşoğlu'nun süreçte AİHS'in rehber olacağını söylemesi bize tekrar güven verdi.

    'KUTUPLAŞMA ARTMASIN'

    Darbe girişiminin ardından ABD ve AB ülkelerine yapılan eleştirilerden biri tehdidin büyüklüğünü, yarattığı travmayı ve bu grubun Cumhurbaşkanı'nı ve Başbakan'ı öldürmeye ne kadar yaklaştığını anlamamaktı. Birçok milletvekilini öldürmeye 15 metre yaklaştılar. Bir taraftan bu darbe girişiminin toplumdaki etkilerini daha iyi anlamaya çalışıyoruz ama bir taraftan da darbe girişimine verilen karşılığın ülkedeki kutuplaşmayı artırmayacağını, orantılı ve adaletli olacağını ümit ediyoruz.

    'TÜRKİYE, RAKKA VE MUSUL'A GİRECEK Mİ?'

    Son iki yılda, sınırı IŞİD'den temizleme konusundaki işbirliğinin sonuçlarını görmekten çok memnunuz. Türkiye'nin diğer ülkelerden daha fazla IŞİD saldırılarına maruz kaldığı gerçeğini görmezden göremeyiz. Bizim için Türkiye, kendimiz ve Avrupa için bu saldırıları daha zor hale getirmek çok önemliydi.

    İki ordu ve diğer koalisyon üyeleriyle atacağımız bir sonraki adımları konuşuyoruz. IŞİD'i yeterince sınırdan uzaklaştırmak, böylece Kilis'te roketatar saldırıları yapamamaları için örneğin. Ya da sınırdaki diğer noktalara. Bu bizim için önemli bir öncelik. Aynı zamanda IŞİD'in yoğun olarak varlığını sürdürdüğü bölgelerdeki endişelerimiz devam ediyor, Rakka ve Musul gibi.

    IŞİD'in kontrolü altındaki alanları azaltmak ve saldırıları azaltmak için Rakka ve Musul'a baskıyı yakın zamanda artırmanın önemli olduğuna inanıyoruz. Bence Sayın Erdoğan'ın bahsettiği başkanlarımız her iki kentinde ABD için öncelikli olduğunu tekrar teyit etti. Gelecek haftalarda ve aylarda Rakka ve Musul'da kurabileceğimiz kadar baskı kurabilmek için yapabileceğimiz her şeyi yapmaya odaklandık. Ve Türkiye'nin her iki operasyonda da çok önemli rolü var. Ordudaki uzmanlar tarafından en iyi sonucu elde etmek adına konuşuluyor, bir problemi bir başkasıyla değiştirmeden.

    Sadece IŞİD'in Musul'dan çıkarılmasını değil, bir sonraki gün, bir sonraki ay için de plan yapıyoruz ki IŞİD'in çıkarılması kent ve çevresinde mezhepsel ve etnik gerginliği artırmasın. Aynısı Rakka için de geçerli. Türk hükümeti ezici bir çoğunluğunu Kürt savaşçıların oluşturduğu grubun tarihi olarak Arapların yaladığı bir şehre ilerlemesinden çok endişeli. Bu katıldığımız bir şey. Bu iki ordunun, iki hükümetin üzerinde görüştüğü konular; arzu edilen sonuca nasıl ulaşırız, bu operasyonları en iyi nasıl yaparız… Ama, bir problemi başka bir problemle değiştirmemek gerek. Bu Türkiye için de, Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğü için de, kendi güvenliğimiz için de en az diğeri kadar problemli.
    "Otonom ya da bağımsız Kürt bölgesini kesinlikle desteklemiyoruz"

    Bazı ilkeler üzerinde durmak gerek. İlk prensip, ABD'nin koruduğu, Suriye'nin toprak bütünlüğü. Hiçbir grubu, IŞİD'e yapılan operasyonları kendi faydasına kullanan, nüfus yapısını yönetimi değiştirmek için kullanan hiçbir grubu desteklemiyoruz. Türkiye sınırı da dahil olmak üzere kesinlikle bağımsız ya da otonom bir Kürt bölgesini ya da devleti oluşturulmasını kesinlikle desteklemiyoruz. Birçok spekülasyonun yapıldığını, toplumda bazı kesimlerin amacımızın bu olduğundan şüphelendiğini biliyorum. Ama değil.

    'YÖNETİMİN MENBİÇLİLERE GEÇMESİNİN ÖNEMLİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ'

    Menbiç'te durum istikrarlı hale gelince, yönetimin Menbiçlilere geçmesinin önemli olduğuna inanıyoruz. IŞİD Suriye'nin bu kısmına girdiğinde bazı eski sakinleri doğuya, bazıları batıya gitti ve kendilerini askeri operasyonlarda farklı çatılar altında buldular. İstikrar sağlandıktan sonra bu grupların bir araya gelip gelecek yönetim hakkında konuşmasını önemli buluyoruz. Ancak Menbiç ve çevresindeki koşulları görmenin de önemli olduğuna inanıyoruz. Şehir binlerce bombalı araçla dolu. Siviller için hala tehlikeli bir durum var. Bu araçları tespit etmek biraz zaman alacak. IŞİD hala bölgede Suriye Demokratik Güçleri'nin kontrolündeki yerlere saldırılar düzenliyor.

    Bir geçiş sürecindeyiz. Türkiye'nin YPG'nin bölgede kontrolü ele geçirip yönetimde etkili olma konusundaki endişelerini anlıyoruz ki bu desteklediğimiz bir şey değil.

    '10 DOLARINIZ OLSA GÜLEN'İN İADESİ KONUSUNDA HANGİSİNE BAHİS OYNARDINIZ?'

    Bir diplomat olarak çoğunlukla bahis oynamak zorludur. Kariyerimde birçok şey gördüm ve zor bahisler daha çok kazandırır. Metaforik olarak. Başkan Obama ve Başkan Yardımcısı Biden Türk hükümetine sorumluların adalet karşısına çıkarılması için çalışıyor ve bu meselenin bir sonraki yönetime kalmasını bekliyorum.

    'IRAK'TA YAPTIĞIMIZ HER ŞEY MERKEZİ YÖNETİMLE İŞBİRLİĞ İÇİNDE'

    Musul'a gelince… Irak'ta yaptığımız her şey, merkezi yönetimle işbirliği içinde. Türk ordusunun yer aldığı güçlerin bölgede ilerlemesi için bunu iki ülkenin birbiriyle konuşması gerek. Irak yönetimi, ülkedeki sorunlarla Iraklıların ilgilenmesi gerektiğini, IŞİD'i kontrol ettiği bölgelerden Iraklıların çıkarması gerektiğini açıkladı. ABD ve diğer koalisyon ülkelerinden eğitim ve lojistik desteği alıyorlar. Musul'da yapılacak bir operasyonun tutarlı olması gerektiğine inanıyorum ve belirgin bir Türk askeri varlığı olmasını beklemiyorum.

    Benzer bir şekilde Rakka'da da Türk ve ABD askerinin karada geniş katkısının olduğu bir operasyon olacağını öngörmüyorum. Bu önemli çünkü hepimizin ortak arzusu IŞİD ve Nusra gibi grupların yeni radikalleri silah altına almasını önlemek. IŞİD'in daha fazla adam toplamak için yabancı askerlerin ülkeye gelmesini istediğini gördük. Bu çözüme katkı sağlamaz.

    'DARBE GİRİŞİMİ TSK'DA EROZYONA YOL AÇMADI'

    Darbe girişiminin Türk ordusunun kapasitesinde erozyona yol açtığını düşünmüyorum. Daha önce de olduğu gibi Türk ordusunu desteklemeye devam edeceğiz. Yakın çalışmaya devam edeceğiz. NATO müttefikleriyle dayanışmamızı sağlamlaştıracağız.

    Suriye'deki coğrafya çok karmaşık. Sadece Irak'ta ya da sadece Suriye'de kullandığımız kuvvetlerimiz yok. Kombine bir operasyon bölgesi. IŞİD'e karşı bir bölge. O anda neler olduğuyla ilgili spesifik bilgim yok ama muhtemelen aynı anda Türk ordusu destek istediğinde uçaklar Irak ya da doğu Suriye'de başka bir operasyon yürütüyordu ve bu acil yardım çağrısına karşılık gelmedi. Ama bu destek vermemek ya da politik bir mesaj olarak algılanmamalı.

    'İNANIYORUZ Kİ YPG'NİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU FIRAT'IN DOĞUSUNA GEÇTİ'

    İnanıyoruz ki, YPG'nin büyük çoğunluğu Fırat'ın doğusuna geçti. Tek tek herkesin geçip geçmediğini bilmemiz mümkün değil."

    İlgili konular:

    ABD Büyükelçisi Bass'ten Kılıçdaroğlu'na geçmiş olsun ziyareti
    ABD'den Rakka operasyonu açıklaması
    'Türkiye Rakka’ya havadan, Musul’a karadan destek verecek' iddiası
    ABD'den Türkiye'ye El Bab için yeşil ışık
    Kalın: Erdoğan, Putin ve Obama ile Halep’i tekrar görüştü
    Erdoğan'dan Obama'ya: Yönetiminiz YPG ile ilişkiyi tamamen kesmeli
    Erdoğan'dan Obama için bir ilk: YPG is terrorist
    Washington Post: ABD Suriye'yle ilgili son teklifini yaptı, Rusya'dan yanıt bekliyor
    'Türkiye ile Rusya Suriye'de anlaşıyor, farklı olan ABD'
    Etiketler:
    G20 Zirvesi, FETÖ, YPG, TSK, El Nusra, IŞİD, John Bass, Fethullah Gülen, Recep Tayyip Erdoğan, Barack Obama, Menbiç, Cerablus, Rakka, Musul, İstanbul, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın