10:26 25 Şubat 2020
Canlı Yayın
    Politika
    URL'yi kısaltın
    0 43
    Abone ol

    Başbakan Binali Yıldırım, "Başkanlık sistemini öngören teklifimizi Meclis'e sunacağız" ifadelerini kullandı.

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, parti genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'ndaki konuşmasına, yaşamını yitiren Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a rahmet dileyerek başladı.

    ‘KEMAL ABİ'NİN BÜYÜK BİR EMEĞİ VARDIR'

    Unakıtan'ın AK Parti davasının yılmaz bir neferi olduğunu belirten Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

    "Ülkemize, milletimize, partimize çok büyük hizmetleri oldu. O, AK Parti'nin 2002'den itibaren başlattığı dönüşüm ve yenilenmenin kamu maliyesi alanındaki öncü isimlerinden oldu. Bugün iftihar ettiğimiz Maliye Bakanlığı'mızın yapısı, çalışma sistemi ve anlayışında Kemal Abi'nin büyük bir emeği vardır. Güler yüzlü, tevazu sahibi, nüktedan, muhalif olanların bile sevgisini kazanmış değerli bir yol arkadaşımızdı. Ailesinin, partimizin ve milletimizin başı sağ olsun, Allah mekanını cennet eylesin."

    ‘CHP'NİN 'MAĞDURİYET EDEBİYATI' ÜZERİNDEN SÜRDÜRDÜĞÜ SÖYLEMİN NE KADAR SIKINTILI OLDUĞU AÇIK'

    Millete, ülkeye, demokrasiye, çocukların geleceğine kastedenlerin artık hiçbir şansının olmadığını vurgulayan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

    "Başta ana muhalefet partisi olmak üzere, FETÖ gerçeğini anlamamakta direnen bir küçük kesim olduğunu görüyoruz. Hiç kusura bakmasınlar, bu yaptıkları bu asil millete en hafifinden haksızlıktır, siyaseten abesle iştigaldir. CHP'nin 'mağduriyet edebiyatı' üzerinden sürdürdüğü söylemin ne kadar sıkıntılı olduğu açıktır. Bu söylem, FETÖ'nün yeni bir oyunudur. CHP'nin bu oyuna alet olması üzüntü verici. Ana muhalefet partisi bu söylem üzerinden kısa vadeli kazanç elde edebileceği hesabını yapıyor olabilir ama şu bilinmelidir ki 15 Temmuz kahramanları bunu asla hoş karşılamayacak. Bu tavır ancak FETÖ'cülerin sinsice yöntemlerine hizmet eder, başka hiçbir işe yaramaz. Bir mağduriyet lafı tutturup bütün bunların üstünü örtmeye çalışmak ancak terörün hanesine kazanç olarak kaydedilir."

    ‘PKK'YA SON 30 YILIN EN AĞIR DARBESİNİ VURUYORUZ'

    Gerekli mekanizmaları kurduklarını, her şeyin araştırılıp gereğinin yapılacağını anlatan Yıldırım, şunları söyledi:

    "Bu milletin siyasi ve ekonomik olarak şahlanışının önünde taşeron terör örgütleri duramazlar, duramayacaklar. FETÖ ile eş zamanlı olarak hareket eden BTÖ ile de mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. PKK'ya son 30 yılın en ağır darbesini vuruyoruz. Halkımızın güvenliği için sınır ötesi harekatımız devam ediyor. Örgütün, kara ve hava harekatı ile kırsalda büyük oranda gücünü kırdık ve güvenlik güçlerimiz büyük bir fedakarlıkla çalışmalarını sürdürüyor. Cani terör örgütü, bölge insanının en büyük düşmanıdır. Kürt vatandaşlarımızın geleceği, bölgenin menfaatleri için bu mücadeleyi yaptıklarını söylerler. Bölgedeki yaşayan bütün vatandaşlarım şunu iyi bilmelidir ki terör örgütünün sizler gibi bir sorunu asla olmadı ve olmayacak. Hem Türkiye'nin hem doğunun hem güneydoğunun hem Kürtlerin hem de Türklerin tek bir sorunu vardır, o da bölücü terör örgütüdür. Dolayısıyla yapmanız gereken bu sorunu kökünden halletmektir. Terör örgütünü millet ile devlet arasından söküp atmaktır."

    Binali Yıldırım, örgütün bölgede kendilerine karşı duran siyasetçileri, korucuları, iş adamlarını, sivil toplum örgütlerini, aşiretleri, onlara karşı laf söyleyen kim varsa hepsini hedef aldığını kaydederek, "Ancak nafile. Bu kardeşlik bağını bırakın koparmayı, bu hareketler daha da sağlamlaştırıyor, daha muhkem hale getiriyor. Bölge halkı vatanının, devletinin, milletinin yanında. Daha pazar günü Van'da toplanan aşiret mensupları bir kez daha bir şamar gibi terör örgütüne karşı duruşlarını ortaya koydular. Milletinden, devletinden yana açıkça taraf oldular ve örgüte karşı mücadele yemini ettiler" ifadesini kullandı.

    ‘BİZİM RUH HALİMİZ VATANDAŞA BİRE BİR YANSIR'

    İl başkanlarına seslenen Yıldırım, "İnancınızı, enerjinizi ve moralinizi hep yüksek tutun. Toplumun, milletin moral ve motivasyonunu özenle koruyun. Milletimizin nabzını tutun, çünkü biz iktidar partisiyiz. Bizim ruh halimiz, vatandaşa bire bir yansır" dedi.

    Akşam eve gittiğinde suratını asık gören torunlarının kendinden uzaklaştığını, gülümseyen yüzünü gördüklerinde ise koşa koşa kucağına atladıklarını aktaran Yıldırım, "Bizim görevimiz, insanların gerginliğini arttırmak, moral değerlerini çökertmek değil moral daima yüksek olacak" diye konuştu.

    ‘BİR TANE HATAYI, YANLIŞ İŞİ DÜZELTMEK İÇİN 28 TANE DOĞRU İŞ YAPMANIZ LAZIM'

    "Her konuda kendinize sınır koyun ama millete hizmette kendinize sınır koymayın" vurgusu yapan Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

    "Hizmet sektörü zor bir iştir. İnsana hizmet, en zor iştir. Yıllarca bu işi yaptım, bir tane hatayı, yanlış işi düzeltmek için 28 tane doğru iş yapmanız lazım, ne kadar ağır bir bedel. Onun için çok hassas olacağız, vatandaşa yüzümüzü çevirmeyeceğiz, vatandaşımızın söylediklerini emir telakki edeceğiz. Patron vatandaş. Türkiye'de vatandaşa, millete tepeden bakanların çok partili siyasi hayattan sonra işlerinin ne kadar zor olduğunu hep gördük. AK Parti'nin farkı bu, vatandaşın ortalamasını temsil ediyor. Vatandaşın içinden geldi, bütün kesimlerin, bütün katmanların derdini, sorunlarını biliyor, onlar gibi yaşıyor, onlar gibi çalışıyor, ülkesini daha güzel günlere, daha iyiye taşımak için canla başla gayret ediyor."

    ‘KENDİMİ DENETİMLİ SERBESTLİKTE GÖRÜYORUM'

    Yıldırım, "Ben bakan olduğumda, çocuklarım bana dedi ki, 'Baba sen bakan oldun ama biz mutlu değiliz'. Şaşırdım. 'Niye mutlu değilsiniz evladım?' diye sordum. 'Bizim hayatımız kısıtlandı, baba. Oraya gitsek acaba gören mi olur, buraya gitsek bu mu olur? Biz sen bakan değilken, daha rahat hareket ediyorduk. Şimdi yaşamımızı kısıtladın' dedi. Böyle de bir bakış açısı var. Ben şimdi başbakanlık görevini üstlendim, kendimi denetimli serbestlikte görüyorum. Bir adım daha zora gitti bizim işler. Kapıdan çıkıp, ayağını attığın an, her taraftan bir kafa uzanıyor. Şöyle gidiyim de, şurada rahat yürüyeyim, balıkçıya gideyim, balık alayım, milletle konuşayım, nerede… Yok. İnsanız, hangi görevi yaparsak yapalım normal insan nasıl davranıyorsa, neye ihtiyacı varsa bizim de onu yapmamız lazım. Neyse özel meselelerimizi milletle paylaşmaya gerek yok ama millet bilecek, millet bilsin ki sorumluluk AK Parti kadrolarında en üst seviyededir. Bütün bunlar milletimizin inandığı değerlere ne kadar bağlı olduğumuzu göstermektedir" diye konuştu.

    ‘RUSYA İLE İLİŞKİLERDE DAHA İLERİ BİR SEVİYEYE ULAŞMAK İÇİN KAPSAMLI İŞBİRLİĞİNE GİDİYORUZ'

    Yıldırım, Rusya ve İsrail ile dostlukları arttırıp, düşmanlıkları azaltma politikası çerçevesinde ilişkilerin düzeltildiğini aktararak, şunları söyledi:

    "Son olarak Rusya ile ilişkilerde kriz öncesinin şartlarına geri gelmek ve bununla da yetinmeyip daha ileri bir seviyeye ulaşmak için kapsamlı işbirliğine gidiyoruz. Savunma sanayi, enerji, tarım, ulaştırma, turizm alanında ve karşılıklı yatırımların arttırılması yönünde kapsamlı kararlar aldık ve uygulamaya geçiriyoruz. Mavi Akım'dan sonra dünya enerji güvenliği açısından büyük önem ifade eden, özellikle Avrupa'ya Türkiye üzerinden gidecek TANAP projesi süratle devam ediyor. Bu TANAP projesi doğudan batıya bütün Anadolu topraklarını geçiyor."

    'DERSHANELERİ KAPATIRSANIZ SİZİN İÇİN İYİ OLMAZ', AYNEN BÖYLE DEDİLER'

    Başbakan Yıldırım, parti kapatmalar, muhtıralar, yargı darbeleri ve Gezi olayları gibi önlerine engeller çıkartıldığının altını çizerek, şöyle devam etti:

    "17-25 Aralık'ı getirdiler, olmadı, yetmedi, 15 Temmuz'da finale geldiler. Ana muhalefet partisi bize cevap veriyor, 'Ben mağdur edebiyatına bakmam, bunların haklarını savunmaya devam edeceğim.' diyor. Et kardeşim. FETÖ'cülerle senin muhabbetin iyiyse bana ne. Ben millete, milletin hakkına bakarım. Alçakların, bu milletin geleceğini karartmaya çalışanların hakkıyla, hukukuyla bizim işimiz olmaz. Onları mahkemeler görecek, ben görmeyeceğim. Şimdi anlatıyor, 'Bunlar 2003'te, 2004'te vardı. Siz niye bunları yapmadınız, görmediniz, etmediniz' diyor. Kardeşim, terör örgütü ile diğer işleri birbirine karıştırma. Terör örgütü olarak bunlar ne zaman ortaya çıktı? İlk belirgin ortaya çıkmaları 17 Haziran'dır, belirtileri 17 Aralık'tır. Belirtileri bunun, MİT kriziyle, 2012'de başladı, hatta yargı reformu yaptığımız anayasa referandumundan sonra belirtilerini gördük. Ondan sonra MİT krizi, ondan sonra Gezi olayları ve 'Dershaneleri kapatacağız' deyince geldi kafa tuttular. 'Dershaneleri kapatırsanız sizin için iyi olmaz', aynen böyle dediler. Ne olacak kardeşim, 'Görürsünüz'. Cumhurbaşkanımız o zaman Başbakan, 'Hadi dışarı' dedi, (defolun gidin, bildiğinizi arkanıza koymayın.)"

    17 Aralık sürecinde "Bu bir terör örgütüdür, yargı darbesi yapmaya kalkmıştır" diyerek tavırlarını ortaya koyduklarını dile getiren Binali Yıldırım, yerel seçimlerde yaşananları anlattı.

    ‘O ABLALAR, BACILAR, ABİLER KENDİNİ PARÇALIYOR, CHP'YE, HDP'YE OY TAŞIMAK İÇİN GECESİNİ GÜNDÜZÜNE KATTI'

    Yıldırım, "Siz ne yaptınız, yerel seçimlerde kol kola girdiniz. Canlı şahidiyim. O ablalar, bacılar, abiler kendini parçalıyor. CHP'ye, HDP'ye oy taşımak için gecesini gündüzüne kattı. O zaman neredeydiniz, o zaman anlayamadınız mı siz? Tamam diyelim ki biz önceden anlayamadık, 17 Aralık'ta tehlikenin boyutunu gördük, tavrımızı net koyduk. Daha 17 Aralık'tan hemen önce, 4 Aralık'ta heyet gönderdi Cumhuriyet Halk Partisi Amerika'ya" diye konuştu.

    Heyet için "Oturdular, yediler, içtiler, nasıl işbirliği yaparız bunu konuştular" ifadesini kullanan Yıldırım, "4 Aralık… 17 Aralık'tan kısa bir süre önce. Bunu da ayıplamıyorum. O zaman 17 Aralık olmamıştı. Hadi onu da kabul edelim. 17 Aralık'tan sonra hâlâ bunlarla birlikte hareket edeceksin, 15 Temmuz'u da göreceksin, yaşayacaksın, yani pes. Diyecek bir şey yok. Millete havale ediyorum. Şehitlerimizin, gazilerimizin, vicdanına bunları havale ediyorum" dedi.

    ‘KILIÇDAROĞLU'NUN BU YANLIŞTAN DÖNMESİNİ BEKLİYORUM'

    "Bunlara sahip çıkmak, milletin geleceğine, milletin 15 Temmuz'da ortaya koyduğu bu kahramanlığa karşı en büyük saygısızlık" diyen Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:

    "Bu siyaset değil, siyasetimizi meydanlarda yapalım, vatandaşa ne anlatacaksak anlatalım ama bu ülkeyi yıkmak isteyenlere, bu milletin geleceğini karartmak isteyenlere arka çıkmak hiçbir şekilde, hiçbir şeyle izah edilemez. Yol yakınken Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu yanlıştan dönmesini bekliyorum. 'Yenikapı' ruhuna bağlı kalmasını, milletin huzurunda verdiği sözlerin arkasında olduğunu görmek istiyorum."

    ‘BAHÇELİ'YE DE TEŞEKKÜR EDİYORUM'

    "15 Temmuz'dan beri bütün olayları, gerek bölücü terör gerek FETÖ terör örgütü, hükümetimizin bu konulardaki canla başla mücadelesinde sağduyulu duruşuyla, davranışıyla, milletten, bayraktan, devletten yana tavır koyan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli'ye de teşekkür ediyorum" diyen Yıldırım, Bahçeli'nin partiler üstü bir anlayışla, kısa vadeli siyasi hesapları bir tarafa bırakarak millet, ülke ve gelecek için örnek bir davranış sergilediğini söyledi.

    ‘TÜRKİYE FİİLİ DURUMU HUKUKİ DURUM HALİNE DÖNÜŞTÜRMEK MECBURİYETİNDEDİR'

    Bahçeli'nin dün yaptığı açıklamayı ‘fevkalade Türkiye'nin geleceğini inşa etmeye yönelik, umut verici bir açıklama' olarak niteleyen Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

    "AK Parti olarak bizim baştan beri söylediğimiz şeydir. Türkiye fiili durumu hukuki durum haline dönüştürmek mecburiyetindedir. 15 Temmuz'da dönüşüm olmuş, askeri yüksek yargıda dönüşüm olmuştur, askeri idare mahkemeleri ile ilgili yapılan düzenlemelerle bir anayasa ihtiyacı artık acil hale gelmiştir.

    Türkiye'nin istikrarının sürmesi, Türkiye'nin iç ve dış tehditlere karşı birliğini beraberliğini muhafaza ederek güçlenerek mücadele etmesi için sistemin tıkanıklıklarının ortadan kaldırılması bir zaruret haline gelmiştir. Sayın Bahçeli'nin bunu görmüş olması ve bu konudaki yol açıcı beyanatları cesaret verici. AK Parti olarak biz uzun süreden beri buna hazırız ve bu yolda adımlarımızı da derhal atacağız. Kararı ya Meclis verecek ya da millet verecek. Milletin verdiği karar en doğru karardır, başımızın gözümüzün üstünde yeri vardır. Baştan beri diyoruz, getirelim milletin önüne koyalım, lafını etmeyelim."

    ‘YETER, ARTIK MİLLETİ BUNUNLA MEŞGUL ETMEYELİM'

    Yaklaşık 15 yıldır yeni anayasa tartışmalarının yapıldığını belirten Yıldırım, "Yeter, artık milleti bununla meşgul etmeyelim" dedi.

    Yıldırım, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin bu konudaki çağrısını aynen kabul ettiklerini ve kısa sürede Meclis'e yeni anayasa tekliflerini getireceklerini bildirdi.

    Güçlü, bütün kurumları uyumlu bir şekilde çalışacak, sürekli güçlü iktidarı ve istikrarı teminat altına alacak bir sistem düşündüklerini dile getiren Yıldırım, mevcut parlamenter sistemin zaman zaman istikrarı sağladığını ancak büyük bir zaman diliminde de zayıf iktidarlar nedeniyle Türkiye'nin dertlerine çözüm üretilemediğini vurguladı. Yıldırım, şunları kaydetti:

    ‘KOALİSYON DÖNEMİNDE KAZANIMLAR MAALESEF HEBA EDİLİYOR'

    "Son dönem demokrasi tarihimize bakın, tek başına iktidarların olduğu süreler, 50-60, 80-90 buralarda büyüme istikrarla devam ediyor, kalkınma devam ediyor, ticaret, bütçe, milli gelir artmaya devam ediyor ama koalisyon döneminde bu kazanımlar maalesef heba ediliyor. Onun için sürekli güçlü bir siyasi iradeyi oluşturacak istikrarı kalıcı hale getirecek bir sistem değişikliği Türkiye'nin vazgeçilmez bir ihtiyacıdır. Bu sadece istikrar için değil Türkiye'nin birliğinin, beraberliğinin kardeşliğinin de sağlamlaşarak devamı açısından elzemdir, muhakkak yapılması gerekir.

    Bugüne kadar anlaşılan başta 60 madde olmak üzere diğer eksik kalan maddeleri de AK Parti Grubu hazırlayacak, Meclis'e getirecek ve Meclis'in onayına sunacak. Meclis ister 367 ile kabul etsin ister 330 ile kabul etsin her iki halde de son onayı millete götüreceğiz. Böylece artık yıllardır devam eden bu sistem tartışmasını, kör dövüşü sona erdireceğiz. AK Parti sorunları, torunlara havale eden bir parti değildir. AK Parti sorunları çözen partidir, sorunların parçası değil çözümün parçası, çözümün öncüsü olan bir partidir."

    ‘CUMHURBAŞKANIMIZ İLE ARAMIZA HİÇ KİMSE GİREMEZ'

    Yıldırım, ‘üretim, yatırım, istihdam, kriz çözmek ve darbe savuşturmak' anlamına gelen AK Parti'nin, milletin sevdalısı, milli iradeye sahip çıkan, mazlumun yanında olan, ‘teröre' net olarak karşı olan parti olduğunun altını da çizdi. Yıldırım, "Cumhurbaşkanımız, liderimiz, milletimizin gönlünde taht kuran Sayın Recep Tayyip Erdoğan demektir. Bu muhabbeti kimse zedeleyemez, Cumhurbaşkanımız ile aramıza hiç kimse giremez. Cumhurbaşkanımız partimizin kurucusudur, halkın büyük bir oranla seçtiği cumhurun başıdır, Türkiye sevdalısıdır, tabii ki Cumhurbaşkanımıza en uyumlu şekilde çalışacağız. Bizi uyumsuz gibi göstermeye çalışanların her zaman hayal kırıklığına uğramaları kaçınılmaz olacaktır" değerlendirmesini yaptı.

    Türkiye'nin artık karanlık tuzaklar kurarak teslim alınacak, bölünebilecek, ayrıştırılabilecek bir ülke olmadığına işaret eden Yıldırım, "AK Parti Türkiye'dir, Türkiye AK Parti'dir" diyerek konuşmasını tamamladı.

    İlgili konular:

    Binali Yıldırım: Başkanlık yolu 2007 referandumuyla açıldı
    HDP: OHAL maskesi altında başkanlık sistemi dayatılıyor
    Cumhurbaşkanlığı'ndan 'başkanlık' açıklaması: Bir cisim yaklaşıyor
    Yıldırım'dan hükümet programında 'başkanlık' vurgusu
    Etiketler:
    Başkanlık sistemi, FETÖ, MHP, PKK, CHP, AK Parti, Binali Yıldırım, Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın