16:17 23 Eylül 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın

    Kalın: Kıyamet DEAŞ için koptu, iyi de oldu

    © AA / Elif Öztürk
    Politika
    URL'yi kısaltın
    0 0 0

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Pazar günü DEAŞ terör örgütü açısından teolojik anlamları da olan, kendilerine göre kıyamet savaşının kopacağını iddia ettikleri Dabık şehri de onların elinden alındı, kıyamet falan kopmadı. Tam tersine kıyamet DEAŞ için koptu, iyi de oldu" dedi.

    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konferans Salonunda 15 Temmuz darbe girişimi gecesi hayatını kaybeden Prof. Dr. İlhan Varank anısına ‘Akademik Büyüteç ile 15 Temmuz' başlıklı bir sempozyum düzenledi.

    Batıdaki tepkilere bakıldığında, Avrupa merkezci, oryantalist söylemler içerisinde 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde Türk kadınının oynadığı rolün göz ardı edildiğine dikkati çeken Kalın, şu değerlendirmelerde bulundu:

    ‘BATI BASININDA PYD'NİN, PKK'NIN SAFLARINDA SAVAŞAN TERÖRİST KADINLARIN NASIL ROMANTİZE EDİLDİĞİNİ, İDEALİZE EDİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜN'

    "Neden? Çünkü kafalarındaki kadın profiline uymayan bir kadın tipi çıktı o gün sokaklara. Darbeye 'Dur' diyen o kadın, onların arzu ettiği, tanımladığı 'modern kadın' tanımına uymadığı için ihmal edildi, göz ardı edildi. Bir an için daha 5-6 ay öncesine kadar Batı basınında PYD'nin, PKK'nın saflarında savaşan terörist kadınların nasıl romantize edildiğini, idealize edildiğini düşünün, fotoğraflarla, mülakatlarla, özel hayatları hakkında verilen bilgilerle… Bir de bunun karşısında 15 Temmuz gecesinde darbeye direnen, demokrasi, özgürlük, hukukun üstünlüğü için canını feda etmekten çekinmeyen kadınlarımızın hikâyelerine ne kadar yer verildiğine ya da yer verilmediğine bakın. Buradaki kontrast o kadar açıktır ki bu ön yargıların ne kadar derinlere gittiğini o kadar açık bir şekilde ortaya koymaktadır ki biz elbette bunları hiçbir zaman unutmayacağız."

    ‘SURİYE HALKI KENDİ, ŞEHİRLERİNE DÖNENE KADAR İNŞALLAH FIRAT KALKANI DEVAM EDECEK'

    ÖSO-Dabık-IŞİD
    © AA / Yasir Al Ahmed
    Kalın, Türkiye'nin 15 Temmuz öncesine göre daha güçlü bir noktada bulunduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Darbe girişimini yapanların hesaplarının tam tersine bugün Türkiye, yepyeni bir toplumsal mutabakatla, bir Yenikapı ruhuyla, milletiyle birlikte çok daha güçlü bir konumda bulunmaktadır. Bu 15 Temmuz darbe girişimi ya da buna benzer bir darbe girişimi bir başka ülkede olsaydı, o ülkede devlet çöker, siyaset biter, ekonomi dağılır, toplum birbirine girerdi. Ama tam tersine darbe girişiminden sadece 5.5 hafta sonra Türkiye Cumhuriyeti, kendi imkan ve kabiliyetleriyle Fırat Kalkanı harekatını başlattı. Yani bir terör örgütünü defederken, FETÖ'nün darbe girişimini dağıtırken aynı zamanda bir başka terör örgütüne, DEAŞ'a karşı Suriye'de Suriye halkı için ve kendi güvenliğimiz için bir askeri harekat başlattı. Hamdolsun şu anda 55-56. gününe girdi ve son derece başarılı bir şekilde bu harekat devam ediyor, ta ki sınırlarımız bütünüyle güvence altına alınana ve Suriye halkı kendi köylerine, kasabalarına, şehirlerine dönene kadar da inşallah bu harekat devam edecek. Pazar günü DEAŞ terör örgütü açısından teolojik anlamları da olan, kendilerine göre kıyamet savaşının kopacağını iddia ettikleri Dabık şehri de onların elinden alındı, kıyamet falan kopmadı. Tam tersine kıyamet DEAŞ için koptu, iyi de oldu. Bundan sonra da inşallah bu terör örgütüne karşı mücadelemiz devam edecek. Ama aynı zamanda PKK terör örgütüyle de mücadelemiz devam ediyor. Tüm bunları alt alta koyduğumuzda Türkiye, bugün aynı anda 3 terör örgütüne karşı, PKK'ya, DEAŞ'a, FETÖ'ya karşı mücadele eden tek NATO üyesi ülkedir. Bu gerçeği bile bazıları kabul etmekten, itiraf etmekten zaman zaman çekiniyorlar. Biz bunlara hiç aldırmadan, milletimizin iradesiyle, liderliğimizin dirayetiyle bunlarla mücadele etmeye devam edeceğiz."

    ‘ŞEHADET, ÖZGÜRLÜK YOLUNDA ATILMIŞ EN ÖNEMLİ ADIMDIR'

    İbrahim Kalın, 15 Temmuz vesilesiyle ‘şehadet kültürünün' yeniden hatırlandığını dile getirerek, "Şehadetin derin manasını da bizim kavramamız ve bunu özgürlükle ilişkilendirmemiz gerekiyor. Çünkü aslında şehadet, özgürlük yolunda atılmış en önemli adımdır. Aslında gerçek manada özgür olanlar şehitlerdir çünkü ancak özgür olan insanlar, şehadete adım atabilirler. Bu dünyanın, nefsin, malın, mevkinin, makamın bütün sınırlarından, kayıtlarından, kurtulmuş gerçek manada özgür olan insanlar gene ancak ve ancak şehitlerdir" diye konuştu.

    ‘BİZİM GELENEĞİMİZDE TESLİMİYET, HİÇBİR ZAMAN AKLI TATİLE ÇIKARTMAK DEMEK DEĞİLDİ'

    Modern birey, akıl ve rasyonalite anlayışı çerçevesinde teslimiyet denildiğinde genellikle akla ‘pasif, aklı bir kenara koymuş bir yaklaşım tarzı' geldiğine değinen Kalın, "Halbuki bizim geleneğimizde teslimiyet, hiçbir zaman aklı tatile çıkartmak demek değildi. Tam tersine teslimiyet, akıl ve irademizi doğru bir şekilde kullanarak, hakkın yolundan devam etmektir. Teslimiyet, hiçbir zaman körü körüne bir bağlılık değil, tam tersine aklımızı ve irademizi kullanarak vardığımız bir neticedir" dedi.

    ‘ANCAK VE ANCAK ÖZGÜR OLAN BİREYLER ŞEHİT OLABİLİRLER'

    ‘Şehadet mertebesinin, özgür ve anlamlı, hayatın nirengi noktası' olduğunu vurgulayan Kalın, şöyle devam etti:

    "Şehadet mertebesine ulaşmış kişinin hem özgür hem de anlamlı bir hayatı şehadet mertebesiyle kemale erdirmiş, sonuca ulaştırmış kişi demektir. Bu manada ancak ve ancak özgür olan bireyler şehit olabilirler. Çünkü o iradeyi ortaya koymak aynen 15 Temmuz gecesi olduğu gibi, 'Arkadaşlar biz korkarsak herkes korkar, ben sokağa çıkıyorum' diyen kişi aslında, Necip Fazıl'ın güzel ifadesiyle sağına, soluna bakmadan tek başına 'Ben ümmetim' diyerek sokağa çıkan o puthaneyi, putları yıkan Hz. İbrahim gibidir. Onların yolundan giden kişidir. Şehit bu manada, bu özgürlüğü kendi nefsinde yaşamış, idrak etmiş, kendini gerçekleştirmiş ve bunun için de anlamlı bir hayata ulaşmış kişidir. Bu manada ancak şehitler gerçek manada özgür olan kişilerdir. Zira muhteva ve istikametten yoksun bir özgürlük anlayışını bizim anlam krizine düşmeden çözmemiz mümkün değildir."

    'TAMAM DARBE OLDU, ÖNÜMÜZE BAKALIM, GELECEĞE BAKALIM' DİYEBİLİRLER, BUNUN BİR TUZAK OLDUĞUNU HEPİMİZİN BİLMESİ LAZIM'

    İbrahim Kalın, 15 Temmuz gecesiyle ‘şehadet' kavramının, bireyin varlığının anlamları açısından tekrar ele alınmasının, bu süreci bundan sonra yürütmek açısından en büyük önemi arz eden konulardan biri olduğunu anlattı.

    15 Temmuz'u asla unutmayacaklarını, unutturmayacaklarını dile getiren Kalın, "Onları unutmak gaflettir, onlara vefasızlıktır. Birileri bize 'Tamam darbe oldu, önümüze bakalım, geleceğe bakalım' diyebilirler, bunun bir tuzak olduğunu hepimizin bilmesi lazım. Tam tersine 15 Temmuz sonrasında atacağımız her adımı, 15 Temmuz gecesinde yaşananları sürekli hatırlayarak atmak zorundayız. O yüzden bugün Türkiye hem kendi toprakları içerisinde hem de dünyanın dört bir tarafında FETÖ terör örgütüne, ihanet şebekesine karşı kapsamlı ve kararlı bir mücadele veriyor" ifadelerini kullandı.

    ‘BATI'NIN BAŞINA BÖYLE BİR DARBE GİRİŞİMİ GELSEYDİ TEPKİLERİ NASIL OLURDU?'

    "Birileri Batı'dan bizi eleştiriyor. Doğrudur ama acaba kendilerinin başlarına böyle bir darbe girişimi gelseydi, böyle bir örgüt 30-40 yıl bir hazırlıktan sonra bu ülkedeki meşru demokratik düzeni değiştirmek için yüzlerce insanı öldürseydi, kendi ordularıyla, silahlarıyla, tanklarıyla, tüfekleriyle halkın karşısına çıksaydı acaba Batılıların tepkisi nasıl olurdu?" diye soran Kalın, şunları kaydetti:

    ‘ONLARIN NASIL TEPKİLER VERDİĞİNİ DE GÖRDÜK'

    "Batı'da yaşanan darbe girişimlerinde gördük, modern dönemde Yunanistan, İspanya, Portekiz'de, diğer yerlerde yaşanan darbe girişimlerini gördük. Onların nasıl tepkiler verdiğini de gördük. Bugün bizi bazen eleştiriyorlar, 'Şu kadar kişiyi işten attınız, şu kadar kişi görevden uzaklaştırıyorsunuz. Bunları nereden biliyordunuz?' Bakın, FETÖ terör örgütünün başındaki kişi bir noktada, bundan 7-8 yıl önce Türkiye'de 3 milyondan fazla takipçisi olduğunu ifade ediyor. 30 küsur yıllık bir hazırlık neticesinde devletin her kademesine sızmış bu örgüt mensuplarını temizlemek bizim 15 Temmuz şehitlerimize bir vefa borcumuzdur. O gece hayatının en büyük riskini alarak sokağa çıkan milletimize, şehitlerimize ve gazilerimize bir vefa borcumuzdur. Aynı zamanda bu ülkenin geleceğini tekrar karartmamaları için, bu ülkenin demokrasisi, özgürlüğü, hukukun üstünlüğü için bu bizim en büyük vazifemizdir. Elbette bu mücadele kararlı bir şekilde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir."

    İlgili konular:

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın'dan İbadi'ye Erdoğan uyarısı
    Kalın: Putin'le 10'undan önce bir telefon görüşmesi ayarlamaya çalışıyoruz
    Kalın ve Bingöl, 15 Temmuz'da ölenler için türkü söyledi
    Kalın: Güvenli bölge tek seçenek
    Kalın: Rusya ile adım atmasaydık, Suriye'deki operasyonu yürütemeyebilirdik
    Kalın: Türkiye'nin amaçlarından biri Suriye'nin toprak bütünlüğünü korumak
    Kalın: Erdoğan, Putin ve Obama ile Halep’i tekrar görüştü
    Kalın: Çanakkale ruhunu yeniden yaşattık
    Etiketler:
    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), IŞİD, PKK, FETÖ, İbrahim Kalın
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın