07:15 12 Kasım 2019
Canlı Yayın
    Orgeneral Necdet Özel'e şeref madalyası

    'Necdet Özel, komisyona gelmezse olağan şüpheliler sınıfına girer'

    © AA /
    Politika
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 0 0
    Abone ol

    TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun CHP'li üyesi İzmir Milletvekili Aytun Çıray, komisyonun amacının bu işin bürokratik sorumlularını, siyasi aktörlerini, siyasi destekçilerini ve darbenin amacını ortaya çıkarmak olduğunu söyledi.

    Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı'nın öncelikli olarak komisyona bilgi vermesi gerektiğini ifade eden Çıray, Cumhurbaşkanı'nın eniştesi Ziya İlgen'in de komisyona gelmesi konusunda CHP olarak ısrarcı olacaklarını söyledi. Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'in komisyona gelmek yerine sorulara yazılı yanıt vermek istemesini de eleştiren Çıray, "Buraya gelmezse olağan şüpheliler sınıfına girer Sayın Necdet Özel, bu komisyonun çalışmalarını kolaylaştırmadığı için" dedi.

    CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, 15 Temmuz darbe Girişimi Araştırma Komisyonu'nun bir aylık çalışmasını ve komisyonun bundan sonraki yol haritasını Sputnik'e değerlendirdi. Aytun Çıray'ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

    ‘DOLGU İSİMLERLE ALGI OPERASYONU YAPMASALAR DAHA FAZLA MESAFE ALMIŞ OLURDUK'

    Araştırma Komisyonu çalışmalarında yaklaşık bir aylık süreyi geride bıraktı. Bu bir aylık süreyi komisyon olarak nasıl geçirdiniz, davet edilen tüm isimler dinlenebildi mi?

    Eğer Adalet ve Kalkınma Partisi, birtakım dolgu isimlerle bir algı operasyonu yapmaya çalışmasaydı, bu bir ay içerisinde çok daha fazla mesafe almış olabilirdik. Fakat en baştan bazı ilahiyatçılar, önemli görevlerde bulunmamışları, ya da televizyonlarda herkesin bildiği şeyleri tekrarlayan bilinen isimleri çağırarak esasında zaman kaybettik. Ama bütün bunlara rağmen birkaç oturum var ki, hakikaten bu komisyon ne yapılırsa yapılsın Türkiye için faydalı olacağını ortaya koydu.

    ‘ORG. ÜMİT DÜNDAR AÇIK YÜREKLİLİKLE SORULARI CEVAPLANDIRDI'

    Faydalı olarak nitelendirdiğimiz oturumlar hangisiydi?

    Bunlardan biri Sayın Ümit Dündar'ın (Genelkurmay 2. Başkanı) geldiği toplantıydı. O toplantıda bu değerli komutan çok açık yüreklilikle soruları cevaplandırdı. Bunların en önemlilerinden birisi Sayın Dündar'ın o gece sabaha kadar Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile hiçbir telefon konuşması yapmamış olması. Kendisi Sayın Cumhurbaşkanı ile havaalanında karşılaşmış. Diğer açığa çıkan ve hakikaten onun içinde saygınlığını artıran bir başka konu, basında yazıldığı gibi kendisine Cumhurbaşkanına Devlet Bahçeli (MHP Genel Başkanı) ismi ile refere etmediğinin ortaya çıkmasıydı. Kendisine sordum, dedim ki ‘Sayın Genelkurmay 2. Başkanı siz kendinizi Devlet Bahçeli ile mi refere ettiniz?', ‘Hayır bu gerçek değil' dedi.

    ‘YAZILI OLARAK UÇUŞ PLANLARINI İSTEDİM'

    Ama en önemli şey belki de onun gerisinin aydınlanması gereken şey, Sayın Cumhurbaşkanı'nın havaalanına inmesinde, uçağının inmesinde (15 Temmuz gecesi) bir ordu komutanı olarak ve ordu olarak hiçbir güvenlik tedbiri almadıklarını, böyle bir katkıda bulunmadıklarını söylediler. Bu da bence çok önemli ve açık yüreklilikle yapılan bir açık bir açıklamaydı. Şimdi biz merak ediyoruz. Ben o yüzden tekrar yazılı olarak uçuş planlarını istedim. Başta Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu, MİT Müsteşarı ve devletin önemli bazı bürokratlarının.

    Komisyonun çalışma takvimi çerçevesinde davet edilen bazı isimlerin gelmediği ifade ediliyor. Neden gelmediklerine ilişkin bilgi verildi mi?

    Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, Allah sağlık versin bir ağır rahatsızlık geçirdiğini, mazeret göstererek gelmedi. Fakat Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel herhangi bir mazeret beyan etmeden, soruları kendisine yazılı olarak göndermemizi istedi. Biz CHP olarak toplantıda buna karşı çıktık. Dedik ki, bu komisyon tarihi bir komisyon, Başbakanların, Cumhurbaşkanlarının dinleneceği bir komisyona Sayın Necdet Özel gelmeli. Ayrıca Necdet Bey, bu kalkışmanın oluşmasında içeride örgütlenen asker kılıklı çetenin en çok örgütlendiği dönemin Genelkurmay Başkanı. Bunun hesabını vermek durumunda. Bürokratik hesabını verecek ki, biz bürokrasi ile siyaset ilişkisini de ortaya çıkaralım. O nedenle tekrar yazı ile davet edilmesini istedi. Eğer bu komisyona gelmezse bunu millete yapılmış en büyük saygısızlık olarak görürüm. Canları, kanları pahasına şehit vererek darbeyi önleyen bu millet ve onun Atatürkçü kahraman silah arkadaşları onu affetmez. Buraya gelmezse olağan şüpheliler sınıfına girer Sayın Necdet Özel, bu komisyonun çalışmalarını kolaylaştırmadığı için.

    Komisyon Başkanı yeni bir yazı ile Özel'i yeniden mi davet edecek, yoksa yazılı soru mu göndereceksiniz?

    Evet, davet edecek tekrar, davet etmesini istedik. Ondan sonra siyasi tutum alacağız karşısında. Ama oraya gelmeden önce bir başka mesele var?

    ‘HİLMİ ÖZKÖK'ÜN SÖZLERİ BU KALKIŞMANIN SİYASİ SORUMLUSUNUN İLK İŞARETİ OLMUŞTUR'

    Nedir o mesele?

    Yine eski Genelkurmay Başkanlarından ikisi geldi buraya. Her ikisi de çok önemli şeyler söylediler. Sayın Hilmi Özkök'ün söylediği ‘2004 Milli Güvenlik Kurulu'nda biz bu tehlikeye dikkati çektik, hatta bir icra planı bile getirdik, fakat hükümet bunu kale almadı' ifadesi bu kalkışmanın siyasi sorumlusunun ilk işareti olmuştur.

    ‘BAŞBAKAN SÜREKLİ SAVUNMA HALİNDE'

    Başbakan Binali Yıldırım'dan da Özkök'ün bu açıklamalarına bir yanıt geldi, 2004 MGK'sında alınan kararın farklı olduğunu söyledi…

    Sonra da (Gazeteci) Nedim Şener geldi, kararın bütününü oraya koydu. Çok özel bilgiler var. Adeta nasıl darbeyi yapacağına dair bilgiler konmuş MGK kararına. Şimdi Sayın Başbakan sürekli savunma halinde. Geçenlerde ben bir beyanat verdim. Dedim ki, benim bildiğim en az iki fakat dört bakan olabilir ve 58'in üzerinde ByLock sistemini kullanmış. Hemen Sayın Başbakan çıkıp dedi ki, ‘Adalet ve Kalkınma Partisi'nde ByLock kullanan yok. Bu insan aklıyla, milletimizin aklıyla alay etmektir.

    ‘BYLOCK KULLANAN BAKAN VE AK PARTİLİ VEKİLLER VAR'

    Bu açıklamanızı da zaten soracaktım, AK Partili bakan ve milletvekillerinin ByLock sistemini kullandığını neye dayanak söylüyorsunuz, elinizde bilgi, delil var mı?

    Yüzde yüz güvenilir bürokratik kaynaklardan aldım ben. Geçmişteki bürokrasi hayatımdan tanıdığım, bana güvenen ve Türkiye'nin demokrasiye, tam demokrasiye geçmesinin hayalini kuran, bunun mücadelesini veren samimi insanlar var bu ülkede.

    ‘HÜKÜMET DE BUNU BİLİYOR'

    Yani bu iddianıza ilişkin bilgi ve belgeler hükümette de var mı diyorsunuz?

    Evet, var, hükümette bunların hepsi var. Hangi bakanların olduğunu da biliyorlar. Şimdi bakar mısınız Türkiye'de bir 17-25 Aralık yargı operasyonu yapılıyor. Bu işin başrolünde olan insanların bazıları hâlâ hükümetlerde görevli. Bu sorgulanması gereken bir şey.

    ‘KOŞENER'İN KONUŞMASI AYNI ZAMANDA SUÇ DUYURUSU NİTELİĞİNDE'

    Ama Sayın Özkök'ten sonra Sayın Işık Koşener'in (Eski Genelkurmay Başkanı) yaptığı konuşma bence tarihe önemli bir not aynı zamanda bir suç duyurusu niteliğinde.

    Hangi açıdan?

    Kendisi Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) öncesi Türk ordusunun vatansever, yetenekli, liyakatli generallerine, albaylarına ve subaylarına yapılan yargı operasyonlarını HSYK kullanılarak ve HSYK'nın dizayn ettiği mahkemeler kullanılarak yapılan yargı operasyonlarını yetkililere anlattım diyor. Ben kendisine sordum, kim bu yetkililer, zamanın Başbakanı ve Cumhurbaşkanı. Pek neden istifa etmek zorunda kaldınız? Diyor ki, ‘dinlemeyeceklerdi ve bu subayları bana tasfiye ettirip, çete elemanlarının atanmasında ben imza atacaktım, bu sorumluluğu kabul edemezdim'. Bu tarihi bir açıklama.

    ‘BİR SORUYLA BİR ŞEHİR EFSANESİ DAHA YIKILDI'

    Bu anlamlarda baktığımızda komisyon hakikaten görevini yapıyor. Şimdi o yüzden Sayın Necdet Özel'in buraya gelmemek gibi hakkı yok. Dün Işık Koşaner'e sorduğumuz bir soruyla bir şehir efsanesi daha yıkıldı. Güya eski kuvvet komutanı arkadaşlarıyla istifa ederken Işık Koşaner, Necdet Özel'e demiş ki, ‘sen burada kal nöbet tut'. Biliyorsunuz bu çok yazılıp çizildi ve yalanlanmadı. Bunu sorduk, böyle bir şeyin olmadığı da ortaya çıktı. Bu da hayırlı oldu. Yani komisyon görevi icra ediyor ve eğer davetliler konusunda direnilmezse CHP'nin önerileri öncelikler sırası göz önüne alınırsa çok daha aydınlatıcı olur.

    ‘CHP CUMHURBAŞKANI'NIN ENİŞTESİNİN KOMİSYONA GELMESİNDE ISRARCI OLACAK'

    Cumhurbaşkanı'nın eniştesi Ziya İlgen komisyona gelmeyeceğini mi iletti yoksa davet mi edilmedi?

    Sayın Başkan (Komisyon Başkanı AK Partili Reşat Petek) toplantıda konuşmadığımız halde, Ziya İlgen'in gelmeyeceğini basın mensuplarına söylemiş. Esasen o talep yapıldı, gelip gelmemesi bir komisyon kararına bağlanmadı. Sayın Başkan, ‘o sadece tankları gördü, başka da bir şey görmedi, dinlemeye gerek yok' demiş. O zaman gelsin komisyona sadece tankları gördüm desin.

    CHP olarak siz Ziya İlgen'in komisyona gelmesi konusunda ısrarınızı sürdürecek misiniz yani?

    Hiç şüphesiz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin en tepesindeki adam Sayın Cumhurbaşkanı ‘ben darbeyi eniştemden öğrendim' diyorsa, bunu Türk milleti nasıl öğrendiğini öğrenecek.

    ‘DİNLENECEK İSİMLERDE SIFIR NOKTASINDAN BAŞLAYARAK GERİYE DOĞRU GİDİLMELİ'

    Komisyonun son toplantısını basına kapalı yaptınız ve bundan sonraki çalışma takviminizi değerlendirdiniz. Komisyon bundan sonra kimleri dinleyecek ve nasıl bir yol izleyecek?

    Bizim öncelikler sıralamamız genel kabul görmüş oldu içerde. İki grup var çok önemli. Yani biz sıfır noktasından başlayarak geriye doğru gidilmesi kanaatindeyiz. Sıfır noktası 15 Temmuz gecesi. 15 Temmuz gecesinin birçok karanlık yönü var, bunların aydınlanması lazım. Sayın Fehmi Koru (Gazeteci-yazar) geldi çok ilginç bir şey daha ortaya attı. İki ayrı otoriteden söz etti bu darbelerle ilgili. Dolayısıyla bunların aydınlanması lazım. Onun için bizatihi işin içinde olan ve yaşayanlar, muhatap olanlar, darbeden birinci derecede zarar görecek insanların dinlenmesi gerekiyor. Bu da kim Sayın Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve MİT Müsteşarı. Biz öncelikle Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı'nın hemen dinlenmesi gerektiğini, ikincisi de darbenin önderleri olduğu ya da kalkışmanın önderleri olduğu söylenen ve şu anda sanık durumunda bulunan önemli kişilerin dinlenmesi Mehmet Dişli gibi ve Sayın Genelkurmay Başkanı'nı Başbakanlığa götüren pilot gibi.

    ‘CEZAEVİNE GİDİP DİNLEYECEĞİZ'

    Bu isimler cezaevinde, komisyon cezaevine mi gidecek?

    Tabii cezaevine gidip dinleyeceğiz. Zaten cezaevine gidip bunları dinlersek, bundan sonra kime ne soracağımızı daha iyi anlamış oluruz.

    ‘BAŞBAKAN'IN DA ÇAĞRILMASI TARAFTARIYIZ'

    Peki komisyonda bu isimlerin dinlenmesi bir karara bağlandı mı?

    Bağlandı, kesin diyebiliriz. Önümüzdeki hafta için Komisyon Başkanı, Başbakan ile bu planlamayı konuşacak ve onları buraya (komisyona) davet edecek, gelmesini sağlayacak. Komisyon Başkanı bize içeride dedi ki, ‘Biz Sayın Başbakan ile görüştük, çağrılması halinde geleceğinden memnuniyet duyacağını söyledi'. Biz de zaten çağrılması taraftarıydık. Ama bizden sonra yaptığı konuşmada Başbakan'ı çağırmayacağız demiş, onu da bilemiyorum. İçeride başka dışarıda başka mı konuşuyor?

    ‘GENELKURMAY BAŞKANI, MİT MÜSTEŞARI VE CUMHURBAŞKANI'NI DA DİNLENMELİ'

    Yani komisyon önümüzdeki günlerde gelirlerse Genelkurmay Başkanı ve MİT Başkanı'nı mı dinleyecek?

    Eğer gelirlerse değil, gelmeleri lazım. Sayın Cumhurbaşkanı'na da davet yapılacak ama Sayın Cumhurbaşkanı nerede uygun görürse, hangi güne randevu verirse, devletin en üst düzeyinde olan bir kişi olarak orada kendisini ziyaret ederiz komisyon olarak. Sayın Süleyman Demirel (eski Cumhurbaşkanı) rahmetli, bu geleneği başlattı. Darbeler komisyonuna kendisi o yaşlı ve sağlıksız haliyle 7 saat sorulara yanıt verdi. Biz Sayın Cumhurbaşkanı'nın da aynı olgunluğu göstereceğini düşünüyoruz.

    ‘AMAÇ BÜROKRATİK SORUMLULARINI, SİYASİ AKTÖR VE DESTEKÇİLERİNE ULAŞMAK'

    Araştırma Komisyonu 4 ay çalışarak bir rapor hazırlayacak, bu komisyon sizce neyi ortaya çıkaracak?

    Bu komisyon bir bu işin bürokratik sorumlularını, suçlularını; iki siyasi aktörlerini; üç siyasi destekçilerini, siyasi ortaklık yapanlarını ve amacını ortaya çıkaracak. Nereye varmak istiyordu, bu darbe başarıya ulaşmış olsaydı nasıl bir Türkiye'ye nasıl bir rejime uyanacaktık. Bütün bunları ortaya çıkarmak zorunda.

    ‘BU KOMİSYON ZAMAN KAYBETMEDEN SORUŞTURMA KOMİSYONUNA DÖNÜŞMELİ'

    Eğer bu komisyon yetkileri itibariyle bunları yeterli açıklığa kavuşturamamış hissederse kendisini derhal bir soruşturma komisyonu kurulmalı. Ben şimdiden söylüyorum, ben bu komisyonun çok zaman kaybetmeden soruşturma komisyonuna dönüştürülmesi kanaatindeyim. İşte o zaman hiçbir gereceği hiç kimse saklayamaz. İşte o zaman ben geleceğim ya da gelmeyeceğim deme hakkına sahip olamaz. İşte o zaman bu komisyon çapraz sorgulama dahi yapabilir ve bütün gerçekler açığa çıkar.

    İlgili konular:

    Darbeyi MİT'ten önce Erdoğan'a bildiren Ziya İlgen komisyona gitmiyor
    Nedim Şener: FETÖ yapılanmasında kilit isim Hilmi Özkök
    Ağar: Sol örgütlerle mücadele ederken arkasında Rusya var sanıyorduk ama Batı varmış
    Etiketler:
    FETÖ, Reşat Petek, Recep Tayyip Erdoğan, Ümit Dündar, Hilmi Özkök, Necdet Özel
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın