04:22 12 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin Anayasa değişikliği teklifi

    Anayasa değişiklik teklifi iktidara göre 'istikrar', muhalefete göre 'diktatörlük' getirecek

    © AA / Halil Sağırkaya
    Politika
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 23
    Abone ol

    AK Parti'nin MHP desteği ile gündeme getirdiği 'Türk tipi başkanlık' olarak da nitelenen Anayasa değişiklik teklifi TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edildi. Ocak ayında TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek olan teklifle ilgili tartışmalar sürerken, iktidar ve muhalefet temsilcileri teklifi Sputnik'e değerlendirdi.

    AK Parti tarafından hazırlanarak 316 milletvekilinin imzasıyla 10 Aralık’ta TBMM Başkanlığı’na sunulan Anayasa değişikliği teklifinin Anayasa Komisyonu’ndaki görüşmeleri 9 gün sürdü.  CHP ve HDP’nin karşı çıktığı teklifin görüşmeleri sert tartışmalara ve kavgalara sahne oldu. TBMM’ye 21 madde olarak sunulan teklif, komisyondaki görüşmelerde 18 maddeye indirildi.

    AK Parti’ye göre, yeni sistemle Türkiye, daha istikrarlı bir ülke haline gelecek, kararlar hızlı bir şekilde alınıp uygulanacak.  CHP ise teklifi, ‘diktatörlük teklifi’ ve “Türkiye’de demokratik hukuk devletini, demokratik cumhuriyeti tasfiye etmeye dönük bir proje” olarak nitelendiriyor.

    AK PARTİLİ BAŞER: MEVCUT SİSTEM İSTİKRARSIZLIK YARATIYOR

    TBMM Anayasa Komisyonu üyesi AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Anayasa değişiklik teklifinin kabul edilmesi ile ‘Cumhurbaşkanlığı sistemine’ geçilmiş olacağını söyledi.

    Türkiye’nin parlamenter sistemle yönetildiği süre içerisinde çok sık hükümet değişikliği yaşandığını, neredeyse her bir buçuk yılda bir hükümet kurulduğunu ifade eden Başer, bunun da Türkiye’de istikrarsızlık yarattığını kaydetti.

    ‘ERDOĞAN’IN SEÇİLMESİ İLE PARLAMENTER SİSTEM FİİLEN BİTMİŞ OLDU’

    “Özellikle 2014 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın halkın oyuyla Cumhurbaşkanı seçilmesi ile birlikte Türkiye’de parlamenter sistem fiilen bitmiş oldu” diyen AK Partili Başer, getirmek istedikleri sistemle uygulamadaki karmaşayı ortadan kaldırmayı hedeflediklerini söyledi. Başer, “Gelecek sistemle Türkiye’de artık seçimler beş yılda bir yapılmış olacak ve vatandaşlarımız hem yürütme hem de yasama organını ayrı seçmiş olacak. Artık vatandaşlarımız sandıklar kapandığı andan itibaren kimin ülkeyi yöneteceğini, yürütme görevini kimin yapacağını bilmiş olacak” dedi.

    Başer, gelecek sistemle yürütmenin hızlı ve kontrollü çalışacağını hesabı da hem millete hem de TBMM’ye vereceğini söyledi. Gelecek sistemde TBMM’nin denetleme yetkisinin devam edeceğini kaydeden Başer, “Sadece gensoru mekanizması kalkıyor, yine aynı şekilde Meclis soruşturma yapabilecek, Meclis araştırma yapabilecek, milletvekilleri soru sorabilecek” diye konuştu.

    ‘TEK ADAMLIK İDDİALARI GERÇEKLE BAĞDAŞMIYOR’

    AK Partili Başer, muhalefetten gelen ‘gücün tek elde toplanması, tek adamlık’ şeklindeki eleştirilere de yanıt verdi. Başer, bu iddiaların gerçekle bağdaşmadığını savunarak şunları söyledi:

    “Şu an zaten parlamenter sistemin ruhuna aykırı olan mevcut sistemde cumhurbaşkanımız anayasada yazılı olan yetkilerin tamamını kullanıyor. Bir tane Milli Eğitim Müdürünü atamak için şimdi üçlü kararname gerekmiyor mu, gerekiyor. Anayasa Mahkemesi’ne üye seçmiyor mu şimdi Cumhurbaşkanı seçiyor, HSYK’ya üye atıyor mu atıyor. Dolayısıyla şu an mevcut anayasamızda yazılı olan yetkilerin haricinde bir yetki getirmiyoruz sadece cumhurbaşkanımıza getirmiş olduğumuz şey kanun hükmünde kararname çıkarma. Cumhurbaşkanlığı sisteminde de cumhurbaşkanı kendi hükümetini kuracak, ona göre de kararname çıkartacak. Kaldı ki biz orada da sınırlama yapıyoruz, temel hak ve hürriyetler noktasında kesinlikle kanun hükmünde kararname çıkarmasına imkan tanımıyoruz. Ayrıca kanun ile kanun hükmünde kararname arasında çelişki olduğu zaman kanunu üstün hale getiriyoruz.”

    Başer, Cumhurbaşkanlığı sistemi ile Türkiye’nin üniter yapısının da korunacağını ifade ederken, muhalefetin bu sisteme ‘seçilememe kaygısı’ nedeniyle karşı çıktığını savundu.

    CHP’Lİ TEZCAN: BU BİR DİKTATÖRLÜK TEKLİFİDİR

    Anayasa değişikliklerine karşı çıkan ve sert muhalefet yapan CHP ise getirilmek istenen düzenlemeler ile sistemin değil rejimin değişeceği görüşünde. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Bülent Tezcan, “Bu bir diktatörlük teklifidir. Türkiye’de demokratik hukuk devletini, demokratik cumhuriyeti tasfiye etmeye dönük bir projedir” dedi. TBMM’ye 21 madde olarak gelen teklifin Anayasa  Komisyonu’ndaki görüşmelerde 18 maddeye düştüğünü ancak özünün hiçbir şekilde değişmediğini vurgulayan

    CHP’li Tezcan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ‘TBMM ADI VAR KENDİ YOK BİR KURUM HALİNE GELECEK’

    “Devletin bütün yetkilerini yargı da dahil olmak üzere bir kişinin elinde toplayan bir değişiklik teklifi. Bu teklif eğer bu şekilde kabul edilirse TBMM adı var kendi yok bir kurum haline gelecek. Hiçbir yetkisi olmayacak. Emir ve talimat altında çalışan milletvekilleri topluluğundan oluşacaktır. Bu teklif geçerse hakimler, yüksek yargıçlar, bütün mahkeme teşkilatı devletin bütün yetkilerini elinde toplayan tek adamın bir diktatörün adı cumhurbaşkanı olan bir diktatörün elinde, kontrolünde olacaktır.

    ‘BÖYLE BİR YAPI NE EKONOMİK NE SİYASİ NE TOPLUMSAL İSTİKRAR BIRAKIR’

    Türkiye’de hiçbir kimsenin can, mal ve kişi güvenliği kalmayacaktır. İktidara aykırı söz söyleyen herkes her dakika soruşturma tehdidi ve yargılanma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Girişimcinin yatırım yapma ve sermayesini özgürce planlayım geleceğini işini yürütebilme imkanı kalmayacaktır. Herkes korku içerisinde yarın ne olacak, benimle ilgili hangi müsadere kararı alınabilir, malıma el konur mu kaygısı altında yaşayacaktır insanlar. Ekonomik kararlar bile danışılmadan çoklu ve denetim mekanizması içerisinde tartışılmadan bir kişinin arzusu, isteği, yeterliliği ya da yetersizliği üzerinden şekillenecektir. Bu sistemin tıkanması demektir. Türkiye’de böyle bir yapı ne ekonomik istikrar, ne siyasi istikrar ne toplumsal istikrar bırakır. Korku, kaygı içerisinde geleceği belirsiz bir ülke ve bir zorba bir devlet doğar, özü bu”

    ‘PARTİLİ OLACAK, PARLAMENTOYU BELİRLİYECEK, TBMM’Yİ FESİH EDEBİLECEK’

    CHP’li Bülent Tezcan,  demokrasilerde gücün yasama, yargı, yürütme organları arasında dağıtıldığını, bir gücün kontrolsüz kullanılması riskine karşı öbür gücün onu dengelediğini söyledi. AK Parti’nin teklifinde ise başbakanın kaldırılarak yürütme gücünün Cumhurbaşkanı’nın eline bırakıldığını kaydeden Tezcan, “Cumhurbaşkanına, Meclis seçimi ile aynı gün seçim yapılarak, Meclis’i istediği gibi belirleyebilme imkanı tanınıyor. Cumhurbaşkanı partili olacak, parti genel başkanı olma imkanı tanınarak, parti aracılığı ile milletvekillerini ve parlamentoyu belirleme yetkisi veriliyor. Cumhurbaşkanına kanunları veto yetkisi veriliyor, Cumhurbaşkanına TBMM’yi fesih etme yetkisi veriliyor” dedi.

    ‘YARGILANMASI İMKANSIZ OLAN BİR KİŞİ YARATILIYOR”

    CHP’li Tezcan’a göre, Cumhurbaşkanı hem bütün bu yetkileri kullanacak hem de sorumsuz olacak. Tezcan, “Suç işlediği zaman ancak 400 milletvekilinin Meclisin üçte iki çoğunluğunun kararıyla Yüce Divan’a sevk edilebilme imkanı getiriliyor. Bu ihale yapma yetkisi olan, memur alma yetkisi olan, ekonomik kararlar alma yetkisi olan, ekonomik sözleşmelerinin kaderini belirleme yetkisi olan ama herhangi bir yolsuzluk iddiası karşısında yargılanması imkansız olan bir kişi yaratmak demektir” diye konuştu.

    Teklif ile Cumhurbaşkanı’na yargı sistemini belirleme yetkisinin de tanındığını vurgulayan CHP’li Bülent Tezcan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Anayasa Mahkemesi üyelerinin tamamının Cumhurbaşkanınca belirleme imkanın getiriliyor. 12 tanesini kendisi 3 tanesini de kontrol ettiği Meclis aracılığıyla belirleme. Hakimler Savcılar Kurulu (HSYK) üyelerinden 6 tanesini kendisi, 7 tanesini de kontrol ettiği Meclis aracılığıyla bu kişinin belirlemesi imkanı getiriliyor. Danıştay’ın dörtte birini doğrudan, dörtte üçünü de kontrol ettiği HSYK aracılığı ile belirleme imkanı getiriliyor. Yargıtay’ın tamamını yine kontrol ettiği HSYK aracılığı ile belirleme imkanı getiriyor.

    ‘KRALLARDA OLMAYAN YETKİLER, BU BİR KARŞI DEVRİM TEKLİFİTİR’

    Bu şu demektir. Devlette bütün bürokrasiyi belirleyecek, kendisini denetleyecek yargıyı belirleyecek, bütün yargı sistemini belirleyecek aynı zamanda parlamentoyu belirleyecek bir güç. Krallarda olmayan bir yetkidir bu. Demokrasiler yetkinin krallardan alınıp halka verilme sürecini ifade eder. Oysa bu anayasa değişikliği ile süreç tersine çevriliyor. Bu bir karşı devrim teklifidir. Cumhuriyet devrimi ile egemenlik saraydan alınıp Türkiye’de halka verilmişti, şimdi egemenlik bu karşı devrim hareketiyle halktan alınıp saraya taşınmak isteniyor.”

    CHP  TEKLİFİN GENEL KURUL’DA REDDİ İÇİN ÇALIŞACAK

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Tezcan, TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak görüşmelerde Anayasa değişiklik teklifinin 330’un altında oy alarak reddedilmesi için parti olarak ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Tezcan, “Ama öncelikle tavsiyemiz teklif sahiplerinin aklını başına toplayıp teklifi geri çekmesidir teklifi” diye konuştu.

    İlgili konular:

    Anayasa Komisyonu'nda gerilim yükseldi
    Yargıtay'dan anayasa için 2 alternatif
    Cumhurbaşkanının kararname yetkisi anayasa teklifinden çıkarıldı
    Anayasa teklifinin ilk 4 maddesi kabul edildi, 'yedek milletvekilliği' iptal
    Etiketler:
    TBMM, HDP, AK Parti, CHP, Anayasa Komisyonu, Bülent Tezcan, Yusuf Başer
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın