11:15 22 Eylül 2017
Ankara+ 25°C
İstanbul+ 17°C
Canlı Yayın
    Kemal Kılıçdaroğlu

    Kılıçdaroğlu: AYM'ye gitmek doğru değildi, en büyük divan halkın divanıdır

    © AA/
    Politika
    URL'yi kısaltın
    Türkiye için kritik dönemeç: 16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu (432)
    0 313742

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin AYM'ye gitmeme kararıyla ilgili, "En büyük divan halkın divanıdır. Bu kadar önemli bir kararı milletimiz vermelidir" diye konuştu. Türkiye'nin güvenliğinin önemli olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "El Bab'dan sonra başka bir yere gidilmemeli. Çok istiyorlarsa kendi çocuklarını göndersinler" dedi.

    NTV canlı yayınında Ahmed Arpat'ın sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, İstanbul Maltepe’de başörtüsü taktığı için saldırıya uğrayan genç kızı ziyaret etmesiyle ilgili şunları söyledi:

    "Duyduğumda şaşırdım umarım doğru değildir diye. Sonra arkadaşlarım doğruladılar. İstanbul’da toplantılarımız vardı. Önce ailenin adresini öğrenmeye çalıştık sonra ziyaret etmek istediğimizi belirttik. Buyursunlar gelsinler dediler. Mütevazi bir aile. Bakımlı ve küçük bir evde oturuyorlar. Baba daha sakin anne haklı olarak daha tepkili. Çünkü kız çocuğunun yaşadığı acı anneyi daha derinden sarsmış durumda. Bu tür olayların olmaması gerektiğini ifade ettim. Bunun siyasetten bağımsız olarak düşünülse dahi böyle bir tablonun olması asla doğru değil. Saldırıya uğrayan kızımızın doktor olmak istediği ifade edildi. Kendisine başarı dileklerimizi söyledik. Kadınların başının açık veya kapalı olması kimseyi ilgilendirmemeli, herkesin saygı göstermesi gerekir dediler. Buna katılmamak elde değil. Hepimizin saygı duyması gerekir. Haklı olarak siyasetin sert bir üslupla yapılmaması, daha kucaklayıcı bir üslubun kullanılması gerektiğini de baba ifade etti. Zaman zaman siyasetçiler sertleşiyorlar ve bu toplumu da geriyor. Siyasetçi toplumu germemeli."

    'İÇ SAVAŞ AÇIKLAMASI'

    Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları özetle şöyle:

    "Açıklama vahim bir açıklama. Ama beni sevindiren bu açıklamadan sonra AKP yetkililerinin tepki göstermesi ve o kişinin istifasını istemeleri. Bir referandum yapıyor, bir savaş hazırlığı yapmıyoruz. Bu biraz da referandum sürecinde ‘evet’ çıktığı zaman ne olacak, ‘hayır’ çıktığı zaman ne olacak diye yöneltilen sorulara, özellikle iktidar kanadından işte ‘terör artar’, ‘terör beslenmiş olur’, ‘hayır diyenler teröristtir’ gibi yapılan açıklamaların tabana nasıl yansıdığını gösteren tipik bir örnektir. Dolayısıyla özellikle tepedeki siyasetçilerin konuşurken daha kucaklayıcı bir dil kullanmaları lazım. ‘Hayır’ diyeni suçlamak ‘evet’ diyeni suçlamamak gibi bir ayrıma gidemezsiniz. Bu tür ayrım aşağıda çok daha tahriklere yol açabiliyor. Niye iç savaş olsun, asla böyle bir risk görmüyorum. Eğer farklı bir tablo çıkar daha baskıcı bir yönetim gelirse o zaman toplumsal tepki biraz daha fazla olur. Ama bunu bir iç savaş olur diye dillendirmek doğru değil."

    'EN BÜYÜK HAKEME BAŞVURUYORUZ'

    "En büyük divan halkın divanıdır. Şimdi halka gidiyoruz. Bu ülkenin kaderini belirleyecek olan yine halkın kendisidir. Demokrasiyi askıya mı alacağı yoksa güçlendirecek miyiz? Bu kadar önemli bir kararı milletimizin kendisi vermelidir. Çocuklarını düşünüyorsa, demokrasiyi düşünüyorsa, düşünce özgürlüğünü savunuyorsa bu milletin ferasetine güvenmek lazım. Bu millet demokrasiyi savunuyor. Bu millet milli iradeden yana. En büyük hakeme başvuruyoruz. Parlamento kendi iradesini bir başka makama veriyor. Ama sen 550 milletvekili seçip buraya gönderiyorsun sevgili halk, sen gönderdiğin milletvekillerinin iradesini bir başka yere bağlıyorsun. Buna razı mısın değil misin? Bu bir hukuk mücadelesi olmanın ötesinde bir gelecek mücadelesidir. Buna asıl halkın karar vermesi lazım. Halkın egemenliğini yargı kararları ile korunamaz, koruyacak olan halkın kendisidir. Eğer millet ben kendi egemenliğimi başka yere vermek istemiyorum diyorsa kalksın bunu yapsın. Anayasa mahkemesine gidebilirdik ama gitmek doğru değildi. Millet kendi egemenliğini hakimiyetini niye versin?"

    'TEK SALDIRIYA UĞRAYAN BENİM'

    "(Hayır veren terörist söylemleri) Bu eleştiri acizliklerini gösteriyor. Biz neden hayır dediğimizi açık söylüyoruz. Onlar neden açık dile getirmiyorlar. Vatandaşa şunun için evet deyin diye anlatamıyorlar. Anlatamayınca vatandaşa baskı yapıyorlar, evet demeye zorluyorlar. Ben çağrı yapıyorum; gelin televizyonlarda halkın önünde tartışalım. Konuşmuyorlar tartışmıyorlar. ‘Şu terör örgütleri hayır diyor siz de evet deyin.’ Vatandaşını terörist olarak gören bir siyasi anlayış bu ülkeye huzur getirebilir mi? Bu ülkeye ne hayrı olacak Allah aşkına. Vatandaş neden hayır diyeceğini biliyor. Ben Türkiye Cumhuriyetini bir kişiye emanet etmem diyor. Onlar neden vatandaşların şunun için evet demesini anlatmıyorlar. PKK’nın silahlı saldırısına uğrayan tek Genel Başkan benim. Sayın Yıldırım buna muhatap olmadı, Sayın Bahçeli buna muhatap olmadı. Sayın Cumhurbaşkanı buna muhatap kalmadı. Onların bakış açısından baksam ki bu doğru değil, ‘PKK bana saldırdı size saldırmadı, siz PKK’dan yanasınız.’ Bu doğru mu? Asla doğru değil."

    'SANDIK ÖNEMLİ, SANDIĞA GİDİN'

    "Şehirler silah deposuna döndürülürken bunlara göz yuman ben miydim onlar mı? İnsanda bu kadar yüzsüzlük olmaz. Birisi kalkıp demokrasiyi savunduğu zaman biz onu suçlayacak mıyız? Terör örgütlerinden hiçbirisi demokrasiden yana değildir. Tamamı demokrasiye karşıdır. Halkını terör noktasına getirip ‘bak ha buraya sakın oy verme seni terörist ilan ederim’ derse bu olmaz. Daha ağır ifadeler kullanmak isterdim ama bunun yeri değil, emin olun vatandaşını bu kadar aşağılayan bu kadar hor gören bir siyasi anlayış gelmedi Türkiye’ye. Kendi vatandaşını terörist yerine koyan benim gibi düşünmeyen diyen… Buradan çağrı yapıyorum sandık önemlidir, sandığa gidin. Kararsızlar hala ciddi bir oran olarak görülüyor. Hayır oyları biraz önde, o da görülüyor. Ama biz hayırın daha çok çıkmasını istiyoruz. Her bir seçmen grubu olarak veriliyor, sandığa gitmeyeceğim diyen vatandaşlar var. Onun için diyorum mutlaka sandığa gidin. En büyük arzumuz en büyük isteğimiz bu."

    'DEVLETİ TAMAMEN ELE GEÇİREBİLİRLER'

    "MHP tabanı, kendi tanımıyla söyleyeyim milliyetçi bir taban. Bu referandum eğer olumlu çıkarsa beka sorunu ortaya çıkar. MHP tabanı kendi vatanına sahip çıkan bir taban onun için hayır demelerinde bir sorun yok. Bir ülke kendi geleceğini değişik kurumlarla güvence altına alır. Örneğin, ordusu vardır, Merkez Bankası, Parlamentosu vardır. Vatandaşların hakları vardır, güvence altındadır. Dolayısıyla bir devleti ele geçirmek son derece zordur. FETÖ’nün ülkeyi ele geçirmek için 30 yıl 40 yıl belki de 45 yılda çalıştığını biliyoruz. Bu anayasa geçerse bir kişiyi kandırdığınız anda devlet tamamen ele geçirebilirsiniz. Başkanı ele geçirdiniz mi kararnameyle istediğinizi yaparsınız. Tek bir kararname ile bütün müsteşarları görevden alıp yenilerini yerine getirebilirsiniz. Türkiye’nin bekası burada mı yatıyor? Şimdi karar alma yetkisi kimde Meclis’te."

    'TÜRKİYE'NİN BEKASI TEHLİKEDE'

    "Bütün milliyetçi kardeşlerime sesleniyorum, bütün ülkücü kardeşlerime, sosyal demokrat kardeşlerime sesleniyorum: Türkiye’nin bekası tehlikededir. Bir kişi devletin yapısını ve şeklini değiştirecek. Başkanın kaç yardımcısı olacak bilen var mı yok. İsterse bir günde bir kararnameyle bütün il başkanları başkan yardımcısı diyecek. Kaç bakan olacak belli değil. İsterse 500 tane bakan olabilir, belki de başkan yardımcısı yeterli diyecek. Bu kadar yetkiyi vermek doğru mu bunu tartışmak lazım. İran’da cumhuriyet var mı var. Libya’da da, Suriye’de de Mısır’da da var. Bizim cumhuriyetimiz onlarınkiyle aynı mı değil. Biz niye değiştiriyoruz? Demokratik parlamenter sistemden niye vazgeçiyoruz? Bu bir rejim değişikliği değil midir?"

    REFERANDUM KAMPANYASI

    "Biz başladık bile çalışıyoruz. Slogan birden fazla var. Bizim bütün örgütlerimiz çalışıyorlar. Ev ev, cadde cadde, sokak sokak. Önümüzdeki günlerde yine İstanbul’a gideceğiz konuşacağız. Biz Başbakanı Cumhurbaşkanını kötülemiyoruz. Biz onların yaptığı gibi bir şey yapmıyoruz, ‘bu anayasa değişikliği neler getiriyor neler götürüyor.’ Meclis’in fesih yetkisi… Soruyoruz, başkan bir kalkıyor sabah bütün Meclis’i feshettim diyor. ‘Sen bunu istiyor musun?’ Hayır diyor. Ama burada var diyoruz. Çoğulcu bir kampanya var Türkiye’de, herkes kendi kampanyasını götürüyor, biz de kendi kampanyamızı götürüyoruz. Bir araya gelmenin hiçbir mantığı yok. Görüşlerimiz farklı olabilir ama bir ortak paydamız var. Diğer partilerde var, sivil toplum örgütü de var. Her sivil toplum örgütünün kendisine özgü dili, anlatım tarzı vardır, kendi tabanına o çerçevede hitap etmek ister."

    'MHP İLE HDP’NİN ORTAK İMZASI VAR'

    "Parlamentoda MHP’nin, HDP ile ortak imzaladığı çok belge var. En son 16 Temmuz’da, Parlamentoda grubu bulunan bütün partiler ortak imza attı. Demokrasiyi savunuyorlar, darbeye karşı birlikte durmadık mı? Komisyonlarda var, başka alanlarda var, kanunlarda var. Dolayısıyla bunu alıp HDP şöyle, MHP böyle, zıt kutup olabilir siyasi görüş olarak ama demokrasi hepimizin ortak paydası. Demokrasiyi savunmamak Türkiye’nin geleceğini sıfırlamak, dünyada itibarını sıfırlamak demektir. Çok sesli bir Türkiye, dünyaya güven veren bir Türkiye’dir. Her görüşten insanın, kendi düşüncesini seslendirdiği Türkiye saygın bir Türkiye’dir."

    'ERKEN SEÇİM OLMAZ'

    "Niye erken seçim olsun, hangi gerekçe ile olacak. Tek başına hükümet, koalisyon yok. Erken seçim olabilir, parlamento böyle bir karar alabilir. Parlamentonun kendi iradesi var. Erken seçim alma kararı ayıp bir şey mi, yanlış bir şey mi? Hayır. Sonuçta halkın hakemliğine gideceğiz. İktidar partisi, ‘yav biz bu ülkeyi yönetirken sıkıntıya giriyoruz, daha doğrusu biz bu ülkeyi yönetemiyoruz, çoğunluğumuz var Meclis’te bir şey yapamıyoruz, ne olursun bizi kurtar’ diyecekler. Onun için seçim isteyecekler herhalde, başka niye istersin."

    'RAKKA İÇİN REFERANDUMA GİDELİM'

    "Türkiye’nin güvenliği önemlidir. Rakka’ya ya da Menbiç’e gitmeyin, şehit vermeyelim. El Bab’dan sonra başka bir yere gidilmemeli. Çok istiyorlarsa kendi çocuklarını göndersinler. Gelen her şehidin sorumlusudurlar. El Bab’ın ilerisine gitmek kadar büyük yanlış olmaz. Güvenli bölge kurulsun ama ileri gidilmesin. Türkiye Rakka’ya gidecekse bir referandum da Rakka operasyonu için yapalım. Gitsin mi gitmesin mi?"

    Konu:
    Türkiye için kritik dönemeç: 16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu (432)

    İlgili konular:

    Kılıçdaroğlu: Bu kadar yetkiyi tek bir kişiye vermek macera olur
    Kılıçdaroğlu: Varlık Fonu'nu ‘Evet’ kampanyası için kullanacaklar
    Kılıçdaroğlu'ndan AYM'ye tepki: Görevini yapmıyor
    Etiketler:
    Anayasa değişikliği referandumu, PKK, FETÖ, MHP, HDP, CHP, NTV, Kemal Kılıçdaroğlu, İran, Libya, Mısır, Rakka, El Bab, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın