16:39 17 Temmuz 2018
Canlı Yayın
    AB - Türkiye

    Seçim kampanyası yasağı Türkiye-Avrupa ilişkilerini nasıl etkileyecek?

    © AFP 2018 / BULENT KILIC
    Politika
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek, Hüseyin Hayatsever
    0 31

    Avusturya ve Hollanda’nın ardından Almanya’nın da Türk siyasetçilerin ülkede 24 Haziran seçimlerine yönelik kampanya yürütmesine izin verilmeyeceğinin açıklanmasıyla ilgili konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, “Avrupa deyince akla gelen özgürlükler, demokrasi gibi kavramlar yeni süreçler çerçevesinde rafa kaldırılmış görünüyor" dedi.

    CHP Berlin Birliği Başkanı Kenan Kolat ise yasağın Türkiye’den gelen üst düzey siyasileri kapsadığını, kendilerinin yapacakları seçim çalışmalarına yönelik bir yasağın söz konusu olmadığını ifade ederek “Burada kast edilen, stadyumlarda, spor salonlarındaki büyük toplantılardır, bunlara izin verilmeyecek. O anlamda o bir politik tercihtir. Biz buradaki vatandaşlarımızın seçimlerle ilgili bilgilendirilmesini önceki seçimlerde yaptık, bu seçimlerde de yapacağız” diye konuştu.

    ALMANYA 3 AY ŞARTI GETİRMİŞTİ

    Avusturya ve Hollanda’nın ardından Almanya’dan da Türkiye’de 24 Haziran’da yapılacak  seçimlerle ilgili Türkiye’den gelen siyasilerin kampanya yürütemeyeceği açıklaması geldi.

    Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtlarken “Bizim bu konudaki tavrımız net. Yabancı bir ülkede yapılacak seçimlerden üç ay önceki dönemde, Almanya'da seçim kampanyası yürütülmeyecek. Bu, hangi ülkeden geldiklerinden bağımsız olarak herkes için geçerli” dedi. Almanya, geçen yıl, Avrupa Birliği dışında bir ülkede yapılacak seçimler için yabancı siyasetçilerin Almanya'da seçim kampanyası yürütmesi için üç ay önceden başvuruda bulunması şartı getirmişti. Halihazırda 24 Haziran seçimine iki aylık süre kaldığı için Almanya’da Türk siyasetçilerin seçim kampanyası yapma imkanı bulunmuyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü AK Parti Meclis grup toplantısında bir Avrupa ülkesinde seçim konuşması yapacağını, ancak bu konuşmayı hangi ülkede yapacağını şu anda açıklamayacağını söyledi.

    'YENİ BİR HADİSE DEĞİL'

    Konuyla ilgili Sputnik’e konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, “Bu yeni bir hadise değil, geçmişte referandum sürecinde de böyle bir tavırları olmuştu. Bunun kaynağında hepimiz biliyoruz, ekonomik kriz, Avrupa’nın içine gömülmesi, yabancı düşmanlığı, popüler siyasetlerin egemen siyasetlerden daha etkili oluşu, bunlar söz konusu. Avrupa deyince akla gelen özgürlükler, demokrasi, halk iradesi gibi kavramlar yeni süreçler çerçevesinde rafa kaldırılmış görünüyor, içe kapanan bir yapı var. Ama Avrupa’nın sadece bunlardan ibaret olmadığını biliyoruz. Aynı zamanda Avrupa’nın değerlerine sahip çıkan çok köklü bir damar var ve bunun halkta karşılığı olduğunu biliyoruz. Bunlar geçici süreçlerdir. Halkımız, dışarıda yaşayan Türkler ne yapacaklarını biliyorlar” dedi.

    Bostancı, “Yurt dışında propaganda yapmaya gidilmeyecek mi?” sorusuna “Şu anda herhangi bir şey yok, zaten süre de kısa. Ama zaten oradaki vatandaşlarımız geçmişte de görevlerini yaptı, bugün de yaparlar” yanıtını verdi.

    Bostancı, seçim kampanyası tartışmasının Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında yeni bir krize yol açıp açmayacağıyla ilgili olarak ise “Yaşanan gerginlikler çerçevesinde bir durum olur, daha öte bir durum olmaz” diye konuştu.

    'TEKRAR KRİZ OLMAMASI İÇİN SEÇİM KAMPANYASINA İZİN VERİLMELİ'

    Konuyu Sputnik’e değerlendiren AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ da Yurt dışında 3 milyona yakın vatandaşın oy kullanacağını ifade ederek “Oy kullanacak vatandaşlarımızın bulunduğu tüm yerlerde bütün siyasi partilerimizin ve cumhurbaşkanı adaylarının orada bulunmalarında fayda mülahaza ediyorum. Bu, demokrasinin gereği. Bunlar, Alman hükümetinin ya da diğer ülke hükümetlerinin tayin edeceği yerler olabilir. Orada başkonsoloslarımız ve büyükelçilerimiz ve bizim Dışişleri Bakanlığımızın onlarla teşriki mesaide bulunmaları gerekiyor. Burada vatandaşlarımızla en azından buluşmamızı sağlamalarında fayda mülahaza ediyorum. Bunlar, eğer açık hava toplantılarına müsaade etmiyorlarsa kapalı salon toplantıları olabilir. Bunlar demokrasinin gereği. Oradaki seçmenlerimizle buluşacağımız ortamların hazırlanması, demokrasinin beşiği olduğunu söyleyen ülkelerin müsamaha gösterecekleri olgular olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    Özdağ, geçmişte bu konunun Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında krize yol açtığını anımsatarak “O günden bu güne o konuları tedavi etmek için uğraşıyoruz. Yeniden bu tür şeylerle ilgili krizin olacağını tahmin ediyorum. Tekrar böyle bir krizin olmaması için gerek Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanlığı’nın, oradaki büyükelçilerimizin ve ilgili yetkililerin oradaki yetkililerle temaslar kurmasında fayda mülahaza ediyorum” dedi.

    Bütün partilerin yurt dışındaki seçmenlere yönelik kampanya yürütmek istediğini ifade eden Özdağ, “Bu, meydanlarda olmuyorsa bile kapalı mekanlarda bunların yapılması ikili temaslarla, diplomatik görüşmelerle olabileceğini tahmin ediyorum. Yapılmasında fayda mülahaza ediyorum; çünkü Türkiye’nin AB’ye, AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var. AB ve Türkiye bu bölgede köprü vazifesi görüyorlar ve birbirlerine hakikaten muhtaçlar. İkisi de bu noktada anlayışlı ve hoşgörülü olmaları gerektiğini, Türkiye’nin talebinin makul olduğunu düşünüyorum. Bu ülkelerin yasaklayıcı tutumları demokrasi adına, insan hakları adına, seçimlerin eşit şartlarda yapılması adına, veyahut da kendilerine ‘biz demokrasinin beşiğiyiz’ diyenlerin bugün bu tür yasaklarla gündeme gelmesinin ayıp bir durum olarak değerlendiriyorum” diye konuştu.

    'TOPLANMA ÖZGÜRLÜĞÜ ÇERÇEVESİNDEKİ HAKLARDA KISITLAMAYA GİDİLİYOR'

    Konuyla ilgili Sputnik’e değerlendirmelerde bulunan Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) Genel Başkanı Zafer Sırakaya da Almanya’nın kararının geçtiğimiz yıl 16 Nisan referandumundan sonra verildiğini dile getirerek “Seçimlere 3 ay kala AB’ye dahil olmayan herhangi bir ülkenin siyasilerinin Almanya’da seçim çalışması yürütemeyeceğine dair yayınlamış oldukları bir genelge vardı. Öncelikle etkinliklerin açık havada toplumu rahatsız edecek şekilde yapılmadığı, bugüne kadar yapılmış olan toplantıların kapalı mekanlarda vatandaşları bilgilendirecek şekilde yapıldığının altını çizmemiz gerekiyor. İkincisi; geçmiş seçimlerde bu tip etkinliklerde belirli siyasi partilere ya da siyasi görüşlere izin verildiğini, hatta bazı belediyeler tarafından bu tip etkinliklerin teşvik edildiğini, bir siyasi partiye her türlü engellemelerin yapıldığını da görmüş olduğumuzu ifade etmemiz gerekiyor. Bu dönemde özellikle düşünce ve fikir özgürlüğü, toplanma özgürlüğü gibi AB’nin temel esasları çerçevesinde olan bu hakların Almanya’da ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde bir kısıtlanmaya gidilmiş olmasının ne kadar AB anlayışı ile bağdaştırılabileceğini kamuoyunun takdirine bırakmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

    Sırakaya, UETD’in 24 Haziran seçimlerine yurt dışında yaşayan seçmenlerin katılımı arttırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

    'SEÇİM KAMPANYASINA ENGEL YOK, YASAK ÜST DÜZEY SİYASİLERİ KAPSIYOR'

    CHP Berlin Birliği Başkanı Kenan Kolat da Sputnik’e yaptığı açıklamada Almanya’daki yasağın genel bir seçim kampanyası yasağı olmadığını, yasağın özellikle üst düzey siyasi isimleri hedeflediği belirtti. “Orada kast edilen daha çok Türkiye Cumhurbaşkanı ve bakanların gelişi ile ilgili bir konudur. Herhangi bir kampanyanın engellenmesi gibi bir durum söz konusu değil” diyen Kolat, şöyle konuştu:
    “Demokratik olarak orada herhangi bir toplantı, gösteri yapılacaksa zaten Alman yasaları uyarınca ilgili makamlara başvuru yapmak suretiyle bunları yapmak zaten mümkün. Orada kast edilen, Cumhurbaşkanı’nın, bakanların ve siyasi parti başkanlarının buraya gelip kampanya yapmasıyla ilgili bir konu. 16 Nisan öncesi benzer tartışmalar olduğunda biz kampanyaları Almanya’da yaptık. Kampanyadan anladığımız şu; biz halka açık toplantılar, sokaklarda bildiri dağıtma, küçük etkinlikler gibi şeyleri yaptık. Bunların engellenmesi söz konusu olmayacaktır. Orada kast edilen, Cumhurbaşkanı, bakanlar ve siyasi liderlerin gelmesidir, buna izin vermeyeceklerini daha önceden açıkladılar, bu Almanya’nın kararıdır. Sonuçta Almanya’da önemli sayıda seçmen var, onların oy hakları var, konsolosluklarda, büyükelçiliklerde oy kullanacaklar. O zaman o vatandaşlarımızı bilgilendirmek de demokratik bir haktır, bu hakkın kısıtlanacağını düşünmüyorum. Burada kast edilen, stadyumlarda, spor salonlarındaki büyük toplantılardır, bunlara izin verilmeyecek. O anlamda o bir politik tercihtir. Biz buradaki vatandaşlarımızın seçimlerle ilgili bilgilendirilmesini önceki seçimlerde yaptık, bu seçimlerde de yapacağız. O anlamda bu kısıtlama cumhurbaşkanı, bakanlar ve üst düzey siyasilerle ilgilidir. Çünkü onlar geldiklerinde güvenlik sorunları oluşuyor, belli tartışmalar oluşuyor, kast edilen budur. Yoksa burada küçük bir toplantıya milletvekillerinin gelip katılmasının engellenmesinin söz konusu olacağını düşünmüyorum.”

    YÜRÜRLÜKTEKİ SEÇİM YASASINA GÖRE YURTDIŞINDA SEÇİM PROPAGANDASI YASAK

    Yurtdışında seçim kampanyası yürütülmesi konusu, yurt dışında yaşayan seçmenlere genel seçimlerde ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanma hakkı verilmesinden bu yana tartışılmaya devam ediyor. Yurt dışında yaşayan seçmenlerin bulundukları ülkelerdeki Türkiye temsilciliklerinde oy kullanmasını mümkün hale getiren Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkındaki kanunda 2008’de yapılan değişiklikte “Yurtdışında ve yurtdışı temsilciliklerde seçim propagandası yapılamaz” hükmü yer alıyor. Kanunda bu yasağın ihlali konusunda bir ceza öngörülmese de halen yürürlükte olan yasa maddesinde yurt dışında seçim propagandası yapılamayacağı belirtiliyor. 16 Nisan 2017 anayasa değişikliği referandumu sürecinde Avrupa ülkeleriyle yaşanan krizlerin ardından CHP bu yasa maddesinin değiştirilmesi için kanun teklifi vermiş ancak bu teklif gündeme alınmamıştı.

    İlgili konular:

    ‘Macron, Balkanları AB’ye almayacaklarını ama Rusya ve Türkiye’ye kaymalarına da izin vermeyeceklerini söyledi’
    ‘Hiçbir AB ülkesi aslında Türkiye’nin üyeliğine destek vermiyor’
    Egemen Bağış: AB, isteyerek veya istemeden, Türkiye'yi başka yerlere itiyor
    Etiketler:
    Erken seçim, Türkiye-AB İlişkileri, 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleri, AK Parti, CHP, Avrupa Birliği, Naci Bostancı, Kenan Kolat, Recep Tayyip Erdoğan, Almanya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın