12:58 10 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Kemal Kılıçdaroğlu

    Kılıçdaroğlu: İki 15 Temmuz var

    © AA / Emin Sansar
    Politika
    URL'yi kısaltın
    0 520

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin milletvekillerinden ODTÜ'lü öğrencilerin tutuklanmasına neden olan karikatürü sosyal medya hesaplarından yayımlama çağrısı yaptı. '15 Temmuz halkın destanıdır' ifadeleri nedeniyle eleştirildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "İki 15 Temmuz var: Bir halkın 15 Temmuz'u, iki sarayın 15 Temmuz'u" dedi.

    Partisinin Meclis grup toplantısında Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili mesajına yönelik eleştirilere yanıt vererek, "Daha düne kadar 'kontrollü darbe diyordu' dediler. İki 15 Temmuz var: Bir halkın 15 Temmuz'u, iki sarayın 15 Temmuz'u. Halkın 15 Temmuz'u ile sarayın 15 Temmuz'u arasında büyük farklar var. Her yerde bunları anlatacağız" ifadelerini kullandı.

    Yargıyı eleştiren Kılıçdaroğlu "Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayan hakimi Yargıtay'a atadılar. Yargıtay için yüz karasıdır. Yarın birisi ben Yargıtay kararını uygulamıyorum derse ne olacak. Hukuksuzluğu hukuk kültürü diye yutturmaya çalışıyorlar. Adaletin olmadığı bir ülkedir Türkiye. Adalet yok" diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret iddiasıyla ODTÜ'lü gençlerin tutuklanmasına gerekçe yapılan karikatürü sosyal medya hesabından yayınlayacağını açıkladı ve tüm milletvekillerine de çağrıda bulundu: "Bütün arkadaşlarım bu karikatürü yayınlasın. Koyacağım Twitter hesabıma bakalım ne yapacaksın?"

    'BERBEROĞLU'NUN İÇERİDE KALDIĞI HER DAKİKA BİR HUKUKSUZLUK ÖRNEĞİDİR'

    Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    — Hakimin hukukun üstünlüğüne göre karar vermesi lazım. Sayın Enis Berberoğlu'nun içeride kaldığı her dakika bir hukuksuzluk örneğidir. Yargıya sesleniyorum, beklemeden gereğini yapın. Eren Erdem eski milletvekilimiz… Milletvekiliyken hakkında soruşturma açılmıştı. 29 Haziran'da gözaltına alındı ve tutuklandı. Davası hangi gerekçe ile öne alındı.

    — Dokunulmazlığı kalktıktan sonra 39 kez yurtdışıan gidip geldi. Kaçsa o zaman kaçardı. Kaçabilir gerekçesiyle tutukluyorlar. Eren Erdem'in yazdığı kitapların tamamı FETÖ terör örgütünün Türkiye için ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmaktır. Bu Türkiye'de yargının hangi noktaya geldiğini gösteriyor.

    — Sanıyorlar ki baskı kurdukça Kılıçdaroğlu geri adım atacak. Sizin feriştahınız gelse geri adım atmayacağım. Her ortamda ve her yerde hakkı hukuku ve adaleti savunacağım. Dava benim şahsi davam değil, tüyü bitmemiş yetimin davasıdır. Adalet istiyoruz. Cübbeni çıkaracaksın geleceksin buraya sana nasıl ders verilir ben sana göstereceğim.

    'HUKUKSUZLUĞU, HUKUK KÜLTÜRÜ DİYE YUTTURMAYA ÇALIŞIYORLAR'

    — 'AYM kimdir? diyen hakimi Yargıtay'a atadılar. Yargıtay için yüz karasıdır. Yarın birisi çıkıp Yargıtay kararını uygulamıyorum derse ne olacak? Hukuksuzluğu hukuk kültürü diye bize yutturmaya çalışıyorlar.

    — Tren kazası için bir heyet gönderdik. Bir rapor hazırladılar, yarın bu raporu kazanın olduğu yerde paylaşacağız. Ulaştırma Bakanı bir açıklama yaptı aşırı yağış nedeniyle olduğunu söyledi. Menfez ile ray arasındaki açıklık aşırı yağış nedeniyle değil toprağın yeteri kadar baskılanmamasından kaynaklanıyor. Önümüzdeki süreçte konuyu TBMM'ye getireceğiz.

    'DEMOKRASİDE NE KADAR GERİYE GİTTİĞİMİZE BAKIN'

    — ODTÜ'lüler 13 yıl önce yayınlanan bir karikatürü taşıyor. Karikatürist yargılanmış beraat etmiş. 13 yıl sonra geldiğimiz noktaya bakın. Demokraside ne kadar geriye gittiğimize bakın. Ben bugün bütün arkadaşlarımdan istirham ediyorum. Twitter hesabımdan bugün bu karikatür yayınlanacak. Bütün milletvekili arkadaşlarım bu karikatürü yayınlasın. Koyacağım Twitter hesabıma bakalım ne yapacaksın?

    — Turgut Özal döneminde Başbakanlık döneminde Gırgır dergisinde kendisini eleştiren karikatürleri duvarlara asmıştı. Gelen konuklar karikatürleri görünce 'Bu ülkede fikir özgürlükleri var' diyor. Sen eleştiriye tahammül edeceksin. Twitter hesabına koydum, buyur ne yapacaksın?

    'İKİ 15 TEMMUZ VAR, BİRİ HALKIN, BİRİ SARAYIN'

    — 15 Temmuz darbe girişiminin ikinci yılını andık. Bir mesaj yayımladık. '15 Temmuz halkın destanıdır' dedik. Bazı çevreler eleştirdi, daha düne kadar kontrollü darbe diyordu dediler. Bilal'e anlatır gibi anlatayım. İki 15 Temmuz var; bir halkın 15 Temmuz'u iki sarayın 15 Temmuz'u. Halk, parlamento direnme hakkını kullandı. Başta CHP'li milletvekilleri olmak üzere bomba altında sabaha kadar görevlerini yaptılar. Gazi Meclis'in şanına uygun olarak mücadele ettiler bu halkın 15 Temmuzudur. Bu direnme hakkını kullanan halkın 15 Temmuzudur. Sarayın 15 Temmuzu halkın direnerek elde ettiğini kendi çıkarları için kullanmıştır. Bir sivil darbe yapmıştır. İki konuyu çok iyi halka anlatmamız lazım. Hiç kimse unutmasın, halkın 15 Temmuzu sarayın 15 Temmuzu…

    — Niye kontrollü darbe dedik? Darbenin olunacağı biliniyordu. Erdoğan dahil aksini söyleyen yok. İki darbe önlenmedi. Önlenebilirdi. Sonuçlarından yararlanıldı. Adil Öksüz adının televizyonlarda ve pek çok yerde dile getirdim. Kim bu Adil Öksüz? 15 Temmuz akşamı Adil Öksüz gözaltına alınmış. FETÖ'nün imamı olduğu 2008'den beri biliniyor. Defalarca ABD'ye gidip geliyor. Bir üniversite hocası. Eğer MİT, 'Adil Öksüz'ü bilmiyordum, o gece öğrendim' diyorsa o teşkilatı hemen kapatmak lazım. Ama onlar Adil Öksüz'ün kim olduğunu benden daha iyi biliyorlar. Herkes ters kelepçeli, Adil Öksüz neredeyse baştacı ediliyor. Başbakanlık Müşaviri Ali İhsan Sarıkoca, Adil Öksüz'le görüşüyor. Bunlar karanlık noktalar. İki cep telefonu ve GPS cihazı verilir, Adil Öksüz serbest bırakılır. O GPS cihazın kiminse Adil Öksüz bulunur.

    'DARBECİ DİYORSAN, BİR NUMARALI DARBECİ SENSİN'

    — Bütün bu gerçeklerin ortaya çıkmasını istedik. TBMM'de araştırma komisyonu kurulsun dedik. 250 kişinin kanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakasındadır. Ben o şehitlerin ve gazilerin hakkını savunuyorum. Parlamentoda komisyon kuruldu. Darbe komisyonuna gelmesi gereken 2 önemli kişi var. MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanı gelip bilgi verecek. Erdoğan 'Sakın gitmeyin' diye talimat veriyor. O kontrollü darbenin ayrıntılarını ortaya çıkarmak için mücadele ettik, engelleyen de Erdoğan'dır. Neden Hulusi Akar ve Hakan Fidan'ın bilgi vermesini engelledin? Sonra savcıyı görevden aldılar… Darbeci diyorsan bir numaralı darbeci sensin.

    — Darbeden 3 ay önce Abdullah kod isimli birisi darbe yapacakların tamamının isimlerini savcıya veriyor. Aslında bekliyorlar darbe yapılsın diye. Son derece bilinçli bir hareket. Darbe günü O.K. isimli birisi, MİT'e gidiyor, darbe yapılacağını söylüyor. Akşam darbe yapılacak niye önlem almadılar? Savcı soruyor O.K.'ya; 'Sen MİT'te darbe yapılacak ifadesini kullandın mı' diyor, 'Evet' diyor. Darbenin gizli isimleri takip ediliyor. Nerede toplandıklarını biliyorsun. Niye o tutanaklar açıklanmıyor?

    'ERDOĞAN DA DARBE OLACAĞINI BİLİYOR, MARMARİS'TE SAKLANIYOR'

    — Halkın 15 Temmuz'u ile sarayın 15 Temmuz'u arasında büyük farklar var. Her yerde bunları anlatacağız. İsim, yer, zaman vererek bütün bunların anlatılması lazım. Erdoğan da darbe olacağını biliyor, Marmaris'te saklanıyor. AK Parti'nin Ar-Ge'si var. Ders veriyorlar. Siyasetleriyle birebir örtüşüyor. 10 bin kamu görevlisi, 5 bin üniversite hocası kapının önüne konuldu. 'İşkence yapacağız' diye götürüp dilekçe verdiler. Gazeteciler, yazarlar, çizerler hapse atıldı, bazıları hala hapiste. FETÖ ile mücadele iktidara muhalif olan kim varsa onlarla mücadele oldu. AYM eski kararlarının bile arkasında duramadı.

    — FETÖ'nün baklavacısını, emeklisini buldular. FETÖ'nün bir numaralı siyasi ayağı sarayda oturuyor. Darbe süreci devam ediyor. Şimdi parlamentoya bir yasa getiriyorlar. Ama dünyada galip gelen zalim yoktur. Her darbe kendi hukukunu yaratır.

    Etiketler:
    15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ, AYM, ODTÜ, MİT, TBMM, CHP, Adil Öksüz, Eren Erdem, Enis Berberoğlu, Hakan Fidan, Hulusi Akar, Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın