02:58 15 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Başlangıç Noktası

    Eğitim Sen Başkanı Aydoğan: Öğretmenlerin yüzde 90’dan fazlası kendini güvende hissetmiyor

    Başlangıç Noktası
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 12
    Abone ol

    Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, Başlangıç Noktası programında 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamalarının ardında gölgede kalan öğretmenlerin ekonomik yaşam konusundaki zorluklarını anlattı. Aydoğan, öğretmenlerin yüzde 90’dan fazlasının yarınları için kendini güvende hissetmediğini bunun da eğitime yansıyabileceğini vurguladı.

    Öğretmenler günü kutlamalarının ardından gözler öğretmenlerin hayatlarına ve yaşadıkları zorluklara çevrildi. Ülkede giderek daha zorlu bir hale gelen eğitim sistemi, öğretmenlerin ekonomik ve mesleki olarak kendilerini güvenceye alamaması yüzünden daha da karamsar bir tabloya doğru sürükleniyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, Başlangıç Noktası programında öğretmenlerin yaşadığı zorlukları, tüm Türkiye’de hayata geçirdikleri anketlerden ortaya çıkan sonuçlar üstünden açıkladı. Aydoğan, anket sonuçlarına göre öğretmenlerin yüzde 90’dan fazla bir kısmının kendini güvende hissetmediğini dile getirdi:

    ‘Öğretmenlerin sorunları artıyor’

    “Öğretmenler için her zaman ciddi sorunlar vardı ama son yıllarda bunlar artmış durumda. Genel olarak mesleğimizi hedef gösteren dil ve politikalar devam ediyor. Dün da Konya valisi bir öğretmen arkadaşımıza açık bir şiddet uyguladı. Aynı durumu Yalova Valisi bunu yaptı o öğretmen arkadaşımızı kalp krizi sonucunda kaybettik. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana öğretmene değer verilirdi son 15 yılda bu değişti. Öğretmene yönelik şiddet artarak devam ediyor. Ataması yapılmadığı için sözleşmeli ve güvencesiz çalıştırılan, güvencem yoktur diyen ya da borçlarını ödeyemediği için aynı zamanda ekonomik zorlukları da Türk toplumunun her kesimini gibi yaşayan öğretmenlerimiz var. Zorlu bir süreç yaşıyoruz. Bugün bakanlık şiddetle ilgili bir düzenleme açıklaması yapacak. Valinin bu tutumuyla alakalı bir açıklama yapmadı. Düzenlemeyle ilgili yapılan açıklamaların somut gerçeklerle ilgili bir şey ifade etmiyor. Öğretmeni hedef gösteren bu dil ve politikalar devam ediyor.

    Anketimizde sorduğumuz sorulardan biri arkadaşlarımızın kendini değerli ve güvende hissedip hissetmediğiydi. Verilen cevapların yüzde 90’dan fazlası öğretmenlerin kendini güvende hissetmediği yönünde. Eğitim Sen olarak il il, okul okul kampanya yürütüyoruz. Üyemiz olan olmayan öğretmenlerle bir araya geliyoruz. Türkiye’nin dört bir yanını dolaştık. Tüm arkadaşlarımızla bir araya geldik. Şu anda hepimizin ortak duygusu bu.

    ‘Öğretmenler soruşturma geçirmeden işten atılabileceğini düşünüyor’

    Dünyada nitelikli eğitimin olduğu ülkeler öğretmenlerin güçlü olduğu ülkelerden oluşuyor hem ekonomik hem de yapı olarak. Mücadele ederek kazandığımız haklarımızı kaybediyoruz. İhraçlar süreci başlatıldı, hiç hukuk süreci yaşanmadı. İhraçların yüzde 96’sı Eğitim Sen dışında yaşandı ama biz yine de hukuk istiyoruz diyoruz.

    Öğretmenlerin yüzde 84’ü hiçbir soruşturma geçirmeden işten çıkarılabileceğini düşünüyor. 27 Temmuz 2016’da sözleşmesiz çalıştırma başlatıldı. 103 bin arkadaşımız buna dahil. Her gün okul idaresinin ağzından mesleğin pamuk ipliğine bağlı sözlerini duyuyorlar. Bütün atamalar sözleşmeli yapılıyor. En temel hakları, mazerete dayalı atama hakları yok. Eşlerinden çocuklarından uzakta çalışmak zorundalar. O dönemin milli eğitim bakanı ya eşinizi ya işinizi kaybedeceksiniz demişti. Ücretli çalışma biçimi var ki o arkadaşlarımızın bir gün bile güvencesi yok. Asgari ücretin altında saat ücretiyle çalışıyorlar. Arkadaşlarımızın yüzde 94’ü mesleklerini tehdit altında hissediyorlar.

    ‘Bütçe öğretmenler yerine özel okullara kayıyor’

    Şu anda bütçe görüşmesi yapılıyor. 700 bin arkadaşımızın ataması yapılmadı. Ya özelde düşük ücretlerle çalışıyorlar ya da kamuda ücretli adı altındaki sistemle çalışıyorlar. MEB Bakanı mesele maliyet meselesi diyor. Özel okullara milyarlarca liralık teşvik aktarılırken protokollü adı altında vakıflara para aktarılırken bizim arkadaşlarımızın konu olduğunda maliyet konuşulmaya başlanıyor. Eğitimden daha önemli ne olabilir bir ülkenin bütçesinde? Ataması yapılmayanlar farklı işlerde çalışıyor ya da geleceğe dair umudunu kaybedip yaşamını sonlandırıyor. Öğretmenler olarak Türkiye tarihindeki en zor günleri yaşıyoruz. Eğitimin en temel ilkesi erişilebilir olmasıdır. MEB’in son rakamlarında 17 bin köy okulunun kapatıldığı söyleniyor. Biz bu yüzden öğrencilerin yandığı Aladağ olaylarını yaşıyoruz. Kentlerde devlet yurtlarının olmadığı yerlerde çocuklar vakıf ve dernek yurtlarına zorunlu olarak gidiyorlar.

    Kamusal eğitim hakkı yaşamsal bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Köy okulları açılırsa yüzbinlerce öğretmene ihtiyaç olacak. Özelleştirme artırıldı. Orta öğretimde özelleştirme oranı yüzde 35’i aştı. Örgün eğitimde olması gereken yoksul ailelerin çocukları 1.5 milyonu aştı. Özel okullara giden kaynaklar düşünüldüğünde yine çok sayıda öğretmene ihtiyaç var. İhtiyaç yok denmiyor, ama atama yapılmıyor. Alanda sahada atama yapılamayan öğretmen açığı 100 binden de fazla gözüküyor.

    Şu anda Meclis'teki bütçe, eğitimin bütçesi. İstendiği zaman istenen yerlere çok büyük bütçeler aktarılabiliyor. Biz maaşlarımıza iyileştirme istediğimizde yok denen bütçelerin 4+4 yasasından sonra özel okullara aktarıldığını gördük. Özel okullara aktarılan bütçenin zamanla azaltılacağı söylenmişti ama yılın ilk aylarında yine bunun devam ettiğini gördük. Mesele bütçe aktarımı konusunda bir tercih meselesi. Konu öğretmen ataması olduğunda hep bu kavramlarla karşılaşıyoruz.”
    Etiketler:
    Öğretmen, Anket, Eğitim Sen, 24 Kasım Öğretmenler Günü
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın