11:19 08 Nisan 2020
Canlı Yayın

    Emekli Tümamiral Gürdeniz: Doğu Akdeniz, Türkiye’nin 21. yüzyıldaki en ciddi jeopolitik sorunudur

    Başlangıç Noktası
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 186
    Abone ol

    Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Başlangıç Noktası programında Doğu Akdeniz’de verilen mücadeleyi Türkiye’nin 21. yüzyıldaki en ciddi jeopolitik sorunu olarak tanımladı.

    Doğu Akdeniz bölgesindeki zengin petrol kaynakları başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere tüm dünyanın dikkatini bu alana çekti. Türkiye’nin Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Mısır tarafından hayata geçirilen ortak çalışmalarına karşı attığı adımlar tepkiyle karşılandı. Türkiye’nin Libya ile imzaladığı anlaşma ise büyük bir diplomatik başarı olarak tanımlandı.

    Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Başlangıç Noktası programında Doğu Akdeniz’de verilen mücadeleyi anlatırken atılan adımların başarısını bir süre FETÖ terör örgütü tarafından yaralanmaya çalışılan deniz kuvvetlerinin gücüne bağladı. Gürdeniz sondaj diplomasisi olarak tanımladığı girişimlerin başarısını vurguladı:

    ‘Türkiye üç cephede mücadele veriyor’

    “Türkiye’nin 21. yüzyılda karşılaştığı en ciddi jeopolitik sorunlardan biri Doğu Akdeniz’dir. Buranın üç temel boyutu vardır. Biri Mavi Vatan dediğimiz Türkiye’nin hak ettiği sahanın 150 bin kilometrekare kadarının çalınmış olduğu gerçeğidir. Bunu yapan esas Avrupa Birliği’dir fakat üstümüze Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ni sürüyorlar. İkinci cephe denize çıkışı olan kukla bir Kürdistan Cumhuriyeti kurmaya çalışmalarıdır. Üçüncü cephe ise Kıbrıs’taki Türk askeri varlığının buradan uzaklaştırılması ve Türkiye’nin garantör yapısının ortadan kaldırılmak istenmesidir.

    Türkiye bu üç boyutta mücadele eden bir ülkedir. Gündeme en çok gelen iki konu Mavi Vatan mücadelesi ve denize çıkışı olan kukla devletin denize çıkmasının engellenmesidir. Mavi Vatan mücadelesinin temel nedeni Doğu Akdeniz’in enerji güvenliği ve genel savunma açısından çok büyük önem arz etmesidir. Bütün dünya devletleri denizlerin tabanına yöneliyor. Kullandığımız petrolün neredeyse yüzde 40’ı sudan çıkarılıyor. Bölgede ciddi bir petrol ve nadir metallerin kaynağı var.

    Savunma denizde başlar. Düşmanı çok ilerde denizde durdurursanız anavatanda rahat uyursunuz. Türkiye’nin yaptığı mücadele bu yüzden doğaldır. Donanma o kadar ileri gitmiştir ki Balyoz ve Ergenekon diye kumpaslar kurulmuştur ona karşı. Çok kıymetli albay ve amiraller tasfiye edilip yerine FETÖ’cüler konmuştur. Türkiye bu pislikten temizlendikten sonra bölgede ateş gücünü koruyup geliştirmektedir. Mavi Vatan tatbikatı ve adından deniz kurdu ardından Fatih sondaj gemisinin bizim kıta sahanlığımızda delme yapması ki buna sondaj diplomasisi diyoruz, çok başarılı olmuştur. Türk donanmasının hayır dediği çözüme kimse evet diyemez. 20’ye yakın devlet buradan uzaklaştırılmıştır. Türk deniz kuvvetleri Doğu Akdeniz’in geleceğini çok iyi şekillendirmiştir.

    Libya ile yapılan anlaşma çok önemlidir ve en az askeri alanda yaşanan gelişme kadar iyi bir etki yaratmıştır. Karşı tarafta çok muazzam bir panik var. 18 millik bin alan tespit edilip Libya ile anlaşma yapılınca bir ağırlık merkezi oluşturulmuştur. Türkiye şu an istese resmen münhasır ekonomik bölgesini BM’ye deklare edebilir.
    ‘Libya yapılan anlaşma ile 39 bin kilometrekare kazandı’

    Libya’da iç karışıklıklar var ama hukuki müktesebat diye de bir kavram var. Morfolojik ve oşinografik ve hukuki olarak karşılıklı kıyıdaşlığı ispat etmişsiniz. Şu an oranın mevcut hükümet bunu kayıtlara almış. Bunu artık kayıtlardan silemezsiniz. Yarın birisi gelip bunu tanımıyoruz yenisini yapacağız dese olmaz çünkü bu anlaşma sayesinde Libya hidrokarbon kaynaklarının yoğun olduğu bir bölgede 39 bin kilometrekare kazandı. Hangi hükümet gelecek de halkının refahını etkileyecek bu kaynak kullanımını engelleyecek… Bu kazanımdan sonra böyle bir kararı vermek çok zor olur vatan toprağını kaybeden bir lider olarak ortaya çıkar.

    Suriye ile de bir yan sınır yapılabilir. Mısır’ın Güney Kıbrıs ile yaptığı anlaşmadan 11 bin kilometrekarelik bir kaybı var. Bizde son yıllarda hükümetimizin biraz psikolojik biraz dini ve ideolojik nedenlerle bu ülkelerle gerçek bir devletin çıkarları paralelinde değil takım tutma refleksleri gibi hareket ettiğini görüyorsunuz. Daha dengeli düşünmek lazım. Mısır ile arka planda paralel bir politika uygulayıp bu 11 bin kilometrekarelik alanı izah etmek lazım. Başta İsrail biz Yunanistan’ın yanındayız derken, dün gazetelerde çıkan haberlerde ‘Türkiye’nin hukuki gerekçesi sağlamdır’ diye yazılar çıktı.”
    Etiketler:
    Yunanistan, Petrol, Libya, Doğu Akdeniz, Cem Gürdeniz
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın