11:16 06 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Remzi Kartal

    KCK yöneticisi Kartal: Tek taraflı ateşkes olmaz

    © AP Photo / Thierry Charlier
    Röportajlar
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 0 0
    Abone ol

    PKK’nın Avrupa'daki üst düzey isimlerinden Kongra-Gel Eşbaşkanı ve KCK yöneticisi Kartal, Sputnik’e açıklamasında Demirtaş’ın 'PKK amasız silah bırakmalı' çağrısını değerli bulduklarını ancak tek taraflı ‘ateşkesin’ sözkonusu olamayacağını söyledi. Kartal’a göre süreç devam etseydi, PKK kongre kararıyla ‘Türkiye’yle silahlı mücadele’yi bitirecekti.

    PKK'nın çatı örgütü KCK yöneticisi Remzi Kartal, Sputnik'e yaptığı açıklamada ‘devleti ve hükümeti temsil eden tarafın süreçten geri çekilmesi ve çözümü istememesi' sonucunda çözüm sürecinin bozulduğunu savundu. Kartal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, milliyetçi oyları yeniden kazanabilmek amacıyla, süreçten vazgeçtiğini iddia ederken, ‘operasyonların durdurulması, güvenlik eksenli politikalardan vazgeçilmesi ile HDP ve DBP üyelerinin serbest bırakılması gibi koşullar' yerine getirilirse, tekrar çatışmasızlığa dönebileceklerini de söyledi.

    ‘KÜRT HALKINI SAVUNMAK PKK'NİN EN DOĞAL GÖREVİDİR'

    Abdullah Öcalan'ın PKK'ya silah bırakma çağrısı yapmak üzere olduğunu da hatırlatan Kartal, PKK'nın, silahları tamamen bırakmasının söz konusu olmadığını söyledi: "Bir taraftan bütün Ortadoğu'da IŞİD gibi bir bela var. Kürt halkına yönelik saldırılar var. Dolayısıyla PKK'nin Kürt halkını savunması en doğal görevidir."

    KCK, ŞEHİRLERDE YIĞINAK YAPTI MI?

    Hükümet kanadından gelen, ‘KCK, şehirlerde yığınak yapıyor' açıklamasını da değerlendiren Kartal, "2013'ten bugüne kadar Kürt sorununun çözümü noktasında kamuoyunu ikna edecek bir çalışma yapmazsanız, PKK'yi suçlayamazsınız. PKK, Erdoğan ve AKP'nin niyetinin ne olduğunu görüyor anlıyor. Onun için PKK'nin bütün bu niyetleri görmesi ve kendini sürece göre hazırlaması son derece doğal bir şeydir. Yani dönüp şimdi ‘Efendim çözüm sürecini biz bitirdik çünkü PKK bir taraftan hazırlık yapıyordu' diyemezsiniz" ifadelerini kullandı.   

    Kartal, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde, bir ateşkes ya da çatışmasızlık çağrısı yapılabilir mi? şeklindeki soruya ise şu yanıtı verdi: "Önümüzdeki süreçte 1 Eylül'e yönelik herhangi bir karar söz konusu söz konusu değil. Ama bazı çevrelerin bu konuda bir arayışları varsa bu ayrı bir şeydir."  

    ‘ÇÖZÜM SÜRECİNDEN DEVLET TARAFI ÇEKİLDİ'

    Kartal'ın, Sputnik Türkiye muhabiri Hikmet Durgun'un sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

    Çözüm süreci neden bozuldu ve neden bu noktaya gelindi?

    "Çözüm süreci 2012 sonunda hükümet ve devletin İmralı'da Sayın Abdullah Öcalan'la yaptığı görüşmelerle başladı. Ve bu görüşmeler, 28 Şubat 2015'te Dolmabahçe Sarayı'nda mutabakat düzeyine ulaştı. Mutabakata göre, 2015 Nevruz'unun sonunda gözlemci bir heyetin denetiminde İmralı'da müzakerelerin başlaması gerekiyordu. Bozulmasının nedeni bu süreçte bir taraf olarak devleti ve hükümeti temsil eden tarafın süreçten geri çekilmesi, çözümü istememesidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan bütün çalışmaları reddetti.  Reddetmesinin sebebi; Erdoğan'ın milliyetçi oyları alma temelinde, AKP'nin seçimde yaşadığı sorunda, sonuç elde etmek istemesiydi. Çözüm sürecinin tamamen boşa çıkarılması ve reddedilmesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konudaki kişisel iktidarını sürdürme isteminden kaynaklanıyor. Başka bir sebep yoktur."

    PKK'NIN SEÇİM ÖNCESİ TUTUMU

    Bundan önceki her seçim döneminde bir ateşkes ve çatışmasızlık ilan ediliyordu ancak bu kez, PKK, böyle bir tutum sergilemedi. Bu kez çatışmalı bir ortamda seçime gidiliyor, bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    "Geçmiş süreçlerde hükümet, sürekli çözüm sürecini kullanarak, kamuoyundan destek istedi.  ‘Ben bu sorunu çözeceğim, bu sorun Türkiye'nin gündeminden çıkacak' dedi. Bu mesaja, hem Türk halkı hem de Kürt halkı destek verdi. Fakat bu konuda somut adım atılmadı. Erdoğan, hem başbakan olduğu dönemde hem de cumhurbaşkanı olduğu zaman somut bir adım atmadı, kanın ve gözyaşının durması için gerekeni yapmadı. Bunu Türk halkı da Kürt halkı da gördü. Dolaysıyla son seçimde (7 Haziran 2015) artık, çözüm sürecinde samimi olunmadığı görüldü. Kürt halkı, Kobani'de, Şengal'de ve Roboski'de olanları gördü ve AKP'den elini çekti.  Türk halkı da aynı şekilde ‘Barış, barış' diyen AKP'nin adım atmadığını gördü. Bu çerçevede Türk halkından da bir tepki yükseldi. Çözüm sürecinde adım atmayan, yolsuzluklarla mücadele etmeyen, toplumsal olaylarda negatif tutum takınan iktidar, Türk halkından da tepki aldı.  Erdoğan bu kez, ‘barış' sözünü bir kenara bırakarak çözüm sürecini reddetti, ‘Kürt sorunu yoktur, bitmiştir' diyerek milliyetçi oyları toplayarak durumu kurtarmaya çalıştı. Fakat bu politikaları halk kabul etmedi."

    ‘PKK'NİN TAMAMEN SİLAH BIRAKMASI SÖZ KONUSU DEĞİL'

    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ‘Çözüm Sürecinde adım atılsaydı, PKK silahlı güçlerini sınır dışına çıkaracaktı' açıklamasında bulundu. Bu açıklamayı nasıl yorumluyorsunuz?

    "Şüphesiz tabi, bunu Sayın Abdullah Öcalan söyledi. Dedi ki, ‘Dolmabahçe Mutabakatı sağlandıktan sonra, gözlemci heyeti, Türk heyeti ve HDP heyeti birlikte gelirse ben onların huzurunda PKK'ye çağrı yapacağım. PKK kongreni yap, Türkiye'ye karşı artık silah kullanmama kararı al.' Çünkü PKK'nin tamamen silahları bırakması söz konusu değil. Bir taraftan bütün Ortadoğu'da IŞİD gibi bir bela var. Kürt halkına yönelik saldırılar var. Dolaysıyla PKK'nin Kürt halkını savunması en doğal görevidir. Ama Türkiye'de Kürt sorununun çözümü siyasal demokratik bir sürece girmiştir. Öcalan, ‘Artık Türkiye'de silahların kullanılması gündemden çıkarılması çerçevesinde PKK kongre toplasın, karar alsın diye çağrı yapacağım' dedi. Bunlar olacaktı. Bunu herkesten iyi Erdoğan biliyordu. Ancak Erdoğan'ın yüreğinde ve kafasında bu konuyla ilgili bir çözüm politikası olmadığı için dolayısıyla bu işten vazgeçildi."

    KCK ŞEHİRLERDE YIĞINAK YAPTI MI?

    Hükümet yetkililerinin "KCK, 2013'ten beri şehirlerde yığınak yapıyor savaşa hazırlanıyordu' sözleri doğru mu? KCK yığınak yapıyor muydu?

    "Bu söylemlerin hiçbir kıymeti yok. Erdoğan'ın daha işin başında, başbakan olduğu dönemde Türkiye'nin 81 ilini dolaşıp barış nedir, Türkiye halkının barıştan kazancı nedir, barış sayesinde halklar nasıl bir kazanç sağlayacak,  bunları halka anlatması gerekirdi. Barışı kamuoyuna mal edecekti. Ve bu temelde de adımlar atılacaktı. Yasal, anayasal adımlar atılacaktı. Bu çerçevede PKK da, kendi üzerine düşenleri yapacaktı. Bunların hiçbirisini yapmadı. Seçimden seçime, zaman kazanmaya dayalı bir politikayı esas aldı. Siz 2013'ten bugüne kadar Kürt Sorununun çözümü noktasında kamuoyunu ikna edecek bir çalışma yapmazsanız, PKK'yi suçlayamazsınız. PKK, Erdoğan ve AKP'nin niyetinin ne olduğunu görüyor anlıyor. Onun için PKK'nin bütün bu niyetleri görmesi kendini sürece göre hazırlaması son derece doğal bir şeydir. ‘Yani dönüp şimdi efendim çözüm sürecini biz bitirdik çünkü PKK bir taraftan hazırlık yapıyordu' diyemezsiniz."

    ‘TEK TARAFLI ATEŞKES OLMAZ'

    HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'ın ‘KCK, ‘ama'sız ateşkesi ilan etmeli çağrısını nasıl değerIendiriyorsunuz?

    "Sayın Selahattin Demirtaş'ın siyasi bir partinin lideri olarak çatışmaların durması ve bu temelde de siyasi sürecin esas alınmasını istemesi son derece doğaldır. Bunu hem devlete hem PKK'ye söylüyor, her iki tarafa da söylüyor. Daha önce de söyledi. Bu bakımdan ortada yadırganacak bir şey yok.  Fakat bir yerde çatışmalı bir tablo varsa çatışmaların durması karşılıklı olmalıdır. Yani karşılıklı durdurulmayan bir süreçte çatışma tek taraflı da olsa bir şekilde sürer. O bakımdan biz Sayın Demirtaş'ın açıklamalarına değer veriyoruz. Anlamlı buluyoruz. Sadece Demirtaş'ın değil çatışmaların durdurulmasını isteyen bütün aydınların ve yazarların, barışı esas bütün çağrılarını anlamlı buluyoruz. Sanıyorum bu barış çağrıların yoğunlaştırılması ve sürdürülmesi doğru bir tutum olacaktır.  Bunun geliştirilmesi halinde güçlü bir kamuoyu yaratılırsa hükümet ve devlet üzerinde etkili olabilir ve çift taraflı bir çatışmasızlığa dönüşebilir."

    ‘HDP VE DBP ÜYELERİ SERBEST BIRAKILSIN'

    KCK'nın ‘ateşkes' için şartı nedir?

    "KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık bu konuda kapsamlı bir açıklama yaptı. Ateşkesin iki taraflı olması, operasyonların durdurulması ve güvenlik eksenli politikaların durdurulması gerekiyor. Ayrıca HDP ve DBP üyelerinin serbest bırakılması, Dolmabahçe Mutabakatı'na uygun adımların atılması, güvenlik eksenli politikalardan çözüm eksenli politikalara dönülmesi gerekiyor. Bunların olması halinde şüphesiz ki karşılıklı çatışmalar duracaktır ve bu temelde süreç çözüm eksenli olarak sürdürülecektir."

    DÜNYA BARIŞ GÜNÜ'NDE NE OLACAK?

    Ateşkes için arabuluculuk yapan çevreler var mı? 1 Eylül Dünya Barış gününde bir ‘çatışmasızlık' çağrısı yapılabilir mi?

    "Şüphesiz ki ateşkesle ilgili birçok çevrenin arayışları olabilir. Ama şu anda somut cevap verilecek ya da etkili sonuç alınacak bir tablo söz konusu değil. Önümüzdeki süreçte 1 Eylül'e yönelik herhangi bir karar da söz konusu söz konusu değil. Ama bazı çevrelerin bu konuda bir arayışları varsa bu ayrı bir şeydir. Ama bu konuda çatışmalı süreç ve devlet ile hükümetin bütün Kürt illerinde ilçelerinde halka yönelik uygulamaları ortadadır. Şehirler adeta kuşatma altında. Böyle bir tabloda ateşkes imkanının olmadığı açıktır."

    Öcalan'la en son ne zaman irtibatınız oldu?

    "En son 5 Nisan 2015 tarihinde irtibatımız oldu. Bu tarihten sonra herhangi bir irtibatımız olmadı."

    ‘RUSYA VE ABD KÜRT TARAFIYLA AÇIK İLİŞKİ KURMALI'

    Rusya ve ABD ile ilişkileriniz nasıl? Küresel güçlerin Ortadoğu'daki politikalarını, Kürt siyasi hareketine karşı yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

    "Bugüne kadar Rusya daha çok Türkiye ile olan ekonomik ilişkilerini esas alan ve Türk devlet politikalarını gözeten bir politikayı esas aldı. Oysa bölgede Kürtler artık önemli bir güç dengesi oluşturuyor.  Hem Irak'ta hem Suriye'de IŞİD'e karşı Kürt tarafının yürüttüğü etkin mücadele ortada. Suriye'de Kürt tarafının demokratik bir Suriye'nin oluşturulması noktasındaki pozitif tutumu dikkate alındığında, Rusya'nın bölgede yeni bir Kürt politikası oluşturması gerekiyor. Bizim bütün güçlerden beklentimiz, Suriye'den başlayarak, Kürt tarafını da gözeten ve açıkça ilişki kuran, Kürtlerin projesini de bir yol haritası olarak ele alan bir yaklaşımın tercih edilmesidir.  Kürt tarafıyla Rusya'nın geliştireceği politikaların Rusya açısından da Ortadoğu politikalarında önemli kazanımlarının olacağına inanıyoruz. Ortadoğu'da artık ciddi bir güç dengesiyiz. Bölgede Kürt sorunu çok temel bir sorun. Kürt sorununu görmeyen ve hesaba katmayan politikaların ne Irak'ta ne Suriye'de ne Türkiye'de ne de İran'da sonuç alması mümkün değildir.  Bu Rusya için de geçerlidir ABD için de geçerlidir."

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    Demirtaş: Barışı vicdanla inşa etmeliyiz
    Demirtaş'tan Akdoğan'a: Mutabakat değilse niye Dolmabahçe'deydin?
    PKK saldırıları, Kürtlerin siyasi girişimlerini nasıl etkileyecek?
    Etiketler:
    Çözüm Süreci, Dolmabahçe mutabakatı, HDP, AK Parti, Kongra-Gel, KCK, PKK, Cemil Bayık, Selahattin Demirtaş, Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Öcalan, Remzi Kartal, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın