10:31 23 Eylül 2017
Ankara+ 23°C
İstanbul+ 18°C
Canlı Yayın
    Türkiye-Rusya bayrakları

    'Saldırının Rusya ve İsrail'le olumlu adımlar atılma sürecinde yapılması dikkat çekici'

    © Fotoğraf: akkunpp.com
    Röportajlar
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek
    0 107 0 0

    AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç, "Saldırının Rusya ve İsrail'le olumlu adımlar atılma sürecinde yapılması dikkat çekici" dedi.

    TBMM İçişleri Komisyon Başkanı AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç, Türkiye'nin başta IŞİD olmak üzere terör örgütlerine destek verdiği iddialarını reddederken, iftira ve algı operasyonuyla Türkiye'nin köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi.

    Türkiye'nin radikallere karşı tedbir alan tek ülke olduğunu savunan Güvenç, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki saldırının Türkiye'nin Rusya ve İsrail ile bu kadar olumlu, dünyayı şaşırtan güzel adımlar attığı bir süreçte yapılmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti. Güvenç saldırı ile Türkiye'nin turizminin de hedef alındığını belirtti.

    AK Partili Celalettin Güvenç, IŞİD'in Türkiye'ye yönelik saldırılarını ve Türkiye-Rusya ilişkilerindeki normalleşme sürecini Sputnik'e değerlendirdi. Eski vali ve belediye başkanı da olan AK Partili Güvenç'in açıklamaları şöyle:

    ‘ORTADOĞU YENİDEN ŞEKİLLENİYOR'

    İstanbul Atatürk Havalimanı'na yapılan saldırıyı IŞİD'in gerçekleştirildiği ifade ediliyor. IŞİD saldırılarını nasıl değerlendiriyorsunuz, sizce IŞİD neden Türkiye'yi hedef alıyor?

    Dünya yeniden şekilleniyor, Ortadoğu yeniden şekilleniyor. Bu şekilde de maalesef zaman zaman anlamsız güç gösterileri zaman zaman çıkar çatışmaları yaşanıyor. Türkiye de bölgenin güçlü ülkesi olarak hedef, sürekli hedef halinde. Yeni Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde daha adil paylaşımın olduğu daha karşılıklı saygı, hakka, hukuka adil bölüşeme dayalı bir dünya düzeninin mücadelesini veriyor. Bu konuda da kararlı.

    Ama maalesef marjinal gruplar gerek Ortadoğu'daki gerek içerdeki marjinal gruplar saldırılarına devam ediyor. Umarım aklıselim bir an önce galip gelir, sağduyu galip gelir. Çünkü dünyanın yeni savaşlara ihtiyacı yok, dünyanın yeni kavgalara ihtiyacı yok, dünyanın yeni işbirliklerine ihtiyacı var. Son gelişmeler de özelikle, Sayın Putin ve Sayın Erdoğan arasında yapılan telefon görüşmeleri, mektup teatileri de bu yönde önemli adımlardı.

    ‘ALGI YÖNETİMİYLE HÜKÜMET, DEVLET YIPRATILIYOR'

    IŞİD ve marjinal terör örgütleriyle ilgili Türkiye ile ilgili bir algı var, muhalefet partileri de sık dile getiriyor, Türkiye'nin yanlış dış politikası özellikle Suriye politikası nedeniyle bu örgütlerin büyüdüğü, Türkiye'nin bu örgütlere destek verdiği şeklinde. Sizce bunun sebebi nedir, neden böyle düşünülüyor?

    O algıyı özellikle iç ve dış olarak ikiye ayırırsanız, o algı operasyonu yapanlar özellikle Türkiye'de uzun yıllardır, 1950'li yıllardan beri sandıktan çıkma şansı olmayan, halka dayanmayan, demokrasi yoluyla iktidara ele geçiremeyen bir muhalefet kronik bir biçimde demokrasi dışı algı yönetimleriyle, demokrasi dışı ilişkilerle hükümeti hatta devleti yıpratıyorlar. Yapılan iş budur.

    ‘BATI, TÜRKİYE'Yİ ANLAMAYINCA ILIMLILARIN YERİNİ RADİKAL UNSURLAR ALDI'

    Türkiye'nin politikaları çok sağlıklı. Esad bir zalim. Bu Ruslar için de böyledir, bizim içinde böyledir, bu değişmez bir olaydır. Bu bir kral, babadan oğula geçen ve kendi halkıyla barışık olmayan bir kral. Bununla ilgili kendi halkı isyan edince, halkıyla sorun yaşayınca Türkiye'nin söylediği şu: ‘Demokratik bir geçiş yap. Burada ılımlı yönetimler kurulsun, demokratik yönetimler kurulsun, birlik ve beraberliğiniz korunsun'. Çok net bir politika. Ama maalesef Batı özellikle burada Türkiye'yi anlamadı, o geçiş sürecinde, Esad'dan sonra bir demokratik geçiş sürecini değişik kaygılarla razı olmadılar. Razı olmayınca ılımlı, demokrat muhalefetin yerini radikal unsurlar aldı. Bu çok açık ve net.

    ‘İFTİRA VE ALGI OPERASYONLARIYLA TÜRKİYE KÖŞEYE SIKIŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR'

    O radikal unsurlar saldırıya başlayınca Türkiye baştan beri, bunu altını çizerek söylüyorum DAİŞ ile dünyada en ciddi mücadele eden ülke oldu. Ben Şanlıurfa Valiliği, Şanlıurfa Belediye Başkanlığı yaptım. Türkiye, başından beri radikallerle işi olmayan ülkedir. Radikallere karşı tedbir alan ülkedir. Ama içerideki muhalefet iftirayla algı operasyonuyla Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Bugün ellerinde tek bir belge yok. Bizim Dışişleri Bakanımız açıkladı. Dedi ki; biz DAİŞ'ten petrol alıyorsak istifa edelim. Elde tek bir belge olmadan Türkiye yıpratılmak isteniyor.

    ‘KAVGA, ÇATIŞMA YERİNE KONUŞARAK SORUNLAR ÇÖZÜLMELİ'

    Gelinen noktada gene şu, bir de ileriye bakmamız gerekiyor, Rusya'nın da Türkiye'nin de ortak çıkarlarımız var, geleceğin ortak karşılıklı saygıyla düzenlenmesi gerekiyor. Çünkü halklarımız bizden kavga değil işbirliği istiyor, refah seviyesinin yükselmesini istiyor, hayat düzeyinin geliştirilmesini istiyor. Rus halkı da bunu istiyor, Türk halkı da Suriye'deki de. Onun için hepimizin oturup kavga yerine, çatışma yerine, konuşarak sorunları çözmesi lazım. Gelinen noktada çözülemeyecek eğer karşılıklı anlayış saygı olursa çözülemeyecek bir şey yok diye düşünüyoruz. Bunu bizim Cumhurbaşkanımız da her ortamda ifade ediyor.

    ‘RADİKAL GRUPLARLA ORTAK MÜCADELE EDERSEK ÜSTESİNDEN GELİRİZ'

    Öyle zannediyorum ki bu son bir haftadaki gelişmeler çok önemli Türkiye ile İsrail arasındaki gelişmeler, Rusya ile arasındaki gelişmeler. Ortadoğu'da yeni bir barış süreci esecek, yeni bir anlaşma zemini gelişecek diye umut ediyorum. Bunu temenni ediyorum. Ama radikal gruplarla mücadelede de herkesin kararlı olması lazım. Birbirimizi suçlayarak bir yere varamayız. Ama ortak mücadele edersek, birlikte çalışırsak bunların üstesinden geliriz.

    ‘TÜRKİYE'NİN GİZLİ AJANDASI YOK'

    Bugün acı olan şudur. BM'nin bile daha net bir terör tanımı yoktur. Sivil hedefler vurulmamalıdır. Çünkü insanlık yara alıyor. Sivile saldıran kim olursa olsun ortak bir tepki geliştirmeliyiz devletler olarak, halklar olarak, aydınlar olarak. Bunu geliştirdiğiniz zaman ondan sonrası çözülür, oturulur, herkesin karşılıklı menfaatini gözeten anlaşmalar yapılır. Türkiye bunların peşindedir, Türkiye'nin gizli ajandası yok. Türkiye daha demokrat, daha barışçıl, daha adil bölüşümü olan karşılıklı çıkara, saygıya dayalı ilişkileri savunan bir ülke konumundadır.

    ‘TÜRKİYE'NİN ORTADOĞU'DA DAHA POZİTİF ROL ALMASINDAN RAHASIZLAR'

    İstanbul Atatürk Havalimanı'na yapılan saldırının bugüne kadar yapılan saldırılardan daha farklı. Bir havalimanında ve dış hatlarda gerçekleşiyor. Size göre verilmek istenen mesaj ne? Zamanlamasına ilişkin değerlendirmeler de yapılıyor, siz nasıl görüyorsunuz?

    Türkiye'nin İsrail ile Rusya ile bu kadar olumlu, dünyayı şaşırtan güzel adımlar attığı bir süreçte bu saldırının yapılması dikkat çekici. Türkiye'nin Ortadoğu'da daha pozitif rol alıp, karşılıklı dostlarıyla komşularıyla ilişki geliştirmesinden rahatsızlar, bunu kabul etmek lazım.

    ‘TÜRKİYE EKONOMİK BİR SALDIRI ALTINDA'

    İkincisi turizmimiz hedef alınıyor. Havaalanı vuruluyor, havaalanının dış hatları vurularak turizmimiz hedef alınıyor. Yani Türkiye ekonomik bir saldır altında aynı zamanda, artı dünyaya sadece havaalanları değil Türkiye'nin güvensiz bir ülke olduğu mesajını vermeye çalışıyorlar.

    ‘IŞİD'İN EN ÇOK SALDIRDIĞI EN ÇOK ZARAR VERDİ ÜLKE BİZİZ'

    Paradoks da şurada, IŞİD'in, DAİŞ'in dünyadaki en çok saldırdığı, en çok zarar verdiği ülke biziz, DAİŞ'e en çok zarar veren ülke yine biziz ama birtakım çevreler Türkiye'yi DAİŞ üzerinden suçlamaya çalışıyor. Bu da garip bir çelişkidir diye düşünüyorum.

    RUSYA İLE İLİŞKİLERDE ÇOK OLUMLU ŞEYLER BEKLİYORUZ

    - Rusya-Türkiye ilişkileri mektup ile birlikte başladı, sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti. İki ülke arasında başlamakta olan yeni süreci nasıl değerlendiriyorsunuz, bundan sonrası için neler bekliyorsunuz?

    Çok çok olumlu şeyler bekliyoruz. Çok müspet, olumlu, pozitif hareketler bunlar. Şu yaşanan süreç yani uçak krizinden bugüne kadar yaşanan kriz ve süreç şunu gösterdi diye düşünüyorum Türkiye ve Rusya'ya, biz birbirimize lazımız, biz komşuyuz, bizim ekonomik çıkarlarımız örtüşür, çelişse de çoğunlukla örtüşür ve biz anlaşırsak, uzlaşırsak, ilişkiyi geliştirirsek kendi halklarımıza iyilik yapmış oluruz.

    Türkiye Rusya'yı yok sayamaz, Rusya Türkiye'yi yok sayamaz. Bu süreç onu gösterdi. Dolayısıyla da yaşanarak kazanılan bir tecrübenin sonucudur bunlar ve çok hızlı gelişiyor. Sayın Tayyip Erdoğan'ın yazdığı mektuba anında cevap verildi, telefon geri dönüşü oldu, Sayın Putin, Sayın Erdoğan'ın terörle ilgili açıklamalarının tamamına imzamı atarım diyor. Rus halkının, Türkiye'ye seyahat kısıtlamalarını kaldırıyorum diyor ve Eylül ayında G20 zirvesinden önceki ikili Çin'de oturup konuşacağız diyor. Konuşmamız lazım. Putin'in, Erdoğan'ın, hepimizin konuşması lazım, tartışması lazım, meseleleri masada çözmesi lazım ve ekonomiyi, ekonomik ilişkileri büyütmemiz lazım. Doğru yoldayız. Terör saldırıları veya birtakım marjinal yorumlar bu güçlü gerekliliği engelleyemez, engellememeli diye düşünüyorum.

    İlgili konular:

    'Krizin aşılmasıyla Türkiye-Rusya ilişkileri daha sağlıklı bir temele oturabilir'
    'Rusya ile ticari ilişkiler eski seviyesini yakalayabilir'
    Rusya: Türkiye'ye tahıl ihracatını arttırmaya hazırız
    'Rusya ile Türkiye arasındaki charter uçuşlara getirilen yasak kaldırılacak'
    Emekli büyükelçi: Rusya ile normalleşme, gerçekçi bir dış politikanın gereği
    Etiketler:
    Celalettin Güvenç, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın