12:55 22 Ekim 2019
Canlı Yayın
    TBMM - KEİPA Türk Grubu Başkanı AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ve üyeler.

    ‘Ukrayna, Türkiye'nin Rusya'ya gitmesini istemedi'

    © Fotoğraf
    Röportajlar
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 20
    Abone ol

    Uçak krizi sonrası Rusya'ya giden ilk TBMM heyetinin başkanı AK Partili Can, Ukrayna'nın Türkiye'nin Moskova'daki KEİPA toplantısını protesto etmesini istediğini söyledi.Rusya'ya gitme kararı alıp Kiev'e de 'Moskova'ya gidin' dediklerini anlatan Can "Rusya ve Türkiye arasındaki sorunların devamı hem ülkeler hem de halkları için faydalı değil" dedi.

    Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) 47. Genel Kurulu 28-30 Haziran tarihlerinde Rusya'nın başkenti Moskova'da yapıldı. Türkiye ile Rusya arasında 24 Kasım 2015'te Rus uçağının Suriye sınırında düşürülmesiyle başlayan krizin ardından ilk kez bir TBMM heyeti de KEİPA toplantısı için Moskova'ya gitti. Aynı tarihlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yazdığı mektup ile de Türkiye-Rusya ilişkilerinde yumuşama süreci başladı. AK Parti, CHP, HDP ve MHP'li üyelerin yer aldığı TBMM heyetinin Moskova'daki temasları sırasında da Putin ile Erdoğan arasında bir telefon görüşmesi de gerçekleşti.

    TBMM — KEİPA Türk Grubu Başkanı olan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, Sputnik'e Türkiye-Rusya ilişkilerini değerlendirdi ve Moskova'da katıldıkları toplantıya ilişkin izlenimlerini anlattı. Can'ın açıklamaları şöyle:

    ‘RUSYA VE TÜRKİYE, KARDENİZ BÖLGESİNDE İKİ GÜÇLÜ ÜLKE'

    — Türkiye-Rusya ilişkileri 24 Kasım 2015'de uçak düşürülmesinden sonra gerginleşti. Yaklaşık 7 ay sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'mektup adımı' ile iki ülke ilişkilerinde normalleşme süreci yaşanıyor.  Türkiye-Rusya ilişkilerindeki kriz dönemini ve normalleşme için atılan adımları nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Öncelikle Karadeniz bölgesinde Rusya ve Türkiye iki güçlü ülke. Dolayısıyla iki güçlü ülkenin arasındaki problemlerin sürekli devam etmesi hem iki ülke açısından hem de iki ülke halkları açısından faydalı bir şey değildi.  Bu manada sizin de bahsettiğiniz gibi bir uçak düşürülme hadisesi yaşandı. Uçak sınırlarımızı ihlal etti, uyarılara rağmen ihlale devam ettiğinden dolayı da Türkiye uluslararası hukuktan kaynaklanan yetkisini kullandı. Tabi Rusya buna bir tepki gösterdi. Her ne kadar o dönem itibariyle Türkiye 'Bir komisyon oluşturalım, oturalım bunları bir görüşelim' dediyse de olayın sıcaklığından da kaynaklanan nedenlerden dolayı bu mümkün olmadı.

    ‘KRİZ SÜRECİNDE DE RUS DELEGASYONUYLA GÖRÜŞMELERİMİZ SÜRDÜ'

    —  Uçak krizinin ardından Rusya'ya giden Türk milletvekili heyetinde yer aldınız. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mektubundan önce sizin Rusya'ya gideceğiniz belli miydi?

    KEİPA toplantısı buna bir vesile oldu. Rusya'ya ilk giden heyet de bildiğim kadarıyla biz olduk. KEİPA toplantılarının belirli bir takvimi var. Daha önceden bu tarihler belirlendi. Fakat bu tarihlerin önceden belirlenmiş olmasına rağmen fiili bir durum gerçekleşmedi. Fiili durum da, ilk adım atma anlamında söylüyorum, Sayın Cumhurbaşkanımızın mektubu ile zaten ilişkilerde bir yumuşama zemini oluşmuştu.

    —  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mektup yazmasından önce yani ilişkilerde normalleşme süreci başlamadan önce Türk milletvekili heyetinin KEİPA toplantısı için Rusya'ya gitmeme gibi bir düşüncesi var mıydı? Gitme kararı ne zaman alındı?

    KEİPA 12 ülkeden oluşuyor. Burada özellikle Ukrayna ile Rusya arasında ciddi problem vardı. Biz her ne kadar Rusya'ya gitmediysek de, o aşamada Rusya heyetleri ile bizim görüşmelerimiz oldu. Atina'da, Viyana'da, İstanbul'da bir araya geldik. KEİPA anlamında Rusya delegasyonuyla hep bir araya geldik.  Hatta Rusya Meclis Başkanı da Viyana'ya gelmişti. Orada da bir araya geldik. KEİPA'nın komite toplantılarında hep bir araya geldik. Ama komitelerde bu konulara fazla girilmedi. Komitenin gündemi neyse o konular konuşuldu. Bu konulara girme ortamı oluştuğunda da orada divan başkanı şunu hatırlattı: ‘KEİPA'nın kuruluş amacı zaten ülkeler arasındaki problemlerin diyalog ortamında çözülmesi, aynı masada bir araya gelebilmek'. Bu toplantılar buna zemin hazırlıyor. Farklı siyasi konular varsa onlar da tartışılsın. Ama onların tartışılabilmesi için bir masa, bir zemin oluşması lazım. Zaten toplantılar da buna vesile oluyor. Uluslararası platformların en büyük önemi de bu. Yaptırım gücü yok, tavsiye kararları alıyor. Ama ihtilafları olan ülkeleri bir araya getiriyor. Diyalog kurabilecekleri tek alan diyebilirim. Bu manada da biz komiteler bazında Atina'da, Viyana'da, İstanbul'da toplantılarda bir araya gelmiştik.

    ‘UKRAYNA DELEGASYONU ANKARA'DA BENİ İKİ KERE ÜÇ KERE ZİYARET ETTİ'

    Buna rağmen, genel kurul toplantısı Rusya'da olacağı için Ukrayna delegasyonu bizi ziyaret etti.  Ankara'da beni iki kere üç kere ziyaret ettiler.  Toplantı öncesinde. Müsteşar düzeyinde, elçilik düzeyinde, katip düzeyinde geldiler. Ukrayna'nın Meclis Başkanı bize mektup da yazdı. 'Rusya'yı protesto edelim, Rusya sınır güvenliğini ihlal ediyor, sınırlarımıza ağır ve hukuk dışı müdahalede bulunuyor. Bu, KEİPA'nın kuruluş amacına aykırıdır. Burayı protesto edin, gitmeyelim' dedi. Ben o dönem itibariyle bizim de Rusya ile ilişkilerimizin sıkıntılı olduğu süreçte bile şunu dedim: 'Bu KEİPA'nın kuruluş amacı açısından doğru değildir, siz de katılın, orada dile getirirsiniz, ev sahibi olduğu için Rusya da biraz daha ılımlı olur.' İlk defa Rusya'da böyle bir genel kurul yapılacaktı. Bu manada katılmalarını önerdik. Onlar da bize katılmama yönünde öneri de bulundu. Diğer ülkeleri de gezdiler. Ama biz katılma kararı aldık. Bu arada Ukrayna'nın bu hamlesine Rusya elçiliği de bir hamle yaptı. Onlar da gelip bizden katılmamızı istedi. O sıkıntılı günlerde oldu bu. Uçak krizinden 15-20 gün sonra olan hadiseler. Biz de tabi 'Değerlendiriyoruz' dedik. Dışişleri Bakanımızla, Başbakanımızla, Meclis Başkanımızla da görüştük. Gitmemizin doğru olacağı yönünde konuşuldu. Zaten süreç de yakınlaştığında adımlar atılmıştı karşılıklı üst düzey olarak. Bu manada da biz gittik. Gitmemiz de iyi oldu.

    ‘RUSYA'DA GÜZEL KARŞILANDIK, 'İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRELİM' DEDİK'

    — Kriz sonrasında Rusya'ya giden ilk milletvekili heyeti olarak nasıl karşılaştınız, ne tür görüşmeler yaptınız?

    Güzel bir karşılama oldu. Rusya delegasyon başkanı bizi karşıladı, Meclis Başkanı ile görüşmemiz oldu. Türkiye orada çok popülerdi. Rus basını da bizimle röportaj yapmak istedi ve yaptık da. Oradaki karşılama çok sıcaktı. Rusya bundan çok memnun oldu. Hatta Putin ile Sayın Cumhurbaşkanımızın telefon görüşmesi olmadan önce, Rusya Meclis Başkanı ile bir akşam resepsiyonda ben bir araya geldim. Orada bana özellikle şunu söyledi: 'Biz iki güçlü ülkeyiz, dolayısıyla iki güçlü ülke olarak bizim ilişkilerimizin iyi olmasında fayda var. Avrupa ülkelerinden ziyade Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkinin güçlülüğü iki ülkeye daha fazla fayda verir." Uçak hadiselerini falan tamamen unutmuş gibiydiler. Cumhurbaşkanımız ile Putin'in konuşmasından sonra da tekrar bir araya geldiğimizde ben kendisine Yıldız Sarayı'ndan bir Osmanlı tabağı hediye ettiğimde orda bana "Sayın Putin bütün bakanları topladı, ben de oradaydım. Türkiye ile ilgili bütün yaptırımlarınızı derhal kaldırıyorsunuz diye talimat verdi" dedi. Biz de çok memnun olduk, 'İlişkilerimizi güçlendirelim' dedik. Ekim'de Antalya'da toplantımız var iki komite toplantısı, kendilerini oraya davet ettik. Onlar da memnun kaldı.

    ‘TERÖRE KARŞI OYBİRLİĞİYLE ORTAK DEKLARASYON ÇIKTI, BU ÖNEMLİ'

    — KEİPA Genel Kurulu'nda Türkiye olarak hangi konuları gündeme getirdiniz?

    Ben bir konuşma yaptım, kalkınma ve refah üzerineydi. Ama özellikle PKK, DAİŞ terör bağlantılarının Türkiye'ye sıkıntı verdiğini, insanlığa karşı suç işlediğini ve üye ülkelerde bazı temsilcilikler açıldığını, buna göz yumulduğunu, bunu kınadığımızı belirttik. Ayrıca İslam düşmanlığının, İslam ile terörün aynı terazide gösterilmesinin doğru olmadığını, İslam'ın kardeşlik, huzur, barış dini olduğunu vurguladık. İstanbul Atatürk Havaalanı'nda terör saldırısı oldu biliyorsunuz. Oradaki menfur saldırıda hayatlarını kaybedenlerle, şehitlerimizle yaralılarımızla ilgili bir ortak deklarasyon metni hazırladım ben. Rusça, İngilizce ve Türkçe. Bütün delegasyon başkanlarını gezdim. Diplomatik faaliyetlerimiz sonucunda olumlu bulundu, hepsi imza attı, oy birliğiyle karar alındı, deklarasyon metni oylamaya sunuldu ve oybirliğiyle kabul edildi. Divan başkanı tarafından da okundu. Bu çok önemlidir, uluslararası düzeydeki bir toplantında alınan karar açısından. Biliyorsunuz ki Meclis'te biz, kendi meclisimizde maalesef bu kararı alamıyoruz oy birliğiyle, burada almamız da çok manidardır. Gayet güzel oldu.

    ‘RUSYA'NIN TÜRKİYE'YE İHTİYACI VAR, TÜRKİYE'NİN DE RUSYA'YA‘

    — Türkiye-Rusya ilişkilerinin bundan sonraki geleceğini nasıl görüyorsunuz. Kriz öncesi özellikle ortak ekonomik hedefler ortaya konulmuştu. Bundan sonraki süreç nasıl ilerler?

    Rusya'da ben şunu gördüm. Tabi ki biz de bu ortamın oluşmasından memnuniyet duyuyoruz. Rusya bizden daha çok memnuniyet duyuyor, onu orada bizzat yaşadım. Sayın Cumhurbaşkanımızın adımları, Sayın Başbakanımızın  'Dostlarımızı artıracağız' açıklaması… Yani bir bakış açısı var. Bu bakış açısıyla değerlendirdiğimizde karşılıklı diplomasi ilişkilerinde, biliyorsunuz Soçi'de de Sayın Dışişleri Bakanımız oradaki toplantıya iştirak etti.  Rusya'nın Türkiye'ye ihtiyacı var, Türkiye'nin de Rusya'ya ihtiyacı var. Gerek halklar anlamında gerekse devlet ve hükümet anlamında, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi anlamında bu iki ülkenin ciddi derecede işbirliğine ihtiyacı var. Rusya serin ve soğuk bir memleket. Bütün Rusya yaklaşık 150-170 milyon civarında nüfusu var.  Turizm anlamında da vatandaşın çok isteği var. Bu da özellikle Türkiye noktasında, Türkiye'yi çok seviyor Rus halkı. Tüm bunları da ortak bir paydaya ekleyerek bu ilişkileri düzeltmenin iki ülkeye faydalı olduğunu iki ülke de görüyor ve gelişeceğine, düzeleceğine ilişkin adımlar da devam ediyor. Ben olumlu görüyorum havayı. Öncekinden daha iyi olacak diye görüyorum.

    ‘DOSTLUK GRUPLARI DA KURULUR, HİÇBİR SIKINTI YOK'

    —  Uçak krizinden sonra parlamentolar arası ilişkilerde de bir sıkıntı yaşanmıştı. Bu süreçte TBMM'de Rusya Dostluk Grubu'nun yeniden kurulması gündeme gelebilir mi?

    Hiçbir problem yaşanmadı. Kurulabilir. Ben şunu gördüm orada, demin de söylediğim üzere 12 ülke vardı, oradaki Rusya heyetinin ve ev sahibi olarak Rusya'nın en fazla değer verdiği ülke Türkiye idi. Bunu bizzat yaşadım ben o nedenle dostluk gruplarının kurulmasında hiçbir beis yok, kurulması faydalı, kurulur da. Hiçbir sıkıntı yok.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    İlgili konular:

    'AB, ABD ve Türkiye, Rusya'ya karşı Ukrayna'yı destekledi'
    Rusya’nın Türkiye, Mısır ve Ukrayna'ya uçuş sınırlamasının faturası belli oldu
    Aksenov, Sputnik Türkiye'ye konuştu: Ukrayna ‘savaş', Rusya ‘barış' demekti
    Türkiye: Rusya-Ukrayna sınırında askeri hareketlilik tespit edilmedi
    Türkiye, Rusya-Ukrayna sınırındaki askeri hareketliliği denetleyecek
    Etiketler:
    Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA), AK Parti, Ramazan Can, Recep Tayyip Erdoğan, Vladimir Putin, Ukrayna, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın