Sayın sitemizin okuyucuları! Rusya’nın Sesi (RS FM) isminin değiştiğini ve yeni web sayfasına kavuştuğunu sizlere memnuniyetle bildiriyoruz. İsmimiz artık Sputnik Haber Ajansı ve Radyosu’dur. Tüm güncellemeleri, son haberleri ve yorumları http://tr.sputniknews.com sitesinden takip edebilirsiniz. Yer imlerinizi güncelleyin ve bizimle kalmaya devam edin!
19 Aralık 2014, 09:41

St. Petersburg Bale Topluluğu, İstanbul'da...

Audio faylı indiriniz

19-21 Aralık tarihlerinde İstanbul TİM Show Center'da sahne alacak Saint Petersburg Bale Topluluğu'nun kurucusu Konstantin Taçkin, topluluğun hikayesini ve klasik Rus balesinde durduğu yeri RS FM'e anlattı. Taçkin, İstanbullu bale severlerle buluşmayı sabırsızlıkla beklediklerini söyledi.

1994 yılında Konstantin Taçkin tarafından kurulan Saint Petersburg Bale Topluluğu, çalışmalarını, devlet ve sponsor desteğinden bütünüyle bağımsız olarak sürdüren tek klasik bale topluluğu olarak biliniyor. Kadrosunda yer alan 60 profesyonel bale sanatçısının birçoğu, dünyaca ünlü Vaganova Bale Akademisi gibi önemli okullardan mezun.

Repertuarında Giselle, Don Kişot, Uyuyan Güzel, Romeo ve Juliet gibi dünyaca ünlü balelerin yer aldığı Saint Petersburg Bale Topluluğu, yılda 200'den fazla gösteri ile izleyenleri büyülüyor. Rus topluluk, 19-21 Aralık tarihleri arasında ise Kuğu Gölü ve La Bayadere temsilleri ile İstanbullu bale severleri büyülemeye hazırlanıyor.

Dünyanın en önemli klasik bale topluluklarından biri olan Saint Peterburg Bale Topluluğu'nun kuruluş öyküsünü, Rus balesinde durduğu yeri ve prima balerin İrina Kolesnikova'nın eleştirmenleri büyüleyen tekniğini, topluluğun kurucusu ve genel müdürü Konstantin Taçkin, RS FM'e anlattı:

"HER ŞEY, KÖTÜ BİR BALE İZLEMEMLE BAŞLADI"

—En başından, Saint Petersburg Bale Topluluğu'nun kuruluş öyküsünden başlayalım. Bir röportajda, 1993 yılında izlediğiniz ilk balenin ardından kendi bale topluluğunuzu kurmaya karar verdiğinizi söylüyorsunuz. O ilk bale gösterisini izlerken, sizi kendi bale topluluğunuzu kurmaya iten ne oldu?

Gerçekten söylediğiniz gibi oldu. 1993 yılında, Saint Petersburg'a gelen turistler için tiyatro ve bale organizasyonları düzenliyordum. İlk baleyi izlerken -o sıralar baleden hiç anlamama rağmen- bir şeylerin yeterince iyi olmadığını anladım. İzlediğim dansı beğenmedim. Başkasının yönettiği bir bale topluluğunu değiştirmem mümkün olmadığı için de her şeyi en başından kendim yapmaya karar verdim. Her şey böyle başladı. Beğenmediğim o baleyi 1993 yılında izledim. Bu olayın hemen ertesi yılı, 94 yılında da Saint Petersburg Bale Topluluğu olarak, ilk bale gösterimiz Giselle'yi sahneledik.

"BAĞIMSIZ OLMA DÜŞÜNCESİNDEN DOĞDUK"

—Saint Petersburg Bale Topluluğu, hiçbir sponsordan destek almayan, bütünüyle bağımsız bir topluluk. Neden özellikle bağımsız bir topluluk kurmak istediniz ve devlet desteği almaktan hep geri durdunuz?

Biz, aslında bağımsız olma düşüncesinden doğduk. Bu yıl, artık 20'nci yılımızı doldurduk. Ben, devlet yardımı ve sponsorlar olmadan da bir bale topluluğunun çok başarılı bir şekilde var olabileceğini göstermek istedim. Saint Petersburg Bale Topluluğu, bütünüyle bu düşünceden doğdu. Bağımsız bir bale topluluğu olmanın, pek çok avantajı var. Bağımsız olmak, kimsenin size işinizi nasıl yapacağınızı, repertuarınızda hangi balelerin olacağını ya da hangi dansçılarla çalışacağınızı söylememesi demek. Devlet desteği almayan bale topluluklarında önemli olan, en iyi sonucu almak. Ancak devlet balelerinde birçok şey, yöneticinin yetkililerle olan ilişkilerine bağlı.

—Topluluk olarak "darboğaza" düştüğünüz ve devam edemeyeceğinizi düşündüğünüz bir an oldu mu?

Devam edemeyeceğimizi düşündüğüm bir an hiç olmadı. Ama zorluklar, yaşadık. 20 yıl içinde çok şey oldu. Ama ben zorlukları, bir şeylerin değişme zamanının geldiğini haber veren birer sinyal olarak gördüm. Bu yüzden de 2009 yılından beri bağımsız bir biçimde dünyanın birçok ülkesinde büyük turneler düzenliyoruz. Bağımsız olarak. Bu, bizim için çok önemli.

DANSÇILARIMIZ SABIRSIZLIKLA BEKLİYOR

—Daha önce dünyanın birçok önemli kentinde sahne aldınız. İstanbul'da sahne alacak olmanız, sizi heyecanlandırıyor mu?

Hem de çok. Dansçılarımız da sabırsızlıkla bekliyor, İstanbul'da sahne almayı. İstanbul'da ilk kez bir baleyi başından sonuna kadar sahneye koyacağız. Daha önce, sanıyorum 2008 yılında, bir kez daha İstanbul'a gelmiştik. Ama o, birçok grubun sahne aldığı daha farklı bir gösteriydi. Bu kez sahnede yalnızca biz olacağız. Kuğu Gölü ve La Bayadere gibi olağanüstü baleleri sahneleyeceğiz.

—Kuğu Gölü'nde, sanıyorum prima balerininiz İrina Kolesnikova sahnede olacak. İrina Kolesnikova, birçok bale eleştirmeninden harika eleştiriler almış bir balerin. Kolesnikova'yla yollarınız nasıl kesişti?

Kolesnikova'nın İstanbul'da sahne almasını, biz de çok istiyoruz. 19 ve 21 Aralık'ta, Kuğu Gölü'nde dans edeceğini düşünüyoruz. Ama İrina, 30 Haziran'da anne oldu. Bir süre önce yeniden provalara başladı. Umuyorum, her şey yolunda gider ve İstanbul'da sahnede alır. İrina Kolesnikova, Saint Petersburg Bale Topluluğu'na, 1998 yılında, Vaganova Bale Akademisi'ni bitirdikten hemen sonra geldi. Kolesnikova'nın ne kadar yetenekli olduğu anında fark edildi ve 2 yıl içinde prima balerin oldu. Balede böyle olaylara çok nadir rastlanır.

KUĞU GÖLÜ VE BALERİN İRİNA KOLESNİKOVA…

—Bazı eleştirmenler, Kuğu Gölü'ndeki Odette ve Odile karakterlerini, yeryüzünde Kolesnikova'dan daha iyi oynayan kimsenin olmadığını söylüyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Kolesnikova'yı bu kadar özel yapan ne?

Kuğu Gölü, yüksek düzeyde bir oyunculuk yeteneği gerektiriyor, çünkü balerinin, birbirinden taban tabana zıt iki farklı role bürünmesi gerekiyor. Bu karakterlerden biri Odette. Odette duygulu, nazik ve iyi yürekli bir karakter. Diğeri de Odile. Odile sinsi, kötü kalpli ve kibirli bir karakter. Ama her balerin, bu iki zıt role kolaylıkla bürünemiyor.

Hatta çok önceleri, bu iki karakteri iki farklı balerin canlandırıyordu: Odette'yi bir balerin, Odile'yi de başka bir balerin oynuyordu. Bu, sonraları değişti ve iki rolü de aynı balerin oynamaya başladı. İrina Kolesnikova, bu iki rolün de altından çok başarılı bir şekilde kalkıyor. Yalnızca oyunculuk anlamında değil; estetik bakımından da öyle. İrina'nın ayrı, başka kimsede görülmeyen, akıllara durgunluk veren bir tekniği var.

—Peki, İstanbul TİM Show Center'da, 20 Aralık'ta sahneleyeceğimiz La Bayadere balesinde kimi izleyeceğimiz? Türkiyeli izleyicilere, tekniğine özellikle dikkat etmelerini önerdiğiniz bir dansçı var mı?

La Bayadere balesinde Anna Samostrelova sahne alacak. Çok iyi bir dansçı. Örneğin, 2014 yılında, Romeo ve Juliet'te İrina Kolesnikova yerine sahneye çıktı. İrina, bebek beklediği ve dans edemediği için Paris'teki gösterilerini iptal etmek zorunda kalmıştı. Anna'nın performansı çok iyi eleştiriler aldı. 2012 yılında da Saint Petersburg'da aynısı oldu. La Bayadere'nin ilk perdesi ardından İrina kendini kötü hissetmeye başladı ve hastaneye kaldırıldı. Anna, prova bile yapamadan, İrina'nın yerine sahneye çıktı ve mükemmel bir performans sergiledi.

"BİZİ DİĞERLERİNDEN AYIRAN ÖZELLİĞİMİZ..."

—Rusya, çok köklü bir bale geleneğine sahip. Bu, Türkiye'de de iyi biliniyor ve Rusya'dan gelen bale toplulukları, Türkiye'de büyük ilgi görüyor. Peki, sizin bale topluluğunuz, Rus balesinde nasıl bir yere sahip? Diğer Rus bale toplulukları arasında nasıl bir yeriniz var?

Saint Petersburg Bale Topluluğu, henüz 20 yaşında. Bu nedenle, bale topluluğumuzu bir yere koymak, aslında çok zor. Biz, çok genç bir bale topluluğuyuz ve dünyadaki genç bale toplulukları arasında, en başarılı olanlarından biriyiz. Bizim diğer topluluklardan ayrı bir çizgimiz var; bu çizgide ilerliyoruz. Örneğin, gelecek yıl modern bir bale sahnelemeyi planlıyoruz. Bunu daha önce hiç yapmadık. Saint Petersburg Bale Topluluğu olarak, klasik bale geleneklerini geliştirmeye çalışıyoruz. İzleyenleri derinden etkileyecek baleler sahnelemek istiyoruz. Bu, çok önemli. Bizi diğerlerinden ayıran ise hiçbir sponsordan ya da devletten destek almamamız.

—Sizi İstanbul'da izleyecek bale severlere iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Evet, elbette. İstanbul'da bizi izleyecek herkese teşekkür etmek istiyorum. Türkiyeli bale severlerle buluşmayı, sabırsızlıkla bekliyoruz. Sahneleyeceğimiz üç baleyi de çok beğeneceklerini umuyoruz. Umarız, İstanbul'da ileride de pek çok kez sahne alırız.

  •  
    Ve paylaş