Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin

‘Putin’in başkan seçilmesi, Türkiye açısından avantajlı bir durum’

© AFP 2018 / Mladen ANTONOV
Haberler
URL'yi kısaltın
Yurdagül Şimşek
0 93

Türk uzmanlar, Rusya’daki devlet başkanlığı seçimlerini Sputnik’e değerlendirdi. TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Toğrul İsmayıl, Rusya’da Vladimir Putin’in tekrar başkan seçilmesini, ‘Türkiye açısından avantajlı bir durum’ diye nitelendirirken, TÜRAM kurucusu Aydın Sezer seçime katılım oranının yüksek olmasının önemine dikkat çekti.

Rusya Merkezi Seçim Komisyonunun açıkladığı resmi olmayan sonuçlara göre, oyların yüzde 76.67'sini alan Vladimir Putin 4'üncü kez devlet başkanlığı görevini üstlenecek. Rusya'daki seçimleri ve seçimlerin Türkiye-Rusya ilişkilerine yansımasını uzmanlar Sputnik için değerlendirdi.

‘PUTİN VE ERDOĞAN İYİ BİR DİYALOG İÇERİSİNDE'

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim üyesi Toğrul İsmayıl, "Seçimlerin sonucu belliydi" derken, seçimlerde Putin'den daha güçlü bir adayın da olmadığını söyledi. Putin'in başarılı olacağının seçim öncesinden bilindiğini, bu nedenle de seçim sonuçlarının ‘sürpriz olmadığını' vurgulayan İsmayıl, seçim sonuçlarını Türkiye-Rusya ilişkileri açısından şöyle yorumladı:

"Türkiye açısından avantajlı bir konum şu anda. Putin, Türkiye'de iyi bilinen, tanınan bir siyasi liderdir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile iyi bir diyalog içerisindeler, görüşüyorlar. Bence Vladimir Putin'in seçilmesi ister Rusya'da ister diğer bölgelerde yürüttüğü meselelerde de bir nevi devamlılık olduğunun göstergesi. Türkiye açısından bilinen bir politikacı, iki devlet başkanı çok iyi görüşüyorlar, iyi bir diyalog var. Türkiye açısından avantajlı bir durum, yani yeni bir durum, sürpriz bir durum değil, bence çok iyi. Ama burada tabi ki Rusya halkının tercihi önemli ve buna saygı duymamız gerekiyor. Rusya halkı da Devlet Başkanı Putin'i tekrar seçilmesine karar vermiştir, saygı duyarız."

'RUSYA'YA YÖNELİK YAPTIRIMLAR SEÇİME KATILIMI ETKİLEDİ'

Rusya'daki seçimlere katılma oranına ilişkin tartışmaları da değerlendiren TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Toğrul İsmayıl, "Katılım oranının daha önceki seçimlere göre yüksek olmasının temel nedenlerinden birinin ABD ve Batı ülkelerinin Rusya'ya yönelik tutum ve yaptırımları olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

"Rusya toplumunun daha konsantre olarak bu seçimlere daha sorumlu yaklaşmasını öne çıkarmıştır. Bu nedenle de Rusya'da seçmen seçkide aktif olmuştur, bu bir. İkincisi de şöyle düşünmek gerekiyor, seçimler gittikçe her toplumun hayatında önem kazanmaya başlıyor. Çünkü kendi yaşamını belirleyen bir süreç, ileriki dönem için önemli. Bu nedenle her topluluk da gittikçe o siyasi bilincinde yüksekliği ile bu tür meselelerde aktif bir rol oynamaya çalışıyor. Ben burada birinci etkenin önemli olduğunu düşünüyorum. Şu anda Rusya bir nevi kuşatma altında gibi gözüyor. Bu nedenle Rusyalı seçmen de kendi kaderini belirlerken çok aktif olmaya çalıştığı gibi düşünüyorum."

Rusya'nın geniş bir coğrafya olduğunu vurgulayan Toğrul İsmayıl, iktidarın bu kadar seçmeni etkinliklerle ya da zorla seçim merkezlerine götürmesinin mümkün olmadığını, seçmenin kendisinin de seçime katılma konusunda aktif olduğunu kaydetti. İsmayıl, seçimlere katılan adayların da seçime katılma konusunda etkili olduğunu, bazı adayların aldıkları oyların da Rusya için az olmadığını söyledi. İsmayıl, "Mesela Kseniya Sobçak renkli bir sima, bir hanım aday, başkanlıkta ilk defa aktif idi hanımlar da. Aldığı oy da gayet iyi, bir çok ünlü ve aktif politikacıdan da hiç de az oy almadı, tek başına" dedi. İsmayıl, katılım oranın da gayet normal olduğunu, daha öncesi seçimlerde de katılım oranın çok da düşük olmadığını kaydetti.

‘YÜZDE 60'IN ÜZERİNDEKİ KATILIM SÜRPRİZ OLDU'

Türkiye-Rusya Araştırmalar Merkezi (TÜRAM) kurucularından Aydın Sezer, de Rusya seçimlerini ‘sonuçları belli olan bir seçim' olarak değerlendirdi. Sezer, "Yaklaşık bir yıl önce yapılan kamuoyu araştırmalarında da Putin'in zaten yüzde 70-75 civarında bir popülaritesi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu seçim sonuçlarına bakıldığı zaman da popülariteyle ilgili oy oranın aynen oylara yansıdığını görüyoruz" diye konuştu.

Seçimlere katılım oranlarına ilişkin açıklamaların kendisi açısından enteresan olduğunu vurgulayan Sezer, "Yüzde 60'ın üzeri benim için aslında çok büyük bir sürpriz. Ben bu kadar yüksek olacağını beklemiyordum. Seçim sonuçlarına ilişkin eğer bir yorum yapmak gerekirse katılımın bu denli yüksek olması sanırım seçimin en önemli unsuru olarak karşımıza çıkıyor" dedi. Sezer, seçimlere katılımın yüksek olmasının nedenleriyle ilgili ise şunları söyledi:

‘KATILIMIN YÜKSEK OLMASI RUSYA VE PUTİN AÇISINDAN ÇOK DAHA ÖNEMLİYDİ'

"Açık söylemek gerekirse burada benim manipülasyonla ilgili bir kuşkum var. Bunu bir tarafa bıraksak bile Batılıların özellikle katılım oranlarıyla ilgili Rusya demokrasisini ya da Rus seçim sistemini yargılamaya yönelik tavırları karşısında Kremlin bu kez seçimlere katılımı teşvik etmek için özel eğlenceler tertipledi, sosyal etkinlikler yapıldı. Dolayısıyla bu seçimlerde herhangi bir adayın alacağı oya yönelik aktiviten ziyade seçime katılımın yüksek olması Rusya ve Putin açısından çok daha önemliydi."

'PUTİN'İN POPÜLARİTESİNİN YÜKSEK OLMASI DIŞ POLİTİKATAKİ STRATEJİSİ'

Rusya Devlet Başkanı Putin'in popülaritesinin yüksek olmasının nedenlerinin başında dış politika izlediği strateji ile Rusya'yı tekrar dünyanın bir süper gücü konumuna getirme çabası olduğunu ifade eden Aydın Sezer, Ukrayna ve Suriye operasyonlarının da bunun somutlaşmış hali olduğunu kaydetti.

İlgili konular:

Rusya devlet başkanını seçti: Putin’in oyları yüzde 75'in üzerinde
Etiketler:
Aydın Sezer, Toğrul İsmayıl, Vladimir Putin, Rusya
Topluluk kurallarıTartışma
Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın