00:48 04 Aralık 2016
Ankara-4°C
İstanbul+ 5°C
Canlı Yayın
    Putin ile Erdoğan

    "AB, Türkiye ve Rusya'ya bakış açısını objektif değerlere dayandırmalı"

    © Sputnik/
    Rusya
    URL'yi kısaltın
    Ekonomik krizden siyasi bunalıma: AB (20)
    0 148 0 0

    TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Türk-Rusya Toplumsal Forumu Eş Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar, Türkiye-AB ilişikleri, AB-Rusya ilişkileri ve Rusya'daki ekonomik krizi RS FM Ankara temsilcisi Yurdagül Şimşek'e değerlendirdi.

    Çonkar, AB'nin siyasi baskı unsurunu Rusya ve Türkiye üzerinde çok sık kullanmaya çalıştığını belirterek, hem Türkiye hem Rusya'ya haksızlık edildiğini, objektif değerlendirmelerle yaklaşılmadığını söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı 'sağlam duruşu alan bir lider' olarak nitelendirmesini değerlendiren Çonkar, "Cumhurbaşkanımızda burada kararlı bir tutum göstererek, ikili ilişkilerimizin sağlam zeminde oturtulabilmesi için kararlı davranmamızın ve bu konuda şeffaf olmamızın daha sağlıklı olacağını düşünmüş" dedi. Çonkar, Rusya'daki ekonomik krizin de ilk şokun atlatılmasından sonra stabilize olacağına, belli bir dengeye oturacağını düşündüğünü belirtti.

    AB'NİN 14 ARALIK TEPKİSİ OBJEKTİF DEĞİL

    TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı AK Partili Çonkar, 14 Aralık operasyonu nedeniyle Türkiye'ye tepki gösteren AB'nin objektif analiz ve yorumlar yapmadıklarını savundu. AB'nin bu tepkisinin aslında siyasi nedenlerden kaynaklandığını savunan Çonkar, şöyle konuştu:

    "Benim gördüğüm kadarıyla Avrupalı üst düzey siyasetçiler Türkiye'nin, hükümetin, durumu çok net bir şekilde kendilerine anlatmalarına rağmen, bu meselede doğruların peşinde olmadıklarını, objektif analiz ve yorumlar yapmadıklarını, Türkiye'ye karşı siyasi bir operasyonun parçaları şeklinde hareket ettikleri görülüyor. Yani AB Dışilişkiler Yüksek Temsilcisi'nin bir açıklama yaparken, Türkiye ile alakalı, Türkiye'nin iç siyasetle, yargıyla, Türkiye içerisinde gelişen hadiselerle ilgili karmaşık bir konu üzerinde açıklama yapmadan önce konuyu bütün boyutlarıyla değerlendirmesi ve objektif bir analiz sonucunda bir yargıya varması gerekirken burada tamamen tek yanlı bilgilendirmeye dayalı ve bir farklı maksat güderek yapılan bir kampanya şeklinde algılanıyor. Yani ben TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı olarak bu kadar naif olabileceklerini, Avrupalı siyasetçilerin bu kadar saf olabileceklerini düşünmüyorum.

    İYİ NİYET GÖRMÜYORUM

    Dünya üzerinde şiddet, vahşet, demokrasi dışı bir çok hareket dikkat çekmezken veya bir açıklamayla geçiştirilirken, çok daha yıkıcı hadiseler karşımızda gözümüzün önünde yaşanırken, herhangi bir üst düzey tepki, bir yoğunlama, bir odaklaşma yokken Türkiye'de yürüyen bir yargı sürecinin, siyasi yansımaları olan, toplumun bütün kademelerinde farklı şekilde tartışmalara neden olan, bir çok kişinin de konsensüs halinde Türkiye'de bir mücadelenin, paralel bir yapıyla ilgili mücadelenin olduğu şeklinde kabul edilen bir olayda Avrupa'nın bunları görmeden, anlamadan, tamamiyle tek yanlı bir bilgilendirmeye ve propagandaya dönük, sıkıştırmaya yönelik açıklamalar yapmasını ben iyi niyetli görmüyorum. "

    Çonkar, konuyla ilgili bilgisiz ya da yeterince bilgilenmemiş olanların olabileceğini ama bunu da bir mazeret olarak kabul etmemek gerektiğini söyledi. Çonkar, "50 yıldan fazla bir ilişkiyle Türkiye ve AB'nin gelmiş olduğu noktada artık birbirlerini çok daha yakından anlamaları gerekir. Birbirleriyle alakalı açıklamalar yapılırken de gerçeklerin alt yapının gözönünde bulundurulması gerekir" dedi.

    RUSYA'YI DA HAKSIZ ELEŞTİRİYORLAR

    AB'nin Rusya'ya karşı tutumunu da bu konuya örnek veren TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Çonkar, "Bir örnek vermek istiyorum, son dönemde dünya siyasetinde Avrupa'nın Rusya ile Ukrayna krizi nedeniyle yaşadığı hadiselerde de objektif davranmadığını gördük. Rusya'yı da haksız yere belli konularda eleştirirlerken, yeri geldiği zaman aynı öz eleştiriyi kendi içlerinde veya kendilerinin çıkarı olan ülkeler için yapmadıklarını görüyoruz" diye konuştu.

    BATI RUSYA VE TÜRKİYE'YE SİYASİ BASKIYI SIK KULLANIYOR

    Çonkar, Türkiye-AB ilişkilerini; Rusya'nın başta enerji projeleri olmak üzere ekonomik işbirliği konusunda rotasını Türkiye'ye çevirmesinin de olumsuz etkileyip etkilemediği sorusu üzerine de şunları söyledi:

    "Tabi. Burada AB'nin Türkiye ve Rusya'ya bakış açısını öncelikle objektif değerlere dayandırması gerekiyor. Bu devletler tarihi derinliği olan, tarihi gelenekleri olan, devlet gelenekleri olan ve bölgelerinde çok etkin olmuş devletler. Bu devletler elbette ki jeopolitik açıdan bakıldığı zaman Avrupa üzerinde de önemli tesiri olan devletler. Hem insan kaynakları beşeri kaynaklar olarak hem de doğal kaynaklar olarak, ticaret ilişkileri, kültür ilişkileri açısından da bakıldığı zaman Avrupa'dan ayrı düşünülemeyecek devletler Türkiye ile Rusya. Burada Türkiye ve Rusya'nın enerji konusundaki işbirliklerini derinleştirmeleri bir pratik sebebe dayanıyor. Yani bu kaynakların güvenli yollarla, rotalarla kullanıcılara ulaştırılması gerekiyor. Türkiye'nin de burada rasyonel olan, Avrupa'nın da aslında menfaatine olan projeleri destekliyor, imkan veriyor, önünü açıyor. Bu noktada AB'nin Rusya ile olan siyasi gerilimini ve mücadelesini bu tarz meselelere yansıtması, bölge halklarına maalesef olumlu mesajlar vermiyor. Avrupa ekonomisi ve Avrupa'nın gelmiş olduğu noktada da menfaatleriyle de aslında çelişen bir durum. Fakat ne hikmetse bu siyasi baskı unsurunu hem Rusya hem de Türkiye üzerinde çok sık kullanmaya çalıştıklarını görüyorum.

    UKRAYNA ÜZERİNDEN GÜÇ MÜCADELESİ

    Burada bir güç mücadelesi olduğu Ukrayna üzerinde özellikle biliyoruz. Yani Batı'nın Ukrayna'yı Rusya'nın etki alanından çıkararak kendi etki alanı içerisinde kontrol altında tutmak istediği, bunun da jeopolitik gerçeklerle çok örtüşmediğini görüyoruz. Çünkü Rusya'nın tarihi ilişkileri ver, Türkiye'nin bu bölgeyle tarihi ilişkileri var. Bu tarz zorlama projeler, içeriden çöküyor. Ukrayna tabi bunu yaşadı şu anda. Elbette ki, bu tarz mücadelelerdense biz diyoruz ki, işbirliği üzerinden ve projeler konusunda bölge devletleri birbirlerine katkı versin, eksikliklerini tamamlasın ama geçmişten tarihten gelen bir takım rekabetler, düşmanlıklar ortaya çıkartılıyor."

    AVRUPA TÜRKİYE TEZLERİNE YAKLAŞACAKTIR

    Berat Çonkar, Türkiye-AB ilişkilerinin bundan sonraki sürecine ilişkin soru üzerine de, "Türkiye ve AB sonuçta ilişki seviyelerini muhafaza edeceklerdir, ama bu ilişkide Türkiye'nin tezlerine ben Avrupa'nın daha fazla yanaşacağını, yaklaşacağını düşünüyorum. Çünkü burada haklı olan Türkiye'dir. AB siyasi nedenlerle müzakere sürecini, katılım sürecini engelliyor ve Türkiye'ye haksızlık yapıyor. Bu artık Avrupalı politikacıların da siyasetçilerin de inkar etmedikleri kabullendikleri bir gerçek. Güney Kıbrıs Rum kesiminin oraya kabul edilmesinin çok yanlış ve çok haksız bir muamele olduğunu Avrupalılar da şu anda bize itiraf ediyorlar. O nedenle ben Avrupa'nın özeleştiri yapması gerektiğini düşünüyorum ve Türkiye ile ilişkilerde daha objektif, daha işbirliğine yönelik bir yaklaşımı ön plana çıkarmak zorunda kalacağını inanıyorum ve bu ilişkiler devam edecek" diye konuştu.

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KARARLI TUTUM GÖSTERMİŞ

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in basın toplantısında Ankara'da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin dikkat çeken ayrıntılar vermesi konusunda da Çonkar, Putin'in özellikle Ukrayna hadisesi nedeniyle Batı ile ciddi bir mücadele içerisinde olduğunu anımsatarak şunları söyledi:

    "Ambargolar, ciddi anlamda Rusya'yı sıkıştıran hamleler de geliyor. Tabi burada Türkiye'ye nazaran Rusya daha fazla hedefte olduğunu hissediyor. Tabi, Türkiye'de de son iki üç yıl içinde yaşanan Gezi olayları, darbe girişimleri Türkiye'de de farklı bir mücadelenin gelişmesini gösteriyor. Tabi, Türkiye buna karşı dirençli çıktı. Bizde de ciddi ekonomide manipülasyonlar gerçekleştirildi. Fakat Türkiye hem demokratik anlamda geçirdiği yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimiyle, sonrasında da yapılan komploları bertaraf edip dolayısıyla sağlam bir duruş gösterdi, bir direnç kazandı. Rusya da şimdi yaşadığı sıkıntıda Batı'ya karşı bir mücadele veriyor ve daha kırılgan bir pozisyonda. Bu açıdan sayın Putin'in böyle bir değerlendirme yapması normaldir. Fakat tabi ülkelerin tarihten getirmiş olduğu değerleriyle, birikimleriyle zor zamanlarda farklı usullerle, yöntemlerle bunların üstesinden gelme becerileri vardır. Biz Rusya ile her konuda anlaşamasak bile Rusya'ya da bir haksızlık yapıldığı zaman, önyargılı tutumlar sergilendiği zaman burada hakkı teslim etmek durumundayız. Sayın Başbakanımız, Cumhurbaşkanımızda burada kararlı bir tutum göstererek, ikili ilişkilerimizin sağlam zeminde oturtulabilmesi için kararlı davranmamızın ve bu konuda şeffaf olmamızın daha sağlıklı olacağını düşünmüş ve ona göre fikirlerini beyan etmiş görünüyor."

    SÜRDÜRÜLEBİLİR POLİTİKALAR DEĞİL

    AB'den gelecek tepkinin sonuçta Türkiye veya Rusya'nın kontrolünde olan belirleyebileceği bir konu olmadığını vurgulayan Çonkar, "AB kendi kararlarını alıyor, kendi adımlarını atıyor. Doğal olarak da Türkiye ve Rusya'nın ikili işbirliği alanında yaptığı çalışmalara, adımlar AB'yi sonuçta olumlu bir şekilde de etkileyebilecek projeler ama şu anda Rusya'yı cezalandırma veya Türkiye'yi baskı altına alma gibi bir perspektiften hareket ettikleri için tepkisel davranma gibi bir yol seçiyorlar. Ama bu sürecin çok ben sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum AB açısından da. Onlar da bir noktada bir uzlaşma zeminine gelmek isteyeceklerdir" dedi.

    RUSYA'DA EKONOMİSİ BELLİ BİR DENGEYE OTURUR

    TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Çonkar, Rusya'da yaşanan ekonomik krizle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Çonkar, "Bu tabi ilk şok daha fazla etkiler ama sonrasında ben bunun belli bir stabilize olacağına, belli bir dengeye oturacağını düşünüyorum. Sonuçta bazen, Türkiye'de de oldu, Gezi olayları sonrasında, darbe girişimleri sonrasında ciddi dalgalanmalar dövizde ama bakıyorsunuz belli bir şok atlatıldıktan sonra piyasalar ve ekonomi kendi dengelerini buluyor. Rusya da bu süreci yaşıyor, bir takım ataklar, bir anda şok tarzında yaşanan gelişmeler zaman içinde stabilize olur ve normalleşir ve ekonomi kendisini bu şartlara adapte eder. Ben belli sıkıntılar olsa da Rusya'da bu dengenin bir süre içerisinde sağlanacağına inanıyorum" dedi.

    Konu:
    Ekonomik krizden siyasi bunalıma: AB (20)
    Etiketler:
    sputnik medyada devrim
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın

    Öne çıkanlar

    • Bir Suriye askeri Halep'te cihatçı gruplardan alınan mahallede zafer pozu veriyor

      İran Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Hüseyin Şeyhülislam, Rusya ve İran'ın militanlardan kurtulmayı başaran Suriyeli sivillere yardım amacıyla Suriye'de ortak bir insani yardım operasyonu gerçekleştireceğini söyledi.

      1669
    • Slovenya Dışişleri Bakanı Karl Erjavec

      Slovenya Dışişleri Bakanı Karl Erjavec, Avusturyalı mevkidaşı Sebastian Kurz'un Türkiye'nin AB'ye giriş müzakerelerinin sonlandırılması yönündeki talebini 'tam olarak anlayamadığını' belirterek, "Kurz’un bu tutumu ile tamamen yalnız olduğunu" söyledi.

      0 384
    • Oakland yangın

      ABD'nin Kaliforniya eyaletinin Oakland kentinde konser verilen bir depoda çıkan yangında ilk belirlemelere göre 9 kişi hayatını kaybetti.

      0 757
    • Fenerbahçe - Beşiktaş

      Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'in 13. haftasında Fenerbahçe ile 0-0 berabere kalarak liderlik şansını değerlendiremedi.

      0 2813
    • CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kardeşi Celal Kılıçdaroğlu

      CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun kesin ihraç istemiyle disipline sevk ettirmesinin ardından partiden istifa eden kardeşi Celal Kılıçdaroğlu, "Erdoğan, Atatürk'ün koltuğunda oturan bir insan. O da bir Atatürk" ifadelerini kullandı.

      0 671
    • Selçuk Özdağ

      AK Parti Manisa Milletvekili ve TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanvekili Selçuk Özdağ, Fethullah Gülen ve Papa 2. Jean Paul görüşmesine aracılık eden kişinin eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit olduğunu iddia etti. Özdağ, arabuluculuğu kimin yaptığına dair komisyona verdikleri dilekçenin Vatikan'a gönderileceğini açıkladı.

      0 557