23:15 02 Aralık 2020
Canlı Yayın
    Rusya
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 70
    Abone ol

    Kırım'ın Sivastopol kentinden yola çıkarak yol arkadaşı Vladimir Lihaçev'in de üstünde bulunduğu 500 kiloluk botu yüzerek çeken ve 20 günde İstanbul'a ulaşan Rus gezgin Yuriy Burlak, yol macerasını ve yola çıkış amacını Sputnik'e anlattı.

    Kırım'ın Sivastopol kentinden 20 Temmuz'da yola çıkan ve 500 kilogram ağırlığındaki bir botu çekmek suretiyle yüzerek 100 gün içerisinde Antalya'ya ulaşmayı hedefleyen Rus gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak, 20 günde İstanbul'a ulaştı. "İmkânsız yoktur" sloganıyla yola çıkan Rusya Coğrafya Topluluğu üyesi Burlak, 100 gün sürmesi planlanan, Sivastopol-İstanbul ve İstanbul-Antalya etaplarından oluşan yolculuğunun ilk etabını tamamlamak üzere İstanbul Boğazı'na giriş yapmayı planladığı sırada gözaltına alındı. Şiddetli rüzgâr sebebiyle boğaza girişin 50 kilometre ötesine sürüklediklerini, gözaltına alındıklarını ve bu esnada botlarının zarar gördüğünü anlatan Burlak, yolculuğunu Antalya yerine İstanbul'da tamamlayarak 20 günde tam 750 kilometre boyunca yüzmüş oldu. Yıllar önce sakatlanan ancak yüzerek sakatlığı geride bırakan ve "nelerin mümkün olduğunu" dünyaya göstermeyi hedefleyen Burlak, yol arkadaşı Vladimir Lihaçev ile birlikte İstanbul Sultanahmet'te yerleştiği otelde Sputnik'in sorularını yanıtladı.

    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak- Sputnik muhabiri Elif Sudagezer- Burlak'ın yol arkadaşı Vladimir Lihaçev
    © Sputnik / Atakan Şalcıoğlu
    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak- Sputnik muhabiri Elif Sudagezer- Burlak'ın yol arkadaşı Vladimir Lihaçev

    ‘KAZA GEÇİRDİM, SAKATLIĞI YÜZEREK GERİDE BIRAKTIM'

    Yıllar önce spor yaparken kaza geçirdiğini ve kaza sebebiyle engelli hale geldiğini söyleyen 51 yaşındaki Rus gezgin Burlak, engelini yüzerek geride bırakmış:

    "Ben genç yaşta son derece aktiftim. Çeşitli sporla ilgilendim ve sonrasında vücut geliştirme yaptım. Vücut geliştirme yaparken yanlışlıkla sırtımı sakatladım ve engelli hale geldi. Kazadan önce şoförlük yapıyordum. Ancak kazadan sonra yeniden ayağa kalkmaya odaklandım. Çünkü sırtımı sakatlandıktan sonra birkaç sene yürüyemedim. Sonra ameliyat geçirdim ve doktorlar sırt ağrılarımın geçmesi için çok yüzmem gerektiğini söyledi. Bu sebeple kendime bir yol çizdim ve yüzmeye başladım. Ve sürecin sonunda yeniden sapasağlam ayaktayım."

    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak, 2013 yılında Ordu’dan Soçi’ye kadar yüzerken...
    © Sputnik / Yuriy Aleksandroviç Burlak
    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak, 2013 yılında Ordu’dan Soçi’ye kadar yüzerken...

    ‘27 KİLOMETRE YÜZDÜĞÜM GÜN KARADENİZ'İ YÜZEREK GEÇMEYİ KAFAMA KOYDUM'

    Yola çıkmaya nasıl karar verdiğinin sorulması üzerine Burlak "Sakatlığım süresince havuzda yüzerek iyileşmeye çalıştım ve o dönem Karadeniz'i yüzerek geçmenin hayallerini kurdum. Yüzmemin sayesinde sonunda koltuk değneklerinden kurtuldum. Sonrasında kollarıma kürekleri, belime botumu bağlayıp denize açıldığımda, ileri-geri hamle yaparak sırtımı geriyordum. Bu metot beni sağlığıma kavuşturdu. Şimdi bütün insanlara, evde doktor bekleyerek ve ilaç içerek değil; kendi sağlıkları için çaba göstererek iyileşebileceklerini haykırıyorum" diye anlattı. Burlak şöyle devam etti:

    "Doktorlar, çok çalışıp çaba gösterirsem sakatlığı geride bırakacağımı söyledi. O yüzden ben de uzun mesafeler yüzmeye başladım. Zaten bende zaten sporcu ruhu ve hedefe ulaşma isteği var. Bu his, dağcılardaki Everest Dağı'na tırmanma isteğine benzer bir şey. Uzun mesafeleri yüzmeye başladım, 27 km yüzdüğümde Karadeniz'i geçmeyi aklıma koymuştum. Ve bu hayalimi 2013 yılında Ordu'dan Soçi'ye kadar yüzerek gerçekleştirdim. 20 Temmuz'da yola çıktığım bu ikinci tur, 2011 yılı hedefimin devamıydı. O zaman beni Rusya Dışişleri Bakanlığı beni desteklemiş ve Türkiye de izin vermişti."

    Önceki yüzme serüveninin fotoğraflarını gösteren Yuriy Burlak "Bu fotoğraf, 700 kilometre boyunca bot çekerek yüzdüğüm süreçten… Sonunda Sivastopol'den Antalya'ya yüzmeye karar verdim. Neden Antalya derseniz… (Gülüyor) Antalya çok güzel bir yer, denizi de çok güzel. Bir de daha uzun bir yolculuk yapmak istedim; bunun için de 2000 kilometrelik bir rota çizdim. Maalesef Vladimir ile birlikte hedefimin yarısını geçebildim. Çünkü Türkiye ile bir yanlış anlaşılma yaşandı. 2013 yılında (Ordu'dan Soçi'ye yüzdükten sonra) ben meşhur biri olduğumu düşündüm. Bir problem yaşamam, vize lazım olmaz diye düşündüm. Önceden Rusya Konsolosluğu'na bildiri yaptık ve 20 Temmuz'da yola çıktık" dedi.

    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak ve yol arkadaşı Vladimir Lihaçev, Sultanahmet'te bir çatı katında Sputnik'in sorularını yanıtlıyor.
    © Sputnik / Atakan Şalcıoğlu
    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak ve yol arkadaşı Vladimir Lihaçev, Sultanahmet'te bir çatı katında Sputnik'in sorularını yanıtlıyor.

    ‘500 KİLOGRAM AĞIRLIĞINDAKİ BOTU İSTANBUL BOĞAZI'NA KADAR ÇEKTİM AMA BOĞAZA YAKLAŞIRKEN FIRTINA ÇIKTI…'

    Haftalar boyunca hiç aralıksız şekilde nasıl yüzdüklerinin ve bu süreçte temel ihtiyaçlarını nasıl karşıladıklarının sorulması üzerine Burlak şunları anlattı:

    "Hava son derece güzeldi. Vladimir bana yardım ediyordu. Balık tutuyorduk, Vladimir yemek yapıyordu. Benim yüzerek çektiğim botta 300 litre içme suyumuz ve gazlı ocağımız vardı. Bense Vladimir ile birlikte yaklaşık 500 kilogram ağırlığında olan botu Sivastopol'den İstanbul'a kadar çektim. Ancak ne olduysa İstanbul Boğazı'nda oldu. Maalesef bir fırtınaya yakalandık ve bu yüzden İstanbul Boğazı'na yaklaşamadık. Boğaza 50 kilometre kala, Türk yetkilileri arayıp sınır kontrolüne girmek istediğimizi ilettik. Ancak rüzgâr bizi Ağva tarafına sürükledi. Aslında biz sadece rüzgâra karşı yüzerek fırtına nedeniyle boğaza yaklaşamıyorduk ve bu yolu ancak sahilden geçebilirdik. Türk yetkililerle İngilizce olarak iletişime geçtik ve sanırım yanlış anlaşıldık. Ancak zorluklara rağmen, iki ülkenin ilişkileri bu kadar iyiyken, bizi zorlayan detaylardan bahsetmek istemiyorum. Yine de çok sinirlendiğimiz zamanlar olduğunu söyleyebilirim. Biz izin için yetkililere ulaştık ancak aradaki anlaşmazlık sebebiyle bize bir kurtarma botu yolladılar. Hatta bizi kurtarmaya gelen bot, manevra yaparken bizim botumuzu yırttı. Ağva'da durduğumuz süreçte ekipmanlarımız çalındı. Fotoğraf makinamız dahil pek çok şey… Pahalı ekipmanlardan çok anılarımızın kaybolmasına çok üzüldük. Süreç çok zorluydu. Ancak bizi misafir gibi çok güzel bir şekilde ağırladılar. Neticede de Antalya'ya gidişimizi iptal ederek son durağımızın İstanbul olmasında karar kıldık."

    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak'ın 2013'teki Ordu-Soçi yolculuğu için çıkan izin belgesi.
    © Sputnik / Yuriy Aleksandroviç Burlak
    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak'ın 2013'teki Ordu-Soçi yolculuğu için çıkan izin belgesi.

    ‘YAŞADIKLARIMIZ PARKTA DOLAŞMAYA BENZEMEZ, BAZEN 14 SAAT SUDAN HİÇ ÇIKMADIĞIM OLDU'

    Sivastopol'den İstanbul'a dek yaşadıkları maceranın zorluklarını da anlatan Burlak "Bizim yaşadıklarımız, parkta gezmeye benzemez. Büyük zorluklar yaşadık. Fırtınalar geçirdik. Daha önceki Karadeniz'i geçme denememden fotoğrafları göstereyim. (Fotoğrafları göstererek)…Bunlar, paletler yüzünden ayağımda oluşan nasırlar… Bu benim yorgun halim… Bu zor bir süreç bazen günde 12-14 saate kadar suyun içinde kalıyordum. Yani denizde olmak hiç kolay değil… Bizimkisi dağcılarınki kadar zor bir serüvendi. Mesela onlarda parmaklarda donma oluşuyor. Sonuçta zor ama heyecanlı bir süreçti. Üç kere yunuslarla karşılaştık, defalarca kez yanımıza yaklaştılar. Seslerini kaydettik. Durup bize baktılar. Ama maalesef bu kayıtlar çalındı" dedi.

    Karadeniz'in "evleri" gibi olduğunu da anlatan Burlak "Öte yandan da çok güzel anılarımız oldu. Mesela hiç beklemezdik ama her geçen tekne bize yardım teklif etti. Yanımızdan geçenler bize su, battaniye ve benzeri neye ihtiyacımız olduğunu sormadan geçmedi" dedi.

    Burlak'ın yol arkadaşı Lihaçev ise, haftalar boyunca 24 saat üzerinde kaldığı botu "Bence botu da biraz anlatmak gerekir. Çünkü dışarıdan sıradan bir bot gibi görünse de Yuriy onun içinde muazzam değişiklikler yaptı; güverte yaptı ekipman için ayrı bölümler yaptı… Ve tabii insanları uyarmamız lazım. Önünüze gelen ilk botla böyle bir yolculuğa çıkamazsınız. Yuriy botu tamamen değiştirdi. Yuriy, tam profesyonel bir müdahale bulundu. Herhangi bir botla yola çıkan biri ölebilir. Bu iş profesyonellik isteyen bir iş" diye anlattı.

    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak
    © Sputnik / Atakan Şalcıoğlu
    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak

    ‘YOLCULUKTA SIK SIK KAVGA ETTİK, BİR TEKNEDE İKİ AYI* OLMASI ZOR TABİİ'

    Yuriy, konu yol arkadaşı Vladimir'e gelince, birlikte giriştikleri serüveni ve tesis ettikleri dostluktan bahsetmeden geçmedi. Vladimir'in de çok zorlu bir 20 gün geçirdiğinin hatırlatılması üzerine "Evet, Yuriy de büyük zorluk çekti. 21 gün kapalı alanda oturmak, yemek yapmak ve bana destek vermek amacıyla zaman zaman benimle yüzmesi çok büyük ve önemli bir işti. Ve bu yıl birbirimizin ne kadar güvenilir insanlar olduğunu bize anlattı. Artık ne zaman bir zorluk karşılaşırsak birbirimize el uzatırız" dedi.

    Vladimir ise gülerek yolculuk süresince zaman zaman kavga ettiklerini söylemeyi ihmal etmedi:

    "Aslında yolculukta sık sık Yuriy'le kavga ettik. Bir mağaraya iki ayı girmiş gibi düşünün. Ama bunlara rağmen ikimiz de hedefe sağlıklı bir şekilde ulaşmamız gerektiğini hep aklımızda tuttuk. En başında anlaşma yaptık. Yuriy kaptan, ben ise asistan olacağım Ben aynı fikirde olmasam bile Yuriy'nin emirlerine her zaman uydum."

    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak'ın 2013'teki Ordu-Soçi arası yüzme macerasıyla ilgili basına da çok sayıda haber yansımış.
    © Sputnik / Yuriy Aleksandroviç Burlak
    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak'ın 2013'teki Ordu-Soçi arası yüzme macerasıyla ilgili basına da çok sayıda haber yansımış.

    ‘KARAYA ÇIKTIKTAN 3 GÜN SONRA ANCAK TUTUNMADAN YÜRÜMEYİ BAŞARDIM'

    Haftalar süren yolculukta özledikleri bir şey olup olmadığının sorulması üzerine Vladimir "Tabii ki eşlerimiz ve yaptıkları nefis yemekler… Tabii, rahatlığı da özledik çünkü bot çok küçüktü ve güvertede hareket etmek ancak dizlerimin üzerinde veya sürünerek mümkün oluyordu. Bu yüzden ayaklarım uzun bir süre tutmadı. Karaya çıktıktan ancak üç gün sonra, bugün, tutunmadan yürümeye başladım" dedi.

    Türklerin misafirperverliklerine vurgu yapan Yuriy "İşin bir diğer ilginç yanı biz Türkleri savaşçı bilirdik. Bize kılıç savururlar, kötü davranırlar diye düşündük. Hâlbuki bize karşı son derece iyi bir tutum içerisindelerdi. Hatta içlerinden bir tanesiyle arkadaş olduk, her gittiğimiz yerde çok iyi karşılandık, hiç bir sıkıntı yaşamadık. İlk kez 2011'de Türkiye'ye geldiğimizde (Ordu'daki) Karadenizli bir aile bizi karşılamıştı. Bizi yedirip içirdiler. Aynı misafirperverliği bu gelişimde de yaşadım" diye ekledi.

    *Ayı, Rus kültüründe güç, cesaret ve zekayı temsil eden önemli bir sembol.

    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak'ın yüzmeyi planladığı, Sivastopol'den başlayıp Antalya'da sona eren rota.
    © Sputnik / Yuriy Aleksandroviç Burlak
    Rus Gezgin Yuriy Aleksandroviç Burlak'ın yüzmeyi planladığı, Sivastopol'den başlayıp Antalya'da sona eren rota.

    İlgili konular:

    Kırım'dan İstanbul'a salla gelen Rus gezgin Burlak gözaltına alındı
    Rus gezgin Sivastopol'den Antalya'ya yüzüyor
    İstifa edip dünya turuna çıkan gezgin çiftten etkileyici fotoğraflar
    Etiketler:
    Macera, rota, gezgin, yüzücü, yüzme, Rusya Coğrafya Topluluğu, Dışişleri Bakanlığı, Sputnik, Yuriy Aleksandroviç Burlak, Vladimir Lihaçev, Yuriy Burlak, Elif Sudagezer, Ağva, Sultanahmet, İstanbul Boğazı, Karadeniz, Sivastopol, Everest Dağı, Soçi, Ordu, Antalya, Akdeniz, Kırım, İstanbul, Türkiye, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın