02:47 01 Aralık 2020
Canlı Yayın

    Pekin Büyükelçisi Önen: Çinli firmalar Karadeniz’deki gaz rezerviyle ilgileniyor ve yatırım yapmak istiyor

    Seyir Hali
    URL'yi kısaltın
    1124
    Abone ol

    Türkiye ile Çin’in ticari ilişkilerinin önemi ve potansiyelini RS FM’de anlatan Pekin Büyükelçisi Emin Önen, Pekin’le ticaret hacminin ilerlemesinin yatırım çekmekten geçtiğini söyledi. Büyükelçi Önen, Çinli yatırımcıların Türkiye’nin bulduğu doğalgaz rezervlerine yatırımı düşündüklerini de aktardı.

    Tüm dünyaya yayılan Kovid-19 virüsünü kontrol altına alan Çin’in ekonomik büyümesini sürerken, ülke İpek yolu projesi için Avrasya ülkelerindeki altyapı çalışmalarına da devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Pekin Büyükelçisi Abdülkadir Emin Önen, Çin’in ve İpek Yolu projesinin Türkiye için barındırdığı ekonomik potansiyeli RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında değerlendirdi. Büyükelçi Önen’e göre, Türk yatırımcıların Çin’e ve İpek Yolu projesine daha fazla önem vermesi gerekiyor.

    ‘Çin ilk çeyrekte yaşadığı daralma şokunu çok hızlı atlattı’

    Çin’in son üç çeyrekte yaşadığı ekonomik tabloyu Büyükelçi Önen “2019 yılı Çin’de ekonomi yüzde 6.1 büyüdü, son 30 yılın en düşük rakamıydı. Kendileri 6-6.5 aralığında tahmin ediyorlardı. 2019 sonu itibariyle kişi başı milli geliri de 10 bin doları geçti. Ekonomik büyüme hedeflerini açıklamaya 1990 yılında başladılar ve ilk kez 2017 yılında bu hedefi tutturamadılar. 2020’de ilk üç ay kriz ciddi bir hasar bıraktı, yüzde 6.8 bir daralma yaşandı. Çin kendi üretemediği, insanlar işbaşı yapamadığı gibi dünyadan gelen siparişleri de yapamadı o yüzden şok bir daralma oldu. Bu şoku çok hızlı atlattıklarını düşünüyorum çünkü ikinci çeyrekte 3.2 büyüdü, üçüncü çeyrekte 4.9’luk bir büyüme kaydettiler. 2020’nin ilk üç çeyreğini mercek altına aldığımız zaman yüzde 0.7 büyüme oldu. Dünyada 2020 büyüme projeksiyonları arasında Çin pozitif büyüme kaydetmesi beklenen tek ülke olması bekleniyor. IMF’nin ve Dünya Bankası’nın tahminlerine göre de yüzde 2’lik bir büyüme beklentisi var” diye açıkladı.

    ‘Çin’in hızlı toparlanmasının sebebi salgını kontrol altına alması’ 

    Çin’in daralmadan bu kadar hızlı bir ivmeyle çıkışını Önen, şu sözlerle anlattı:

    “Bu toparlanmanın altında yatan en önemli sebep Çin’in devlet destekli bir sanayi üretimine artış hızı verilmesinden ziyade, salgının çok ciddi anlamda kontrol altına almasından kaynaklanıyor. Bu benim şahsi kanaatim. Çünkü herkesin iş yapmasını bir kenara bırakalım; okullar açık, insanlar alışveriş merkezlerine gidiyor. İnsanlar normal hayatlarına döndü, aylardır Çin’den kaynaklanan tek bir vaka bile yok. Tüm vakalar Çin’e diğer ülkelerden gelenlerde çıkıyor. Bunu da çok ciddi bir şekilde kontrol ediyorlar. Vatandaşlığı önemli olmadan herkes 14 gün otelde karantina sürecinden geçiriliyor. Diğer tüm eyaletlerin kendi ölçeğinde çok ciddi tedbirleri devam ediyor.”

    ‘Çin’in beşinci kalkınma planı ertesi daha temkinli açıklamalar bekliyorum’

    Önen, Çin ekonomisinin gündeminde olan Çifte Dolaşım Teorisi hakkında ”26-29 Ekim tarihleri arasında, Çin’in Komünist Partisi’nin Merkez Komitesi’nin Beşinci Genel Kurulu toplanacak. Bu toplantının en önemli gündem maddesi Çin’in ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerinin neler olacağı. Bu 14. beş yıllık kalkınma planı, 2021 ile 2025 arasını değerlendirecekler, aynı şekilde 2030’a 2035’e giden yolu da belirlemiş olacaklar. Buradaki en önemli gündem maddesi: Çifte Dolaşım Teorisi. Bu teorinin içinde kentleşmenin teşvik edilmesi yatıyor, devam eden altyapıların bir an evvel bitirilmesi söz konusu. Kobi istihdamı ve desteklenmesi çok önemli, sosyal güvenlik ağının oluşturulması ve iyileştirilmesi hakkında yenilikler var. Tüketimin iyileştirilmesi gibi birçok alanda iç talebi arttıracak hükümetin hangi politikalara nasıl bir yön vermesiyle alakalı hususlar yer alıyor çift dolaşım teorisinde. Şu an bu toplantının hedefleriyle alakalı çok büyük açıklamalar olacağını sanmıyorum, malumunuz ilk üç ayda 6.8 daralma ve hedefleri tutturamamadan dolayı biraz daha temkinli açıklamalar bekliyorum” dedi. 

    ‘Çin ile ticaret hacmimizi ilerletmek istiyorsak, daha fazla yatırım çekmeye ihtiyacımız var’

    Büyükelçi Önen, Türkiye ve Çin arasında ticaret hacminin artma potansiyeline şu sözlerle dikkat çekti:

    “Buranın kendi iç nüfusundan dolayı da çok büyük bir ekonomisi var. İhracat konusunda büyük rakamların yanı sıra kendi içinde de turizm ve diğer alanlarda yüksek rakamlara kendi ulaşabiliyor. Ticaret hacmimiz 2019 rakamlarına göre 2.7 milyar dolar bir ihracatımız söz konusu, ithalatımız ise 19.1 milyar dolar, bu iki ülkenin potansiyelini yansıtan bir rakam değil. Bence şu an en az 50 milyar seviyesini konuşmalıydık. İpek yolunun doğusundaki ve batısındaki en önemli iki ülkeden bahsediyoruz. Genç nüfusu ve ekonomilerini göz önünde bulundurduğunuz zaman bu rakamın çok daha iyi olması gerekiyordu. Her geçen gün daha da iyileşiyor tabi muhakkak ama bu rakamları daha iyi eleştirmek için daha vizyoner adımlar atmamız gerektiği kanaatindeyim.” 

    ‘Çin’in sadece üreten değil tüketen bir ekonomi olduğu unutulmamalı’

    Önen “Burası sadece üreten bir toplum ve ekonomi değil, aynı zamanda tüketen bir ekonomi. Tüketen bir ekonomi olduğunu biz çok iyi anlamış değiliz. Çin 2019’da 2.1 trilyon dolar ithalat gerçekleştirdi. Dünya ithalatının da yüzde 10’u anlamına geliyor. Bu yüzde 10’luk ithalatta ülkemizin aldığı pay ne? Yüzde 0.2 yani binde oniki, bizim biraz burada ne yapmalıyız diye düşünmemiz lazım çünkü bu ülke tüketiyor. Orta sınıf var ve bu orta sınıfın tüketim alışkanlıkları daha ileri ivmeleniyor. Peki, biz neredeyiz? Ocak-Ağustos 2020 verilerine baktığımız zaman ihracatımız 1.7 milyar dolara geldi, ithalatımız da 14.2 milyar dolar şu an” diye devam etti. 

    Çin’le yatırımların da artırılması gerektiğine değinen Büyükelçi “Çin ile ticaret hacmimizi ilerletmek istiyorsak, yalnızca ihracatla bunu başarmamız söz konusu değil. Daha fazla yatırım çekmeye ihtiyacımız var. Merkez Bankası’nın rakamlarına baktığınız zaman 2002 ile 2020 arasında, Türkiye’ye birikimli olarak doğrudan yatırım miktarı yaklaşık 165 milyar dolara gelmiş. Burda Çin’e baktığımızda Türkiye’ye yaklaşık 1.8 milyar dolar yatırım yapılmış. Bize yapılan doğrudan yatırımların yüzde 1’ini anca geçiyor. Bunun da çok yetersiz olduğunu görüyoruz” dedi. 

     ‘Çin’de ürününüze dijital ortamda 710 milyon kişinin beğenisine sunulabiliyor’

    Büyükelçi Önen, Çin’in dijital ekonomisinin girişimciler için oldukça büyük bir pazar sağlayabileceğini “Dijital ekonominin geldiği nokta 5.2 trilyon dolar yani gayrisafi yurtiçi hasılasındaki payı yüzde 37’si, aynı raporda 2019 yılında ekonomik büyümesine katkısı yüzde 67.2 olmuş. Biz bunun bindelik dilimlerindeyiz. Ticaret Bakanlığımızın Türk Ticaret Merkezleri var, ben e-ticaret merkezi kurma eğilimindeyim. Bizde sadece Aliexpress biliniyor ama burada Tmall diye bir mağaza da var. Ülke için e-şubesi açarak internetten satabiliyorsunuz, gelip burada dükkan açmanız gerekmiyor. Çin’de internet kullanıcı sayısı Mart 2020 itibari ile 904 milyon kişi, 897 milyon ise mobil internet kullanıyor. 710 milyon insan internetten alışveriş yapıyor, bu toplam internet kullanıcı sayısının yüzde 78’i anlamına geliyor. Ürünü internete koyduğunuz zaman 710 milyon kişi ürününüze cep telefonundan ulaşabiliyor” sözleriyle ifade etti.

    ‘En az 1 milyon Çinli turisti ülkemizde ağırlamak istiyoruz’

    Çin ve Türkiye arasında turizm ve ticareti geliştirme amaçlı yapılan girişimlerden Önen,  şu sözlerle bahsetti:

    “Mart ayında Türkiye Varlık Fonu ile Sinosure bir antlaşma imzaladı. Sinosure, Çin’in ihracat kredi ve sigorta kurumu. Ekonomi ticaret yatırım ilişkilerini desteklemek amaçlı bir antlaşma imzaladılar bu da yaklaşık 5 milyar dolar seviyesinde, bütün bu şartların yanı sıra sigorta desteği de sunacakları söylendi. 2017’de 247 bin Çin vatandaşı Türkiye‘yi ziyaret etmişti. 2018 de bunu 400 bine çıkardık 2019 da 500 bini aştık. İki devlet başkanının da mutabık kaldığı gibi en az 1 milyon Çinli turisti ülkemizde ağırlamak istiyoruz. Pandemi burada da ciddi bir darbe vurdu, bu süreçler geri kaldığında umarım o hedefe ulaşacağız.”

    ‘Karadeniz’de rezerv keşfimizle alakalı, Çin’in önde gelen firmalarıyla görüştük’

    Karadeniz’de Türkiye’nin Tuna-1 bölgesinde keşfettiği doğalgaz rezervinin de Çin’de ilgi uyandırdığını Önen “Geçtiğimiz günlerde Karadeniz’de rezerv keşfimizle alakalı, Çin’in önde gelen firmalarıyla görüştük. Bu konuyla ilgilendiklerini ve yatırım yapmak istediklerini bize ilettiler. Bizim için de çok yeni teknik bilgi alışverişi için irtibatlar sağladık. En taze yatırım potansiyeli olarak bu söylenebilir. TPAO’dan (Türkiye Petrol) biraz daha geniş bir firma ama iştirakler olarak benzer durumda” sözleriyle aktardı.

    ‘İpek Yolu 60’tan fazla ülkeyi ilgilendiriyor’

    İpek yolu projesinin ticarete getireceği hız, yatırım olanağı ve ticaret hacmine sağlayabileceği katkıyı Büyükelçi Önen şunları söyledi: 

    “İpek Yolu 60’dan fazla ülkeyi ilgilendiriyor.  Toplamda 60 ülkenin yaklaşık 4.5 milyar nüfusu olduğunu 21 trilyon dolarlık hinterlandı olduğunu ve yaklaşık yatırım miktarının 1 trilyon doları kapsadığını söyleyebiliriz. Orta koridor projesi çok önemli, 2015 ten beri proje haritalarına girmiş halde. Ben yeterli düzeyde olduğunu düşünmüyorum. Daha fazla yatırım yapmalıyız. Sadece Çin değil, Hazar Denizi geçişindeki ülkelerle daha aktif olmamız gerektiği inancındayım. Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı yürürlüğe girdi. Orta vadede 3.2 milyon, uzun vadede 6.5 milyon yük taşınması bekleniyor. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden geçiyor. Burada bir sürü malzemeler taşınabiliyor. Süreyi çok kısalttığı için İpek Yolu çok önemli, 45 günlerden 14-11 güne inebiliyor. 

    ‘Deniz İpek Yolu’nda da istenilen noktada değiliz’ 

    Geçtiğimiz sene Xian’dan kalkan tren Türkiye’den geçti. Bunun sayısının arttırılmasının da çok ciddi projelendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aynı şekilde Türkiye’den o vagonların doldurulup buraya getirilmesi lazım, her vagona firmalarımızın reklam verip kendini tanıtması ve Çin’in içinde bu ürünlerin dolaşıma girmesi gerekli. Deniz İpek Yolu’ndan bahsettiğimiz zaman orada da çok istenilen bir noktada olmadığımızı düşünüyorum. Güneyimizdeki ülkelere Çin’in yatırımına baktığınız zaman sınır komşumuz olduğunu görürsünüz. Bize dolaylı dahil olmak üzere 5-5.5 milyar dolar yatırım var dedik, sadece Mısır’a baktığınız zaman 10-15 yıl içerisinde 20 milyar dolara yakın yatırımı var Mısır’ın. Biz birazcık bu treni kaçırmış görünüyoruz. İş insanlarımızın buraya gelip trendi yakalaması lazım. Çin’in bugününü değil on yıl sonrasını düşünmemiz lazım çünkü Çin çok hızlı gidiyor.”

    Etiketler:
    Doğalgaz yatağı, Doğalgaz, Kalkınma, ticaret hacmi, Dış ticaret, E-ticaret, Ticaret, Çin
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın