10:52 26 Şubat 2021
Canlı Yayın

    Ekonomist Paksoy: Merkez Bankası enflasyon kalıcı şekilde düşene kadar sıkı para politikası uygulayacak

    Seyir Hali
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 81
    Abone ol

    Ekonomist Cüneyt Paksoy, Merkez Bankası’nın uygulayacağı para politikasını RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında değerlendirdi. Paksoy “Enflasyon kalıcı düşene ve düştüğünü teyit edene kadar Merkez Bankası sıkı para politikası uygulayacak ancak bu her toplantıda ardışık bir şekilde faiz artırımı yapacağı anlamına gelmiyor” dedi.

    Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu’nun (PPK) alabileceği kararları Ekonomist Cüneyt Paksoy, RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında anlattı. 

    ‘Üzerimizdeki enflasyon yüzde 14.60, Merkez Bankası’nın ana konusu bunu düşürmek’

    Paksoy, yıllık enflasyon oranının yüzde 14.60 olduğunu hatırlatarak, Merkez Bankası’nın 2021’de ana konusunun enflasyon olacağını söyledi. Paksoy “Merkez Bankası, hem Sayın Başkan Naci Ağbal’ın yönetiminde yaptığı toplantılarda hem ayrı olarak verdiği sunumda, 2021 rotasına uygulayacağı politikaya dair ipuçları vermişti. Bu ipuçlarında ana bakacağı konunun enflasyonla mücadele olduğunu beyan etmişti. Enflasyon kalıcı düşene ve düştüğünü teyit edene kadar Merkez Bankası sıkı para politikası uygulayacak ancak bu her toplantıda ardışık bir şekilde faiz artırımı yapacağı anlamına gelmiyor. Önemli olan gerçekleşen enflasyonun üzerinde bir risk primi ile ilerlemek yani, Türk Lirası’nı cazip kılmaya devam ederek hem yabancı yatırımcı algısına hem döviz tebligat tarafında oluşan ters dolarizasyonu kurgulamak adına belirli bir risk primi bırakarak ilerlemektir. An itibariyle üzerimizdeki enflasyon 14.60’dır” ifadelerini kullandı.

    ‘50-100 baz puanlık artışla bir kırmızı hat daha çekmek isteyebilir’

    Paksoy, Merkez Bankası PPK toplantısında değişiklik olmama beklentisinin ardındaki nedeni ve faiz artırımı olursa bu kararın verilmesine yol açacak sebepleri yorumladı:

     “Merkez Bankası’nın kullandığı veri seti bizim elimizdeki araçlardan daha geniş. Global taraftaki gelişmelere, dolar endeksinin gelişen para birimleriyle ilişkisine, ticaretin ve ekonominin büyüme oranlarının kredi hacim oranlarının gelişimine bakıyor olacak. Bu toplantıda ‘bekle gör’ ağırlıklı beklenti çıkmasının sebebi, mevcut enflasyon seviyesine göre Merkez Bankası’nın ardışık ilk toplantıda kuvvetli adımlarla manevra alanı bırakmış olması. Önümüzdeki dönem enflasyon bu yönlerde tepe yapacaksa 15’ler civarı hatta 15.50 civarı bu toplantı için bir marj var. Bir sonraki veri öyle bile gelse 17’de kalması kuvvetle muhtemel. Önümüzdeki döneme dair kendi veri seti içerisinde biraz da enflasyonun yeni bir tepeyle 2021’in ilk çeyreğinde devam etme ihtimali gözeterek 50-100 baz puanlık artışla bir kırmızı hat daha çekmek isteyebilir. Bu kendi bakışıyla ve analiziyle ilgilidir.”

    ‘Yıl sonu enflasyon hedefi olan yüzde 10-11’e doğru ilerledikçe Merkez Bankası’nın manevra alanını kullanacağını bekliyorum’

    Paksoy, Merkez Bankası PPK toplantısı konusunda kendi öngörülerini “Benim beklentim yüzde 51 ‘bekle gör’, daha düşük puanlı artış. 50 baz puan olacağını sanmıyorum, göstermelik bir hareket olur. Politika sinyali gibi olur. Yapacaksa 100 baz puanın altında bir artış yapacağını düşünmüyorum. İkinci çeyrekten itibaren JP Morgan faiz indirimine gidebilir demişti. Ben Merkez Bankası’nın bunu yılın ilk yarısından itibaren ancak düşünebileceğini, yıl sonu enflasyon hedefi olan 10-11’lere ilerledikçe Merkez Bankası’nın manevra alanını kullanacağını ve yılı 13-14’lerde bitireceğini kendi adıma bekliyorum” diye ifade etti.

    100 baz puan artış olursa ne olur?

    ‘Faizde 100 baz puan artış olursa ne olur?’ sorusuna Paksoy, piyasalar için kuvvetli bir sinyal olacağını “Tabii piyasa bunu çok kuvvetli bir sinyal olarak alır. Aşağı yönlü kur ciddi hareketlilik gösterir. Biden sonrası ilk önemli tepkiyi ABD borsaları dışında dolar endeksi verdi. Dolar endeksi aşağı yönlü geldi ve 90.200’lere kadar çekildi. Bu gelişen para birimlerine bugün açılışta manevra alanı veriyor. Biz de güne 7.40-7.70’lerde başlıyoruz. Böyle bir adımla gelirse hızla 7.30’lara geri çekilme hatta onun altını test etme amaçlı süreç hızlanabilir. Daha önce 7.25’i gördük 7.55’e tepki verdik. Arada böyle tepkiler gelecektir. Sağlıklıdır. Büyük resimde Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcı için bir fırsat oluyor ve yukarı yönde tepkilerde eğer biz kurda tepeyi gördüysek 8-8.50 bandı içinde döviz tebligat tarafında bulunan yerli yatırımcı için bir fırsat oluşturuyor” diye anlattı.

    ‘Bundan sonra kritik denklem Biden sonrası ABD-Türkiye ilişkileridir’

    Paksoy, Biden’ın ABD Başkanı olarak göreve başlamasıyla ABD-Türkiye ilişkilerinin dolar kuru ve yabancı yatırımcı algısına vereceği yön konusunda “Bundan sonra kritik denklem Biden sonrası ABD-Türkiye iletişimi ve ilişkileridir. Bakanlığa atanmışların verdiği cümleler önemli, haber akışına da konu oldu. Belli ki biz CAATSA ve S-400 üzerinden bir pazarlık, iletişim ve yeni dönem kurgulaması yapacağız. O kurgulama bizi nereye götürecek? Yapılan beş adımlık CAATSA yaptırımları yeterliyse zaten çoktan fiyatlandı. Dolar-TL belirli bir bantta kalmaya devam eder ama yeni bir takım ek adımlar gelecekse bir miktar baskı oluşur ama tersi de var. İlişki güçlenirse ve yeni bir beyaz sayfa açılırsa bu TL varlıkları ve yabancı yatırımcı algısı için önemli olur. Dün ihraçta önemli bir talep vardı 15 milyar dolarlık. 3.5 milyar borçlandı, 15 milyar talep vardı. Önemli bir kısmı, yüzde 30’dan fazlası ABD’li yatırım bankalarından geldi. Ondan sonra Avrupalı bankalardan geldi. Faiz yüksekti denebilir ama bir önceki borçlanmadan daha düşüktü. Bir şeyleri analiz edip yansıtıyorlardır” dedi.

    ‘Enflasyon 13’lere doğru ivme gösterirse Merkez Bankası ikinci yarıdan itibaren faiz indirimini düşünebilir’

    Merkez Bankası’nın politika belirlerken öncelikle fiyat istikrarını göz önünde bulundurduğunu söyleyen Paksoy, önümüzdeki yıl boyunca Merkez Bankası’nın enflasyona karşı nasıl bir politika izleyebileceğini açıkladı:

    “Ana konu fiyat istikrarıdır. Fiyat istikrarı finans istikrarından önce gelir. ÜFE ile TÜFE arasındaki makas biraz sıkıntılı, gıdanın mevsimsel etkenlerle baz etkisinin de artabileceği söyleniyor. Kur tarafında geçişkenlik oldukça fiyatlandı. Biraz petrol fiyatlarındaki yükseklik sıra dışı ama ben mevcut fiyatların içinde onun da olduğunu düşünüyorum. Ancak 60-65 dolardan sonra onu konuşmak durumunda kalabiliriz. Enflasyonun nerede tepe yapacağını söylemek için erken. 15-15,5’ların biraz daha üstüne gitme riskine karşın Merkez Bankası ilk üç ay sıkı para politikası içerisinde faiz arttırma ihtimalini koruyarak ilerleyecektir. Enflasyonun tepe yaptığına inanırsa bana göre ‘bekle gör’ ağırlıklı davranacaktır. İlk faiz indirimi eğer enflasyon izin verirse, ÜFE ile TÜFE arasındaki makas kapanır ve enflasyon tekrar 14’lerin altına 13’lere doğru ivme gösterirse Merkez Bankası ikinci yarıdan itibaren daha sağlıklı bir şekilde faiz indirimini düşünebilir diye görüyorum.”

    Etiketler:
    gıda fiyatları, Petrol, Dolar/TL, Kur, Enflasyon, Faiz indirimi, Faiz artırımı, Faiz oranı, Naci Ağbal, Para Politikası Kurulu, para politikası, Merkez Bankası
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın