00:32 18 Nisan 2021
Canlı Yayın

    Emekli Büyükelçi Özülker: Emekli olmuş insanlar kendi şahsi düşüncelerini dile getirirler

    Seyir Hali
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 86
    Abone ol

    Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, emekli amirallerin Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili bildirisini RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında değerlendirdi. Özülker “Emekli olmuş insanlar kendi şahsi düşüncelerini, kaygılarını dile getirirler. Şahsi görüşüm, Türkiye Cumhuriyeti’nde darbe olabilme ihtimali yoktur” dedi.

    Emekli amirallerin Montrö Boğazlar Sözleşmesi üzerine yayınladığı bildiriyi ve Türkiye’nin ABD ve Avrasya karşısında duruşunu Emekli Büyükelçi Uluç Özülker RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında yorumladı.

    Özülker, 2020 yılında emekli büyükelçiler olarak Montrö Boğazlar Sözleşmesi üzerine yaptıkları açıklamayı “Geçmişte hayatımızı Montrö gibi çok önemli sorunlara vakfetmiş Dışişleri mensupları olarak bir görüş açıkladık. Bu görüş esas itibariyle Kanal İstanbul projesinin Montrö Sözleşmesi’ne bir etkisi olup olmayacağı veya bu kapsam içinde durumu nasıl etkileyeceği konusunda bir görüş açıklamaktan ibaretti. Neticede herhangi bir şikayet veya bu kapsam içinde hedefi saptırmaya yönelik olarak bir tutum almak şeklinde değildi. Elbette ki bir fikir ve söz hürriyeti olarak anayasamızın hakkıdır” diye anlattı.

    ‘Konu Montrö değil, Cumhurbaşkanımızın yetkisinin hangi derecede olabileceğiydi’

    Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin önemine dikkat çeken Özülker, Meclis Başkanı Şentop’un bu antlaşmayı yetkilendirme üzerinde bir örnek olarak söylediğini “Dolayısıyla burada en ufak bir şekilde sorun yok, nitekim amirallerimizin de kendi yönünden oturup bir düşünce açıklamak noktasına gelebilmelerini yadırgamamak lazım. Montrö Sözleşmesi aslında fevkalade kritik bir konudur, aynı zamanda bir egemenlik sorunudur. Sayın Meclis Başkanımız bir açıklama yapmadı. Sadece örnek olay diye bir sürçülisan diye bakın. Burada konu Montrö değil, Cumhurbaşkanımızın yetkisinin hangi derecede olabileceği konusuydu” diye hatırlattı.

    ‘İnsanlar bu meseleyi yakından biliyor ve vatandaş olarak önem veriyorsa fikrini söyleyebilir’

    Özülker, vatandaşın fikir beyan edebileceğini “Egemenlikle ilgili fevkalade ciddi sonuçları olabilecek konularda en üst düzeyde açıklama yaptığınız zaman hem uluslararası planda hem yurt içinde pek çok çevrede yanlış anlamalarla veya hassasiyet verebilecek gelişmelerle de karşılaşabiliyorsunuz. İnsanlar bu meseleyi yakından biliyor ve bir vatandaş olarak büyük önem veriyorsa fikrini söyleyebilir” dedi.

    ‘İnsanlar konuşmadığı ölçütte illegale kayıyor, illegale kaymak kimsenin işine gelmez’

    Özülker, insanların fikirlerini söylemesinin onları yasalar içinde tuttuğunu “Aynı şekilde irtica ile ilgili olarak alınmış olan karar vardı. Bu irtica kararı da iç hizmet talimatnamesinde konuyla ilgili dört defa değişiklik yapılmıştı. Eskiden irtica yoktu sonra kondu yani bunlar olabiliyor. Bunlar sorun yaratmamalı. İnsanlar konuşmadıkları ölçütte illegale kayıyorlar. İllegale kaymak da kimsenin işine gelmez” diye açıkladı.

    ‘Emekli olmuş insanın organize olup sonucu etkileyebilecek etkinliğe girmesinin ihtimali yoktur’

    “Benim şahsi görüşüm Türkiye Cumhuriyeti’nde artık herhangi bir şekilde darbe olabilme ihtimali yoktur” diyen Özülker, “Kesinlikle yoktur ama ikinci bir şey var. Emekli olmuş bir insanın herhangi bir şekilde organize olup 100-200 kişiyle buradan sonucu etkileyebilecek bir etkinlik içine girmesinin ihtimali de yoktur. Ben şimdi 15-16 yıldır emekliliğimi yaşıyorum. Dışişleri bakanlığı konusunda birçok arkadaşlarım üstünde konuşuyoruz. Benim o müesseseye elbette ki ilgim 41 yıl orada yorulmuş bir insan olarak yakındır, ama netice itibariyle oradaki arkadaşlarımın çoğunu ben tanımıyorum bile. Onlar benden sonra iş başına gelmiş daha genç jenerasyon insanlar. Onlar belki beni tanıyabilir ama bir bütün olarak benim orada etkinlik sağlayabilmem mümkün değildir. Emekli olmuş insanlar kendi şahsi düşüncelerini, kaygılarını dile getirirler” ifadelerini kullandı.

    ‘Burada söyledikleri, bir yandan irticadan, Montrö’den bahsediyor’

    Özülker, “İllaki ‘Silahlı Kuvvetler ayağa kalksın. İş elden gidiyor’ şeklinde değerlendirmesi de yanlış olabilir. Neden? Burada söyledikleri, bir yandan irticadan bahsediyor. Montrö’den bahsediyor. FETÖ’den bahsediyor. Şöyle denemez mi? Hala geçen FETÖ’den bir sürü tutuklamalar oldu. Hala da oluyor ve bunun getirmiş olduğu risk ve bunun ötesinde tehlikeleri hep beraber yaşadık. Bu ülke çok büyük bir badire atlatarak adeta felaketin ucundan döndü. ‘Bu koşullar altında bu şekilde gitmeyin. Daha ciddi şekilde irticası vesairesi üstüne gitmek lazım, daha ne FETÖ bitti ne bişey bitti çok daha ciddi sonuçlarla karşılaşabiliriz’ şeklinde bir yorum da olabilir mi” dedi.

    ‘Türkiye bulunduğu mevki itibariyle geleceğini denge politikası üzerine oturtmaya mecburdur’

    ABD’nin yaptırım politikalarının doğru olmadığını söyleyen Özülker, Türkiye’nin bulunduğu konum itibari ile denge politikasına mevcut olduğunu “Ben burada bir Batı veya Avrasya boyutuyla düşünmem çünkü sonuç itibariyle Türkiye bulunduğu mevki itibariyle kendi geleceğini denge politikası üzerine oturtmaya mecburdur. Oturup Amerika Birleşik Devletleri ‘Ben Rusya ya karşıyım. O benim düşmanımdır. Dolayısıyla senin de düşmanın olmak mecburiyetindedir’ dediği anda onun arkasında hiçbir mantık olamaz. ABD’nin yaptırım, pasife etmek ve dünyayı bu noktaya getirmesinin doğru bir şey olmadığını mesela ben de net söyleyebilirim” diye ifade etti.

    ‘Zenginlik Avrasya’ya kaymaktadır’

    Özülker, Türkiye’nin Avrasya’ya bakışı konusunda “Bu kapsam içinde dünyada 21. yüzyılda yeni gelişmeler olduğunu, dijitalleşme ve otomasyonla birlikte yepyeni bir dünya ortaya çıktığını, çok merkezli bir dünyaya yöneldiğini, Batı toplumlarının refah gerilemesi içinde girdiğini ve bütün bunların sonucunu bilek güreşi haline getirerek dünyayı karıştırmaya gerek olmadığını şahsen ben her vesilede dile getirenlerden biriyim. Dolayısıyla Avrasya boyutu dediğiniz zaman, elbette bu bir gerçektir. Zenginlik Avrasya’ya kaymaktadır. Türkiye’nin bunu düşünmek hakkı da vardır. Burada en ufak bir kuşkum olamaz” dedi.

    ‘Türkiye Batı’dan gelen bu ağır baskı altında 6 Nisan’da ne görüşecek’

    Avrupa Birliği’nin Türkiye ile yaptığı en son toplantısı sonucu yayınlanan bildirisinin Türkiye’ye karşı ‘tehditler’ içerdiğine dikkat çeken Özülker, “ABD halihazırda Avrupa Birliği ile işbirliği halindedir. 6 Nisanda Avrupa Birliği’nden Türkiye ile görüşme yapmak için en üst düzey bir heyet geliyor. AB’de yapılmış olan en son zirve toplantısındaki bildiriye baktığım zaman Türkiye’ye dünya kadar tehdit var. Doğu Akdeniz’de herhangi bir şekilde çekileceksin, orada araştırma yapamazsın, kazamazsın, edemezsin. Ondan sonra deniyor ki Gümrük Birliği’ni genişleteceğiz. 6 yıldır zaten Gümrük Birliği gündemde, ne yaptınız da bugüne kadar? ‘Türkiye’nin beka sorunu olan fevkalade önemli kendi menfaatinin bulunduğu konuların hepsinden vazgeç karşılığında ben de sana genişletilmiş Gümrük Birliği vereyim’ mi diyeceksiniz? Zaten Türkiye Batı’dan gelen bu ağır baskı altında 6 Nisan’da ne görüşecek? Türkiye vazgeçemez. Milli Güvenlik Kurulu’nda kalktık, bir açıklama yaptık. ‘Kıbrıs konusu fevkalade önemlidir ve burada Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilanı gerekir’ dedik.” diye ekledi.

    Etiketler:
    Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs, Avrupa Birliği, FETÖ, irtica, Uluç Özülker, Kanal İstanbul, Kanal İstanbul Projesi, Avrasya, Batı, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Amiral
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın