04:43 15 Mayıs 2021
Canlı Yayın

    Prof. Dr. Turan: ABD, Türkiye’den istediklerini elde etmek için ‘soykırım’ beyanını bir kaynak olarak kullanmaktaydı

    Seyir Hali
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 94
    Abone ol

    Prof. Dr. Turan, Biden’ın ‘Ermeni Soykırımı’ açıklamasını RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında değerlendirdi. Prof. Dr.Turan “Birleşik Devletler Türkiye’den istediklerini elde etmeye çalışırken bu tehdidi bir Demokles’in kılıcı veya kaynak olarak kullanmaktaydı. Şimdi kullanılınca bu kaynak elden gitmiş oluyor” dedi.

    Bilgi Üniversitesi’nden Emeritus Prof. Dr. İlter Turan, RS FM’de Ali Çağatay’la Seyir Hali programında ABD’nin seçilmiş Başkanı Joe Biden’ın ‘Ermeni Soykırımı’ açıklamasının Türkiye-ABD ilişkilerine vereceği yönü yorumladı.

    Amerikan dış siyasetinin hükümet ve Kongre tarafından şekillendirilen bir olgu olduğunu belirten Prof. Dr. Turan, Kongre düzeyinde bu konuda uzun yıllardır lobilerin etkinlik gösterdiğini “Amerikan iç siyasetinde Amerika dış politikası sadece Amerikan yönetimi tarafından değil, aynı zamanda Amerikan Kongresi tarafından da şekillendirilen bir olgu. Bu çerçevede başka ülkelerde görülmeyecek derece güçlü ve teşkilatlanmış olan lobiler etkili olmaya çalışıyorlar. Uzun senelerdir parlamento düzeyinde yani Kongre düzeyinde bu çabalar yürümekteydi. Özellikle kendi seçim bölgelerinde Ermeni veya Rum nüfusu olanlar Türkiye aleyhine bildirilerin destekçisiydiler. Başkan Biden’da böyle bir eyaletten geliyor zaten tarihi olarak çok yakın ilişkileri var. Bir de kendi dış politika açısından ahlaki değerleri üstte tutacağı konusunda samimi olduğu son derece şüpheli çünkü Cemal Kaşıkçı ile alakalı hiçbir şey yaptığı yok. Bu Amerikan iç siyasetinin ürünü bir gelişmedir” diye ifade etti.

    ‘ABD, Türkiye’den istediklerini elde etmeye çalışırken bu tehdidi bir kaynak olarak kullanmaktaydı’

    Türk-Amerikan ilişkilerinde bu olayın bir ‘Demokles’in kılıcı’ olarak kullanıldığını söyleyen Prof. Dr. Turan, açıklama ile beraber bu kaynağın ortadan kalktığını “Olaya Türk-Amerikan ilişkileri açısından baktığınız zaman bu olay her sene yinelenen bir sıkıntı sebebiydi. Bu sıkıntı sebebini kullanarak Birleşik Devletler Türkiye’den istediklerini elde etmeye çalışırken bu tehdidi bir Demokles’in kılıcı veya kaynak olarak kullanmaktaydı. Şimdi kullanılınca bu kaynak elden gitmiş oluyor” diye açıkladı.

    ‘Türk hükümetini sorumlu tutmamak için adeta imtina etmiş’

    Biden’ın ‘Ermeni soykırımı’ açıklamasının parlamento yerine hükümet tarafından yapılmış olmasının hukuki sonuçları olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Turan, metinde Türk hükümetini sorumlu tutmamak için gösterilen çaba konusunda “Endişe edilen bu tür bir bildirinin parlamento tarafından değil de hükümet tarafından yapılmış olmasının hukuki sonuçlarının olacağıdır. Bu kesin değil, onu söyleyeyim. Amerikan hükümetinin bildirisine baktığınızda Türk hükümetini sorumlu tutmamak için adeta imtina etmiş hatta Osmanlı’nın başkentini bile Osmanlı’nın da artık kullanmadığı Konstantinapol kelimesiyle filan ifade etmeye çalışmış ama netice itibariyle bu istikamette girişimler olacağı konusunda bir tereddüt duymamak gerekir” dedi.

    ‘Amerika ile Türkiye müttefik olarak nasıl devam edecek?’

    Prof. Dr. Turan, Türkiye açısından bildiriye cevap verme imkanının çok güçlü olmadığını “Buna karşılık duruma Türkiye açısından baktığınız zaman çok cephede sorunu olan Türkiye’nin şu sırada böyle bir adıma cevap verme imkanları ve kaynakları pek de güçlü gözükmüyor. Amerika’nın B planı imkanları sanıldığından fazladır. Türkiye bu konuda daha önce de yanılgıya düştü. Kuzey’den Irak’a girmesine müsaade etmezse Amerika Irak’a girmez şeklinde analiz yapılmıştı, doğru çıkmadı. Esas mesele zannediyorum Amerika ile zaten bozulmakta olan ilişkilerin daha da zedelenmesi için bir zeminin ortaya çıkmış olmasıdır. Nasıl Amerika ile Türkiye müttefik olarak devam edecek? Onu zaman içerisinde göreceğiz” diye söyledi.

    ‘ABD kendi gündemini Türkiye ile en az maliyetli şekilde yürütmeye çalışacaktır’

    Prof. Dr. Turan, ABD’nin Halkbank davası ve CAATSA yaptırımları karşısında Türkiye’nin ne yol izleyeceği sorusunu, şöyle cevapladı:

    “İfade ettiğiniz imkanlar Amerika’nın elinde var fakat Amerika’nın hepsini aynı anda kullanarak Türkiye ile ilişkileri koparma arzusunda olacağını zannetmiyorum. Amerikan dış politikasında her şeye rağmen duygular değil analitik bir akıl hakim olduğu için ABD esas itibariyle kendi gündemini Türkiye ile en az maliyetli şekilde yürütmeye çalışacaktır. Bütün bu elindeki imkanları eş anlı olarak seferber etmeyecek. Türkiye, Amerika’ya karşı Amerika’nın atmak istemediği adımlar attığı ölçüde ABD’de kendi imkanlarını sırası geldikçe sonuna kadar olmamak kaydıyla kullanacaktır.

    ‘Benim tahminim Türkiye üzerinde S-400’lerle ilgili baskı daha yoğunlaşacaktır’

    Halkbank meselesi, Türk hükümeti orada çok akıllıca hareket etmedi, Amerikan yetkilileri ile bir müzakere sonucunda bu işi sonlandırabilirdi. Şimdi çok daha pahalı bir ceza ödeyerek çıkabilecek. Zarraf meselesi artık bitti. Onun üzerinde durmanın artık bir yararı yok. Fethullah Gülen meselemiz var. S-400 meselemiz var. Benim tahminim Türkiye üzerinde bu S-400’lerle ilgili baskı daha yoğunlaşacaktır ve Türkiye belki başka bir geri adım daha atmak durumunda kalacak. Türkiye’nin şu anda akıl yönünden gitmesi gereken yol Amerika ile ilişkilerinde daha kötü gitmesi değil, diğer ilişkileri de geliştirerek bu dünyanın hızla değiştiği bir ortamda dengeyi korumaktır.  Onu da korumak zor ve bunu daha da zorlaştıran bir husus var. O da Türk hükümeti kurumsal dış politika yapmıyor, şahıslar yürütüyor. Bu da önemli bir dış politika yönetme zaafı. Kurumsal yapı yerine bir miktar keyfi bir yönetimi gündeme getiriyor.”

    ‘Kamuoyları arasındaki ilişkileri zedelemek açısından bu olay önemli bir sıraya geliyor’

    Prof. Dr. Turan, Biden’ın açıklamasını Türkiye-ABD ilişkileri açısından diğer kırılma noktalarıyla “Pratik sonuçları açısından Kıbrıs sonrası getirilen ambargo en büyük zorluğu yaratacaktır. Buna karşılık ittifak ilişkileri zedelemek açısından Johnson mektubu bir numaradır. Kamuoyları arasındaki ilişkileri zedelemek açısından şu andaki önemli bir sıraya geliyor” diye karşılaştırdı.

    Etiketler:
    Reza Zarrab, Cemal Kaşıkçı, ABD'nin Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası (CAATSA), ABD Senatosu, Kongre, Amerika Birleşik Devletleri, Joe Biden, Ermeni Soykırımı
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın