00:57 13 Aralık 2017
Ankara+ 1°C
İstanbul+ 14°C
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Gazeteci Uğur Vardan: Oscarlar, Amerikan film sektörünün hesaplaşmasıdır

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 43

    2017 Oscar Ödülleri sahiplerini buldu. Oscar tarihinin en çok adaylık kazanan filmi 'La La Land' 6 dalda ödüle layık görüldü. 'En iyi film' ödülü ‘Moonlight'a gitti. Gazeteci Uğur Vardan, Oscar filmlerini Zafer Arapkirli ile Seyr-ü Sabah’a değerlendirdi.

    14 dalda aday gösterilen 'La La Land' filminin beklentileri karşılayamadığını söyleyen Uğur Vardan, "Şu ana kadar 9 film içinde bence en iyisi Moonlight'tı. La La Land evet hoş bir filmdi. Hollywood'un ve müzikalin altın çağlarına bir göndermeydi ama sinematografik değeri tartışılırdı. Daha doğrusu postmodern bir hamleydi. Whiplash'i çok beğenmiştim. Ama bu filmde sanki alttan alta hesaplar içine girilmişti. Kötü anlamda söylemiyorum, yönetmen sinemasal anlamda daha çok ilgi görmek istedi gibi görünüyor.

    ‘LA LA LAND' MÜZİKAL YOLUYLA BİR KAÇIŞ FİLMİ'

    Malum bütün dünya karanlık bir geleceğe doğru gidiyor gibiyiz. 'La La Land' insanları geçmişe, o huzur dolu günlere götüren bir filmdi. Dolayısıyla bir kaçış sineması örneğiydi. Kaçış sineması genelde bilim kurgu üzerinden yapılır ama bu sanki müzikal yoluyla kaçıştı.

    2012'de The Artist vardı, sessiz sinema dönemine göndermede bulunan ki o da en iyi yönetmen ve en iyi filmi almıştı. Onun gibi bir hamle olarak gördüm La La Land filmini. Hoştu ama bittikten sonra müziklerinin dışında çokta derin izler kalmadı. Üstelik yakın zamanda izlediğimiz Woody Allen'ın Cafe Society filmine benziyordu öykü olarak biraz.

    ‘LA LA LAND EN İYİ FİLM ÖDÜLÜNÜ ALSAYDI, ÜZÜLECEKTİM'

    Mahershala Ali
    © REUTERS/ LUCY NICHOLSON
    Moonlight özel bir örnekti. Hem siyahları anlatıyordu hem de bir eşcinsel aşkı anlatıyordu. Ötekinin ötekisi bir durumdu. Hatırlanacağı gibi geçen yıl Oscar çok beyaz bulunmuş ve tepkiler almıştı. Akademi bu tepkileri göğsünde yumuşattı ve bir anlamda karşı hamleye soyundu. Bunu da nasıl yaptı? 9 filmden üçü siyahların filmlerini anlatan filmlerdi ve yapısını değiştirdi. Daha çok erkek üyelerden oluşuyordu akademinin yapısı. Kadınlara da yer verdi. Dolayısıyla bu değişiklikler geldiğimiz nokta itibariyle karşılığını bulmuş gözüküyor. Oyunculukla ilgili 4 daldan ikisi siyah oyunculara gitti. Açıkçası La La Land en iyi film alsaydı üzülecektim. Bir tür denge oluşturdular. En iyi yönetmeni Damien Chazelle'a verdiler, en iyi filmi Moonlight'a verdiler" şeklinde konuştu.

    'OSCAR, DÜNYA KUPASI MIDIR?'

    Zafer Arapkirli, Vardan'a, "Oscarlar gerçekten dünya sinemasını ya da sinema alanını değerlendiren en yüksek seviyede ödüller mi yoksa bir marka olmuş, bir gelenek olmuş, bir kurum olmuş, o yüzden o değerinden düşmüyor. ‘Aslında başka ödüller, Avrupa kıtasındaki diğer ödüller daha fazla ciddiye alınmalı' diyenler haklı mı? Oscar, dünya kupası mıdır, en tepesi midir sinemanın?" sorusunu yöneltti.

    ‘AKADEMİ DENGELERİ GÖZETİR'

    Uğur Vardan, "Dünya kupası zaten daha doğru takımı buldurur bize, belli maçlık bir seri vardır. Türkiye'nin 2002'deki macerasını hep öyle yorumlarlar, karşısına güçlü takım çıkmadı gibi. Ama en azından orada en doğru takım, o turnuvaya en formda gelen takım ipi göğüsler. Oscarlar ise bir tür Amerikan sektörünün hesaplaşmasıdır. Dolayısıyla oradaki sinema kültürüne, ruhuna, reflekslerine seslenir. Ama mesela akademi aslında sinemayı çok iyi bilir ama dengeleri gözetir.

    ‘SİNEMANIN KABE'Sİ CANNES, BERLİN VE VENEDİK SAYILIR'

    Özellikle en iyi yabancı filmde en doğru yapıtı bulur ama o dalda bulduğu doğruluğu, diğer dallarda çoğu kez yansıtmaz. Dediğim gibi sinemanın Kabe'si Cannes, Berlin ve Venedik sayılır. Cannes o kadar önemlidir ki Amerikan sinema tarihinin bugün için çok iyi olmuş yönetmenlerini hep Cannes jürileri keşfetmiştir. David Lynch, Steven Soderbergh, Quentin Tarantino ilk kez Cannes'da keşfedilip dünya sinema kamuoyuna sunulmuştur. Dolayısıyla oradaki sinemasal refleksler daha farklıdır. Sinemanın bir sanat olarak daha sofistike yanlarına, daha yaratıcı yanlarına seslenir. Oscar'da ise Hollywood reflekslerinin en azından kendi içinde doğruyu bulma çabasıdır. Ama bir yandan çok eski bir yarışmadır. İlk çıkışından beri Oscar amcanın öyküsünden de kaynaklı hep tatlı, romantik bir yanı vardır. İnsanlık bu eğlenceye ortak olmaya çalışır. Sinemada Hollywood'un lokomotifliği belirlendiği için hepimiz bu eğlencenin bir parçası oluruz" dedi.

     

     

    Etiketler:
    Moonlight, La La Land, Cannes Film Festivali, Oscar Ödülleri, Damien Chazelle, Steven Soderbergh, David Lynch, Quentin Tarantino, Uğur Vardan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın