13:07 20 Mayıs 2018
Ankara+ 25°C
İstanbul+ 23°C
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Avukat Heper: Tepedekilerin problemini çözmeden aşağıdakileri cezalandırdık

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 01

    15 Temmuz darbe girişiminde yollara konuşlandırılan askeri öğrencilerin yargılanmasında sona gelindi. Ancak avukat Ayça Çiçek Heper, davanın gidişatında hukuksuzluklar olduğunu dile getirdi. Heper üst kademede sorgusu başlamadan alt kademe cezalandırılmasındaki hataları Seyr-i Sabah programında Zafer Arapkirli’ye değerlendirdi.

    15 Temmuz darbe girişiminde en çok konuşulan konulardan biri askerlerin yol ve köprülere konuşlandırılması ve halka ateş açtıkları iddiasıydı. Avukat Ayça Çiçek Heper, yargılanan askeri öğrencilerin durumlarının kamuoyuna yansıtıldığı gibi olamayacağını dile getirdi. Askeri olarak en alt seviyedeki çocukların kendi kendilerine karar alamayacağını, bunun için üst rütbelilerden gelen emirlerin takip edileceğini söyleyen Heper, bu yüzden üst seviyedeki subayların yargılanmasının bitirilmeden astlar için karar verilmemesi gerektiğini dile getirdi. Heper, davanın gidişatını Zafer Arapkirli'nin sunduğu Seyr-i Sabah programında yorumladı:

    ‘HALK ONLARA SALDIRIRKEN BİLE ÇOCUKLARIN AKLINA ATEŞ ETMEK GELMİYOR'

    "Askeri öğrencilerle alakalı birçok dava var. Bugün ve yarın bir grup öğrencinin daha davası var. İlk celsede komutanların ifadesi alındı. Esas emri veren komutanlar dinlenmedi. Dinlenmesi yönünde talepler vardı ama bunlar reddedildi. Şu anda, üçüncü celsede mütalaayı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) gördük. Kimin ateş ettiğini ya da etmediğini incelemiyorlar. Karşı taraftaki tanıkların ifadesinden herkesi anayasayı tehdit etmek ve adam öldürmekten yargılıyorlar. Bu hukuku yaralamaktır. Mesela gerçekte av tüfeğiyle gelen iki vatandaş var. Öğrencilere av tüfeğiyle ateş açıyorlar ama bundan hiçbir yerde bahsedilmiyor.

    ‘Öğrenciye mühimmat verilmez' diye bir şey yok. Ellerinde dolu tüfekler var. Atışa giderken de dolu tüfek veriliyor, yürüyüşte de veriliyor. Merminin sayısını belirlemek komutana ait bir yetki. Öğrencilerin ‘Bize mermi verdiniz, darbe mi oluyor?' demesi mümkün değil. Mermi olması çocukların istek ya da inisiyatifinde olan bir şey değil. Çocuklar bu kaos ortamında insanlar tarafından darp ediliyorlar, arkadaşları vuruluyor.

    O sırada bile çocukların akıllarına halka ateş etmek gelmiyor. Birçoğu zaten şarjörleri dolu teslim ettiler. Bunu ispat edemiyoruz çünkü polis bunları tutanakla teslim almadı. Şarjörü dolu teslim edenlerin raporlarına ulaşamıyoruz. Komutanların birçoğunun ‘Biz ateş etmedik, bizim haberimiz yoktu' beyanları var. Öğrencileri koruyan beyanları yok, kendileri de sorumluluğu almıyor. Bazıları ‘Bunlar benim astım, bunların yaptıklarından ben sorumluyum' da dedi.

    Çocuklardan birinin başında yüzbaşı, hatta birilerinin başında albay var. Okulun alay komutanı hala ilk mahkemesine çıkmadı, hala doyurucu bir ifade vermedi. Öğrencilere neden dolu silah verildiği ile ilgili soruya cevap gelmedi. Bu çok mantıksız. Biz hukuksal olarak tepedeki problemi çözmeden aşağıdakiler için karar vermeye başladık.

    Öncelikle İç Hizmet Kanunu bütün personeli kapsar. Ama eğitim koşulları emre itaat etmek üzerine kurulu. Hava Harp Okulu'ndan raporlar istedik ama bizim istediğimiz raporlar hiç gelmedi. ‘Askeri öğrencinin emirleri sorgulama lüksü yoktur' dedi Hava Harp Okulu. ‘Ast, amirinden aldığı emri sorgulayamaz, emri beğenmediğini söyleyemez mırıldanamaz' gibi bir madde var. Karşıda terörist var gibi yanıltarak verilmiş emirler açıkça suç teşkil ettiğini bilmediği için askeri suçlu yapmayabilir. ‘Kampta kalan diğer personele bu insanlar neden gitti?' deniyor. ‘Terör saldırısı var, o yüzden gittiler' denmiş. ‘Terör saldırısı olduğunu biliyorduk, onlar korkmasın diye tatbikat dedik' diyen komutanlar var.

    ‘NEREYE GİDİLDİĞİNİ BİLMEK ASTIN İŞİ DEĞİLDİR'

    Gelen damgalı emirde 15 Temmuz günü gerçekleşecek olaylarda gerekli tedbirlerin alınması var. Bu darbe de olabilir terör de olabilir ama bunu bilmek astın işi değildir. Bir sene boyunca okulun kapısında terör saldırı için polis arabası beklemiş. Ne hikmetse o gece beklememiş orada polis arabası.

    Bir hukukçu olarak söylemem gereken şey varsayımlarla karar alınamaz. Dershanelere soruldu. Okuldan öğrencilerin kaydı istendi. Bu çocukların FETÖ bağlantısı saptanamadı. Hiçbiri FETÖ'den değil o gece ateş etmekten dolayı ceza aldı. Ailesinde FETÖ bağlantısı olma ihtimali olan bazı çocuklar için Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) raporu var. Ancak bunların bir kısmı kampta kalmış, bir kısmı dışarı çıkmış. O zaman bunun sebebi ne? Bunu anlamak mümkün değil. Öğrencilerin arasında hiç direnen kimse yok. Biz bunun olamayacağını söyledik. Çünkü çocuklara sadece otobüse bin diyorlar. Bazılarına terör bazılarına tatbikat diyorlar. Çocuklara açık söylenen bir şey yok o yüzden de sorgulamıyorlar."

    Etiketler:
    Askeri öğrenci, 15 Temmuz darbe girişimi, Ayça Çiçek Heper
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın