09:11 19 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    CHP’li Yılmaz: AKP’nin hatalı söylemlerini askerimiz canıyla ödüyor

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 55

    CHP’li Öztürk Yılmaz, Afrin operasyonu ardından bölgede gerçekleşen gelişmeleri ve yakın gelecekte olabilecekleri Seyr-i Sabah programına değerlendirdi. Yılmaz, AK Parti yöneticilerinin verdiği hatalı demeçlerin yarattığı sonuçları askerin kanıyla canıyla ödediğini söyledi.

    Afrin ÖSO hançer
    © AFP 2018 / Bulent Kilic
    Afrin'in ele geçirilmesinin ardından gözler Türkiye'nin atacağı diğer adımlara çevrildi. 'Sırada Menbiç mi var yoksa bu noktada ilerleme duracak mı?' gibi konular yoğun biçimde tartışılmaya başlandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Afrin'de halkla daha yakın ilişkiler kurulmasını, bölge yönetimi ve güvenliğinin halka devredilmesini önerirken iktidarın muhalefet ile daha yakın ilişkiler kurması gerektiğini de dile getirdi. Seyr-i Sabah programına konuşan Yılmaz, Afrin için kurulan kent meclisinin kendi fikri olduğunu da dile getirdi:

    ‘AFRİN'DEKİ HALKIN TÜRKİYE'YE KARŞI GÜVENİ SAĞLANMALI'

    "Operasyon, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) başarısıyla sonuçlandı. Türkiye'nin güvenliği açısından önemliydi. Biz bunun önemini biliyorduk. Şimdi yeni bir aşamaya geçildi. Bu operasyon devam ederken bir öneride bulunmuştuk: Yerel halkın temsilcilerinden oluşan bir kent meclisinin oluşturulmasını önermiştim. Böylece Türkiye'ye dönük oluşabilecek bakış açılarının ve bazı ithamların önünün kesilebileceğini söylemiştik.

    Gaziantep'te esasen bölme bir toplantı oldu ve bu yönde bir karar alındı. Yine yerel halkın sahiplenmesi açısından orada yerel halktan vücut bulacak yerel güvenlik güçlerin oluşturulmasını önerdik. Oradaki halk PKK gitti kurtulduk güzel oldu demelerini sağlayacaktır. İkinci konu da artık oradaki yerel halka vatandaş gibi muamele etmek lazım. Oradaki kürde araba Türkmen'e sahip çıkmak lazım. Halkın oradaki değerlerine önem vermek lazım. Orada binlerce yıllık simgeler yıkıldı. ÖSO'cuların (Özgür Suriye Ordusu) böyle bir şey yapması doğru olmadı. ÖSO geri çekilir, geri plana itilirse daha iyi olur. Güvenliği yerel unsurların sağlaması o yüzden önemli. Benim uyarılarımın haklı olduğu bu yüzden ortaya çıkıyor. ÖSO'cu mantığını tanımak gerekir: Bunlar heykele put diye bakarlar. O nedenle biraz daha dikkatli olmak lazım. AKP'nin klişeleşmiş sloganlarıyla nereye gidebileceğimiz görüldü. Yapılan hataları bizim askerimiz kanıyla canıyla düzeltmeye çalışıyor. Öyle bir ortamda bizim herkesten fazla söz söylemeye hakkımız var. Bu söylediklerimizin doğruluğu da tescil ediliyor.

    Orada bir düzensizlik olduğunda bunun Türkiye'ye karşı nasıl kullanılacağını bilmek lazım. İlerde bir harekatın olması halinde oradaki yerel halka örnek teşkil edebilecek yapı da ortaya çıkmış olacak. İnsanlar şunu düşünmeli: Türkiye geldi, PKK'nın pisliğinden yapılanmasından kanton yapısından kurtardı. Bizim topraklarımızı özgürleştirdi. Yarın öbür gün herkes gider ama biz burada kalıcıyız buradaki halklarla akrabayız dememiz lazım. Daha farklı bir üslup ve stratejiyle akılla bunu yapmamız lazım.

    'HÜKÜMETİN ABD VE İSRAİL İLE İLİŞKİLERİ TAMAMEN İKİYÜZLÜDÜR'

    AKP anlayışının nasıl gizli pazarlıklar yapabileceğine geçmişte de şahit olduk. Bu konularda olabilecekleri kestirmek zor. Ama ABD ile atışıyormuş gibi gözüküp onların dediklerini yaptıklarını biliyoruz. Bugün ABD'ye söylenenlerin yüzde biri bile yapılmamıştır. Hükümetin ABD ve İsrail ile ilişkileri tamamen ikiyüzlüdür. Halkın önünde söverler sayarlar ama perde arkasında ilişkileri götürürler. Bunlar mazlumlarla ağlar, onları mazlum edenlerle de iş tutarlar.

    Hükümetin Ege adalarıyla ilgili tek bir kelimesi yoktur. Yunanistan gelip orayı işgal etmiştir. Kıbrıs Rum Kesimi'nin yaptıkları ortadadır bununla ilgili tek bir kelimeleri yoktur. Söze gelince mangalda kül bırakmazlar. Menbiç ile ilgili ne söz verdiler bilmiyoruz. Ama ABD ve PKK'nın kafasında Fırat'ın batısında yer alan Menbiç altında yer alan havaalanını, Rakka'nın batısını ve aşağıda da demiryolu olan yerde yapılanma ve devletleşmeye gitmek var. Bir pazarlığın unsuru olarak bu müzakereler yapıldığını bilmemiz lazım. AKP bunun neresinde ve ne kadar farkında bunu sonra göreceğiz.

    Keşke Suriye başka bir yapıda olsaydı. Katil Esad diyorlar ama (Sudan Devlet Başkanı) Ömer El Beşir'i ağırlıyorlar. Bu ikiyüzlülüktür. (Suriye Devlet Başkanı Beşar) Esad ile bir diyalog kanalının açılması önemlidir. Türkiye bölgesel açıdan biz buradayız ve koordine halindeyiz görüntüsü vermeli. Esad yarın Suriye'yi tekrar birleştirirse Türkiye bu kanalları oluşturmadığından bize çıkın diyecektir. Çıkmadığımız zaman da biz işgalci pozisyonuna düşeceğiz. Diyelim ki bölündü. O zaman ikinci seçeneğimiz olması lazım. Esad düşmanlığının özünde İsrail taşeronluğu var. Bu işe başta girmemizin sebebi İran'ın oraya girmesini engellemekti. Bunu istemeyen de İsrail'di.

    Etiketler:
    Afrin operasyonu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Öztürk Yılmaz, ABD, Gaziantep
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın