05:57 23 Haziran 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Prof. Kozanoğlu: Ekonomide çoklu organ yetmezliği var

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 63

    Prof. Hayri Kozanoğlu, Seyr-i Sabah programında hızla artan doların durumunu değerlendirdi. Ekonominin kötü bir durumda olduğunu vurgulayan Kozanoğlu, bunu tıptaki tedavisi çok zor olan ve vücudu harap eden çoklu organ yetmezliğine benzetti.

    Türk Lirası'ndaki düşüş bir gecede yüzde 5 seviyesini aştı. Yurt dışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı anlatımlar, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın (TCMB) müdahaleleri de durumu değiştirmedi. Prof. Hayri Kozanoğlu, Seyr-i Sabah programında yaşanan kayıpların vahametini dile getirirken bu zararların iyileşmesinin de sanıldığı kadar kolay olmayacağını söyledi. Kozanoğlu, vatandaşın nasıl olsa ekonomi daha kötü olamaz diyerek oy kararı almamasını, ekonomiyi bu hale getirenlerden hesap sorulmasını istedi:

    ‘EKONOMİ YABANCILARA KİBİRLE ANLATILDI'

    "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra'ya gidip iki kritik toplantıya katıldı. Birisi Bloomberg TV'de söyleşi. Daha önemlisi bir düşünce kuruluşuna söyleşiye katıldı. Genel tez olarak ‘Enflasyon neticedir' sözünü söyledi oralarda.

    Yatırımcılar iki şey düşünmüştür: ‘Ekonomiyi bu kadar basit teoriler türetip bununla ülkeyi yönetmeye çalışanların ülkesinin hali nice olur'. Haliyle bunun sonuçları bir kişinin yorumlarıyla kalmıyor, portföylerini burada duyduklarıyla şekillendiriyorlar. Şöyle espri yapanlar var: ‘Bu zihniyete rağmen Türkiye batmıyor demek ki ekonomisi çok güçlü'.

    ‘ERDOĞAN KURLARI BİLE BİLE ZIPLATMAYA ÇALIŞTI'

    Yine Erdoğan, Londra'ya gitmeden Türkiye Odalar Borsalar Birliği'ne (TOBB), iftarda konuşma yaptı. ‘Para politikalarına ve mali politikalarına daha fazla ağırlığımı koyacağım çünkü benden hesap soruluyor' dedi. İki tez var birisi iletişim kazası, maksadını aşan ifadeler. İkincisi ise kurları bile bile zıplatmaya çalıştı. Böylece çıkmaya çalışan para biraz daha durur ve çıkmaz. Varlık barışı ile yurt dışından para ülkeye daha kolay gelir. İhracatta rekabet gücü artar. Benim verdiğim cevap üçüncü tez: Kendine aşırı güvenli olduğu için kibri taştığı için ‘Gider bunları ikna ederim. Mehmet Şimşek bana inanmıyor o yüzden yurt dışında anlatamıyor. Ben gider konuşur onlara anlatırım' demiş olabilir. Ekonominin dengeleri bozuk, borç ödeme takvimi geliyor. Sorunlu dönemler bunlarla açıklanmaya çalışılır. Ama fren patladığı zaman bunların da önemi kalmıyor. Enflasyon Türkiye'de yüzde 13'e gidiyor.

    Türkiye'de 2001 krizinden sonra bankaların kur pozisyonlarına yönelik düzenlemeler getirildi. Onlar kur değişiminden etkilenmiyorlar. Yurt dışından dövizle borçlanınca bunun büyük kısmını kredi olarak veriyorlar. Bunu döviz kredisi verince kazançları ve zararları dengeleniyor. Ama burada başka bir risk ortaya çıkıyor: Kredi riski. Döviz kuru değişikliklerinden kredi verdiğiniz insanların geri ödememesi riski var. Finansal olmayan şirketler borç ödeyemeyince bankalar zarar yazacak. Şirketler kesiminin 320 milyar dolar borcu var. Bunun yarısı Türk, yarısı yabancı bankalara. Döviz bir kuruş oynarsa maliyetleri 3.2 milyar artıyor.

    ‘BORÇ YAPILANDIRMALARI İFLAS DEMEK DEĞİL AMA KÖTÜYE GİDİŞ VAR'

    Borç yapılanması konusunda basına sızan haberleri biliyoruz. Şunun farkındayız iki büyük grup, ki her ikisi de AKP döneminde yükselen gruplardı. Yıldız ve Doğuş Holding borçlarını yapılandırmaya gitti. Zaman zaman bu ihtiyaç olur, bu iflas demek olmayabilir. Diyelim ki borcunuz var, ödeme takviminizi değiştiriyor, faizini katarak yeni ödeme koşulları sağlıyorlar. Bu gelecekte ödeyebileceğiniz anlamına gelir mi? Gelmeyebilir. Şu anda bir dolu şirket bunun için kapıda veya gizli olarak yapılandırmalar yapılıyor. Bu konuların seçimden önce duyulması istenmiyor. ‘İki şirketin borç yapılandırması durumuyla ekonominin kötüye gittiğini söylemeyin' deniyor ekonomi yönetimi tarafından. Ama iki büyük şirketin bu duruma düşmesi halinde diğerlerinin etkilenmemesi söz konusu olmaz. Bu tablo gerçekçi değil. Sizinle bunu 15 gün önce konuşsak da aynı şeyi söyleyecektim ama bu yeni tablo bambaşka gelişmelere işaret ediyor.

    Dün 3.5 şiddetinde depremden bahsederken bugün 7.5 şiddetinde depremden bahsediyorum. Döviz alanlar, kar realizasyonu için satışa geçebilir. Veya birileri ‘Artık Türkiye'ye girmenin vaktidir' diyebilir. Bundan sonra ne olur? Bu gidiş çoklu organ yetersizliğinden hastanın kaybına doğru gidebilir.

    Kapitalist düzende ‘Kimse yeterince kar ettim, doydum' demez. Ama burada ‘Kar ettim, şimdi dövizi bozup TL cinsinden fiyatı düşen malları alayım' diyebilir. Benim kastım; çoklu organ yetersizliğinden hasta ölmese bile eski normal hayatına devam edemez. Bunu hepimiz yaşayacağız.

    Kim seçilirse seçilsin ekonomide ciddi kemer sıkma politikaları olacak o zaman kimi seçsem aynı olur denmemesi lazım seçmenin. Bizi kazaya uğratan kimse, şoför olarak onlar sorumlu olacak. Oy tercihlerinde onun sorumlu tutulması lazım."

    İlgili konular:

    ‘Türkiye’nin iflası başladı’
    Etiketler:
    Hayri Kozanoğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın