20:57 21 Nisan 2021
Canlı Yayın

    Kılıçdaroğlu’nun avukatı Çelik: Hakimler önceden oluşturulmuş kararları bir an önce verdiler

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 03
    Abone ol

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Seyr-i Sabah programında kendilerine açılan davaların işleyişini ve son durumunu değerlendirdi. Çelik, Kılıçdaroğlu ve CHP davalarına atanan hakimlerin AK Parti’ye yakın ve taraflı olduğunu iddia etti.

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, son aylarda birçok kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhinde yaptığı konuşmalar ve eleştiriler yüzünden davalarla karşı karşıya kaldı. CHP yönetimi bu davaların tarafsız mahkemeler tarafından yürütüldüğünü ileri sürdü. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, Seyr-i Sabah programına yaptığı açıklamalarda davalara atanan hakimlerin hep CHP karşıtı, düşük kıdemli hakimler olduğunu söyledi. Çelik, atanan hakimlerin hem aynı profilden olduklarını kanıtlayabileceğini belirtti:

    ‘MAHKEME YEMİN ETTİRMEDİ, DELİL TOPLAMADI'

    "İstanbul Anadolu adliyesinde MAN adasıyla ilgili 3 dava açıldı ve hepsi sonuçlandı. Hepsinde ciddi hukuksuzluklar yaşandı. Verilenler ceza değil hukuksuzluktur. Biz hakimleri reddettik nesnel davranmayacakları için. Ancak bunlar oraya getirilme gerekçelerinin gereğini yerine getirdiler. Tazminat miktarlarını sürekli artırdılar. Davalarda iki taraf olur, tez-antitez-sentez vardır. Mahkeme karar vermeden önce iki tarafın delillerini toplar olgulara bakar. Biz davanın en başında olgular doğrudur dedik, delillerimizi alın dedik.

    Mahkemelerin yapması gereken araştırmalar vardı. Biz bankalardan delilleri alamıyoruz. Mahkemelerin bunları getirtmesi gerekiyordu. Ama her üç mahkeme hiçbir delilimizi toplamaksızın bunların tamamını reddetti. Sadece davacı tarafın delillerini topladı. Biz hakimlere suç işliyorsunuz taraflısınız dedik. Ama bu süreçte elimizde olan en son argümana sığındık ve davanın ispatı kapsamında karşı tarafa yemin teklif etme şansı verilmiştir. Karşı tarafa yemin teklif ettik ve doğru olup olmadığı konusunda yemin edeceklerdi. Mahkeme karşı tarafın mahkemeye gelmesini sağlayıp hazırlanacak yemin metnini okutmalıydı ama mahkeme bunu reddetti. Hakimi reddedince hakimler bu prosedürü de uygulamadı. Normalde görüşlerini yazıp ilgili hakime dosyayı göndermelilerdi. Ama bu hakimler bizi reddedemezsiniz dediler ve bizi geri çevirip karar verdiler. Biz süre talep ettik, bu da reddedildi. Bu hakimler her ne pahasına olursa olsun kendilerine tevdi edilmiş tutanakları aktarmaya çalıştılar. Oluşturulmuş kararları bir an önce verdiler.

    Hukuksuzluğun en önemli kısmı şu: Her şeyiyle ispatlamaya hazırdık MAN adası belgelerini. Normal şartlarda bu para transferleriyle ilgili bir tartışma yok mahkeme aksini düşünse de. Bu belgelerin doğruluğunu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da doğruladı. Mahkemelerin biri gerekçesini yazdı, ifade edilen şu: Genel başkan iddialarının doğru olmadığını söylediler. İnsanların gözlerinin içine baka baka doğru olmayan gerekçeyle karar verdiler. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kararı dosyanın içinde bulunuyordu. Buna rağmen hakimler hukuksuzluk yaptı. Genel başkan iddiasını değerlendiremezlerdi çünkü hem yemin teklifimizi reddettiler hem delilleri toplamadılar.
    Bu kararların üçü için de bölge mahkemesine ve yargıtaya gideceğiz. Biz bunların tamamının lehimize döneceğine eminiz. Türkiye'de maalesef yargı bitmiştir. Davalarda Erdoğan'ın adı geçtiği zaman hakimlerin nesnel davranması imkansız. Hukuksuzluklar olacak.

    ‘UYAP'TAN KENDİ İSTEDİKLERİ HAKİMLERİN DÜŞMESİNİ SAĞLIYORLAR'

    Karikatürlerle ilgili 1 milyonluk dava açılıyor. Diğer milletvekillerinin dokunulmazlığı var, herhangi bir şekilde bundan sonuç elde edilemez dokunulmazlığı kaldırılmadığı sürece. Aynı karikatür yüzünden yargı bir suç olamayacağını söylemişti. Bu karara rağmen dava açılması iktidarın bakışını gösteriyor. Türk yargısı bu yüzden tarafsız değildir diyoruz. Bu soruşturmayı yürüten savcıların oraya ne şekilde getirildiği biliniyor. Hükümete yakın savcıların görev aldığını görüyoruz. Manevi tazminat davasında UYAP sisteminde kendi istedikleri yönde karar verecek hakimlere davanın düşmesi sağlanıyor. Üç aylık dönem içinde partililer ve Kılıçdaroğlu aleyhinde açılan davaların büyük bir oranı hukuksuzluk yapacaklarına emin olduğumuz hakimlere düştü. Bunu kanıtlayacak sayısal veriler var elimizde. 24 hakim var, açılan 20 davanın en çok bizim aleyhimize hükümler veren hakimlere düşmesi rastlantı değil. Şu üç hakime düşünce bitti diyoruz yapacak hiçbir şey yok. Bunlar en kıdemsiz hakimler zaten. Yıllarca hep en kıdemli hakimler atanırken son bir yılda kıdemsizler oraya asli hukuk hakimleri yapıldı, o kadar kıdemli insan varken. Onlar da bakanlık kanalıyla geldi zaten. Bakanlıkta görev yapmış hakimleri davamıza verdiler. Dosya ve delillere göre karar vermeyeceklerine dair elimizde izlenimler var.

    Bu karikatür hakaret sayılmaz. Biz AİHM değerlendirmesiyle bağlıyız biz Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi bizim iç hukukumuzda var. İfade özgürlüğü önemli ve öyle kalmak zorunda. AİHM bu özelde ısrarla her tür karikatür ve eleştiriyi yaptırıma taşı tutulmaması gerektiğini söylüyor. AİHM içtihadında bir karikatür var, bir siyasinin pantolonu indirilmiş ve eğilmiş bir vaziyette karikatürü var. Bununla ilgili mahkumiyet kararı bile AİHM tarafından mahkum edildi. Siyasi olmakla her tür eleştiriye katlanmak durumundadır politikacılar dedi mahkeme. İfade özgürlüğü demokrasinin olmazsa olması. Demokrasi şu ülkeden bu ülkeye farklı olur diyemezsiniz. Demokrasi evrenseldir. AİHM standardı net: Türkiye İngiltere ve Belçika arasında ayrım yapmıyor. Eleştiriye katlanmalısınız diyor."

    Etiketler:
    Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın