07:32 17 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    '3. havalimanı işçileri bu sorunları sadece bugün değil, aylardır dile getiriyor'

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 21

    3. havalimanı inşaatında işçilerin gerçekleştirdiği eylemler ve bu eylemlere tepkileri İYİ-SEN Genel Başkanı Ali Öztutan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Seyr-i Sabah programında yorumladı. Sendikalar, işçilerin sorunlarını cumadan beri değil aylardır dile getirdiğini söyledi.

    3. havalimanı inşaatının birinci etabının bitmesine sayılı günler kala burada çalışan işçiler eylem yapmaya başladı. İşçiler yaşadıkları sorunların dile getirildiği gibi servislerin geç gelmesinden ibaret olmadığını, maaşların ödenmesinden yaşam alanlarının temizliğine, verilen ekipmanların yeterliliğinden iş yeri güvenliğine kadar uzanan bir yelpazede olduğunu vurguladı. İnşaat ve Yapı İşçileri Sendikası (İYİ-SEN) Genel Başkanı Ali Öztutan ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, işçilerin daha önce de bu sorunları dile getirdiğini ancak kamuoyunda bu sözlerinin duyulmadığını söylerken inşaatın 29 Ekim'de sadece birinci etabının biteceğini, bu işçilerin 2028 yılına kadar bu alanda havaalanını inşa etmeye devam edeceğini söyledi:

    ÖZTUTAN: ŞANTİYE İÇİNDE YAN YANA GELMEK MÜMKÜN DEĞİL

    "İşçi arkadaşlarımız işbaşı yaptılar. Şantiyede şu andaki ortam polis ve jandarmanın yoğun biçimde olması işçilerin taleplerini devam ettirmesi için ortamın kalmaması. 1 Mayıslarda Taksim'in konuşmak için kimsenin yan yana getirilmemesi gibi durum var. Şantiye içinde yan yana gelmek mümkün değil. Kamuoyuna da yansıyan talepler oldu. Bunlar işçi arkadaşlardan oluşan bir heyetle bir görüşme oldu. Talepler şunlardı: Barındıkları işçi koğuşlarının insan sağlığına uygun olması, temizliğinin gerçekleşmesi. Eyleme katılanların işten çıkarılmamasının istediler. Ulaşım sorunlarının çözülmesini istediler. Maaşların düzgün ödenmesini istediler. Temiz kıyafetlerin ve temel koruyucu malzemelerin verilmesini istediler. İşçiler için çok önemli bir malzeme olan yaşam halatını her firma vermiyor. Malzemeleri var ama çalıştığı depoda tutuyorlar. İşçinin kaldığı koğuşta yeni bir çarşaf vermekten bile çekiniyorlar, bunun bile kavgası var.

    Üyelerimiz orada iş cinayetlerinin çok yoğun olduğunu söylüyor. Bakanlığın açıkladığı verileri referans alırsak 27 işçinin iş cinayetine kurban gittiğini söylediler. Bu 3,5 yıl olarak belirtildi. Bu rakam açıklandıktan sonra yeni rakam 35 oldu. Biz bunun daha fazla olduğunu düşünüyoruz. Bazı ölümler şüpheli ölüm olarak kaydediliyor iş kazası olarak konuşulmuyor. İşçilerimiz binlerce kilometre öteden gelmiş, yaşamak için çalışmak zorunda. Firma ödeme alamadık deyip ödeme yapmayı reddediyor. Maaşlar hesaplara tam olarak yatmıyor, sigorta primini az vermek için asgari ücretten veriliyor. İşçilerin çocuk parası dediğimiz para işçilere ödenmez. Maaş bordrosunda gösterilir ama inşaat işçisiyle aylık değil yevmiye üstünden çalışıldığı gösteriliyor.

    Görüşme oldu, bu heyet gittiğinde bu sorunların çözüleceğini söylediler. Zaten o yazılan taleplerin kimse karşısında duramaz. Ama 12 saat sonra jandarma ve polis baskınıyla bütün koğuşlara girilerek taleplerinizi yerine getirmeyeceğiz bu şartlarda çalışacaksınız. Bunları beğenmiyorsanız eylem yapamazsınız. Bunların arkasında siyasi neden var. Bütün inşaat işçilerine sen hakkını aramak için eylem yaparsan ben seni içeri alırım diyorlar. 3. havalimanının temelleri atıldığından beri onlarca eylem oldu. Servis eylemlerinin işçi koğuşlarının eylemlerini görüntüleriyle paylaştık. Sadece Cuma günü çıkmadı senelerdir var bunlar. Şimdiye kadar yapılan hiçbir şey çözülmediği için bugün büyük bir patlama çıktı ortaya. Bir de 29 Ekim'de açılacak olan küçük bir kısım, birinci etap. Esas havaalanı 2028'e kadar yapılmaya devam edilecek. Konuştuğumuz herkes açılışın zor yetişeceğini söylüyor."

    ÇERKEZOĞLU: GÖZALTINA ALINANLAR AVUKATLARIYLA GÖRÜŞTÜRÜLMEDİ

    "Şantiyede Cuma sabahtan itibaren yaşanan servis kazasından sonra işçilerin talep bile denemeyecek olan bazı taleplerle direnişe geçtiğini yaşadık birlikte. DİSK'e bağlı Devrimci Yapı-İş Sendikası üyeleri var orada. Birtakım görüşmeler gerçekleştirildi. Doğal ve insani hakları ve yasal yükümlülüklerini istediler. Korunma tedbirlerinin alınmasını ve kıyafetlerin verilmesini, maaşların elden ödenmemesini istediler. Burası çok büyük bir şantiye yemekhane ve banyoların temizlenmesini istediler. Türkiye normal bir ülke olsaydı binlerce işçinin haklarını istediği bir yerde buraya çalışma bakanlığı iş müfettişlerinin gelmesi sağlanırdı. Ama bu böyle olmadı. İşçilerin haklı taleplerine iktidarın yanıtı TOMA, jandarma ve polislerin biber gazı oldu. Kapılar gece yarısı kırılarak baskınlar yapıldı.

    Biz orada gittiğimizde inşaat alanına sokulmayacağımız söylendi ki biz orada sendikayız. Ama valilik kararıyla şantiyeye sokulmadık. Bütün bu tablo, işçilerin yaşadığı sorunlar ve işverenin tutumu, siyasetin ve medyanın tutumu tablonun özeti aslında. Henüz doğrudan temasımız olmadı siyasi iktidar ile. Bu süreçte sorumluluğu bulunan başta çalışma bakanlığı olmak üzere siyasi iktidarı göreve çağırdık. Siyasilerin oraya gelmesi ve gerekli adımların atılmasını söyledik. Ama çok ciddi bir baskıyla karşı karşıya kaldık. Kadıköy ve Ankara'da bir basın açıklaması yapılmak istendi. Arkadaşlarımız gözaltına alındı ve hala gözaltındalar.

    Şu ana kadar çalışma bakanıyla temasımız olmadı. Bir sorunların çözülmesini adımlar atılmasını bekledik. Çünkü ortadaki talepler son derece doğal. Hep tersi bir tutumla karşılaştık. Bugün bakanla konuşmaya çalışmak istiyoruz. Yapılması gerekenler açık ve net. Daha önce bunu Torunlar firmasının yaşattığı asansör faciasında görmüştük. Bu sorunu çözmek hükümetin görevidir. Biz çözüme hazırız sendika olarak.

    Saatlerce servis bekleyen, can güvenliği sorunlarıyla boğuşan insanlık dışı ortamda yaşayanların bu gösterileri yapması anayasal bir hak. Bununla bir kanaat oluşturmaya çalışmak doğru değil. Açılışa az bir zaman kala eylem yapıldığını söylemek doğru değil. Aylardır eylemler yapılıyor ve kamuoyuna yansıtılmaya çalışılıyor. 31 Ocak'ta servisler için eylem yapıldı, birkaç ay önce ücretler için vinçlerin üstüne çıkıldı. Oradaki inşaat daha yıllarca devam edecek. Oradaki haksızlığı hukuksuzluğu ortadan kaldırmak gerek. 200 tane taşeron şirket, 700 adet alt şirketler orada hizmet veriyor. Sorun son derece açık ve net. Bunun çözülmesi gerekiyor. Gözaltı ve baskıların son bulması gerekiyor. Gözaltı sürecinde yaşananlar da manidar. Valilik kararıyla avukatlarla görüştürülmesi yasaklandı arkadaşlarımızın."

    Etiketler:
    Arzu Çerkezoğlu, Ali Öztutan, 3. Havalimanı
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın