10:12 16 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Gazeteci Başlamış: İdlib anlaşmasının en zor kısmı radikal grupların belirlenmesi

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 20

    Putin ve Erdoğan arasında dün gerçekleşen zirveden birbirinden önemli kararlar çıktı. Rusya konusunda uzman gazeteci Cenk Başlamış, zirveyi Seyr-i Sabah programında yorumlarken zirve sonrasındaki en zor konulardan birinin radikal grupların belirlenmesi olduğunu dile getirdi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleştirilen zirvede başta İdlib olmak üzere Suriye ile ilgili birçok sorun masaya yatırıldı. Yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından gazetelere İdlib konusunda uzlaşıldığı haberleri yansıdı. Rusya konusunda uzman gazetecilerden Cenk Başlamış, Seyr-i Sabah programına yaptığı yorumlarda anlaşmanın en zor kısmının bölgede bulunan grupların hangilerinin radikal olduğunun belirlenmesi ve bunlara karşı atılacak adımlar olduğunu dile getirdi:

    ‘RUSYA AŞAMA AŞAMA SORUNLARI ÇÖZMEYE ÇALIŞIYOR'

    "Bu kadar detaylı bir uzlaşma çıkacağını beklemiyordum. Genel anlamda liderlerin uzlaşmaya varabileceğini düşünüyordum. Var olan koşullar uzlaşmayı zorunlu kılıyor. Son üç yıldır Türkiye ve Rusya, İran'ın da katılımıyla aralarında temel görüş farklılıkları olsa da ortak hareket ediyorlar. İdlib, Suriye, Rusya, Türkiye ve İran için çok önemliydi. Burada olan bitenler yüzünden ipler kopabilirdi. Her tarafın birbirine ihtiyacı vardı. Tarafların pozisyonlarından taviz vermeden buluşması gerekiyordu. Hatta tahmin edilenden de daha detaylı bir anlaşma imzalandı. Radikal gruplar konusunda sadece ilke anlaşması var. Dünkü basın toplantısında iki lider de bunu söyledi. Hangi grupların radikal olduğunu Türkiye ve Rusya birlikte bir çalışma yaparak belirleyecek dendi. Ondan sonra ağır silahların çekilmesi radikallerin uzaklaştırılması, bunlar nasıl ve nereden çıkacak konuları belirlenecek. Bugün Rus basınına baktığımızda en zor kısmın bu grupların belirlenmesi olduğu söyleniyor.

    Görebildiğim kadarıyla dünkü mutabakatta İran'ın dahli yok. Burada Rusya'nın dediği oluyor. Ortaya bir plan sunuldu. Takvim verildi. Varılan uzlaşmanın sahada gerçekleşmemesi olasılığı elbette var. Güvenli bölge kurulamayabilir, ağır silahlar çekilemeyebilir, radikal unsurlar belirlenemeyebilir. Türkiye Rusya'ya şöyle bir şans veriyor: Eğer anlaşmada bir sorun çıkarsa şimdilik ertelenmiş gözüken operasyon tekrar gündeme gelecek. Suriye ve İran tarafından bakıldığında çok fazla değişen bir şey olmayacak. Bugün belli bir operasyon yapılmayacak ama Türk Rus anlaşması gerçekleşmezse yine eski düzene dönülecek.

    Evet orası Suriye toprağı. Ama burada son sözü Rusya söyleyecek. Bundan 3 yıl önce Rusya, Suriye operasyonunu başlatana kadar Suriye topraklarının büyük bölümünü kaybetmişti. Rusya geldikten sonra topraklarını geri kazandılar. Orası Suriye olsa da son sözü Rusya söylüyor. İdlib'de Rusya iki ateş arasında kaldı: Evet Suriye ve İran'ın taleplerini yerine getirmek için İdlib'i bombalamak istiyor ama diğer taraftan Türkiye'nin de taleplerini gözetmek durumunda. Fırat'ın doğusu meselesini bizzat Erdoğan dile getirdi. Oradaki PYD tehlikesini Suriye'nin geleceği açısından İdlib'den daha büyük olduğunu söyledi. O sorun orada duruyor. Sadece şu an için gözlerden uzak durumda. Rusya genel olarak Kürtlerin bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyor. Bir denge sağlanması lazım. Ruslar gördüğüm kadarıyla aşama aşama sorunu çözmeye çalışıyor.

    Uçak kriziyle resmen Türk Rus ilişkileri uçurumun eşiğinden döndü. Sonra aradan geçen dönemde gerçekten olumlu ve hızlı adımlar atıldı. İlişkiler rayına oturdu. Anlaşmazlık noktaları olabilir. Ama uçak krizinin yol açtığı hasar giderilmiş durumda. Krizden hemen sonra Rusya'nın çok önem verdiği doğal gaz projesi uygulanmaya başlandı. Akkuyu ile ilgili gelişmeler oldu. Kamuoyuna yansımıyor ama Akkuyu ile ilgili sıkıntılar da mevcut. Bir bütün olarak bakıldığında kriz öncesi hava yakalandı demek zor ama hasar büyük ölçüde giderildi. En önemli zarar karşılıklı güven meselesiydi. BU güven konusu tam olarak sağlandığını söylemek zor. Ama eski güven ortamının sağlanması yolunda adımlar atıldı. Bütün bu iş birliği içinde S400 meselesine de bakmak lazım. Türk Rus ilişkileri açısından çok önemli bir anlaşma. Büyükelçi olayı şunu gösterdi: Başka bir zaman başka bir yerde çok büyük kriz çıkarabilecek bir suikasttı. Ama uçak olayı daha soğuk kanlı hareket etmeyi öğretti. Uçak krizinin hemen ardından iki ülke de itidalli davrandı.

    Türkiye'de de Rusya'da da önemli sorunlar var. İç politika malzemesi olarak kullanılabilecek meseleler krize dönüşmeden çözüldü. Uzun süredir iki ülke liderinin ilişkisi ve samimiyeti de buna neden oluyor. Ülkenin kendi çıkarları olmasına rağmen iki liderin sıcak ilişkisi işleri daha hızlı ve kolay götürüyor."

    Etiketler:
    Cenk Başlamış, Suriye, Rusya, İdlib
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın