19:39 19 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Gazeteci Öztürk: MHP ve AKP birbirine muhtaç, o yüzden barışacaklar

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 14

    Sözcü gazetesi Ankara temsilcisi Saygı Öztürk, Seyr-i Sabah programında AK Parti ve MHP arasında yaşanan ve kamuoyuna yansıyan anlaşmazlıkları değerlendirdi. Öztürk, iki partinin birçok alanda birbirine muhtaç olduğunu, söylemlere rağmen konunun tekrar tatlıya bağlanacağına emin olduğunu söyledi.

    AK Parti ve MHP arasında son günlerde yaşanan tartışmalar farklı boyutlar kazandı. AK Parti'nin dümen suyunda gittiği konusunda eleştirilen MHP, af ve andımız konusunda AK Parti ile taban tabana ters düştü ve sert ifadelerle birbirlerini eleştirdiler. Sözcü gazetesi Ankara temsilcisi Saygı Öztürk, Seyr-i Sabah programında eleştiri dozu ne kadar yükselirse yükselsin iki partinin yakın vadede birbirleriyle tekrar iyi geçinmeye başlayacağına emin olduğunu söyledi:

    ‘TÜRK HALKI UYUŞTURUCUYA HASSAS OLDUĞU İÇİN BU ÖNE SÜRÜLDÜ'

    "AKP ve MHP arasındaki sürtüşmeye bakınca ben e yakında barışırlar diyorum. Bir ittifak iki değişik siyasi partinin üstelik geçmişte kavgalı iki partinin can ciğer kuzu sarması olması toplumda çok yadırgandı. Bahçeli Cumhurbaşkanı'na, Cumhurbaşkanı Bahçeli'ye kavgada bile söylenmeyecek sözcüklerle hücum ettiler. Yalnız onlar değil, onlar edince partinin alt kademelerinde olanlar da birbirlerine karşı çok ağır cümleler kurdular. Bazen o kadar ağır cümleler oldu ki bunları gazeteye yazamadık kendimizi frenlemek zorunda kaldık.

    Bugün de kavgalar zaman zaman sertleşiyor ve duruluyor. Her ki taraf da biliyor ki bu koalisyonun devamında her iki taraf için de yararlar var. Sözleri yanlış anlaşıldı, cümlelerden kastedilen bu değildi gibi yorumlar yapılmaya başlandı. Gerek İbrahim Kalın'ın gerek Ömer Çelik'in yaptığı açıklamalar önemli bir gösterge. Yaklaşan bir seçim var. Bu seçimin bazı özellikleri var. Özellikle MHP yönünde baktığımızda AKP'ye muhtaçmış gibi bir anlam çıkıyor. MHP'de tam bir teslimiyet havası olmamasına özen gösteriliyor. Bir de seçim öncesinde getirdiği bazı konular var ki bunlardan geri adım atmamak istiyor. Bunların arasına en başta af konusu gündeme geldi. MHP bir yasa teklifi hazırlayıp TBMM'ye verdi. Ancak Recep Tayyip Erdoğan çok açık bir şekilde canım kardeşim boşuna uğraşma biz af çıkarmayız diyor. Uyuşturucu kaçakçılarını dışarı çıkarmak istemediğini söylüyor. Peki uyuşturucu kaçakçıları ne zaman yaygınlaştı? AKP döneminde. Günümüzde ülkemiz köprü olmaktan çıkıp uyuşturucunun tüketildiği ülke haline geldi. Bu yüzden de uyuşturucu kaçakçılarının sayıları da arttı. Uyuşturucu çok hassas olduğu için cumhurbaşkanı bu konuyu öne sürdü.

    ‘ANDIMIZ BİRDENBİRE KALKTI'

    Andımız 1933 yılından beri ilkokullarda okutulur. Çok büyük bir rahatsızlık duyulmazdı. Güneydoğu'da PKK olayının çıkmasından sonra andımızın kaldırılması için dava açanlar oldu. O dönemde andımızın ne kadar önemli ve gerekli olduğunu vurgulayan, üstelik bunun anayasanın bir emri olduğunu söyleyen açıklamalar yapıldı. Andımız birden bire kaldırıldı. 8 ilde bizzat Cumhurbaşkanı'nın emriyle bir kitapçık çıkarıldı ve dünyanın değişik ülkelerine yayınlar yapıldı bakın biz sessiz devrim yaptık andımızı bile kaldırdık dediler. Bunlar hep çözüm süreci döneminin eseri. Ondan önce andımıza karşı çıkmayan AKP'liler düşmanlık ve tavır belirledi.
    AKP kaldırdığı şeyi geri getirmek istemiyor. AKP'nin yaptığının yarın tam tersini yapıyor ama andımız konusunda inatçı bir tutumu var. Türkiye'de yeri geldiğinde bağımsız tarafsız hukuk devleti diyoruz yargının verdiği kararlara saygı duymak gerek deniyor. Ama işe gelmeyen bir karar çıkınca yargı kararına saygı duymuyorum açıklamalarına da bu hükümet zamanında şahit oldu. 2013 yılında andımız kaldırıldı. Şimdi talim terbiyeye sorsanız biz o zaman sadece zorunlu olarak okutulması kararını çıktık diyorlar. Davadan tam 5 yıl sonra Danıştay'ın kararı var. Bunun bir ay içinde uygulanması gerekiyor. Ben Danıştay'a sordum: Karar Türkiye çapında herkesi ilgilendirdiği için itirazda bulunmuş olsanız bile karar gitmeden önce andımızın artık yeniden okullarda okutulması zorunlu hale geliyor.

    Milli Eğitim Bakanı'nın kurucusu, ortağı olduğu okul var. Haydi buyursun orada okutsun andımızı. Milli Eğitim Bakanı'nın istemesiyle bu iş olmaz. Onun yapması gereken Danıştay kararını uygulamaktır. Yerel ittifakta çözüm kolay. Yukarda ne karar alınırsa alınsın tabanda bir hareket olacak. Partinin aldığı kararlar büyükşehirde etkili olabilir ama Anadolu'da nüfusu az olan yerde öyle olmuyor. Anadolu'da oylar bellidir. Ama orada kişiler üstünden bir koalisyon kurulabiliyor. Kazanma şansı yüksekse o partiye verilebiliyor. O yüzden partinin genel merkezlerinin tepede kurduğu koalisyon yerelde çok önemli değil. Milletvekili deyince 600 kişiden bahsediyoruz ama bu seçimlerde 24 bin kişiye oy vereceğiz. Ağırlıklı olarak siyasi partiler İstanbul ve Ankara'yı yarış haline getiriyor. İstanbul'u alan bir anlamda gelecek seçimin kazançlı partisi olacak. Çünkü genel seçimler yereldeki başarıyla çok ilgili. Yereldekilerin başarılı olması o siyasi partiyi iktidara da taşıyor. Belediyelerin önemli büyük olanakları var. Yapılan yardımlar belediye üstünden geçiyor. Yerelde başarılı olursanız iktidara giden yolu açarsınız. İstanbul'daki oy oranı yüksekliği de siyasi partiler için çok önemli.

    Sayıştay kararları diyoruz bunlar yargıya gitmiyor çünkü bu kurumun yargı yetkisi ortadan kaldırıldı. Biz gazetede haberlerini yapıyoruz ama yolsuzluğu yapan devletin harcamalarında keyfilik uygulayanda bir şey olmuyor. Çünkü Sayıştay'ın denetleme yetkisini ortadan kaldırdınız. TBMM'de sözlü soru sorulamıyor, yazılı sorulara cevap verilmiyor. Şu ana kadar 700 soru soruldu 15'ine cevap verildi. Verilen kararlar da birer cümlelik. Muhalefet bunları gündeme getirince iktidar bundan rahatsız olmamalı bu iddiaların üstüne gitmesi yazım. Ama ülkemizde demokrasinin vazgeçilmez unsuru siyasi partiler. Ama demokrasinin işlemesi için muhalefetin olması gerekiyor."

    Etiketler:
    AK Parti-MHP ittifakı, Saygı Öztürk
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın