01:02 16 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Gazeteci Kaplan: Eğitim vizyon belgesini daha çok tartışırız

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 0 0

    Mili Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıkladığı eğitim vizyon belgesini eğitim konusunda uzman gazeteci Pervin Kaplan, Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Kaplan, belge konusunda tartışılacak konuların çok olduğunu dile getirdi.

    Mili Eğitim konusu iktidarın en çok eleştirildiği konuların başında geliyor. Seçimlerin ardından Milli Eğitim Sistemi'nin başına bu sektörde bizzat çalışmış Ziya Selçuk'un atanmasıyla önemli atılımların yapılacağı umudu dile getirildi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıklayacağı eğitim vizyon belgesi bu açıdan büyük beklenti yarattı. Eğitim konusunda uzman gazeteci Pervin Kaplan, Seyr-i Sabah programında belgenin açılımlarını değerlendirirken bunun eskiden alınmış kararların revizyonlarını kapsadığını dile getirdi. Kaplan, önümüzdeki günlerde vizyon belgesi içinde geçen kavramların çok tartışılacağını vurguladı:

    ‘LİYAKATE UYULMASI BEKLENTİSİ İÇİNDEYİZ'

    "Dün milli eğitim bakanı konuşmasına başlarken şapkadan tavşan çıkaracakmışım gibi düşünmeyin dedi. Anlatılanların daha önce açıklanan eğitim planlarının bir şekilde revize edilmiş hali olduğunu görüyoruz. 3 yıllık bir süreci kapsayacak bir makro plandan, eğitim sisteminin bütün bileşenlerinin dönüştürülmesinden bahsediyoruz. Esnek modüler yeni ders saatlerinin bulunduğu yeni bir müfredat görüyoruz. Öğretmenlerle ilgili bakıyoruz, yine tekrarlanan bazı şeyler var: Doğu'daki öğretmenlere teşvik gelecek. Dezavantajlı bölgelerde çalışan öğretmenler orada kalmıyor, zorunlu zamanlarını tamamlayınca dönmek istiyorlar. Bunun için sözleşmeli öğretmenlere madde getirildi, 6 yıl boyunca gönderildikleri yerde kalmaları gerekiyordu. Cumhurbaşkanı bunun 4 yıla indirildiğini söylemişti.

    Pedagojik formasyonun kaldırıldığı söylendi. Sonra MEB açıklama yaptı, bu formasyon kaldırılıyor ama bunun yerine öğretmenlere lisansüstü eğitim geliyor dedi. Yüksek öğretim kurumlarında öğretmenlik mesleği uzmanlık programları diye bir program açılıyor. Buradaki soru işareti şu: Öğretmen pedagojik formasyon veren edebiyat fakülteleri ve ilahiyat fakülteleri gibi eğitim kurumları var. Henüz kimler öğretmenlik yapacak belli değil. Ücretli öğretmenlik çok tartışılan bir konu. MEB öğretmen açığını bununla kapatıyor. Öğretmenler piramidin basamakları gibi diziliyorlar. En üstte kadrolu öğretmenler, altında sözleşmeli öğretmenler, altında da ücretli öğretmenler var. Öğretmenler eşitlik istiyor, bunda da haklılar. Özlük hakları açısından sorunlar var. Sigortaları çalıştıkları kadar yatırılıyor. Ücretli öğretmenliğin devam edeceğini ücretlerin yükseltileceğini görüyoruz yeni vizyonla. Ders saatleri azalacak öğretmen fazlası doğacak. Bu da sorunlardan sadece bir tanesi.

    Liyakat temelli değerlendirme çok önemli. Tüm atamalarda bu yapılacak. Özellikle okul yöneticiliğine bakılınca sözlü sınavlar yapılıyor sınavdan sonra. Sınavda çok başarılı olan adayların sözlü sınava geldiklerinde torpil dediğimiz liyakate uygun olmayan belli sendikaların üyelerinin öğretmen ve yönetici olarak atadığını görüyoruz. Yeni vizyonda bu değişimi görüyoruz. Bu devlette değişir mi bilmiyorum ama olsun diye bekliyoruz. Sınav sistemi çok önemli. 8. sınıfta okuyanların velileri ve öğrencilerine ne olacağını bekliyoruz. Sınavda çok büyük değişikliklerin olmayacağı söylenmişti. Önümüzdeki yıllarda da sınav olacak ama sınava daha az öğrencinin gireceği daha az okul için sınav yapılacağı söyleniyordu. Bunun için okullar arasında nitelik farkının kaldırılması hedefleniyor. Bu hep söyleniyordu ama bakalım yapılabilecek mi göreceğiz. Bütün okulların eşit kalitede eğitim vermesi bir hayal ama okullar arasında bu kadar uçurum olmamalı. Bir önceki Milli Eğitim Bakanlığı nitelikli okullar ve niteliksiz okullar var dedi. MEB'in kendisi de biliyor bazı okulların niteliksiz olduğunu. Bu açık kapanmayınca sınav da olacak sınava öğrenciler de girecek. Bir önceki sınavda 1 milyon 250 bin öğrencinin bir milyonu bu sınava girdi.

    Burada güzel olan noktalardan biri okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınacak olması. Her okulun içinde açılabilir bu. Buraya atama bekleyen öğretmen de var. Ama öğretmen kaynağı kim olacak eğitim fakültelerinden mi yetişecek onu göreceğiz. Okul öncesi öğretmenleri kim olacak ona bakmak lazım. Burada toplum temelli kurslar diye bir kavram geldi. Bunların içinde kimler var? Bazı STK'ların açtığı okul öncesi eğitim kurumları diyanetin açtığı kurumlar ne olacak? Birçok tarikatın elinde okul öncesi eğitim diye kurslar açılıyor. Bunların denetim altına alınması gerekiyor. MEB'e alternatif bir eğitim gündeme geldi. Bir şekilde çocuklar belli tarikatların ellerinden kurtulabilecek mi?

    Önümüzdeki yıllar için nasıl bir sınav sisteminin geleceği aslında vizyonda yer alıyor: Liseye geçiş için yeni sistem gelecek yarışma ve elemeye dayalı olmayan bir sistem kurulması düşünülüyor. Buna, yarışa katılımı azaltacak sistem deniyor. Soru tipleri değişecek. Sınavla öğrenci alan lise azalacak. Sınava kimler girecek, girecek olan öğrenciler nasıl belirlenecek konusu tartışmaya açık. Teneffüsler artacak dendi. Birçok okulda ikili eğitim var. Özellikle Anadolu liselerinde ikili eğitim var. Dersleri bitirebilmek için blok dersler yapılıyor. İki saat üst üste dersler var. Çocukların nefes almaya ihtiyaçları var. Ben bekleyelim görelim fırsat verelim diyorum. Ama birçok şeyin tekrarlandığını görüyorum maalesef. 5. sınıflara yabancı dil ağırlıklı eğitim verilecekti ama ne oldu? Müdür ve velilerin isteğine bırakıldı öyle bir altyapı ve kadro olmadığı için bırakıldı. Çocuklarımızın iyi yetişmemesini hangimiz ister? Eğitim sisteminde sorunlar büyük eğitim sisteminin iyileştirilmesi yönünde adımların atılması gerekiyor ama bu vizyon belgesini biz daha çok tartışırız."

    Etiketler:
    eğitim, Ziya Selçuk, Pervin Kaplan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın