07:49 18 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Avukat Kazan: Cumhurbaşkanı yargıyı huzuruna çağırıp terbiye edemez

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 50

    Avukat Turgut Kazan, Seyr-i Sabah programında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Danıştay mensuplarına Külliye’de sarf ettiği sözleri eleştirerek “Bir hukuk devletinde böyle bir şey söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yargı mensuplarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladı ve başta ‘Andımız' olmak üzere alınan bazı kararları eleştirdi. Erdoğan alınan kararların halkın karşısında hesap vermekle yükümlü olan kendisi gibi kişilere zarar verdiğini savundu. Avukat Turgut Kazan, Seyr-i Sabah programında bu tavrı eleştirirken Danıştay hakimlerinin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne giderek kendilerine yapılan eleştirileri dinlemesini yanlış bulduğunu söyledi. Kazan, Türkiye'nin bu bakış açısıyla kaliteli bir hukuk ve hukuk devleti vasıflarını kaybettiğini dile getirdi:

    ‘HUKUK DEVLETİYSEK KALİTELİ VE BAĞIMSIZ YARGIYA İHTİYACIMIZ VAR'

    "Bu konuşma gerçekten bende dehşet uyandırdı. Bu konuşma benim bildiğim apaçık gerçeğin itirafıdır: Türkiye bir hukuk devleti değildir. Önce toplantının yerine bakalım. Danıştay'ın toplantısı Cumhurbaşkanı'nın sarayında yapılamaz. Böyle bir şey hiçbir hukuk devletinde yapılamaz. Danıştay üyeleri sarayda huzura çıkıyorlar. Toplantılarını Cumhurbaşkanı'nın nasıl bir yol izlemesi gerektiği ihtarını hem de esas duruşta dinliyorlar. Adli yıl da orada açılamaz. Eğer Türkiye bir hukuk devletiyse bağımsız ve kaliteli bir yargı gerekir. Bağımsız yargı varsa ya kendi mekanında ya başka bağımsız mekanda adli yılı açar. Cumhurbaşkanı da çağrılır ve Cumhurbaşkanı veya icradan kimse konuşmaz. Şimdiye kadar konuşamamıştır.

    Saray'da toplanan Danıştay üyelerine nasıl bir yol izlemeleri gerektiği açıkça söylenmiştir. Benim hukukçularım var yüksek maaş alıyorlar ben de dersem hukuk odur demiş oluyor. Hukuk nedir? Hukuk devleti nedir? Bunu en güzel anlatan bir örnek Watergate skandalıdır. ABD'de yaşandı. Başkan muhalefeti dinliyor. Dinleme fark edilince tartışma başlıyor. Başkanın anayasal bir yetkisi var. Ona göre başkan ABD'nin güvenliği açısından açıklamama hakkı var. Başkan açıklamama hakkını öne sürerek kayıtları göndermedi. Konu yüksek mahkemeye intikal etti. Mahkeme ‘Hukukun ne olduğuna yargı karar verir. Siz göndereceksiniz yargı bakacak sizin açıklama kapsamında olup olmadığına yargı karar verecek' dedi. Ve Nixon başkanlıktan alınacağını bildiği için istifa etti. Yargı bazı konularda sizin elinizi kolunuzu bağlayacaktır. Ama ben ne yaparsam herkes esas duruşta saygı gösterecektir derseniz orada hukuk olmaz. Sayın cumhurbaşkanının verdiği kararlar beğenildiğinde yargı bağımsız diğer kararlarda yanlış dememek lazım öteki türlü Danıştay'ın Saray'a taşınması daha yararlı olur. Danıştay'ın belli konularda görüş verme yetkisi vardır. Yargı yeridir. İdarenin yürütmenin kararlarını denetleme yeridir. Hukuka açıkça aykırı olan kararları durdurma yeridir. Yürütmeyi durdurma ve iptal yetkisi vardır. Hukuk devletine inanan herkes bunu bölme bilmelidir.

    Yanlış yapmaz hukuka uygun davranırsanız milletten tokat yemezsiniz. Yargının amacı yürütmenin hukuka aykırı davranmasını engellemeye çalışmaktır. Yürütme de hukukun orada olduğunu bilerek kendisini hukukun sınırları içine koymak zorundadır. Ant kararı da tartışılmalı, bana göre 8. dairenin kararı tatmin edici, bağlam delillere dayalı değildir yanlış bir karardır. Sayın cumhurbaşkanı için de bunu söylüyorum: Kendinize bağlı yargı yaratmaya kakarsanız onun için koalisyonlar ararsanız gerçekten hakim olanları kendinize akın olanları koalisyona yakın olanları yargı yerine atamak gibi bir yol izlerseniz bu gibi şeylerle karşılaşırsınız. Sağlıklı temellere oturmadığını benim söylemem lazım. Öyle bir şey yaratıyorsunuz ki o artık Danıştay ya da Yargıtay değil. Eğer bu kurumları gerçekten hakim olanlardan oluşturursanız bu tür sürprizlerle karşılaşmazsınız. Bu toplantıdan sonra genel kurul toplanır bu temyiz doğrultusunda bu kararı kaldırır. İptal eden dairenin tebliği devreye girer tartışma devreye girer.

    Cumhurbaşkanı denetim istemiyor. İş yoğunluğundan bir süre sonra karar verilmesi bu kararın yanlış olduğunu göstermez. Biz ne yapıyorsak o doğrudur diyemezsiniz. O ihaleler koşullara aykırıdır. Bu siyasal iktidar zamanında haftada bir maddeleri değiştirilen tek alan ihale yasasıdır. Kendilerine uygun bir iş yapabilmek için hukuka aykırı her şeyi yapıyorlar. Artık siyasal iktidar idareden Danıştay'dan çıkan kararları uygulamamak için elinden geleni yapıyor. Öyle örnekler var ki Danıştay iptal etmiş ama uygulamıyorlar ve uygulamıyoruz diye karar alıyorlar. Yargı bu yasal düzenlemenin şöyle olması gerekir diyemez deniyor bu doğru. Ama sizin düzenlemeniz çok açıkça mevcut yasaya aykırıysa onu iptal edecektir etmesi de gerekir. Ben bu temel kurallara uygun bir gerekçeye dayanmadığını görüyorum. Yargıtay ve Danıştay yanlış karar da verir ama bunu cumhurbaşkanı değil hukukçular tartışır. Hukukçular veya kurumların kendisi toplantılar düzenler ve bunu tartışır. Yargıyı terbiye eder gibi huzura çağırıp bunları söyleyemez."

    Etiketler:
    Andımız, Danıştay, Turgut Kazan, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın