23:25 17 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Gazeteci Gökçe: Fatih Terim’in yaptıkları ona yakışmadı

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 10

    Gazeteci ve yazar Atilla Gökçe, Cuma günü oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin ardından çıkan olayları Seyr-i Sabah programında yorumladı. Gökçe, maç sonu olaylarında Fatih Terim’in yaptıklarının ona yakışmadığını dile getirdi.

    Büyük bir heyecan dalgası içinde geçen Galatasaray- Fenerbahçe derbisi, gerek maçtan önce vefat eden bir Fenerbahçeli taraftar gerekse maçtan sonra yaşanan olaylarla uzun yıllar unutulmayacak bir karşılaşma olarak tarihe geçti. Maçtan sonra oyuncuların birbirine saldırmasının yanında Galatasaray'ın teknik direktörü Fatih Terim'in hakemle diyalogları maça damgasını vurdu. Spor yazarı ve gazeteci Atilla Gökçe, Seyr-i Sabah programında bu diyalogların Fatih Terim'e yakışmadığını belirterek sonrasında yaptığı basın toplantısında basın mensuplarına söylediklerini de eleştirdi:

    ‘KİMSE ÖFKESİNİ KONTROL EDEMEDİ'

    "Koray Şener'in ölümü sportif anlamda 20'li yaşlardaki genç üniversitelilerin ne kadar heyecan ve arzuyla sevgiyle bu maçlara koştuğunun o formayı giyerek orada oynana oyuna tanıklık etmek istediğini gösteriyor. Bu kardeşimiz Kocaeli UniFB'lilerin yöneticisiymiş. Bu çok talihsiz bir olay. Maçı izlemek için gelen bir genç hayatını kaybediyor. Hiçbir şey, insan hayatından değerli değil. Bu üzüntünün FB'liler tarafından gayet sessiz bir biçimde stadı terk etmesi hastaneye koyması ve acıyı paylaşması dramatik aynı zamanda örnek bir davranış. Bu olay dolayısıyla GS ve FB kulüplerinin paylaşımları, maçtan sonra takımın hastaneye gitmesi aile ziyareti bence sporu neden yaptığımızı ortaya koyuyor.

    Bu aslında keyifle başlayan bir maçtı. Ev sahibi öne geçiyor, beklenmedik bir biçimde Fenerbahçe geri dönüyor. Kararlarla çok konuşulabilir. Galatasaray'ın avantaj kaybetmesi oradaki Galatasaraylı futbolcuları gerdi. Çıkan olaylara bakacak olursak Türk oyuncular kavgaya katılmadı. İskoçya'da Glasgow Rangers'ın başına geldi. Bossman kararlarından sonra yabancı oyuncular o kadar çoğaldı ki kulüplerin geleneklerini bilmeden para kural ve hedef bağlamında inanılmaz bir baskı altında mücadele etmeye başladılar. Kendilerini kanıtlamak için performanslarının olumlu olumsuz gelişmesiyle davranışları gelişti. Soldado ve Ndiaye mesela ezeli rekabeti biliyorlar olabilirler ama maçın çok özel bir maç olduğunu, kuşaktan kuşağa devredildiğini bilmiyor olabilirler.

    Hasan Şaş konusunda biraz özel bir bilgi vereyim: Onun abisi İstanbul Adliyesi'nde hakim. Orada mahkemeler arası bir turnuva düzenleniyor 7-8 sene önce. Buna Hasan Şaş da katılıyor. 4 maç oynuyor. Bu özel keyif maçlarında kırmızı kart görüyor. Öfkesini kontrol edemediği açık. Fatih Terim gerilince ondan daha çok gerilerek ona nasıl yakın olduğunu, nasıl ateşli bir taraftar ve antrenör olduğunu göstermek istiyor. Daha önce de Fatih Terim'in tribüne gönderildiği maçta aynı kural dışı hareketleri yaparak Fatih Terim'in yanına gönderildi. Aynı maçta Terim'in ikinci yarımcısı Ümit Davala da tribüne gönderildi. Ciddi bir sorumsuzluk söz konusu.

    ‘FATİH TERİM'İN SÖZLERİ SON DERECE ÖLÇÜSÜZ'

    Fatih Terim'in sözleri son derece ölçüsüz. Galibiyetin anahtarını taşıyan adam. Milli Takım olsun Galatasaray olsun hepsine genç yaşında erişti. Böyle bakınca onun egosunun ne kadar yükseldiğini görebilirsin. Toplum bu başarıları Terim'in egosuna rağmen kalbine yazdı ve sahiplendi. Ona imparator unvanını verdi. İmparator kaybetmeyi sevmiyor. İmparator son zamanlarda kendi özel hayatında çatışma ve kavgalarla dolu bir süreç yaşadı. Ne kadar sakin görünse de bir öfkeli yanı var. Fatih Hoca öfkelenmekte de haklı olabilir. Finansal Fair Play yüzünden transfer yapamadı takım. Ayrıca Gomis, ligin en etkili oyuncusu olarak adeta itip kakılarak Arap ligine gönderildi sırf 6 milyon Euro uğruna. İstediği kadroyu kuramayan Terim'i öfkelendiriyor. Sakatlıklar her antrenörün derdidir. Ama kendimi iyi hissetmiyorum ayağım çekiyor gibi şikayetler var. Doktorlar bakıyorlar, MR gibi sistemlerle moleküllere kadar inceliyorlar, ağrıyı gerektiren bir şey yok. Ama şu da var bir sporcu ağrım var dediği zaman doktor ne derse desin onun hakkıdır ve ona eleştiri yapılamaz. Bu hepimizin elini kolunu bağlayan bir şey. Galatasaray'da bu tür futbolcular çok. Eren'in bu bağlamda ısınırken kenara geçmesi Fatih hocanın maç boyunca aklının bir kenarında takıntı olarak kaldı bence.

    Fatih Hoca'nın parmağını uzatıp konuştuktan sonra giderken geri dönerek saydırması ne kendisine ne sportmenliğe ne de beyefendiliğe yakıştı. Hoca bu öfkesini kontrol edemediği için başka bir kimliğe sahip oldu. Ama en hazin şey, ikinci golden önce hakemin verdiği yanlış taç kararı için konuşmaları: Hakemin hatalı karar verdiği zaman tribünleri öfkelendirmeyen kararları hangileridir? Taç atışları. Tacı bile görmedi derler konu kapanır. Hoca taç atışlarından başlayarak bir sürü pozisyona takılıp VAR sistemini eleştirdi. Sonraki basın toplantısında söyledikleri var: Bundan sonra tribüne de çıksam hataları söyleyeceğim, sizlere söyleyeceğim olmazsa üstlerinize söyleyeceğim dedi. Beni müdürüme mi şikayet edecek yani?

    Ligin üçte biri biterken 3 büyüklerin durumu şaşılacak gibi değil. Türk futbolunda federasyonun yapısında kulüp delegelerinin ağırlığı var. Öte yandan ana statüde federasyonun kulüplere denetim yapması gerekiyor mayi anlamda. Ama bu denetleme işinden vazgeçildi çünkü oylar kulüplerin cebinde. Hangi federasyon başkanı olursa olsun sistem çürümeye, borçların katlanarak artmasına neden oldu. Mustafa Denizli ‘Eskiden büyüklerle diğerleri arasında 60-70 derece açı farkı vardı bu sene bu fark 15'e düştü' diyor."

    Etiketler:
    Fenerbahçe, Galatasaray, Fatih Terim, Atilla Gökçe
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın