15:31 11 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Emekli Tuğamiral Ertürk: Ülkenin üniter yapısı bozulmaya çalışılıyor

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 71

    Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, Seyr-i Sabah programında Oslo’da yapılan akil adamlar toplantısını yorumladı. Ertürk, atılan adımların önce kırmızı çizgimiz olan Irak’ın üniter yapısını bozduğunu, Suriye’nin ardından sıranın Türkiye’ye geleceğini iddia etti.

    Akil İnsanlar heyetinde yer alan isimler, Norveç'in başkenti Oslo'da bir araya geldi. Dikkat çeken buluşmaya ilişkin fotoğraflar da paylaşıldı. Akil insanların daha önce çözüm süreci adıyla toplantılar yapılan Oslo'da bir araya gelmesi birtakım soru işaretlerinin doğmasına yol açtı. Seyr-i Sabah programına katılan emekli Tuğamiral Türker Ertürk, daha önce hayata geçirilen Türkiye'nin üniter yapısının bozulması planının tekrarlanması olabileceğini söyledi. Ertürk, Irak'ta başarıya ulaşan, Suriye'de nihayetlenmek üzere olan federatif yapıya dönülmesinin Türkiye için de önemli bir tehdit olduğunu dile getirdi:

    ‘ÜNİTER YAPIYI SAVUNANLAR HEP SORUN YAŞADI'

    "Oslo'da yapılan görüşmeler bana sürpriz olmadı. Bunları hem ekranda hem de yazarak anlatmıştım. İktidar savrulmuştu. Şimdi geriye doğru savrulmanın eşiğinde. Çünkü iktidar kendi çıkarlarının ve güvenliğinin peşinde ülkeninkilerin değil. Açılımlar daha önce bu toprağın dinamikleriyle örtüşmemişti, arkasında ABD vardı. Bir şekilde vazgeçilmek zorunda kalındı. Çünkü şartlar iktidarın karşı tarafa savrulmasına neden olmuştu. Ama iktidar hala ABD ile nasıl çalışırım çabasının peşindeydi. Şimdi görüyoruz ki yine bunun peşine düştü. Kadir İnanır'ın da içinde bulunduğu o insanlar daha önce açılımlar ve çözüm konusunda çalışmıştı. Bunlar çözüm değil emperyalist bir projeydi, ikna turu yapmışlardı. Bunlar, tarihte işgale karşı direnmeyin diyen Vahdettin iknacılarına benziyorlar. İktidar bu hamleleri yapıyor. 1240 kilometrelik güney sınırımız var Suriye ve Irak ile. Daha önce Irak'ın üniter yapısı bizim kırmızı çizgimizdi, bunu söyleyenler Ergenekon ile içeri atıldı. Ardından Suriye'deki vekalet savaşlarına destek verdiler. Merkezi hükümet kuzeyden çekildi ve PKK'nın uzantısı PYD duruma hakim oldu. Hem de o ülkede Kürt nüfusu yüzde 7 iken ülkenin petrol bölgelerine sahip oldu. Bunların sebebi yine iktidar iradesinin yanlış işleri. Biz önce Fırat kalkanı sonra Zeytin dalı harekatını yaptık. Bunlar aslında iktidarın yanlış hamlelerinin işiydi. Büyük Ortadoğu Projesi'nin en önemli hamlelerinden biriydi burada Kürt devleti kurmak. Devletin polisine emir verildi mücadele etmeyin görmezden gelin dediler. Habur ve Kobani rezaletleri yaşandı.

    Sonrasında 15 Temmuz darbe girişimi yapıldı. İktidar ABD'nin bölgeye tecavüz planında onların yanına doğru savrulmak zorunda kaldı. O savrulma o toprakların sesi, antiemperyalist bir tavır değil. Aynı şeyler cemaat için de söylendi. O günden itibaren bile ABD'nin yanına gidebilmek için Suriye'de beraber çalışmak için hamleler yapıldı. ABD geçtiğimiz iki ayda iki önemli operasyon yaptı. Birisi ekimde PKK'nın üst düzey yöneticileri için 12 milyon dolar ödül koydu. Bunun amacı ne? Manipülasyondan başka bir şey değil ABD Kürt devleti kurmaktan vazgeçmedi. Oslo'dakiler eski çözümün oyuncuları. Tekrar çözüm oyunu sahneye koyunca ister istemez aynı oyuncular geldi. Bu ödül koyma operasyonu ve Gülen'in iade edilebileceği konusunda ABD mesaj verdi: Açılımları yapın. ABD, Gülen ve PKK konusunda ciddi tavır değişikliği yapıyor diyerek iktidarın bu açılımları tekrar başlatmasının. Önü açıldı. Sadece bu iki hamle değil. Bunlar görünenler. Bir de arkadan giden Rıza Zarraf ve Halkbank konusu var. İşin içinde hem sopa var hem havuç var. Bizim dolar ve dövize ihtiyacımız olduğuna bakıp bunları kullandılar, Türkiye'yi açılımların içine sokmaya çalıştılar. PKK'yı itibarsızlaştırarak PYD'nin önünü açıyorlar. Mühim olan Suriye'deki bacak, Türkiye'yi ikna edersek federasyonun önünü açıp aynı zamanda Türkiye'de de federasyonun önünü açabilirler. Bu iktidar bu dayatmanın önüne geçebilecek hamleleri yapamaz. Federasyona doğru gidiş var. Niçin Türkiye'de bir rejim değişikliği yaptılar? Çünkü parlamenter sistem içinde istediklerini yaptıramayacaklarını biliyorlardı. Geçtiğimiz günlerde yapılan o referandumun arkasında emperyalist bir irade var. Irak'ta yaptılar, Suriye için gidişat var. Türkiye'de silah bırakışma bile olacak federasyonun önünü açabilmek için. Bunun önünü kesmeye çalışan PKK liderlerine ödüller koyduğu gibi infazlar bile gelebilir.

    ‘TÜRKİYE PROVOKASYONA ÇEKİLMEYE ÇALIŞILIYOR'

    Hamlelerin hepsini beraber değerlendirmek lazım. Geçtiğimiz Pazar günü Rusya ve Ukrayna kapıştı. O provokasyonun içine Türkiye de çekilmeye çalışılıyor. Olayın içinde provokasyon var. Batı Ukrayna'yı kışkırtıyor. Arada Kırım'ın ilhakını saymazsak kavga çıkaracak bir şey yok. Ukrayna'nın Rusya ile kuvvet kullanarak sorun çözmelerine imkan yok. Bunu yapmaya çalışmaları kışkırtıldıkları ortaya çıkıyor. Kırım 1239'dan bu yana Türk toprağı olmuş orası. 1783'e kadar Türklerin olmuş sonrasında Ruslar gelmiş. Kırım'ın her zaman yaşayanı Türkler olmuş. Kırım hiçbir zaman Ukrayna ya da Kiev'e bağlı olmamış. Ya Türkler ya Ruslar egemen olmuş. Rusya ile Türkiye'yi orada karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Aynı Şey İran'da da oluyor, Azerbaycan üstünden. Aynı şey Çin ile bizim aramızda oluyor. Dün NATO sekreteri buranın savunulması lazım dedi. Türkiye'de kamuoyu baskısı yaratılmaya çalışılıyor. Türkiye'yi Rusya İran blokundan koparmaya çalışıyorlar. Kopun denmez ama küçük hamlelerle aramızı bozmaya çalışıyorlar. Siz ideolojik durmazsanız işiniz zor. Geçtiğimiz gün AB ile füze anlaşması imzaladılar. ABD'ye siz fiyatta indirim yaparsanız sizden de füze alırız diyorlar. Bunlar Abdülhamit döneminde yapılan yanlış politikalar."

    Etiketler:
    Türker Ertürk, Ukrayna, Rusya, Oslo
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın