14:28 19 Nisan 2019
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Prof. Dr. Dağlı: Devlet tütün fabrikalarının değil halkının yanında olmalı

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 11

    Sağlığa Evet Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, Seyr-i Sabah programında devletin tütün üreticisinin değil halk sağlığının yanında olması gerektiğini söyledi. Dağlı, tütün sektöründe çalışmış birinin devlette olmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

    Türkiye tütünle mücadele savaşını giderek kaybediyor. Çıkan kanunlar ve devletin üst düzey yetkililerinin yoğun sigara karşıtı söylemlerine rağmen insanlar giderek daha fazla sigara içiyor. Sağlığa Evet Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, Seyr-i Sabah programında atılan adımları değerlendirerek devletin kendine yanlış tarafı seçtiğini söyledi. Dağlı, halkı korumakla yükümlü bir kişinin sigara sektöründen gelmesini yanlış bulduğunu dile getirdi:

    ‘SİGARA İÇENLER DÜŞMAN DEĞİL KURBAN'

    "38 yıllık hekimim. İlk mesleğe başladığımda reçete yaz, hasta olanı tedavi et deniyordu. Tıp fakültesinde hastalığı önlemeye yönelik hocalarımız oldu. Bize geldiğinde hastalığın zarar verdiği insanları görüyor, onların hayatına kalite katmaya çalışıyoruz. Biz bu acı ve masraflar ortaya çıkmadan hareket etmek için hareket etmeliyiz. Ben tütünle mücadelenin anası gibiyim. Birçok politikacıyı gördük yıllarca. Tütün üreticileri destekleniyordu. Cenevre'de Türk yetkililer gelip sen Türk tütününe karşı mısın diyorlardı. Sigara içenler düşman değil kurban. Bizim düşmanımız tütün endüstrisi. Eğer Türk tütün endüstrisi alkışlanırsa, halk sağlına kastedilmiş olunur.

    Hükümetin eylem ve söylemler birbirini yakın zamana kadar tutuyordu. 2007'de cumhurbaşkanının yaptığı bir konuşmada gözlerim yaşarmıştı. Uygulamanın iyi olması için 2011 yılına kadar büyük bir titizlik gösterildi. Sonra birden bire bir isteksizlik bir gönülsüzlük görüntüsü ortaya çıktı. Ben 1980'lerin sonlarından bu yana tütün kontrolünü izledim hükümetlerin. Herkes kapalı alandaki sigara yasağına destek verdi. Ama bu yılların içinde kimsenin yapmadığı bir şey başımıza geldi: Ulus ötesi bir sigara firmasının üst düzey yöneticisi ticaret bakan yardımcılığına atandı. Bu zatın sosyal medya kimliğinde yaptığı her şey yazıyor. Çalıştığı BAT firması Tekel'in sigara bölümünü satın alan firma aynı zamanda. Bu şahsın tercihidir hayatını hangi kulvarda nasıl yaşayacağı. Sattıkları ürünler şu anda yasaldır. Ama ben halkını korumakla yükümlü bu konuda iddialı bir yönetimin bir kişiyi yönetici yapmasını anlayamıyorum. Bizim de taraf olduğumuz tütünle kontrolü çerçeve sözleşmesi var. Bunun 5.3 maddesi ürünleri öldürücü olduğundan tütünle ilgili şeylerle çıkar ilişkisi olan kişilerin devlet memuru olmaması gerektiğini söyler. Her yıl dünyada yaklaşık 7 milyon kişi bilerek satılan tütün ürünleri yüzünden ölüyor. Bir depremde fırtınada ölmek gibi bir şey değil bu. Kullanıcısının yarısını öldüren bir üründen bahsediyoruz. 62 milyar dolar kar ediyor bu insanlar ve ölümüne neden oldukları her kişi için 9.200 dolar kazanmışlar. İnsanlar hastalanıyor ve ölüyor denince insanlar bir şey anlamayabilirler. Ben doktorun, akciğer kanseri olmuş bir insanın nasıl kıvrandığını görüyorum. Türkiye'de 100 bin kişinin üstündeki insan birçok sebeplerle ölüyor. Çocuklar astım krizine giriyor.

    ‘KANUNLAR İYİ AMA BUNLARI KİM DENETLEYECEK?'

    Düz paket uygulaması çok iyi bir uygulamadır. Paketler tek tip olacak. Firma ismi olmayacak. Paketin bir reklam unsuru olmasını ortadan kaldırıyorsunuz. 2014 yılından beri 9 basın açıklaması yapılmış ve sonunda yasa çıktı. Ama aynı yasada satış noktalarında ürünlerin gizli satılması isteniyordu. Bu kanunun defalarca çıkmasına çalışıldı. Her defasında bu ayıklandı veya işlemez hale getirildi. Şu andaki kanun satış noktasında çocukların görmeyeceği, müşterilerin ulaşamayacağı, işletme dışından görülmeyecek hale getirilsin deniyor. 2017'de denetlenen satış noktalarında yüzde 100 reklam görünürlük sorunu var. Çünkü denetlenmiyor.

    Tütün alkol piyasası düzenleme kurulu kapatıldı. Kanun çıkarılalı kaç sene oldu bunu denetleyecek bir yapının varlığı mevcut değil. Düz paketi çıkaran kanunun bir maddesi bunu düzeltecek maddeydi. Hiçbir muhalefet olmamasına rağmen sağlık komisyonunda o madde silindi. Bu maddeyi silenler sigara endüstrisinin ön yüzleri. Kahvehaneler federasyonu önyüz oldu mesela. Bunlar kitap bilgisidir. Asla kendi eliyle yapmazlar aracı, toplum için sempatik olarak kullanılabilecek aracıları kullanırlar.

    Endüstri için en önemli yasak, sigaraların görünmez olması. Satış noktalarında sigaraların görünmez olmasını sağlamak zorundayız. Devletin çıkıp endüstriyi karşımıza aldık demesi lazım. Herkes açıklama yapıyor: Türkiye'de tütün kontrolü bitmiştir. Bu atamayı yaparsanız istediğiniz kadar vatandaşa konuşun, ciddi bir çıkan çatışması var artık. Bunun geri alınmasını çok istiyoruz. 2008 yılından beri, ikram işletmelerinin yarıdan fazlası sigara kanununu ihlal ediyor. Eğer siyasi idare bunun uygulanmasını istese beceremez mi? 4207 sayılı tütün koruma kanunu ilk Süleyman Demirel'in önüne geldi 1996 yılında. Demirel veto edilme tarihine kadar imzalamadı. Biz ona lütfen tütün üreticisinin değil halkın sağlığının yanında olduğunuzu gösterin dedik. Bugünkü yöneticilere de aynını söylüyoruz."

    Etiketler:
    sigara, Tütün, Elif Dağlı
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın