12:30 23 Nisan 2019
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Gazeteci Erdemol: Maduro’nun arkasında halkın yoğun desteği var

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 26

    Gazeteci Mustafa Kemal Erdemol, Seyr-i Sabah programında Venezüella’da yaşanan darbe girişimini ve diğer ülkelerin darbecilere verdiği desteği yorumladı. Erdemol, her şeye rağmen Maduro’ya karşı halkın büyük desteğinin olduğunu vurguladı.

    Juan Guaido, 23 Ocak'ta Caracas'ta Geçici Devlet Başkanı olarak yemin ettiği mitingde taraftarlarıyla birlikte
    © REUTERS / Carlos Garcia Rawlins
    Venezüella'da geçtiğimiz günlerde yaşanan darbe girişiminin ardından dünyanın farklı ülkeleri değişik tepkiler verdi. ABD, Avrupa Birliği (AB) ve bazı Orta Amerika ülkeleri darbe sonrası muhalefet liderini cumhurbaşkanı olarak tanıdıklarını söylerken İran, Rusya ve Türkiye gibi bazı ülkeler, seçilmiş cumhurbaşkanı Maduro'nun yanında saf tuttu. Cumhuriyet gazetesi yazarı ve gazeteci Mustafa Kemal Erdemol, Seyr-i Sabah programında Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun Chavez ile başlayan halkı yoksulluktan kurtarma girişimleri yüzünden halkın yoğun bir destek verdiğini söylerken, ordunun da yine seçilmiş cumhurbaşkanının yanında yer aldığını belirtti. Erdemol, Maduro'ya karşı bu ülkelerin tepkilerinin ABD ve AB kökenli firmaların devletleştirilmesi ve kaynakların halka aktarılması yüzünden oluştuğunu dile getirdi:

    ‘SOL POPÜLİST POLİTİKALARLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAPILDI'

    "Sandıktan çıkan seçilmiş kişi desteklenmelidir sözü ile sayın cumhurbaşkanımız kendi görüşünü değil herkesin kabul ettiği görüşü dile getirdi. Ama bunu söylerken sandıktan çıkmış kimi temsilcilerin görevden alındığını hatırlıyoruz. Ama bunu bilerek hatırlatması da iyi bir şey. Venezüella'da Maduro'dan kaynaklanan sorunları var. Chavez'in karizmasına sahip değil. Ama sorun onun yanlışlarından ya da ekonomi politikalarında değil. Chavez'in iktidara geldiğinden beri gelen bir süreç bu. Chavez sol popülist politikalarla çok iyi şeyler yaptı. Rantiyeci küçük gruplara vermedi, acil ihtiyaçlara ve sosyal hizmetlere yatırım yaptı. Bunu yaparken ABD yönetimindeki büyük ulusal çaplardaki petrol şirketini devletleştirdi. O zamandan bu yana uluslararası tekeller de devletleştirildi. O yüzden hedef oldu. Tüm sıkıntılara rağmen halkın büyük desteğini aldı Chavez ve Maduro yönetimleri. 2012 seçimlerinde yoksulluğu ortadan kaldırma girişimleriyle oylarını yükseltti. O zamanlarda da darbe girişimleri oldu. ABD bütün varlığıyla darbe girişimlerini yaptı. Halk başkanlık sarayını kuşattı ve darbecileri dışarı çıkamaz hale getirdi. Darbeciler komşu ülkelere kaçtı Chavez tekrar iktidara geldi.

    Uyguladığı sosyal yardım projeleriyle şunu sağladılar: Yoksulluğu yüzde 44'e düşürdüler. Eşitsizlik raporlarına göre düşen yoksulluk ABD için ve kapitalist dünyanın geneli açısından kötü örnek oldu. ABD'nin arka bahçesi Latin Amerika'da düzelme dünyanın diğer tarafının hoşuna gitmedi. Chavez'den önce 400 bine yakın kişi emekli maaşı alabiliyordu. O günden sonra 2,1 milyon kişi yaşlılık aylığı almaya başladı. Bunu yaparken millileştirmekle kalınmıyor. Venezüella'nın uluslararası bankalarda rehin tutulan serveti 2,5 milyar dolar. Hem bu parayı bloke ediyorsunuz hem de ülkenin içinde bulunduğu durumu bahane ederek darbe yaptırıyorsunuz. Orada diktatörlük var diyerek yaptılar bunu. Ama o kadar tuhaf bir hale geldi ki muhalefet liderini devlet başkanı olarak tanıyacağını söyledi. Bir hayli pervasızlığa vardı yapılanlar ABD hükümeti tarafından. ABD tekellerinin dediği yapılıyor halkın desteğine rağmen. Bu destek göz ardı edilerek başkanlık tanındı. Bildiğimiz müdahale kuralları da kullanılmıyor. Pence, Venezüella için askeri seçeneklerimiz var demişti. Artık Maduro şunu yaptı bunu yaptı anlamsız kaçıyor. Çünkü ABD'nin hedefi konumunda. Yanlışları olabilir ama gözle görülür bir halk desteği var. Dünya petrol tekellerinin gözü orada hem rakip hem ortak olarak. Paralar bu yoksulluk projelerine harcanması gerekiyor deniyor.

    ‘GUAIDO ABD'NİN PARLATTIĞI BİR POLİTİKACI'

    Muhalefet lideri Guaido ABD'nin parlattığı genç bir adam. Muhafazakar bir politikacı. Daha önce darbe girişiminde olanları destekledi. ABD ile çalışmaktan yana olduğunu söylüyor. Yönetim ne olursa olsun gitmeli diyor. Büyük tekellerin desteğini aldığını söylüyor. Demokrasinin kurulmasını istiyoruz ama önce hükümet gitmeli diyor. Demokrasi önceliğimiz değildir diyerek ABD desteğini alıyor. Devlet başkanı olarak atanmasından bir rahatsızlık duymuyor ve dünyaya kendinin tanınması için çağrılar yapıyor. Ordu Maduro'nun yanında.

    Başından beri AB, ABD ile aynı bakış açısına sahip. Ortadoğu'da bazı çelişkileri olmasına rağmen burada öyle değil. AB ve ABD ortak davranış sergiliyor. Çünkü bu ülkelerin ortak çalıştığı firmalar ve tekeller var. Ben bunun etkili olduğunu düşünüyorum. Coğrafyada şu sıralarda sağcılaşma var. Brezilya ve Arjantin'de sağcılaşma net görülüyor. Kolombiya'nın tekellerin çıkarları gibi bir çıkarı yok, sınır sorunu yok ama bir düşmanlık var. Onların en büyük korkusu diktatörlük dönemlerinde olduğu gibi bir sol dalganın ülkesine gelmesi. Ondan ürküyor. Ama Venezüella'da halk desteğini unutmamak lazım. Chavez hareketi de zaten ordu destekli bir hareketti. Ordu halktan yana ilerici bağımsız bir hareket olarak konumluyor kendini.

    Özellikle Türkiye Venezüella yakınlaşmasına bakıldığında ne alaka denebilir. Maduro yaptırımlarla karşı karşıya ve Asya'ya açılma derdi var. Türkiye iyi bir pazar. Bunun üzerine gidiliyor. Venezüella'nın bayından beri Ortadoğu'da aldığı tutum Türkiye'nin hoşuna gidiyor. İran yönetimini desteklediği için sol görüşlüler onları çok eleştirdi. ABD'nin Kudüs'e karşı yaptığı büyükelçileri taşıma atağına katılmadı ve karşı çıktı. Dünya politikalarına genel bakışlarına uygun düşüyor Türkiye, İran ve Rusya ile ortak hareket etmek."

    İlgili konular:

    Maduro’dan Türkiye, Rusya ve Çin’e teşekkür
    Etiketler:
    Juan Guaido, Mustafa Kemal Erdemol, Nicolas Maduro, Venezüella
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın