20:03 25 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Umut Oran: CHP, AKP’nin hatalarını anlatarak iktidar olamaz

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 71

    Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Seyr-i Sabah programında CHP’nin seçimi nasıl kazanabileceğini anlattı. Oran, AK Parti’nin hatalarını anlatarak değil yapılacak güzel işleri dile getirerek seçimin kazanılabileceğini söyledi.

    CHP'de yerel seçimler için aday belirleme süreci oldukça sancılı bir biçimde devam ediyor. Belirlenen adayların protesto edilmesinden bazı bölgelerdeki istifalara, hatta fiziksel kavgalara kadar varan süreç seçimlere 60 gün kala partinin hazır olup olmadığı konusunda soru işaretleri bırakıyor. Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Umut Oran, Seyr-i Sabah programında seçimler için yaptıklarını ve attığı adımları anlattı. Oran, partide hiçbir resmi görevinin veya beklentisinin olmamasına rağmen il il gezerek partisinin tanıtımına katkıda bulunduğunu dile getirirken halka anlatılması gereken şeyin AKP'nin yanlışları değil, CHP'nin yapacağı güzel şeyler olduğunu dile getirdi:

    ‘CHP ÖNCÜ OLUP ADAYLARI ŞEFFAF BİR BİÇİMDE BELİRLEMELİ'

    "Dün İstanbul'da Eyüp'te bir saldırı gerçekleşti. İlçe başkanı ve yönetici arkadaşlardan yaralananlar oldu. Polise intikal etti ama bu hafta sonu yaşanan seçim ve aday belirleme süreçleriyle alakalı bir hadise bu. Aday belirleme sürecini parti yönetimi iyi yönetmedi. Türkiye'de bu süreç iyi yönetilmiyor. Bir kişinin kararıyla aday belirleniyor. Yöntem ve kuralları da bir kişi belirliyor. Bunlar kanunlardan kaynaklanıyor. Siyasi parti yöneticileri bu kanundan faydalanıyor. CHP öncü olmalı. Avrupa'da aday belirleme süreçleri ne kadar şeffaf ne kadar üyeye, akıl bilime dayalı uygulanıyorsa CHP de Türkiye'yi ileri taşıyacak parti olarak AKP ve MHP'den farklı uygulamalı. Bunu yapamadığı için parti içinde tartışmalar kırgınlıklar oluyor. En kötü kural kuralsızlıktan iyidir. Siz kural koymayıp yöntemi baştan açıklamazsanız bir kurumsal aklı çalıştırmayıp kişisel ilişkilerle partinin size verdiği yetkiyi diğer partiler gibi uygularsanız o zaman parti içinde tartışmaya iktidar çekişmesine sandalye makam çekişmesine neden oluyor ve Türkiye gerçeklerinden uzaklaşıyorsunuz. Benim iki üç yıldır herhangi bir görev ve beklentim olmamasına rağmen CHP neferi olarak her oyun arkasında çalışıyorum il il geziyorum. Geçen hafta 14 il gezdim. İstanbul'da yeterince çalışamıyoruz çünkü adaylar belirlenmemişti, kargaşa vardı. Aday belirlendiği için İstanbul'da da çalışacağım. Parti örgütüyle beraber çalışıyoruz.

    ‘ÜLKE GERİYE, DÜNYA MARS'A GİDİYOR'

    Benim bir ritüelim var: Seçene vatandaşlık görevi ve ödevi olarak daha iyi bir Türkiye istiyorsa, çocuğunun işsizlikle mücadele etmesini istiyorsa yaşlanınca imkanlardan eşitlikle yararlanmak istiyorsa sandığa gitmesini vatandaşlık görevi olarak oy vermesi gerektiğini söylüyoruz. Bugün ülkedeki seçmen 16 Nisan referandumundan sonra 24 Haziran seçimlerinin de hayal kırıklığıyla sonuçlanması, tek adam rejiminin ülkeye hakim olması nedeniyle siyasete kırgın, CHP'ye de kırgın, sandığa küskün. Ben seçmenin sandığa gitmesinin eden gerektiğini anlatıyorum. Bir oyun ne kadar önemli olduğunu anlatıyorum. Ülke geriye gidiyor ama dünya Mars'a gidiyor. Vatandaş buna seyirci kalmamalı ve sandığa gidip mesajlarını verebilmeli. Ben 2004 yılında Sinop'ta çok çalışmıştım. Orada yerel seçimleri tek bir oyla kaybettik. Yalova seçimlerinde üç oyla kaybettik sonra aldık. Seçmen şu anda ne dese haklı. Hiçbir parti onların beklentilerini karşılamıyor. 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlayalım. Eğer Türkiye genelinde yüzde 26 sandığa gitseydi, eğer İstanbul'da yüzde 33'ten daha az kişi sandığa gitmemezlik yapsaydı belki bugünkü cumhurbaşkanı görevde olmayacaktı.

    60 günde seçmen somut çözümler getirilebileceğine ikna edilebilir. CHP örgütlerine şunu anlatıyorum: 24 Haziran seçim sonuçlarından ders çıkarmamız lazım. Hatalarımızla yüzleşmemiz ve çözüm çıkarmamız lazım. 3S güvenliği diyoruz buna: Seçmene saygı, eleştirilerini dinlemek… Sandık güvenliğini sağlamamız lazım. Hiçbir açık kapı bırakmadan seçmeni buna sahip çıkacağımıza inandırmamız lazım… Sistem güvenliğini ıslak tutanaklarını doğru zamanda ve yere ulaştıracağımızı söylememiz lazım. Ama en önemlisi hala ekonomik krizi anlatarak seçim kampanyası yürütülmesini yanlış buluyorum. Bu vatandaş ülkenin ne kadar kötü yönetildiğini duyarak oy vermek istemiyor. Bütün söylem ve kampanya bu olmamalı. Hukuk devletinin ekonominin elden nasıl gittiğini anlatmamalıyız. AKP'nin hatalarını anlatarak CHP iktidar olamaz. AKP'nin yanlış ve kötülükleriyle yukarı tırmanamayız. İktidar alternatifi olmamız için korkuyu büyütmesi değil umudu yeşertmesi lazım. Benim onlara korkuyu değil umudu anlatmam lazım.

    Bizim seçim kampanyasının tutarlı bir biçimde umut veren içeriğe sahip olması lazım. Mesela Denizli'ye gideceğim. Orada tekstilin nasıl yerle bir olduğunu anlatmamam lazım. Asgari ücretle geçinen birisi ekonomideki zorlukları hissediyorlar. Ben onlara nasıl bir Türkiye olacak, Denizli'de tekstili ana lokomotif sektörü haline nasıl getireceğimi anlatmam lazım. Vatandaş o karanlıktan çıkıyor, taahhütlere elini uzatıyor. Bugünkü CHP yönetimi şu ana kadarki süreci maalesef beklentilerimiz doğrultusunda yürütmedi. Benim de endişem var. Ama bu endişelerimi zamanında merkeze ilettim. Genel merkez umut vermiyor, seçmene doğru yanaşmıyor diye düşünme lüksümüz yok. Herkesin elinden gelen çabayı göstermesi lazım. Eksiklerimizi parti yönetimine aktarmak lazım.

    ‘CHP, PKK İLE YAN YANA DURMADIĞINI DEFALARCA ANLATMALI'

    Normal şartlarda CHP'nin PKK ile aynı satıra gelinmesi imkansız. Bunu genel başkanın medyanın yüzüne vurması lazım. Genel başkanın bunu yapmadığın düşünüyorum. Devrimin partisinin terör ve HKK konusunda kırmızı çizgileri olan partinin kırmızı çizgileri çok net. CHP'yi hiçbir akıl PKK ile yan yana getiremez. Ben sosyalist enternasyonalde de 10 yıl başkan yardımcılığı yaptım. Bu bakış içinde asla mikro milliyetçilik yapamazsınız. Bu ülkede tek bir siyasi partinin genel başkanına suikast girişiminde bulunuldu. Artvin'de Kılıçdaroğlu'na suikast girişiminde bulunuldu. PKK, genel başkanımızı öldürmek istedi. Hangi akıl hangi mantık CHP ile PKK'yı aynı satıra koyabilir?

    AKP yıllarca Oslo sürecinde veya Abdullah Öcalan ile yapılan birebir görüşmelerde bulundu. Bunu geçmişte de söyledi ama daha yüksek sesle söylemesi lazım. Defalarca üst üste söylemesi yazım. Hiçbir algı pompalaması bunu değiştiremez. Şu anda Türkiye'deki bütün şartlar bir iktidar değişikliğine uygun. Ama iktidar değişikliği için yerine gelecek partideki şartların da uygun olması lazım. Seçmene sahip çıkılırsa sandığa gitme motivasyonu artarsa, sandığa sözde değil özde sahip çıkılırsa birlik beraberlik dayanışma içinde ülkenin geleceği için mücadele edilirse, seçmene her bölgeyle ilgili bir taahhütname verilirse bu seçimlerde bir değişim rüzgarı yakalanabileceğine inanıyorum."

    İlgili konular:

    Optimar'dan yerel seçim anketi: Yüzde 27 kararsız, bu oranı yüksek kılan ittifak adayları
    Etiketler:
    Umut Oran
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın