12:25 23 Nisan 2019
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Gazeteci Sarıkaya: CHP içinde bazıları 31 Mart için değil 1 Nisan için çalışıyor

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 01

    Gazeteci Muharrem Sarıkaya, Seyr-i Sabah programında yaklaşan yerel seçimlerde partilerin son durumlarını değerlendirdi. Sarıkaya, CHP içinde bazı isimlerin 31 Mart seçimleri için değil sonrasında oluşacak durumlar için adımlar atar gibi gözüktüğünü dile getirdi.

    31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken partiler çalışmalarını hızlandırdı. AK Parti dün yaptığı toplantıyla seçim manifestosunu ortaya koyarak yeniden başlama, sil baştan yapma algısı üstüne yoğunlaştığını gösterdi. Diğer taraftan CHP içinde parti içi çekişmeler henüz sonlanmış, sular durulmuş değil. Gazeteci-yazar Muharrem Sarıkaya, Seyr-i Sabah programında yaptığı açıklamalarda CHP'nin geçmiş döneme göre daha hızlı davrandığını ve zamanlama açısından 9 gün önde olduğunu söylerken, parti içindeki bazı kesimlerin seçimlerden sonra oluşabilecek tablolardan kendine avantajlı bir konum sağlayacak adımlar atıyor gibi gözüktüğünü dile getirdi:

    ‘AK PARTİ İÇ VE DIŞ SEÇMENLERİNE AYRI İLETİŞİMLER YAPIYOR'

    "AK Parti manifestosu sil baştan olarak karşılandı. AK Parti'nin en büyük sıkıntısı İstanbul ve Ankara'da 25 yıldır görev yapıyor olması. Dolayısıyla iktidarda olmakla iktidara talip olanların taleplerinde ciddi farklılık vardır. Erdoğan buna dönük bir hamle yaptı. İktidara talip gibi bir manifesto hazırlayıp sil baştan iletişim hazırladı. Kendinde olan eskiyi de silmeye yönelik bir atağa girdi. Yeni bir döneme başlıyoruz yeni ve modern kentleşme algısına yönelik bir yöntem denendi. Politik açıdan başarılı olabilir. Çünkü şehir planları en çok eleştirildiği yönlerden biriydi. Bizzat Erdoğan, İstanbul'a ihanet edildiğini söyledi. Şehir planlarını ve imar uygulamalarını şeffaf bir şekilde hazırlayacağız dedi. Muhtarlık binalarında ilan edilecek planları milletimize sunacağız dedi. Büyük kentlerimiz açısından en büyük sıkıntı büyükşehir onayına bile ihtiyaç duyulmadan doğrudan bakanlık kararıyla kocaman binaların dikildiğini gördük. Eskişehir'de bir araziye yeniden yapılanmaya gidilecekti. Bakanlık buna izin verdi. İlçe belediyesi karşı çıkıyordu. Ama bakanlık onayıyla yapılmaya çalışıldı. Halkın tepkisiyle geri adım atıldı. Söylemler bu yüzden böyle ilerliyor. Böyle olunca ister istemez kentsel dönüşüm ve çevreye saygıda yeni bir döneme geçişin işareti veriliyor.

    Herkes kendi dönemlerinin getirdiği zorlukları da taşıyor. Önemli olan, bir bütünsel duruma baktığımızda 81 belediyenin 50'sini yöneten AK Parti için birçok şeyi izah etmek, neden orada şunu bunu yapmadın noktasına gelmek başka bir şey. Erdoğan dünkü aday tanıtımında aslında iki toplantı gerçekleştirdi: Bunlardan biri dışardaydı, diğeri içeriyeydi. Dışardaki CHP PKK yandaşlığını kamuoyu algısına kazımaya yönelik söylemlerle geçti. Bu da gösteriyor ki yerel seçim genel seçim kılıfına bürünmüş olarak geçecek. İkinci toplantı da içeriye, kendi belediye başkalarına dönüktü. Geçmişin muhasebesi gibi okumak mümkün bu ikinciyi.

    ‘CHP'NİN MANİFESTOSU ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA BELLİ OLUR'

    Geçmiş seçim dönemlerinde baktığımızda aday belirleme süreçleri 9-11 Şubat dönemlerinde gerçekleşmiş. Yarın itibarıyla CHP tamamlıyor. İYİ Parti bitirdi. Muhalefet cephesi, geçmiş seçim dönemlerine göre 9 gün önde. CHP içinde kendinden kaynaklanan handikaplar çok fazla. Kendi içinde bir aksilik yaratma konusundaki maharetini yine ortaya koydu. Ama aday belirleme ve manifesto sürecinde geçmişten önde gidiyor zamanlama olarak. Gelecek hafta aday tanıtım toplantısı yapacak. Özellikle Seyit Torun'un hazırlıklarını biliyorum, CHP planları daha şeffaf yapacağız demeyin bunları zaten olması gereken şeyler olarak gösterecek ve bunun üstüne neler koyacağını söyleyecek. Aydın ve Eskişehir'de uygulanan fiyat dengelemesini de sağlayabilecek, üreticiden direk tüketiciye ulaşan bir sistem oluşturulacak. İster belediye marketi, belediye tanzim satışları sistemini getirecek. Üreticinin doğrudan ürettiğini getirdiği, belediye tarafından denetlenen. Halka daha taze sunulan market sistemini getiriyor. Eskişehir'de Yılmaz Büyükerşen süt ve yoğurt büfeleri kuruyor. Bunun en iyi uygulamalarından biri Aydın'da. Buradaki market sistemi et fiyatlarını düzenledi.

    İstihdam yaratan belediyeler anlayışı olacak. Belediyenin amacı işçi yerleştirmek mi yoksa iş bulmak mı diye eleştirilmişti. Belediyeler bundan sonrasında tüketicinin kendi mekanizmasını yaratacak sistemler kuracak. Bunu kooperatif sistemi olarak da tanımlayabiliriz. Bunu hal sistemiyle mücadelenin en önemli aracı olarak görmek mümkün. Bir liraya alınmış ürünü 15 liraya marketten satmak yerine bir liralık ürünü 3 liraya satıp paranın çok büyük bir kısmının üreticiye gitmesi sağlanacak. Önümüzdeki hafta bugünlerde CHP'nin bu manifestosunu göreceğiz.

    CHP'deki mücadelenin odağında CHP'nin belediyelerinin 31 Mart akşamı kazanılması düşüncesinin önünde o belediyeleri ele geçirerek partinin güç hakimiyetini alma çabası yatıyor. Yani 31 Mart değil 1 Nisan için çalışılıyor. Belediyeyi almak değil partiyi alma çabası var ortada. Belediyelerin delegelere hakim olma güçleri birçok insanı o belediyeleri kendi adamlarının alması yönünde oldu. Daha çok CHP belediyeleri üstünde kavga var. İstanbul'da Sultanbeyli'yi alma mücadelesi yok Kadıköy'ü Beşiktaş'ı alma mücadelesi var. CHP lideri Kılıçdaroğlu parti içinde yerel ve dukalık şeklinde güç odağı haline gelmiş yapıları ortadan kaldırmaya çalışıyor. Siz il başkanı olarak genel merkez yönetimine taleplerinizi iletirsiniz. O talepler değerlendirilir. Merkez yönetme kurulu taleplerinde bir aksaklık varsa bu parti içinde halledilir. Ama bunu restlerle yapamazsınız. İstanbul il başkanı rest çekerse seçilmiş belediye başkanıyla nasıl çalışacak veya onlarla birlikte kol kola nasıl resim çektirecek?"

    Etiketler:
    2019 yerel seçimleri, AK Parti, CHP, Muharrem Sarıkaya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın