20:05 25 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Fatih Yaşlı: CHP, AKP’ye benzemek yerine sola yaklaşmalıydı

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 42

    BirGün gazetesi yazarı Dr. Fatih Yaşlı, Seyr-i Sabah programında CHP’nin mevcut çizgisini analiz etti. Yaşlı, CHP’nin AK Parti’ye benzemeye çalışmak yerine sol çizgiye gitmesi durumunda oylarını yükseltme ihtimaline sahip olacağını vurguladı.

    CHP, İstanbul ve Ankara'da sağ görüşe daha yakın adaylar ilan ederken, Beyoğlu'nda Alper Taş'ı aday gösterince farklı tartışmalar başladı. Bir kesim CHP içinde kendi tabanından aday bulunamadığı için mi Taş'ın aday gösterildiğini sorgularken, bir diğer kesim bunu CHP'yi sola yakın bir parti gibi gösterme çabası olarak tanımladı. BirGün gazetesi yazarı Dr. Fatih Yaşlı, Seyr-i Sabah programında bu konudaki görüşlerini dile getirirken, CHP'nin düzenli cepheden hesaplaşamayan bir parti olduğunu, 1970'li yıllarda en fazla oy aldığı dönemlerde sola yakınlaşarak bunu yaptığını söyledi. Yaşlı, CHP'nin AK Parti gibi davranarak o tabandan oy alamayacağını vurguladı:

    ‘SOL OYLAR İÇİN 1965 YILINA BAKMAK LAZIM'

    "CHP kendi metinlerine göre siyasetin solunda yer alan bir parti. CHP'ye yönelik soldan gelen bir eleştiride sağcı politikalar izliyorsunuz demek mantıklı. Sosyal demokrat olduğunu söyleyen bir partinin sosyal demokrat çizgide olmamasını eleştiriyoruz. Sosyal demokrat partiler düzen partileridir düzenle cepheden hesaplaşmamaktadır. Sosyalist jargon açısından düzenle kastedilen mevcut üretim ilişkileri, kapitalist sistemdir. Sosyal demokrat partiler kapitalist sistemi iyileştirmeyi düşünürler. Sosyalistler ise kapitalist düzenin kaldırılması ve yerine sosyalist düzen kurulmasını hedeflerler. Bu bakış açısıyla sosyal demokrat partiler düzeni dönüştürmeyi hedeflemeyen partilerdir. Kendi soluyla ilişkisine bakıldığında tarihsel olarak 1965 yılı önemli bir yıldır. O yılda İsmet İnönü ortanın solunda olduklarını ifade eder. O dönemde Türkiye İşçi Partisi ortaya çıkmıştır, kendisini sosyalist olarak tarif eder ve o yılda 15 milletvekili sokmuştur.

    İnönü'nün ortanın solu iddiasını Ecevit doktriner bir biçimde götürmüştür. O yılların su işleyenin toprak kullananın söylemi bulunmaktadır. CHP kendi soluyla ne kadar ilişki kurarsa o kadar ileri gidebildi. 1946 yılında çok partili sistem hayata girince CHP'nin tek başına iktidar olabileceği dönem hiç yok. İki kez birinci parti olduğu dönem yok. O yıllar da CHP'nin kendini sosyalistlere yakın bir biçimde tarif ettiği yıllar. Adaletsiz gelir dağılımına itiraz ettiği yıllardır. CHP ne zaman daha sol bir jargon benimseyip ona uygun adımlar atınca kitleleri ardından sürüklemiş. Oysa AKP iktidarıyla birlikte CHP'yi yönetenler biz de AKP gibi sağ söylem işlersek AKP'nin alternatifi olabiliriz dediler.

    Elbette bir siyasi partinin diğerinden oy alabilmesi gerekir. Ama bunu nasıl yapacağınız önemli. 1970'li yıllarda kimse Ecevit'e dini kavramları kullandığı için oy vermedi. Daha adil bölüyüm ve hakça düzen üreten Türkiye idealleri üstünden verildi. 1970'ler Türkiye'si ve 2000'ler aynı değil. Ama ülkenin değişmeyeceği varsayımı yanlış. Sosyolojik olarak yanlış bu. Toplumlar değişir bunu Gezi'de gördük. Eğer siz iktidar gibi oy isterseniz o taban aslı varken niye suretine oy verelim diyecektir. O tabanda emekçi ve işçiler var, siz oraya iktidarın söylemiyle değil sosyal söylemlerle gidin, çok kazanandan çok vergi alınması gibi hedefler ve söylemlerle gidebilmek lazım. Bunun işe yaramadığı görülüyor. Yüzde 20-25 kemikleşmiş oy var. Her seferinde sandığa gidip her seferinde lanet olsun keşke vermeseydik diyorlar. Bunun dışında CHP'nin oylarının artmadığını görüyoruz. Bunun nedeni de TÜSİAD'a gitmenin benim annem de başörtülü demenin toplumsal tabanda AKP tabanında karşılığının olmaması. CHP'nin sağ parti gibi konumlandırmanın Türkiye'de karşılığı yok. AKP o sağ tabanı kapattı. CHP'ye oy vermesi gereken bir kitle var ve o kitleye kimse adıyla sanıyla hitap etmiyor. Şu anda bir kriz var, insanlar markete gidince et süt fiyatlarını görüyorlar. Bu derin krizin içinden geçerken sosyal demokrat partinin siyasi söylemini bu kriz ve nedenleri üstüne yoğunlaşmalı. O eğilim yok partide. Ekonomik krizin kimler tarafından getirildiği ciddi kapsamlı siyasi söylem yürütülmüyor. Bir kriz var ama bunu çözebilecek olan yine AKP'dir bakış açısı içinde insanlar. Kimse CHP'yi alternatif olarak görmüyor.

    ‘FATİH MAÇOĞLU ÖRNEĞİ YEREL YÖNETİMLER İÇİN ÖNEMLİ'

    Ben Alper Taş adaylığının İstanbul Beyoğlu'nda başka bir aday bulunamaması yüzünden olduğunu düşünmüyorum. Bunun esas anlamı az önce konuştuğumuz üzere CHP uzunca bir süredir sağ politika izliyor. Bunun sonucunda CHP tabanı tepki olarak sandığa gitmeyeceğiz, bu yönetim varken oy ermem diyordu. İlk kez CHP ve tabanı arasında ayrışma başladı. Artık seçim denen mekanizmanın anlam ifade etmediği gibi bir durum var. Bunlara bakınca İyi Parti ile kurulan ittifak, İstanbul ve Ankara'da sağ görüşlü birilerinin aday gösterilmesinin dengelenmesi gerekiyordu. Bunun için daha soldaki bir isimle dengeleme istendi. Alper Taş namuslu biridir. Ama benim de temel itirazım, CHP'nin sağcılığına makyaj yapma gibi bir durumu var yapılanların. Neden sol politikalar izlenmiyor diye sorulurken böylesi bir işbirliğinin düzenle normalize edilmesi için yapıldığını düşünüyor ve bunun için eleştiriyorum. Beyoğlu İstanbul'un kalbi, orada yapılacak ilerle tüm Türkiye'ye sol belediyecilik gösterilebilir böylece uzun vadede kitleleri ileri taşımakta kullanabiliriz diye düşünüyorlardır. Günümüz Türkiye'sinde CHP'nin AKP ile kurduğu ilişki sanki Türkiye normal bir dönemden geçiyormuş gibi olduğu düşünüldüğünde CHP ile kurulan ilişkide daha dikkatli olunabilirdi.

    Tunceli'de olan şey şu: Ovacık'ta, tam da Tunceli ve Dersim'in sol geleneğinden gelen bir başkan, Fatih Maçoğlu Ovacık'ta sosyalist belediyecilik örneği yarattı. Yaptıklarıyla, üretimden gelenle, öğrencilere burs verilmesiyle, Türkiye'de model yarattı. Aynı gelenek Dersim merkezde aday olmasına karar verildi. Fakat Türkiye'de belediye başkanı olmak tek bayına yeterli değil. Eğer bir partinin adayı olmazsanız meclise giremiyorsunuz ve böylece bir yönünüz eksik kalıyor. HDP ile bir takım görüşmeler yürütüldü ama HDP Maçoğlu'nun oradan aday olmasını istemedi. Türkiye Komünist Partisi ile Fatih Maçoğlu ilişki kurdu. Bunların sonucunda bir anlaşmaya varıldı. Şu anda TKP'nin üyesi olarak seçime giriyor. Aynı zamanda TKP kendi adayı olduğu için öyle çalışmalar yürütecek. CHP'nin de bir yaklaşımı olmuştu ama Maçoğlu CHP'nin sosyalist parti olduğunu düşünmediğini söyledi. Maçoğlu'nn yarattığı örneğin benzerinin Dersim merkezde de yaratılması Türkiye'nin kriz halini ortadan kaldırabilir, sosyalist solu yeniden alternatif hale getirebilir, ülkenin solunda yeni bir soluk olabilir.

    HDP bir çözüm süreci partisiydi. Silahların sustuğu ve bir takım müzakerelerin sürdüğü bir dönemde ülkenin batısında potansiyeline ulaştı. Ne zaman ki çözüm masası devrildi, o tarihten itibaren HDP bir Türkiye partisi olmaktan çıkmaya başladı. Bu, meseleyi yeniden şiddet eksenine oturtmaya çalışan tutumla alakalı. Oysa HDP siyasi bir parti. PKK ile sosyolojik ve siyasi bir ortaklığı var. Ama neticede seçilmiş ve yasalara göre hareket eden bir parti. HDP giderek bölgeye çekilen, kendi etnik tabanına dönen bir partiye doğru geriledi. Yöneticilerinin tutuklanması, parti üstünde basınç. Marjinalizasyon sürecinde sorunu ortaya koyuş biçimiyle eleştirilebilir. Kürt sorunu diye bir sorun var ve siyasal yöntemlerle çözülebilir. Sorunlar bu kabul üstünden yapılabilir. Bütün partiler gibi HDP'nin de suçu var. HDP bugün yerel seçimler özelinde bazı yerlerde aday gösterecek ama şu anda yapmaya çalıştığı şey AKP'nin bir şekilde oy kaybetmesini sağlamak. CHP ile doğrudan ittifak içine giremiyorlar. HDP ile yapılacak ittifak CHP'ye oy kaybettirir. Aday göstermeme kendi tabanına gidin muhalefet tabanına oy verin anlamına geliyor. HDP'nin şu anda içinde bulunduğu durum puan ve belediye kaybetmesi, yeni bir pazarlık sürecinde el güçlendirme anlamına gelebilir."

    Etiketler:
    31 Mart seçimleri, AK Parti, CHP, Fatih Yaşlı, Tunceli
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın