02:10 25 Nisan 2019
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    CHP’li Cihaner: Organize bir usulsüzlükten bahsetmek imkansız

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 33

    CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi İlhan Cihaner, Seyr-i Sabah programında dün gece tüm sandıkların sayılmasının reddini ve içinde bulunulan sayım durumunu anlattı. Cihaner, her seçimde olduğu kadar sorun çıktığını ve bunun organize bir usulsüzlük olmadığını dile getirdi.

    1 Nisan sabahından itibaren süren seçim ve sayım tartışmalarının sonuna doğru geliniyor. Gece geç saatlerde Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) aldığı kararla tüm ilçelerdeki sandıkların yeniden sayımı reddedilirken, 51 sandığın yeniden sayılması karara bağlandı. CHP PM Üyesi İlhan Cihaner, Seyr-i Sabah programında farklı itiraz biçimleri ve usullerini anlattı. Mevcut hataların her seçimde yaşananlardan farklı olmadığını dile getiren Cihaner, bu seçimlerde organize bir usulsüzlüğü gösteren bir şey olmadığını vurguladı:

    ‘TARTIŞMALAR BİR AN ÖNCE BİTİRİLMELİ'

    "Özellikle AKP-MHP bloku tarafından hukuk zemininden çıkarıldığı çok açık. Dün gece her ne kadar AKP temsilcisi sondaj usulü demiş olsa da YSK'da böyle bir sistem yok. Sandıklarda bir usulsüzlük varsa bu seçim geçerlidir yoksa yeniden sayım yapalım gibi bir şey söz konusu değildir. Bazı seçim tutanaklarında sandık başında tutulması gereken çeteleler imzasızmış. Hatta birkaç sandıkta bunlar tutulmamış. İstanbul'da total sandık sayısıyla mukayese edildiğinde göz ardı edilebilir. Organize bir usulsüzlükten söz etmek imkansız. Bazı şeyler kamuoyuna biraz daha açıklansa süreç propaganda olmaktan çıkarılsa tartışmaların anlamı olmadığı anlaşılacak. 51 sandık da böyle bir şey. Çetele imzalanmamışsa somut bir gerekçedir sayılır 51 sandık birkaç saat içinde. Ama daha önceden bu şikayet edilip tutanağa bağlanmışsa yapılır bu. Bu dile getirildiği halde önceki aşamalarda reddedilmişse o sandıkların yeniden sayılması doğrudur. Bu 51 sandık hiçbir şeyi değiştirmez. YSK'nın bugüne kadarki uygulamaları bu yönde. Yapılan itiraz bir sonuç doğurmayacaksa, iki parti arasındaki fark 100 binse yapılan itiraz haklı bile olsa bu reddedilir. Seçim sürecinin en önemli unsurlarından biri tartışmaların bir an önce bitirilmesidir. Belli süreler konmuştur o sürelerde itiraz edersiniz yoksa sonrasında getirdiğiniz iddialar dinlenmez.

    ‘BU SEÇİMDE TAM KANUNSUZLUK HALİ YOK'

    Olağanüstü itiraz 2017 referandumunda açıkça kanuna aykırı bir şekilde YSK'nın mühürsüz oyları onaylamasıyla yapılmıştı. Kanun hükümlerine açık bir biçimde uygunsuzluk olursa seçim sonucuna etki edilebilecekse bu yapılır. Yasa buna üç örnek vermiş: Seçilen kişinin niteliği, eğitimi seçilmeye uygun değilse mesela, bu tam kanunsuzluk halidir. Ancak bu değişik aşamalarda YSK'nın çok olmamak üzere verdiği bir karardır. Ancak AKP temsilcisinin verdiği örnekler tam kanunsuzluğa işaret etmemektedir. İtirazlar yapılmış, YSK bunları reddetmiştir. Buradan tam kanunsuzluk hali çıkarmak mümkün değildir.

    Bazı ilçelerle ilgili olarak tam sayım kararı var ki tam kanunsuzluk hali budur. Seçim hukukunun öngördüğü usul ve prosedürlere uyulmadan verildi. YSK'nın o kararları kaldırması gerekirdi. Buna rağmen ortaya çıkan sonuç, seçimin sonucunu değiştirmeyecek. Büyükçekmece konusu tam utanç verici bir konu. Hatırlarsınız seçmen listeleri güncellenince Doğu ve Güneydoğu'da buna karşı iddialar ortaya kondu. HDP başkanvekili inanılmaz bir liste açıklamıştı. Bir evde 100 kişi var gibi. İdari öngörülmüş prosedürler içinde itirazlar edildi. YSK hangi aşamada hangi işlemlere itiraz edileceği takvimini açıklar. Buna göre takvimler yapıldı. Burada itirazlar hem CHP hem AKP tarafından yapıldı. 700 civarındaki kişilerin oy vermesi askıya alındı. İddianamesi hazırlanmamış bir olay yüzünden organize yolsuzluk yapılmış olduğunu düşünmek çok yanlış. Bu tarz itirazlarda en önemli kriter sonuca etki edip etmeyeceğidir. Bu seçmenlerin tamamının AKP'ye oy vermesi sonucu değiştirmeyeceği için bu reddedilmelidir.

    Burada asıl mesele şu: İtirazlar başladıktan sonra niçin geçersiz oylar üstünde durdu AKP? Niçin geçersiz oylar AKP lehine değişti? Bu sayıların önemli bir kısmı maddi hatalar olarak ortaya çıktı. Her parti lehine ya da aleyhine her seçimde olan bir şey bu. Seçimlerde nasıl bir süre baskısı olduğunu, il seçim kurullarında birleştirme tutanaklarında nasıl bir çalışma olduğunu görseler vatandaşlarımız bunun yapılabileceğini anlar. 20 binden 15 bine inen hatalar her seçimde bu oranda olur. Burada yolsuzluğun yapılacağı en son yerdir. Islak imzalı tutanaklar partilerin elinde vardır. Her parti bunun kontrolünü yapar. X sandığındaki sonuç kendindekinden farklı bir tutanakla girildiği anlaşılırsa bu düzelir. Yine en önemli nedenlerden biri AKP amblemi üzerine vurulan evet mührü çok zor ayırt ediliyor. Üzerinde zaman baskısı eskisi gibi olmayınca bu anlaşılabiliyor. Siyah beyaz baskı olduğu için amblem üstündeki mühürler görülemeyebiliyor. CHP için de var AKP için de var bu. AKP için daha fazla olmasının nedeni, sosyal medyada ampule bas propagandası yapıldı. Ampule bas deyince vatandaşlar logonun üstüne bastı. Bu artışın üstüne burada organize yolsuzluk var seçim yenilenmesi gerekiyor demek çok ayıp bir şey.

    ‘EĞER VARSA BU ÇETE NEDEN SADECE İSTANBUL'DA İŞ GÖRÜYOR?'

    Mazbatanın YSK kararından sonra 51 sandık sayılmadan bile verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı'nın yaptığı açıklamalar çok ilginç. Tek biriyle ilgili olarak bile somut bir şey söylemiyor. Sadece o sandıkla ilgili görüntüler koyacaklardı. Bunlar da zaten kendi kusurlarıyla ilgili sorunları dile getirecekler. Mührün ambleme basılması gibi. Burada Cumhurbaşkanı'nın iddialarının tamamen boş olduğunun gerekçelerinden birisi sandık kurulunun nasıl oluşturulduğu konusu. Bu seçimle ilgili olarak bunun üzerinden yürütüldüğü için bunu söylemek lazım: Sandık kurulu bir başkan ve 6 asil üyeden oluşuyor. Bütün kamu görevlileri listesi çıkarılıp ilçe seçim kuruluna gönderiliyor. İlçe seçim kurulu ihtiyacın iki katı kadar insanı kurayla seçiyor. Bu kuradan ilçe seçim kurulu ilçe sandık kurulu başkanı atıyor. Bu kadar muhalefetin süreçlere müdahale edemeyeceği bir ortam oluşturuluyor. Bunları böyle belirlediğiniz zaman bir de müşahitler olunca her sandıkta AKP ve MHP'nin en az üç adamın olduğunu görüyoruz. Ayrıca bu çete neden ilçelerde iş görmüyor da büyükşehirde iş görüyor?

    İstanbul gibi bir yerin siyasi partilerin halkla temas kurabildiği bir yer olacak. AKP'nin rant dağıtım mekanizması olarak örgütlediği belediyelerde sorun yaşanacak. Bunun travmasının dağıtılması için çalışılıyor. Teorik olarak belli koşullarda seçimlerin yenilenmesinde YSK'nın seçimlerin yenilenmesine karar yetkisi var. YSK'nın böyle bir kararı olursa seçimin yaptırılmaması gibi bir durum oluşturulmalı. Buna izin verilmemesi lazım. Muhalefet tarafında bunun imasının bile yapılmaması lazım. AKP bunu kaybetti. Buradan YSK alacağı bir kararla bunu değiştirirse yeniden yapılan bir seçimin garantisi olmaz. Seçim üstünden meşruiyet devşirilemez. Yasa bu yetkiyi veriyor ama bunun gerekçelerini de dar olarak kısıtlamış."

    Etiketler:
    31 Mart 2019 yerel seçimleri, Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP, İlhan Cihaner, İstanbul
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın