05:06 23 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    Mustafa Cengiz

    Cengiz'den Gümüşdağ'a: Türk futbolunu dizayn ettiği ve yönettiği psikozunu etrafa yayan bir kardeşimiz

    © AA /
    Spor
    URL'yi kısaltın
    0 23

    Türk Telekom Stadı'nda basın toplantısı düzenleyen Sarı Kırmızılı Kulübün Başkanı Mustafa Cengiz, Spor Toto Süper Lig'de şampiyonluğa yürüdüklerini belirterek "Galatasaray'a karşı çok büyük bir algı yönetimi yapılıyor" dedi. 

    Galatasaray SK Başkanı Mustafa Cengiz şu mesajları verdi:

    * Ligin bitmeye yaklaştığı son 2 haftada, daha önceki iki haftayı da eklersek Galatasaray'a karşı çok büyük bir algı yönetimi yapılıyor. Bu algı yönetimi, Galatasaray'ın şanlı şampiyonluk yürüyüşünü kötüleme, değersiz kılma, ayrıştırma ve ötekileştirme temelli.

    * Bunun camiamızda tam tersine yönetimi, taraftarı, teknik kadrosu ve futbolcularıyla bir kenetlenmeye evrilmesini görüyoruz. Galatasaray kenetlendiği, bir araya geldiği için 8 puan farkı kapattı. Galatasaray en kötü durumlarda şampiyonluk yürüyüşünü asla bırakmadı.

    * Bizim yürüyüşümüz onurlu ve şerefli bir yürüyüştür.

    * Camiamızdan aldığımız destekle başarılı olduk. Şampiyonluğa ulaşan takımlar, oyunun içine hile, desise, oyun dışı bir takım etmenleri katmamış ise onun şampiyonluğunu kutlamak, tebrik etmek gerekir. Şu anda her alanda lideriz. Sadece sportif anlamda değil mali anlamda, UEFA kriterlerinde de lideriz. Her iki kupada yürüyoruz. Her iki kupada finale, birinciliğe doğru gidiyoruz. Ne mutlu bize ki, camiamızın verdiği büyük destekle buna aracı olduk. Kenetlendikleri için, bize destek verdikleri için bu yürüyüşü yaptık ve devam edeceğiz.

    * Zamanında, 'VAR kayıtları incelensin, bazı pozisyonlara bakılsın' dediğimiz ve federasyonun istifasını istediğimiz için ben 150 gün ceza aldım. Galatasaray tarihinde görülmemiş gadirlere uğradık. Teknik direktörümüz 10 maç ceza aldı. Bunlara rağmen bu yürüyüşe devam ettik. Bize en büyük gücü veren camiamızdır. Onlara teşekkür ediyoruz. Ancak neden bu algı operasyonları yapılıyor? Sanki Galatasaray şampiyon oldu da bunu nasıl yok ederiz, Galatasaray camiası mutlu olmasın diye uğraşıyorlar. Öylesine bir baskı ortamı, özellikle belli mihraklar tarafından yaratılıyor ki Galatasaray bununla sevinmesin. Hiçbir galibiyetimize bir tebrik, bir teşekkür yok. Bazı çevreler tarafından sahada ayağını bırakan oyuncularımıza (Rizespor maçında ayağı kırılan Emre Akbaba) geçmiş olsun bile yok.

    * Galatasaray Spor Kulübü, Türk milletini bir araya getiren çimentodur. Diğer kulüplerimiz de öyle ama bu harcın en büyük paydası biziz. Biz çok olumlu bir paydayız. Gerek siyasi, gerek ticari gerekse kendi yönetimlerini sürdürmek için bu paydayı yok etmek, ötekileştirmek, algı yaratmak çok kötü bir yoldur. Buna tevessül etmememelerini rica ediyorum. Başkanlar ve yöneticiler, diğer kulüpler hakkında, hele de kendi maçları haricinde konuşurken dikkatli olmalı. Çok kötü duyumlar alıyoruz. Bunlardan rahatsızız. Bunların olmamasını diliyoruz. Sporun barış, dostluk ve kardeşlik içinde ölümüne bir yarış, mücadele olmasını diliyoruz. Galatasaray, bu karakterdedir. Asla herhangi bir hileye, desiseye, tevessül ve tenezzül etmeyiz.

    * Karar verici mekanizmalar, lütfen oynayacağımız maçları önceden belirlemesinler. Saha dışı etmenlerle oynayacağımız maça şu veya bu şekilde etki etmesinler. Özellikle istirham ediyoruz. Geçmişte bize yapılan aynı taç hataları kendilerine yapıldığında feryat edenlerin, bunu ana gündem maddesi yapmamasını dileriz.

    * (Kendisi, teknik direktör Fatih Terim ve futbolcularına bu sezon verilen cezaları hatırlatarak) Bizim lehimize ve aleyhimize hatalar olmakta. Toplamda baktığımızda Galatasaray'ın aleyhine yapılan hatalar, lehine yapılan hataların kat ve kat üstünde. Hata her zaman vardır. Lehimize hata yapan insanlara maç vermemek de bunun bir belgesidir. Bizi hiç kimse koruyup kollamamaktadır. Eğer koruyup kollasaydı, bana 150 gün, teknik direktörüme 10 maç, futbolcularıma haftalarca ceza verilmezdi. Lütfen objektif olalım ve toplumu ayrıştırıcı, kitleleri ve camiaları birbirine düşürücü söylemlerden imtina edelim. Kendi kişisel çıkarı, kulübünün seçimi ve kulübünün maddi durumundan dolayı yarışmakta olduğu rakibine saygısız, hadsiz cümleler kullanmayalım. Arka planda sinsilik yapmayalım, mert, açık ve korkusuz olalım."

    * (İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ'ın 'Saha dışı etmenlere güvenmiyorum' açıklamasına ilişkin) Biz o işin uzmanı değiliz. Elinde herhangi bir belge, bilgi, duyum varsa açıklasın. Zevkle yanıt veririz. Alnımız açık, yüzümüz pak. Korkmuyoruz çünkü yaptığımız bir yanlış yok. Sayın Göksel Gümüşdağ'ın elinde bir şey varsa ki - Türk futbolunu dizayn ettiği ve yönettiği psikozunu, havasını etrafa yayan bir kardeşimiz- açıkça beyan etsin. Ben söylersem aldığım duyumlar üzücü olur, üzülür.

    * (Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Semih Özsoy'un '20 yıldır oynanan tiyatronun son perdesi' açıklamasına ilişkin) Bunun neresinden tutayım. Bunu dememek lazım. 20 yılda Fenerbahçe'nin Beşiktaş'ın Bursaspor'un ve Trabzonspor'un aldığı şampiyonlukları lekelemek demek. Böyle bir şey olur mu? 20 yılda Fenerbahçe kaç şampiyonluk aldı? Bunu insan derken düşünür. 100 yıllık kulüpleriz. O zaman benim de aklıma geri kalan 80 yılda ne yaptıkları sorusu gelir.

    * (Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman'ın Galatasaray'ın Çaykur Rizespor maçıyla ilgili 'Galatasaraylı yöneticiler yönetse daha objektif olurlardı' açıklamasına ilişkin) Kendisi çok şey söyledi. Hiçbirine katılmıyorum. Söylediklerine ve ağızdan çıkana dikkat etmelerini söylüyorum. Camialar ve kitleler etkileniyor. Özellikle genç taraftarlar birbirine düşman oluyor. Ağzımızdan çıkan her sözcüğe dikkat etmek gerek. Belge ve bilgi olmadan afaki, hamasi, kendi taraftarına şirin görünecek söylemlerden kaçınalım. Bu toplumun, barışa, huzura ve sevgiye ihtiyacı var. Bizler sivil toplum örgütleriyiz. Bütün renkler bizim, herkesi kucaklamalıyız. Düşmanlıkla, komplo teorileriyle yürümememiz gerek.

    * (Süper Lig'in ilk yarısındaki hakem tepkilerinin ardından Kulüpler Birliği Vakfından yayımlanan bildiriye gönderme) Türk hakemleri kalite olarak kendini aşma durumunda olmalı. Genç hakemlere fırsat verilmeli. Genç hakemlerin adını bile bilmiyorum. Hayatım boyunca hiçbir hakemle ne telefonda konuştum, ne de yüz yüze geldim. Burada önemli olan Türk sporunun kalkınması. Türk haklı futbolla yatıp, futbolla kalkıyor. Ne kadar şeffaf olursak o kadar iyi. Biz, 'Yeterli nitelikteki hakemler torbaya konsun, herkesin önünde kura çekilsin.' dedik. Buna bizim maç oynanana kadar şiddetle itiraz ettiler. Şimdi aynı kişiler çıkış yolu arıyor. 'Hakemler de insandır. Hata yapabilir. Hiçbir kulübe ayrıcalık yapılamaz.' diye bildiri yayınlatıp, telefonlarla diğer kulüplere yayımlaması için zorlarsanız, dönüp o bildiriyi okumanız gerek. Hakemler de insandır, hiçbir kulübe ayrıcalık tanınamaz. Bunu özellikle Galatasaray'a karşı kutsal cephe gibi yapmaya kalkarsan o eylem sonunda sana döner.

    * (Süper Lig'deki şampiyonluk yarışıyla ilgili) Şu anda üç takımın da şampiyonluk şansı var. Beşiktaş da şampiyon olursa tebrik ederim. Yeter ki herkes birbirine saygılı olsun.

    * (Ligin 28. haftasında Fenerbahçe ile 1-1 berabere kaldıkları derbiyi yöneten hakem Ali Palabıyık'a eleştiri) Ali Palabıyık, benim 5 pozisyonumu üst üste vermiyorsa ben bunda iyi niyet aramam. Dış etken ararım. Bence bu normal bir davranış değil. Öyle bir hakem değil çünkü o. Bence dış etmenden dolayı 5 hatayı üst üste yaptı. İki hafta bekletip maça verdiler. 'Al sana, inadına' dediler. Bizim lehimize hata yaptığı iddia edilen iki hakemi bitirdiler. Bu kadar basit. Bizim aleyhimize hata yapanı inat olsun diye maça veriyorlar.

    * (Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı'nın, Galatasaray maçıyla ilgili, 'Gelen hakemler veya kurullar koridorlara da kulübelere de umarım hakim olurlar' açıklamasına ilişkin) Hiç soyunma odasına inmedim, koridorlarda da bulunmadım. Sizler bulunuyorsunuz, oradasınız. Bugüne kadar Galatasaray koridorlarında ne olmuş? Ben de merak ettim. Bu nasıl bir algı yönetmektir, nasıl bir söylemdir. Samimi söylüyorum ben de ürktüm. Bizim koridorlarda ne oluyor. Eğitilmiş, milli takım teknik direktörü olmuş bir kardeşimiz nasıl böyle bir söylemde bulunur. Bu sadece maç öncesi bir şeyler yaratma, hakemi ve diğer kurulları etkileme. Asıl saha dışı bu.

    * (Çaykur Rizespor Kulübü Başkanı Hasan Kartal'ın Galatasaray maçının ardından hakem Serkan Çınar'a yönelik 'Silahım olsa vururdum' demeye varan açıklamalarına ilişkin) Rize'de bir takım olaylar yaşadık. Rize halkı, Rizespor seyircisi, Türkiye'nin en centilmen seyircilerinden. Rize tribünlerinden hiçbir şey olmadı. Ancak bir yerde oldu. Eski tabirle Şeref Tribünü'nde hayatımda görmediğim olaylar gördüm. Rizespor Kulübü Başkanı, maalesef sırtını da sahaya dönerek protokol tribünündeki insanları kışkırttı. Zapt edilmez bir haldeydi. Hiç yakıştıramadık. Bir spor kulübünde olmaması gereken davranışlar vardı. Kınıyoruz.

    * (Çaykur Rizespor'un Galatasaray maçının kural hatası gerekçesiyle tekrarlanması talebine ilişkin) Gülümseyerek basın toplantısını kapatıyoruz.

    İlgili konular:

    İmamoğlu: Kulüpleri tehdit ettiler, hem Beşiktaş’a, hem Fenerbahçe’ye 'Maça gelmesin' diye telefon açıldı
    İmamoğlu'ndan Başakşehir sorusuna yanıt: Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe var, benim işim spor kulübü yaratmak değil
    İmamoğlu: Şenol Güneş olunamayınca, İBB Başkanı olunuyormuş
    Övür: İmamoğlu'nun locası mahkemelik oldu
    Hürser Tekinoktay, Beşiktaş başkanlık seçiminin iptalini istedi
    Fenerbahçe Ülker stadyumunda ‘Her şey çok güzel olacak’ sloganları
    Erdoğan 'Hepsi kayda giriyor' demişti: Fenerbahçe'den 'Her şey çok güzel olacak' açıklaması
    Etiketler:
    Hasan Kartal, Ali Palabıyık, Semih Özsoy, Ali Koç, Fikret Orman, Abdullah Avcı, Göksel Gümüşdağ, Mustafa Cengiz, Galatasaray
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın