17:46 09 Nisan 2020
Canlı Yayın
    Spor
    URL'yi kısaltın
    0 14
    Abone ol

    Kulüplerin 'Federasyon bizi engelliyor. Hakemler önümüzü kesiyor' eleştirilerine yanıt veren Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, "Sorarım size; TFF, Kurullar ve MHK, 18 kulübü birden nasıl hedef alabilir?" diye sordu. Özdemir, "Herkesin futbol ortamından bir şikayeti var ancak çözüm önerisi yok" ifadesini kullandı.

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, bugün TFF'nin Riva'daki merkezinde basın toplantısı düzenledi. 

    Özdemir, basın toplantısında 2019-2020 sezonuna ilişkin kamuoyunu meşgul eden konular başta olmak üzere gündeme dair değerlendirmede bulunarak, gerçekleştirilen projeler ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

    'Son bir yılda 3 MHK gördü bu ülke'

    Sözlerine Van'da yaşanan çığ felaketi ve Sabiha Gökçen Havalimanı'nda yaşanan uçak kazasında hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek başlayan Özdemir, şunları söyledi:

    "Federasyon Başkanı olarak ilk kez gündemle ilgili bir basın toplantısı düzenliyorum. Üzülerek söylüyorum, bugün konuşacağımız konular yerine A Milli Takımımızın Avrupa Şampiyonası finallerinde nasıl başarılı olacağını tartışmayı, Türkiye’nin paha biçilmez boyutta tanıtım yapacağı, 30 Mayıs’ta İstanbul’da oynanacak Şampiyonlar Ligi finaliyle ilgili hazırlıkları konuşmayı isterdim. Ancak liglerimizde ikinci yarı daha yeni başladı ve inanılmaz bir tartışma ortamı yaşanıyor. Herkesin futbol ortamından bir şikayeti var ancak çözüm önerisi yok. Bu konuda birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bu sezon şu ana dek kulüplerimizin federasyonumuzu ilgilendiren konularda resmi sitelerinden yaptıkları 50’ye yakın açıklama var. Yine Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor takımlarımızın sadece ve sadece başkanlarının federasyonumuz, kurullarımız, hakemlerimiz ve kararlarımızla ilgili 90'ın üzerinde basın açıklaması bulunuyor. Yani 18 kulübümüz de yakınıyor. Neden? Federasyondan, hakemlerden, kurullardan, kararlardan. Konu hep benzer, ‘O hakemi istemeyiz, bu hakemi istemeyiz. Bu MHK olmaz, gitsin, şu gelsin.’ Arkadaşlar, son bir yılda 3 MHK gördü bu ülke... Hepsi birbirinden saygın MHK Başkanımız görev yaptı. Bir karar alıyoruz veya bir kurulumuz karar veriyor, 18 kulübümüzden farklı ses çıkıyor. Ama hepsinin ortak dili aynı, 'Federasyon bizi engelliyor. Hakemler önümüzü kesiyor. Kurullar yanlı karar alıyor' Sorarım size; TFF, Kurullar ve MHK, 18 kulübü birden nasıl hedef alabilir."

    'Kulüplerin çıkarlarını değil, Türk futbolunun menfaatini gözettik'

    Özdemir, kimsenin çıkıp 'hata yaptım' demediğini vurgulayarak, açıklamalarına şöyle devam etti:

    "Aynaya bakan yok. Hata olacaktır, düzeltilecektir de. Eleştiri de yapılacaktır. Yeter ki ölçülü, saygılı olsun. Yeter ki hakka hukuka uygun, adil olsun. Biz 'x' kulübün, 'y' kulübün federasyonu değiliz, sadece 18 kulübün de değiliz, ülkemizdeki profesyonel ve amatör 6 bin kulübün, yüz binlerce futbolcunun, futbolun tüm paydaşlarının federasyonuyuz. Bu süreçte yaşadıklarımızı düşününce futbol camiasının tüm unsurlarıyla şapkasını önüne koyup düşünme vakti geldiği kanaatindeyim. Çünkü baktığımızda bu tablonun futbolumuza zarar vermekten başka bir yansıması olmadı. Kirli düzen, şaibe, masa başı oyunlar, masaya vurma, masa kırma gibi sorumluluktan uzak söylemlerin Türk futboluna ne faydası olabilir ki? Oysa biz eleştirildiğimiz bu süreçte usulsüz, haksız, hukuksuz hiçbir iş yapmadık. Hiçbir kulübü diğerinden ayırt etmedik. Talimatları, kuralları, protokolleri eşit uyguladık. Kulüplerin çıkarlarını değil, Türk futbolunun menfaatini gözettik. Kimsenin hakkını ziyan etmedik. Her hakem hatasının, organize şekilde kamuoyu oluşturarak, daha ilk haftadan şampiyonluk kaybetmişçesine feryat figan gündeme taşınmasını üzülerek izledik. Tarafsız kurullarımızın aldığı her karara saygı bekledik ama hiçbir gün o saygıyı göremedik. Bilakis, kurulların bağımsız kararlarına art niyetle yaklaşıldığını, algı operasyonları yürütüldüğünü gördük. Ama futbolun üst amir kurumu olarak ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ misali, sustuk, sessiz kaldık. Her eleştiriyi sineye çektik, kendimizde hata aradık, düzeltme yoluna gittik. Polemiklerin içinde kaldık ama kulüplerimizle polemiğe girmedik, cevap yetiştirme yolunu seçmedik. Her açıklamayı kamuoyunun takdirine bıraktık."

    'Türk futbolunun geçmişte yaşadığı sorunları gelecekte de yaşamaması için...'

    En iyi şekilde görevlerini yapmaya çalıştıklarını dile getiren Özdemir, "Bununla birlikte; paydaşlarımızın sürekli kendi oluşturdukları stratejiler çerçevesinde yönetimimiz ve kurullarımızı etkilemeye yönelik tavır sergileme, birbirlerine karşı sahada vermeleri gereken mücadelenin yanı sıra federasyonumuz üstünden de planlı bir şekilde yürütülen sezon içerisinde veya devamında oluşan ya da oluşabilecek muhtemel teknik ve yönetimsel sorunları örtüleme çabalarını net olarak görmekteyiz. TFF Yönetim Kurulu olarak bugüne kadar tarafımızdan atanan bağımsız görev yapma yeteneğine sahip olan kurullarımız aynı şekilde görevlerinin başında bulunuyor. Zira kurullarımız; görev alanları ile ilgili her türlü görüşme ve toplantı yapmak ve daha iyi olmak için her türlü tedbiri almak konusunda özgürce hareket etmek yetki ve yeteneğine de sahip bulunuyor. Yine Başkan ve Yönetim Kurulu olarak bizlerin de aynı hareket kabiliyetine sahip olduğumuzun bilinmesinde fayda olduğunu düşünmekteyiz. Her adımda, her gelişmede farklı kesimlerden farklı zamanlarda birbirinin kopyası tepkilerin ortaya konulmasını da manidar buluyoruz. Bir kez daha ifade etmek isterim ki, Türk futbolunun geçmişte yaşadığı sorunları gelecekte de yaşamaması için karar ve uygulamalarımızda gereken kararlılığı bizi göreve getiren genel kurulumuza karşı en önemli görev olarak görmeye devam edeceğiz. Bunu yaparken de hiçbir kesim ya da grubun bugüne kadar olduğu gibi sonrasında da etki oluşturma çabalarına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

    'Tüm maçları ertelerken, Malatya'da neden maç oynatalım?'

    Deprem felaketi sonrasında Türkiye Futbol Federasyonu olarak, tüm yerel ve bölgesel futbol maçlarını ertelediklerini anlatan Özdemir, "Bizim önceliğimiz, oradaki vatandaşlarımızın yaşadığı duygular ve güvenliğiydi. Federasyon olarak, maç ertelememiz için herhangi bir kulübün talepte bulunmasına gerek duymuyoruz. Öncelikle bunun bilinmesini isterim. Yöneticilerimiz sadece Yeni Malatyaspor ve Trabzonspor başkanlarını aramadı. Bölgede depremden etkilenen diğer kulüplerimizle de görüştük" dedi.

    Erteleme kararının ardından yapılan açıklama ve ortaya atılan iddiaların kendilerinin dışında olduğunu belirten Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Tüm maçları ertelerken, Malatya'da neden maç oynatalım? Bir yanda enkaz altından vatandaşlarımız kurtarılmaya çalışılıyor. Bir tarafta art arda artçı depremler meydana geliyor. Allah korusun, orada maç oynatsak, bir artçı olsa, insanlar panik olsa, sonrasında Allah korusun üzücü olaylar yaşansa, bunun hesabını nasıl verirdik! Ayrıca stadın fiziki şartları, deprem sonrası henüz tespit edilmemişken orada hemen nasıl maç oynatabilirsiniz! Biz o günlerde, vatandaşlarımızın acılarını paylaşırken samimiydik ve federasyon olarak sorumluluklarımızı yerine getirdik. O günlerde, erteleme kararı ile ilgili yapılan bazı yorum ve açıklamalar, beni ve yönetim kurulundaki arkadaşlarımı çok üzdü."

    Kulüp Lisans Kurulundaki yapısal değişiklik

    Kulüp Lisans Kurulu'nun yapısını değiştirdiklerini ve 3 yıllık bir plan ortaya koyduklarını dile getiren Özdemir, "Bu süreçte Kulüp Lisans Kurulu, 18 kulübümüzün başkan, yöneticileri ve CFO'ları (Finansal İşler Müdürü) ile seri toplantılar yaptı. Tüm tablolar, çalışmalar anlatıldı. Sistemin nasıl işleyeceği kendilerine sözlü ve yazılı olarak bildirildi" dedi. 

    Kulüpler Birliği'nin eski başkanı Fikret Orman'ın defalarca 'Kurallara titizlikle uyacağız' açıklamasında bulunduğunu hatırlatan Özdemir, şöyle konuştu:

    "Ancak ne hikmetse zaman geçtikçe kulüplerimiz içinde oldukları ve beraber yürürlüğe soktuğumuz bu talimatın her detayını bildikleri halde bunu eleştiri konusu yaptılar. Oysa takvim netti. Mesela 28 Haziran'da talimat yürürlüğe girdiği gün 2 Eylül'de takım harcama limitlerinin açıklanacağı herkes tarafından biliniyordu. Bunu kulüplerimizle yazılı olarak paylaşmakla yetinmeyip internet sitemizde ilan etmiştik. Ancak bu durum, sonradan 'Niye 2 Eylül'de ilan edildi?' diye maalesef tartışma konusu haline getirildi."

    Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz'e yanıt

    Değişiklikle ilgili Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz'in eleştirilerine yanıt veren Özdemir, şunları kaydetti:

    "Öncelikle şu konuya kamuoyunun dikkatini çekmek istiyorum. Kulüp Lisans Kurulu da tıpkı Tahkim, PFDK, UÇK kurulumuz gibi bağımsız hukuk kurullardan bir tanesidir. Federasyonumuzun kurulun uygulamalarına müdahale etmesi mümkün değildir. Ancak kendisine bir konuda hatırlatma yapmak isterim. Israrla bazı kulüplerimize ayrıcalık yapıldığını söylüyor. Kulüp Lisans ve Finansal Fair Play Talimatı tüm kulüplerimizin katılımı, desteği ve katkısıyla hazırlandı. Federasyon olarak biz son noktayı koyup yayınladık. O gün, ilan ettiğimiz takvimi bütün kulüplerimiz biliyordu. 15 Aralık tarihinde limit artırım talebinde bulunacağını da tüm kulüpler biliyordu. Her kulübümüzün, ilgili talimatın G maddesine göre artırım talebi yapma hakkı, H maddesine göre de kurulun gerekli başvurular halinde artırım yapma yetkisi vardı. Bu kapsamda, kurul talepleri değerlendirmiş bir karar vermiştir. Sayın Mustafa Cengiz'in bu hafta başında kulüplerimize neden ceza verilmediği konusunda yaptığı açıklamalar oldu. Bakın bu konuda da Sayın Cengiz'i aydınlatalım. Talimat çok açık. Yaptırımlar ancak sezon sonundaki incelemeden sonra mümkündür. Sezon tamamlanır, son bilanço çıkar, kurul inceler ve kararını verir. Eğer bir yaptırım gerekiyorsa o ceza da bir sonraki sezon uygulanır. Bu nedenle ‘Şu an niye ceza verilmedi, neden cezadan kurtarıldı?’ demek doğru değildir. Cezaların net uygulanacağını buradan net bir şekilde yine ifade ediyorum.  Sayın Mustafa Cengiz, '15 Aralık'tan sonraki başvurular niye kabul edildi?' diye soruyor. Hayır, öyle değil, bize yapılan başvuru 15 Aralık'ta. Sonrasında kulüplerimiz başvuru için yaptıkları işlemleri transfer süresinin son gününe kadar sunmakla yükümlüdürler."

    Limit artırımı

    Ara transfer dönemi için yapılan limit artırımına da değinen Özdemir, talimatın EK 12, G maddesine göre, gelir artışı, sermaye artışı, UEFA gelirleri ve transfer faaliyetlerinden sağlanan gelir artışlarının Takım Harcama Limitleri'nin artırılması için kullanılabildiğini aktardı.

    Kurula başvuru tarihi transfer sezonu başlangıcından 15 Aralık tarihine kadar olduğunu belirten Özdemir, "Ancak talimatın EK 12, H maddesine göre, G maddesinde belirlenen limit artırımı şartlarının yerine getirilmesi halinde transfer dönemi kapanana kadar revizyon yapılabilmektedir. Nitekim transfer faaliyetlerinden sağlanan gelir fazlası ya da transfer faaliyetlerinde ödenen bedeller, alım, satım ve kiralama işlemi sonucu mütemadiyen değişen oyuncu gider bütçeleri sebebi ile Takım Harcama Limitleri her transfer işleminin ardından yeniden hesaplanmaktadır. Dönem başlarında ilan edilen limitler ancak hiç işlem yapılmadığı takdirde aynı kalabilecektir. diye konuştu. 

    Kulüp başkanlarına çağrıda bulunan Özdemir, "Futbol Federasyonu'nu bu tarz polemiklerle taraftarın önüne, kamuoyunun önüne atmasınlar. Başkanlarımızdan rica ediyorum, sosyal medya üzerinden hareket ederek değil de talimatları okuyup inceleyerek eleştirsinler. Bizimle her türlü iletişim olanağına sahipler" şeklinde görüş belirtti.

    Etiketler:
    Limit, Deprem, Deprem, Mustafa Cengiz, Spor, Futbol, Eleştiri, Trabzonspor, Basın toplantısı, Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe, Merkez Hakem Kurulu (MHK), Süper Lig, Nihat Özdemir, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), TFF Süper Kupa
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın