Sayın sitemizin okuyucuları! Rusya’nın Sesi (RS FM) isminin değiştiğini ve yeni web sayfasına kavuştuğunu sizlere memnuniyetle bildiriyoruz. İsmimiz artık Sputnik Haber Ajansı ve Radyosu’dur. Tüm güncellemeleri, son haberleri ve yorumları http://tr.sputniknews.com sitesinden takip edebilirsiniz. Yer imlerinizi güncelleyin ve bizimle kalmaya devam edin!
25 Haziran 2014, 15:47

‘Rusya, Türkiye ve Ermenistan’ın ihtiyac duydukları arabulucudur’

 ‘Rusya, Türkiye ve Ermenistan’ın ihtiyac duydukları arabulucudur’

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bu günlerde gerçekleşen Ermenistan’a ziyareti süresinde Rusya’nın, Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerinin normalleşmesine katkı sağlayabileceğini dile getirdi.

Moskova’nın söz konusu dialog strüktürünü kurmada destek vereceğini ifade eden Lavrov, ‘Biz, Türkiye ve Ermenistan’ın dialogunu devam etmelerini protoköllerinin (Zürih protokolleri) imzalama öncesinde ve sonrasında destekliyorduk’ dedi.

Ermenistan ve Türkiye ilişkilerinde bir gelişme mümkün müdür ve bu süreçte Moskova’nın rolü ne olabilir?

Rusyalı siyaset bilimcisi, Moskova Devlet Üniversitesine bağlı Eski Sovyetler Birliği Ortamı İnceleme Üzerine Bilgi ve Analiz Merkezi yöneticisi Yuliya Yakuşeva’ya göre, Moskova’nın Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin iyileşmesine aktif şekilde katkı sağlama girişimi, Rusya’nın Güney Kafkasya bölgesinde güvenliği sağlamaya yönelik genel politikası ile uyuşuyor:

‘Rusya’nın Ermenistan ve Azerbaycan arasında Dağlık-Karabağ Sorunu çatışmasında aktif arabuluculuk çabaları bunun bir göstergesidir. Rusya, Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye ile iyi ilişkilerde bulunan bir taraf olarak, gerçekten bu bölgede istkrara kavuşmaya yardım edebilir ve bu girişimi destekliyor da. Bir de Ermenistan’ın Avrasya Ekonomi Topluluğuna yakındaki girişine dair Rusya, bu ülkeye yönelik ekonomik ablukayı kaldırmak isterdi. Bu, söz konusu örğüte Türkiye ile daha aktif şekilde temasta bulunmaya yardım edecek. Uzlaşmaya erişmek mümkün olmayan tek bir konu ise Türkiye’nin 1915 yılı Ermeni soykırımı olaylarıdır.’

Ermenistanlı siyaset bilimcisi, Küreselleşme Ve Bölgesel İşbirlik Analist Merkezi (ACGRC) Başkanı Stepan Grigoryan, bu görüş açısına genel olarak katılıyor:

‘Türkiye, Ermenistan ile ilişkilerinin iyileşmesini hep Karabağ sorununun çözümüne bağlıyor. Ve bu durumda Rusya, Türkiye’yi herhangi bir ön şart ortaya koymadan hareket etmeye ikna edebilecek başarılı bir garantör olabilir.

Yani Ermenistan’ın pozisyonu şudur: Türkiye, ön şartlar koymadan sınırı açıyor, Ermenistan ise Karabağ sorununun çözümünde Rusya tarafından garanti edilen karşılıklı adımı atmış oluyor. Eminim ki, böyle sıralama sağlandığında iki soru da çözümünü bulacak, bölge istikrara kavuşacak.

Bir de normalleştirme Türkiye’ye Ermenistan ve Rusya ile entegrasyon süreçleri dahil ekonomik alanda daha yakın işbirliği yapmaya fırsat sunacak. Fakat Rusya, Ermenistan ve Türkiye ilişkilerini etkileyen soykırımı tanıma sorununu bu iki ülke yerine çözemeyecek. Bu sorunun çözümü tümüyle Türkiye’ye bağlıdır.’ 

Uluslararası Stratejik Barış Enstitüsü (USBED) Başkanı, Türkiye siyaset bilimcisi, Etnik Çatışmalar Uzmanı Yusuf Çınar, 1915 olayların üzerine karşılıklı kabul edilebilir çözüme ulaşmanın mümkün olduğunu söylüyor:

Audio faylı indiriniz

Ermenistan-Türkiye ilişkilerinde Rusya'nın devreye girmesi, ilişkilerin normalleşmesine, yeni yeni işbirliklerin doğmasına aracılık edeceğini düşünüyorum. Küreselleşen dünyada halklar işbirliğine daha rahat hareket edebilmektedir. Artık küreselleşen dünyada birbirimizi düşman olarak görmekten ziyade işbirliğine odaklı yeni bir dönemin başladığını düşünüyorum. Bu bağlamda da toplumların ilerleyen süreçte kamu diplomasi aracılığı ile özellikle birbirine daha yaklaşacağını düşünüyorum.

Yani gelecek dönemlerde, bu 5 yıl içerisinde ben Türkiye’nin Van, Bitlis bölgesine, eski Ermeni vatandaşların çok yaşadığı eski bölgelerden birine bu 1915’teki yaşanan onayları amma bağlamında, yani burda sadece Türklere bir suç atma yoktur, her iki millet te bir felakete uğramıştır o dönemde, ve o felaketin bir daha yaşanmaması için bir anıt dikilebileceğini düşünüyorum yakın dönemde o bölgede, ve bunun halkları daha da biribirine yaklaştıracağını düşünüyorum.

Yani bu sürecte halkların, özellikle Azerbaycan, Türk, Ermenistan ve Rus halklarına çok büyük görev düştüğünü düşünüyorum. Yani Ermenistan-Türkiye ilişkileri yakınlaşırken Azerbaycan’ı dışlayarak bir sonucu elde etmemiz çok zor görünüyor. Onun içinde Azerbaycan, Ermenistan, Türk toplumu, Rus toplumu, Rusya devleti bunların birbiriyle bağlantılı hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani biribirimizi dışlamaktan ziyade birbiriyle işbirliği yapan bir toplum, ve bir devlet yöneticileri olduğu zaman sorunu çozmek çok daha kolay olacak

Çınar’ın sözlerine göre, Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin iyileşmesi, Ankara’nın dış politikasının ABD ve AB’den daha bağımsız olması için de faydalı olacak:

Audio faylı indiriniz

Bundan dolayı şunu anlamak gerekli. Ortam şu an bence öncekine göre çok daha müsait durumda. Mesela önce Süriye, Irak Ermenistan’ın bir alternativi olabiliyordu Türkiye için. Yani Ermenistan olsa da olur, olmasa da olur diye bir mantık vardı. Ama şimdi baktığımız zaman Irak’la Süriye ile Türkiye’nin ilişkilerinin kötüye gitmesi Türkiye yeni kapılar aramakta, yani Ermenistan bu bağlamda Türkiye için önemli bulunsur olabilir.

Bu bağlamda Rusya gibi bölgede sözü geçen ve Rusya gibi güçlü bir devletin Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin düzeltilmesine hakkı sunabiliceğine açıklaması Terkiye için çok önemlidir ve Türkiye acısından çok olumlu bir davranıştır. Türkiye ile Ermenistan ilişkilerinin yumuşatılması bölgede istikrarı artırıcı bir bulunsurdir. Özellikle Azerbaycan Ermenistan üzerinde etkisi olan Rusya bu ilişkileri düzeltmek için bence aranılan aktördür. Bu bağlandada Türkiye'nin Rusya'nın arabulucu olarak devreye girmesine çok sıcak bakacağını düşünmekteyim.

Özellikle şu da var, şimdi Türkiye onceki dönemlerde özellikle 1990-2000 yıllar arasında tamamen soğuk savaş psikolojisini atamamış Amerikaya bağımlı bir devlet olarak algılanmaktaydı. Dolayısıyla sadece Amerika'nın çizdiği alanda kendisine oyunlar kurabilmekteydi ama yeni dönemde baktığımız zaman Türkiye'nin, özellikle AK Parti iktidarı ile birlikte, daha bağımsız hareket edebildiğini görmekteyiz bölgede. Bu, Türkiye-Rusya ilişkileri için de çok olumlu adımlar olduğunu düşünüyorum çünkü önceki dönemlerde Türkiye’nin önceliklerinde birinci sırada Avrupa Birliği yer almaktaydı, ama günümizde artık Türkiye Avrupa Birliği kapısında bekleyen bir devlet olmaktan ziyade Rusya gibi daha Avrasya’ya uygun örgütlerle, devletlerle işbiriliği yapmanında alternativini aramaktadır.

Bu bağlamda Rusya 'nın özellikle Ermenistan ilişkilerini Türkiye açısından arabulucu olarak devreye girmesi hem ekonomik, hem sosyal, hem de kültürel sonucları olabilecek ittifaklarda doğurabilir. Örneği Gümrük Birliği mesela Türkiye Başbakanı sayın Recep Tayip Erdoğan dedi ki biz Gümrük Birliği Rusya'nın başını çektiği Gümrük Birliği’ne de katılabiliriz gibi bir açıklamada da bulundu geçmiş dönemlerde yani Türkiye artık bir sadece Batı tarafına bakmamakta, Doğu’da olan olayları da dikkatle izlemektedir.

  •  
    Ve paylaş