Sayın sitemizin okuyucuları! Rusya’nın Sesi (RS FM) isminin değiştiğini ve yeni web sayfasına kavuştuğunu sizlere memnuniyetle bildiriyoruz. İsmimiz artık Sputnik Haber Ajansı ve Radyosu’dur. Tüm güncellemeleri, son haberleri ve yorumları http://tr.sputniknews.com sitesinden takip edebilirsiniz. Yer imlerinizi güncelleyin ve bizimle kalmaya devam edin!
8 Ağustos 2014, 23:34

Ortadoğu’da tansiyon neden düşmüyor?

Ortadoğu’da tansiyon neden düşmüyor?
Audio faylı indiriniz

Filistin ve Irak, uzun zamandır süren kriz durumları nedeniyle Ortadoğu’nun sıcak iki bölgesi. Bölgedeki gelişmeleri ve uluslararası toplumun bölgeye yaklaşımını, Işık Üniversitesi öğretim üyesi ve Evrensel gazetesi yazarı Sinan Birdaldeğerlendirdi.

Ortadoğu’da tansiyon düşmüyor. IŞİD Irak’taki ilerleyişini güçlenerek sürdürürken, İsrail’in Filistin üzerindeki baskıları ve saldırı da devam ediyor. Her iki noktada da uzun zamandır süren çatışmalarda çok sayıda insan hayatını kaybetti ya da yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı.

“Ali Topuz’la Dünya Hali”ne konuk olan Işık Üniversitesi öğretim üyesi ve Evrensel gazetesi yazarı Sinan Birdal, Filistin ve Irak’taki kriz durumundan yola çıkarak Ortadoğu coğrafyasında düşmek bilmeyen tansiyonun nedenlerini değerlendirdi.

“DÜZEN GÜÇLERİ İKİ HALKA DA UZAK DURUYOR”

Birdal, bölgedeki gelişmeleri çoğu kez sessiz kalan küresel güçlere atıfta bulunarak şunları söyledi: “20. yüzyılın başında ortaya çıkmış özellikle o dönemin dünya siyasetine hâkim küresel güçleri tarafından -ki bunların bir kısmı sömürge imparatorluğuydu o dönemde- onların dizayn ettiği, tasarladığı Ortadoğu haritasında, her iki halka da kendi kendini yönetme hakkının tanımamıştı. Geldiğimiz aşamada da bu sınırların tartışılır hale geldiği, bu siyasi düzeninin artık çatışmalar neticesinde düzen tutmaz hale geldiği bir noktada, tekrardan ‘acaba yeni bir tasarım nasıl olabilir’ gibi bir tartışma çıktığında, düzen güçlerinin yine her iki halka da aslında uzak durduklarını görüyoruz.”

“İSRAİL’DE İLK KEZ ‘TEK DEVLET’ ÇÖZÜMÜ İSTEYEN BİR CUMHURBAŞKANI”

 

Filistin’de iki devletli bir çözümün, İsrail’in son saldırılarıyla ortadan kalkmış bir ihtimal gibi gözüktüğünü belirten Birdal, “Ama bunun alternatifinin ne olacağı henüz ortaya çıkmış değil. İsrail’de yeni başa gelen cumhurbaşkanı ilk defa açıkça “tek devlet” çözümünü isteyen bir cumhurbaşkanı. İsrail’in aşırı sağına mensup, ‘tek bir İsrail devleti olmalı ama bu İsrail devleti bir Yahudi devleti olmalı, Yahudi yasaları, Yahudi şeriatı geçerli olmalı. Bunun içinde de belki Filistinli Araplara azınlık statüsünü verilebilir’ diyor ama bu da aslında gerçekçi bir şey olmaktan uzak. Çünkü demografik yapı ve dinamikler gösteriyor ki böyle bir devlette Yahudiler azınlıkta kalacaklar. Dolayısıyla belli bir etnik temizlik politikasıyla, sanki bunun önünü açan bir siyaset izliyor gibi gözüküyor şu anda” dedi.

“ABD GÜNEY KÜRDİSTAN’IN BAĞIMSIZLIĞINA MESAFELİ”

 

Güney Kürdistan’daki gelişmelere de değinen Birdal, sözlerine şöyle devam etti: “Burada da tabi Amerika Birleşik Devletleri açısından özellikle kendisini destekleyen bir Barzani yönetimi olması önemli. Saddam sonrası o yöreye de önemli yatırımlar yaptı. Sadece ekonomik yatırım değil, siyasi yatırımdan bahsediyorum esas olarak. Fakat Bağdat yönetimine de bir Irak devletine de böyle bir yatırım yaptı. Dolayısıyla burada da Güney Kürdistan’ın bağımsızlık ilanı niyetine çok soğuk baktığını, desteklemediğini görüyoruz. İki tane örnek vereyim bunun somut örneği olsun. Bir tanesi; Türkiye’yle beraber, Erdoğan hükümetiyle beraber Barzani hükümetini Bağdat’ın izni olmadan Kürdistan petrolünü uluslararası piyasalara taşıma projesinin önüne taş koydu. İkincisi de; son yaptığı açıklamalarda yine Amerikan dışişleri bakanlığının IŞİD saldırıları karşısında desteğini artıracağı, özellikle “non- lethal” dediği öldürücü olmayan silah teçhizatı ve mali yardım yapabileceği ama bunu tabi ki Bağdat’la beraber koordineli bir şekilde yürütmesi durumunda yapacağını, bunu Bağdat yönetimini güçlendirici bir şekilde yapacağını açıklıyor.”

Kaynak: RS FM

  •  
    Ve paylaş