13:09 27 Temmuz 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 43
    Abone ol

    11. Cumhurbaşkanı Gül, AK Parti'nin esas kurucusunun kendisi olduğunu söyledi, "Cumhurbaşkanlığından sonra başka makam yok, ne yapalım ki. Arkadaşlarımız da şimdi devraldılar. Onların başarılı olmasını istemekten başka bir arzum yok" dedi.

    Katar'da yayınlanan eş-Şark gazetesine konuşan 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Enerjinin sadece siyasette harcanmadığını, enerjisini başka hizmetlerde de harcayabileceğini" belirterek, "Şimdilik böyle düşündüğünü" söyledi.

    "Yeni bir parti kurma düşüncesi olup olmadığı" sorusuna Gül, "AK Parti'nin esas kurucusu benim. AK Parti'nin hem ilk çıkardığı başbakan benim, ilk cumhurbaşkanı da benim. Cumhurbaşkanlığından sonra da başka bir makam yok, ne yapalım ki. Arkadaşlarımız da şimdi devraldılar. Onların başarılı olmasını istemekten başka bir arzum yok" cevabını verdi.

    'SADECE ERMENİ OLDUKLARI İÇİN BU KARAR ALINMADI'

    1915 olaylarını da değerlendiren Gül şunları söyledi: "O zamanki büyük topraklarda Osmanlı Devleti içerisinde Müslümanların dışında, Türkiye'nin Ermeni vatandaşları da vardı tabii. Bu sıkıntılı dönemlerde Dünya Harbi'nin, özellikle Ruslar tarafından çok tahrik edildi. Onların Anadolu'da ayaklanmaları karşısında devlet bazı tedbirler almak durumunda kaldı ve onları yeniden başka yerlere yerleştirme kararı aldı. Bu karar sadece Ermeni oldukları için bir nüfusa karşı alınmadı çünkü İstanbul'daki Ermeni nüfusa bir şey yapılmadı hatta bir çok Ermeni vatandaş devletin çok önemli kademelerinde büyükelçiler, bakanlar kurulunda, adalet mahkemelerinde, görevlerine devam ettiler. Ermeni kiliseleri de açık oldu."

    'BUNLAR HERKESİN ORTAK ACILARIDIR'

    "Maalesef ki o gün o savaş şartları altında alınan o kararda yüzbinlerce Osmanlı Ermeni vatandaşlarının yer değiştirmesine sebep olduğu için tabii ki çok acılar çekildi. Kim olursa olsun tabii bunlar acılar herkesin ortak acılarıdır. Müslüman Türkler de çok acılar çekti. Müslüman Türkler de Balkanlar'dan yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan göçlerle terk edip geldiler. Yeni Türkiye Cumhuriyeti kurulunca o zamanki liderler yeni nesillere düşmanlık aşılamamak için tarihin bu sıkıntılı acılı dönemlerini aktarmadılar. Ama daha sonraları özellikleri batı dünyasındaki Ermeni diasporası bu acıları düşmanlık noktasına ve intikam noktasına getirici faaliyetler içinde oldular. Bu bir nevi de dışarıda kendi aralarında dayanışma için büyük bir motivasyon oldu onlara. Bazı ülkeler özellikle Batı dünyasında Müslümanlara da çok sempatisi olmayan ülkelerde parlamentolar bunu soykırım olarak anmaya başladılar. Bu kararı alanlara bu konuyla ilgili biraz tarihi bilginizi anlatır mısınız deseniz, hiç bir şey bilmeden bu kararları aldılar."

    'TARİH KOMİSYONUNA MAALESEF RAZI OLMADILAR'

    "Biz hükümet olarak benim de Dışişleri Bakanı olduğum dönemde inisiyatif aldık. Türkiye ile Ermenistan ortak bir tarih komisyonu kursun bunlar isterse ABD, Ruslar da katılabilir. 'Netice ne ise, bunu hep beraber kabul edelim' dedik ama böyle bir tarih komisyonu bilim adamlarından oluşacak bir tarih komisyonuna da maalesef hiç razı olmadılar. Bütün teklifimiz hatta bütün New York Times, Washington Post gibi dünyanın önde gelen gazetelerinde tam sayfa bu çağrıyı yapmıştık biz."

    'YANLIŞ BİR LAİKLİK ANLAYIŞINDAN KAYNAKLANIYORDU'

    Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı'nın ardından eşi Hayrunnisa Gül'ün Çankaya Köşkü'ne yerleşen ve Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk başörtülü 'first lady' olmasıyla ilgili soru üzerine de şöyle konuştu:

    "Öncelikle çağdaşlıkla Müslümanların herhangi bir çatışması mümkün değil. Maalesef bir zamanlar bizim büyük bir sıkıntımız vardı. Yanlış bir laiklik anlayışından kaynaklanıyordu. Başörtüsü veya dindarlık bunlar şahsi şeylerdir. Bunlar insanların kendi tercihleri. Bunları yasaklı hale getirmiş olmak maalesef bizim büyük bir hatamızdı. Bunların çok demokratik mücadeleleri, hukuk mücadeleleri verildi. Neticede halk da zaten bunu hiç bir zaman kabul etmediği için şimdi bu yasakların hepsi kalktı, tarih olmuş oldu. Şimdi herkes özgür. İsteyen başörtüsü kullanır, isteyen kullanmaz herkes üniversiteye gider. Herkes devlet hizmetinde de olabilir kılığına kıyafetine değil kafasının içine bakılıyor. Çağdaş olmak kafanın içine bakmak, dışına değil. Bu bakımdan da bazı ilkleri biz yaşamış olduk. bazı şeyleri de eşim yaşamış oldu."
    Gül ayrıca, İslâm ülkelerinin ve her bağımsız ülkenin, "iyi bir yönetim tarzı, hak-hukuk, adalet, kurallar, şeffaflık, hesap verebilirlik, hizmetlerin en etkin şekilde sağlanması"nı hayata geçirmesi gerektiğini söyledi.

    İlgili konular:

    Abdullah Gül: Muhalefet daha güçlü gelecek
    Beşir Atalay: Abdullah Gül teklifimizi kabul etmedi
    "AK Parti'nin kapıları Abdullah Gül'e açık"
    ‘İç Güvenlik' tartışmalarına Abdullah Gül de katıldı
    Gül'den "Araf'ta 7 Yıl" iddialarına yalanlama
    Etiketler:
    AK Parti, Abdullah Gül
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın